… Aded 985, neferât 9800, bu tâ’ife ekmekcilere yamakdır, pür-silâh olup niçe bin
değirmen
beygirlerin Tuna geçidi kınalayup arabalar üzre değirmenler tasnîf edüp araba t …
Esnâf-ı değirmenciyân: Kârhâne-i değirmen-ı esb: {Bunların Hazret zamânında pîrleri yok idi. Cümle el değirmeni peydâ etmişlerd[i]. Ba‘dehu su değirmeni peydâ olup sene (---) târîhinde Mısır'da Hâkim Bi-emrillâh at değirmeni îcâd edüp dünyâya münteşir oldu. Pîrleri Hâkim olmuş olur}. Aded 985, neferât 9800, bu tâ’ife ekmekcilere yamakdır, pür-silâh olup niçe bin değirmen beygirlerin Tuna geçidi kınalayup arabalar üzre değirmenler tasnîf edüp araba tekerlekleri döndükçe değirmen çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serperek şakalar edüp "Allâh yüz aklığı vere" deyü ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
… idi kınalayup arabalar üzre değirmenler tasnîf edüp araba tekerlekleri döndükçe
değirmen
çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ed …
Esnâf-ı değirmenciyân: Kârhâne-i değirmen-ı esb: {Bunların Hazret zamânında pîrleri yok idi. Cümle el değirmeni peydâ etmişlerd[i]. Ba‘dehu su değirmeni peydâ olup sene (---) târîhinde Mısır'da Hâkim Bi-emrillâh at değirmeni îcâd edüp dünyâya münteşir oldu. Pîrleri Hâkim olmuş olur}. Aded 985, neferât 9800, bu tâ’ife ekmekcilere yamakdır, pür-silâh olup niçe bin değirmen beygirlerin Tuna geçidi kınalayup arabalar üzre değirmenler tasnîf edüp araba tekerlekleri döndükçe değirmen çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serperek şakalar edüp "Allâh yüz aklığı vere" deyü ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
… ekleri döndükçe değirmen çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz
değirmen
dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serperek şakalar edüp "Allâh yüz …
Esnâf-ı değirmenciyân: Kârhâne-i değirmen-ı esb: {Bunların Hazret zamânında pîrleri yok idi. Cümle el değirmeni peydâ etmişlerd[i]. Ba‘dehu su değirmeni peydâ olup sene (---) târîhinde Mısır'da Hâkim Bi-emrillâh at değirmeni îcâd edüp dünyâya münteşir oldu. Pîrleri Hâkim olmuş olur}. Aded 985, neferât 9800, bu tâ’ife ekmekcilere yamakdır, pür-silâh olup niçe bin değirmen beygirlerin Tuna geçidi kınalayup arabalar üzre değirmenler tasnîf edüp araba tekerlekleri döndükçe değirmen çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serperek şakalar edüp "Allâh yüz aklığı vere" deyü ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b ·
metinde göster ·
… r etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer
değirmen
taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına d …
Bu bâlâda tahrîr olunan esnâflar ubûr etdikden sonra etmekcibaşının metâ‘larının sonu ubûr etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş halkalar ve çam tahta soffa tahtırevânlar üzre üstü bâdemli ve haşhâş ve anisonlu ve çörek otlu ve za‘ferânlı Ramazân pideleri ki her birin altışar sırık hammâlları götürür ve dahi uzun tahtalar üzre dikili taş-misâl üstü gûnâ-gûn bahârlarla zeyn olmuş za‘ferânlı ve çörek otlu ve sûsâmlı ve yumurtalı çörekler kim her birin onar çift sırık hammâlına tahmîl edüp ubûr ederler. Ve azîm soffalar üzre hammâm kubbesi kadar pişmiş somunlar kim beş yüzden mütecâvizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
… niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve
değirmen
çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş halkalar …
Bu bâlâda tahrîr olunan esnâflar ubûr etdikden sonra etmekcibaşının metâ‘larının sonu ubûr etmeğe başlar, niçe bin tabla hâs u beyâz etmek ve beyâz halka her biri birer değirmen taşı ve değirmen çarhı kadar onar sırık hammâlı götürür. Uzun çam sırıklarına dizilmiş halkalar ve çam tahta soffa tahtırevânlar üzre üstü bâdemli ve haşhâş ve anisonlu ve çörek otlu ve za‘ferânlı Ramazân pideleri ki her birin altışar sırık hammâlları götürür ve dahi uzun tahtalar üzre dikili taş-misâl üstü gûnâ-gûn bahârlarla zeyn olmuş za‘ferânlı ve çörek otlu ve sûsâmlı ve yumurtalı çörekler kim her birin onar çift sırık hammâlına tahmîl edüp ubûr ederler. Ve azîm soffalar üzre hammâm kubbesi kadar pişmiş somunlar kim beş yüzden mütecâvizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı civacıyân: Dükkân beş, nefer 10, pîrleri nâ-ma‘lûmdur. Ancak bir ma‘den-i sun‘-i Hudâ'dır. Leh vilâyetinde Daniska iskelesi'nden gelir. Ammâ bu hakîr sene 1071 târîhinde merhûm Seydî Ahmed Paşa ile Erdel Macaristânın harâc-güzâr edüp Rakofçi la‘îni katl etdüğimiz sene bu hakîr çete ve potura kovarak Nagbanya Ejder kal‘ası altında kemîngâhda yatırken bir kirechâne gördük, esîrlerimizden Macar lisânı üzre su’âl etdik. Meğer ol mahalde bir gûne beyâz göz göz olmuş değirmen taşı dağlar gibi yığılmış, anlara âteş edüp anlardan civa akup hafirlere dolup civayı köpek derisi tulumlarına korlar, gayrı yerde durmak ihtimâli yokdur, böyle bir ma‘dendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188b ·
metinde göster ·
… rdır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir
değirmen
birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne …
Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp âsiyâblardır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir değirmen birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne değirmenleri vardır. Sayf [u] şitâda âb-ı hayât suyu cârîdir. Hattâ Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân Ruscuk mukâbelesinde Yergöğü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fezâsında Melek Paşa efendimizle meks edüp ale's-sabâh huzûr-ı paşada edâ-yı salât-ı fecri tamâm edüp hakîr Yâsin-i şerîfi tilâvet etdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… ak ve topları sürüyerek getirirlerken hemân taşra varoşun mâl-ı mâmelekin ve at
değirmen
bârgîrin toplara koşup varoşu âteşe der-ceng-i evvel urup toplar ve fıçılar ile …
Niçe yüz kâfirler cüce gibi ayaksız ve kolsuz gezüp niçe yüzü top-ı kûp güllesinden herse olup leş leşe çatılup kaldı. Hemân küffâr Hasan Paşa kal‘ası ardında kışlaya bağlı dör[d] aded şayka içine girüp sekiz pâre İngilisin demir topların arabalarıyla gemiden çıkarup keşân ber-keşân çekerek Özü hâricinde varoşa getirüp niçe yüz aded bal fıçıları ve nârdenk fıçıları yuvarlayarak ve topları sürüyerek getirirlerken hemân taşra varoşun mâl-ı mâmelekin ve at değirmen bârgîrin toplara koşup varoşu âteşe der-ceng-i evvel urup toplar ve fıçılar ile kal‘a altında meterislerine gelirken kal‘adan yine sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup bunlar eyle kurşumlar ve eyle top gülleleri urup niçe yüz kâfir kırıldı, ammâ varoşdan aldıkları şarâbı ve bozayı ve rakıları içüp kanzil mest hayrân olup kızararak ve bozararak kal‘a üzre vararak gelüp yine meterislerine hemân handak içine inüp kal‘a dîvârın delmeğe başladılar. Hemân yukaru kal‘adan bizim gâzîler neft ve katrân ve kaynar suları üzerlerine döküp ve çömlek kumbaraları ve el kumbaraları atarak kal‘adan bunları alarga etdiler. Hemân yine domuz topu olup mezkûr bal fıçılarını ve nârdenk fıçılarını meterislerinde ân-ı vâhidde toprak ile doldurup gemilerden aldıkları sekiz pâre toplara fıçıları siper edüp toplara âteş urmağa başladılar, ammâ Özü kal‘asına eyle top ne te’sîr etse gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57b ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---) ve
değirmen
yanında şeyh câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) mâ‘ad …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---) ve değirmen yanında şeyh câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83b ·
metinde göster ·
… mmâ cümleden mükellef Odabaşı hammâmıdır. Andan Çorbacı hammâmı ve Küçük hammâm
değirmen
kurbundadır ve kıble tarafında şeyh hammâmı câ-be-câ ev hammâmları da vardır.
Ve cümle dörd aded hammâmdır, ammâ cümleden mükellef Odabaşı hammâmıdır. Andan Çorbacı hammâmı ve Küçük hammâm değirmen kurbundadır ve kıble tarafında şeyh hammâmı câ-be-câ ev hammâmları da vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83b ·
metinde göster ·
… garbında bir mîl ba‘îd deryâ içre ta‘âm sofrası kadar bir küçük {kaya içre bir
değirmen
dönderür ısıcak kaynar bir ılıca suyu var. Âdem girmeğe tahammül edemeyüp deryâ …
Hikmet-i Hudâ bu Erdeğ'in karşı garbında bir mîl ba‘îd deryâ içre ta‘âm sofrası kadar bir küçük {kaya içre bir değirmen dönderür ısıcak kaynar bir ılıca suyu var. Âdem girmeğe tahammül edemeyüp deryâya karışdığı yerde girirler. İki nev‘a hâssalı kudret suyu bir olunca gasl edenler gûyâ hayât-ı câvidân bulur. Aceb kudret-i Sannâ‘-ı Lem-yezeldir. Meğer hikmet-i Hudâ bu Erdek kurbunda bir balık dalyanı vardır. Anda çıkan kolyoz balığı rub‘-ı meskûnda ol kadar vefret üzre çıkmaz}. 87b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87a–87b ·
metinde göster ·
… n deryâ gibi üzerlerinden geçdiğin seyr [ü] temâşâ ederler. Bu nehr-i azîm gûyâ
değirmen
kayalarından aşağı atıldıkda gûyâ benî Âdem üzre Âl-i Osmân otağı gibi pâk bill …
İbret-nümâ-yı garîbe oldur kim bu nehr-i Pileve kal‘anın eşiğinden akduğu kayaların altı serâpâ mağârâlardır ve ol gârlar içinde niçe göz su değirmenleri vardır kim bu kayaların üstünden delikler delüp değirmenlerin suları cümle nehr-i Pileve'den gelir bir gûne mudhik değirmenlerdir kim bu dahi aslâ bir diyârda yokdur. Ve bu değirmenlerin üstündeki kayalardan nehr-i Pileve akduğun temâşâ etmek içün değirmenler önünde çemenzâr soffalar üzre Cenâb-ı Kibriyâ'nın sun‘unu müşâhede etmek içün seyyâhân-ı berr u bihâr ve ârifân-ı dâr [u] diyâr bu mastabalarda oturup nehr-i Pileve'nin deryâ gibi üzerlerinden geçdiğin seyr [ü] temâşâ ederler. Bu nehr-i azîm gûyâ değirmen kayalarından aşağı atıldıkda gûyâ benî Âdem üzre Âl-i Osmân otağı gibi pâk billûr gibi nehr-i kebîr cereyân etdikde nehrin altında niçe yüz âdem soffalarda oturup im‘ân-ı nazar ile nazar eden "Subhâne'l-hallâku'l-bâkî" deyüp engüşt ber-dehen eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… ve necef ve moran camlar gibi münevver oldukda bu nehr-i azîmin altında mezkûr
değirmen
soffalarından temâşâ olunur ki nehr-i Pileve ile âdem kaddi kadar balıklar ve g …
İbret-nümâ-yı diğer: Kaçan kim vakt-i zuhur mahalli oldukda bu nehr-i Pileve'nin cereyânın seyr eden gülmeden vâlih ü hayrân olur, zîrâ vakt-i zuhurda âfitâb-ı âlem-tâbın şa‘şa‘ası nehr-i Pileve'ye te’sîr etdikde nehr-i Pileve billûr ve necef ve moran camlar gibi münevver oldukda bu nehr-i azîmin altında mezkûr değirmen soffalarından temâşâ olunur ki nehr-i Pileve ile âdem kaddi kadar balıklar ve gayrı sağîr ü kebîr mâhîler biri biri akîbince aşağı nehr-i Virbaz'a döküldüklerinde bir temâşâ-yı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… iri dahi kabaca, biri kepek derler, kabaca un elenüp başka başka çıkar. Hâlâ ki
değirmen
birdir ve âdem yapışmadan dörd gûne elekden bu felekde un elenir. Ve böyle niçe …
El-hâsıl bu şehirde temâşâ edecek ibret-nümâ şeyler çokdur. Cümleden biri bu şehr içre cereyân eden niçe yüz musanna‘ un değirmenleri var. Meselâ bir göz değirmende üç ve dörd gûne un peydâ olur. Biri hâs u beyâz ve rakîk, birisi ortaca dakîk, biri dahi kabaca, biri kepek derler, kabaca un elenüp başka başka çıkar. Hâlâ ki değirmen birdir ve âdem yapışmadan dörd gûne elekden bu felekde un elenir. Ve böyle niçe gûne vâcibü's-seyr abâ ve kebe ve çuka ve garâ’ib bârûd-ı siyâh değirmenleri var kim gören benî âdem âlem-i hayretde kalır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… em dörd tekerleklerinin yanlarında birer un değirmenleri var. Ba‘zısında ikişer
değirmen
işler, ammâ bu değirmenli araba iki katdır, az yük götürür acîb u garîb musanna …
San‘at-ı garîbe: Bu çarhlı arabaların ba‘zısı hem arabadır hem dörd tekerleklerinin yanlarında birer un değirmenleri var. Ba‘zısında ikişer değirmen işler, ammâ bu değirmenli araba iki katdır, az yük götürür acîb u garîb musanna‘ arabalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57b ·
metinde göster ·
… tarafına taş kapu cüdrânında taş binâlı kavî bâb-ı kebîrdir. Ve kıble tarafına
Değirmen
kapusu dahi sâde tahta kanatlı derveze-i kebîrdir.
Bu varoş cümle dörd kapudur. Evvelâ maşrık tarafına Alî Paşa kapusu, kârgîr binâ kemerli tahta kanatlı metîn kapudur ve maşrık tarafında öte poyraz cânibine köprü başında Ulesi varoşu kapusu sâde ma‘mûr kapudur, ya‘nî kârgîr kemer değildir. Ve batı tarafına taş kapu cüdrânında taş binâlı kavî bâb-ı kebîrdir. Ve kıble tarafına Değirmen kapusu dahi sâde tahta kanatlı derveze-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
kapusunun taşrası önünde kal‘adan bin adım ba‘îd kıble cânibinde bir düz fezâda …
Mezkûr Değirmen kapusunun taşrası önünde kal‘adan bin adım ba‘îd kıble cânibinde bir düz fezâda bir azîm çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hânları var, ana sülüş bâzârı derler, ammâ niçe dükkânları çalas ve palaş ve malaşdan külbe-i ahzânlardır, ya‘nî kârgîr binâlı dükkânlar değildir. Sayf u şitâda elbette haftada bir bâzâr gün bâzâr-ı azîm olup kırk elli bin re‘âyâ vü berâyâ cem‘ olup bâzâr-ı azîm durdukda paşa askeri ve subaşı ve cümle yeniçeri askerleri pür-silâh gelüp her hafta bâzârı günleri âmâde olup vakt-i gurûbda yine herkes târumâr olup vatanlarına giderler. Bunda bâc-ı bâzârdan mîrî mâl hâsıl olup kal‘a neferâtlarına aklâm kayd olmuşdur. Cümle dörd bin aded dükkânlardır kim vâsi‘ yolları sadranc nakşı tarh olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
: Ümmeten yüz altmış aded un değirmenleri var kim cümle atlar çeker, zîrâ bu şeh …
Der-tastîr-i dakîk-i değirmen: Ümmeten yüz altmış aded un değirmenleri var kim cümle atlar çeker, zîrâ bu şehirde nehr-i cârî yokdur, ammâ niçe fukarâlar el değirmenleri çekenleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141a ·
metinde göster ·
yürüdür âb-ı hayât suyu kaynayup çıkar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri çokdur. Bu m …
Karye-i Madara: Bir yalçın kayadan yigirmi aded değirmen yürüdür âb-ı hayât suyu kaynayup çıkar. Bunun dahi bâğ u bâğçeleri çokdur. Bu mahalde Deliorman vilâyeti dahi tamâm oldu. 202a Andan 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201b–202a ·
metinde göster ·
… kârgîr binâ vâsi‘ bâğlı ve bâğçeli {evlerdir} ve her evde aynu'l-hayât misilli
değirmen
yürüdür sular cereyân edüp fıs[kiy]ye ve havz u şâzrevânlara tevzî‘ [ü] taksîm …
Ve bu şehir cümle bin altmış aded serâpâ la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülü ma‘mûr u müzeyyen tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ vâsi‘ bâğlı ve bâğçeli {evlerdir} ve her evde aynu'l-hayât misilli değirmen yürüdür sular cereyân edüp fıs[kiy]ye ve havz u şâzrevânlara tevzî‘ [ü] taksîm olup andan aşağı tabahâneye gider, andan aşağı şehrin kenârında evc-i âsımâna ser çekmiş kayalardan aşağı üç Süleymâniyye minâresi kaddi sular aşağı selsebîl-âsâ pertâb etdiği dahi bir seyr [ü] temâşâ-yı ibret-nümâdır kim cemî‘i uyûn-ı câriyelerin pertâbı sâ‘ıkasından âdemin kulakları ra‘d-vâr gibi gürleyüp cemî‘i suların ayağı nehr-i Vardar'a mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a ·
metinde göster ·
… arı ve forsaların kadırgalarından çıkarup Ağrıboz kal‘asının mezkûr olan cisrin
Değirmen
boğazından cereyân [eden] suyun iki taraflarında kayalara pâyzenleri Ferhâdî kü …
Hemân akl-ı Arasto Alî Paşa bir gecenin içinde dörd pâre kadırgasının levendâtları ve forsaların kadırgalarından çıkarup Ağrıboz kal‘asının mezkûr olan cisrin Değirmen boğazından cereyân [eden] suyun iki taraflarında kayalara pâyzenleri Ferhâdî külüngler ile üşürüp kayaları iki tarafdan kese kese kadırgaları geçecek kadar vâsi‘ edüp hemân nısfu'l-leylde dör[d] pâre kadırgasının tentelerin fora edüp karada tenteleri kurar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu kadırgalarının dördünü dahi mezkûr kesdiği
Değirmen
boğazından öte Ropoz burnu tarafına geçirüp dörd pâre kadırgalarıyla Kızılhisâr …
Ba‘dehu kadırgalarının dördünü dahi mezkûr kesdiği Değirmen boğazından öte Ropoz burnu tarafına geçirüp dörd pâre kadırgalarıyla Kızılhisâr burnunu dolaşup vakt-i seherde küffâr gemilerinden de görür kim yine Türk liman içinde tentelerin kurup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a ·
metinde göster ·
… larıyla Tophâne'deki câmi‘-i mezbûru binâ etmişdir. Hâlâ Alî Paşa bu Ağrıboz'un
Değirmen
boğazı kayaların keselden berü iktizâ etse ol boğazdan küreklerin çıkarup kadır …
Mukayyed olmayup cemî‘i küffâr vakt-i seherde hâb-ı râhatda sarhoş ve evgâr yatırken hemân Gâzî Alî Paşa dörd pâre kadırgasıyla ale's-seher kâfir gemileri 250b içine girüp "Allâh Allâh" deyüp kâfire kıçdan başdan çatup tarfetü'l-ayn içre kâfir gemilerine er döküp kılıç urarak bi-emrillâhi te‘âlâ dör[d] pâre kadırga ile on pâre gemileri feth edüp mansûr [u] muzaffer Âsitâne'ye gelüp küffârın haçlı peykerin ser-nigûn eyleyüp huzûr-ı Selîm Hân'da top u tüfeng şâdımânları edüp andan sonra müstakillen üç tuğ ile kapudan paşa olup niçe gazâ mâllarıyla Tophâne'deki câmi‘-i mezbûru binâ etmişdir. Hâlâ Alî Paşa bu Ağrıboz'un Değirmen boğazı kayaların keselden berü iktizâ etse ol boğazdan küreklerin çıkarup kadırga geçmek mümkindir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a–250b ·
metinde göster ·
… göz bir gûne suya batmaz hafîf taşlar idi kim gûyâ kav idi. Hakîkatü'l-hâl bir
değirmen
taşı kadar bir taş parçasın beş yaşında bir oğlan kaldırır idi. Bir garîb temâş …
Hattâ İslâmbol limanına niçe bin hammâm kubbesi kadar taşlar deryâ üzre şinâverlik ederek gelüp niçe yüz bin taşları pâre pâre edüp hammâmlarda ayak taşı ederlerdi. Sünger gibi göz göz bir gûne suya batmaz hafîf taşlar idi kim gûyâ kav idi. Hakîkatü'l-hâl bir değirmen taşı kadar bir taş parçasın beş yaşında bir oğlan kaldırır idi. Bir garîb temâşâ-yı sun‘-ı Hudâ idi kim bu adanın âteşi şiddetinden yanına on mîl alarka gemiler varsa yelkenleri münharık olurdu. El-uhdet ale’r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
… ldir. Ancak gayri adaların koyunları ve keçileri otlayup acâ’ib ü garâ’ib siyâh
değirmen
taşı ve mâvî taşları çıkar, acâ’ib ma‘âdindir kim cemî‘i diyâra değirmen taşlar …
Cezîre-i Küçük Değirmenlik; ammâ bu ma‘mûr değildir. Ancak gayri adaların koyunları ve keçileri otlayup acâ’ib ü garâ’ib siyâh değirmen taşı ve mâvî taşları çıkar, acâ’ib ma‘âdindir kim cemî‘i diyâra değirmen taşları bundan gider. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
… siyâh değirmen taşı ve mâvî taşları çıkar, acâ’ib ma‘âdindir kim cemî‘i diyâra
değirmen
taşları bundan gider. Ammâ,
Cezîre-i Küçük Değirmenlik; ammâ bu ma‘mûr değildir. Ancak gayri adaların koyunları ve keçileri otlayup acâ’ib ü garâ’ib siyâh değirmen taşı ve mâvî taşları çıkar, acâ’ib ma‘âdindir kim cemî‘i diyâra değirmen taşları bundan gider. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
taşları ma‘deni var. Göz göz sünger gibi bir taşdır kim anın değirmen taşları D …
Ve yukaru Kanye kal‘ası altındaki kayalardan değirmen taşları ma‘deni var. Göz göz sünger gibi bir taşdır kim anın değirmen taşları Dib Frengistân'a gider kim Akdeniz içre Değirmenlik cezîresi taşından latîf seng-i hârâ değirmen taşları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
… ayalardan değirmen taşları ma‘deni var. Göz göz sünger gibi bir taşdır kim anın
değirmen
taşları Dib Frengistân'a gider kim Akdeniz içre Değirmenlik cezîresi taşından l …
Ve yukaru Kanye kal‘ası altındaki kayalardan değirmen taşları ma‘deni var. Göz göz sünger gibi bir taşdır kim anın değirmen taşları Dib Frengistân'a gider kim Akdeniz içre Değirmenlik cezîresi taşından latîf seng-i hârâ değirmen taşları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
… gistân'a gider kim Akdeniz içre Değirmenlik cezîresi taşından latîf seng-i hârâ
değirmen
taşları olur.
Ve yukaru Kanye kal‘ası altındaki kayalardan değirmen taşları ma‘deni var. Göz göz sünger gibi bir taşdır kim anın değirmen taşları Dib Frengistân'a gider kim Akdeniz içre Değirmenlik cezîresi taşından latîf seng-i hârâ değirmen taşları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
… -i cedîdin sebeb-i binâsı oldur kim bu kaya yerinde bir yalçın kaya altında bir
değirmen
yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar. Hîn-i muhâsarada düşman ol Y 9b suy …
Bu kal‘a-i cedîdin sebeb-i binâsı oldur kim bu kaya yerinde bir yalçın kaya altında bir değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar. Hîn-i muhâsarada düşman ol Y 9b suyu zabt edüp ahâlî-i kal‘a susuzlukdan muztarib-hâl olmasınlar içün bu uyûn-ı zülâli kal‘a içine almak içün bu kal‘a binâ olunmuşdur. Hâlâ yine yukaru kal‘adan bu suya enilir yollar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9a–Y9b ·
metinde göster ·
… e hânına cereyân eden âb-ı hayât uyûnlar cümle Bâyezîd Hân'ın hayrâtıdır kim üç
değirmen
yürüdür âb-ı hayâtdır. Cümle şehrin hânelerine sokak sokak cereyân eder bir âb- …
Ve tabahânesi dahi gâyet meşhûrdur, zîrâ bu tabahâne içre cereyân eden ve Yıldırım Hân câmi‘ine ve hammâmına ve hânına cereyân eden âb-ı hayât uyûnlar cümle Bâyezîd Hân'ın hayrâtıdır kim üç değirmen yürüdür âb-ı hayâtdır. Cümle şehrin hânelerine sokak sokak cereyân eder bir âb-ı hoşgüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y26b ·
metinde göster ·
… ır. Ve her bay [u] gedâ hânelerinde birer uyûn-ı câriye elbette mukarrerdir kim
değirmen
yürüdür âb-ı revânlardır, zîrâ bu şehrin cânib-i erba‘ası yaylalardır. Bu enhâr …
Ve cümle hâneleri kal‘a içinde vâki‘ olmuş cümle iki bin altı yüz vâsi‘ kiremit örtülü bâğ u bâğçeli ve âb-ı revân enhârları ve havz u şâzrevânlı hâne-i zîbâlardır. Ve her bay [u] gedâ hânelerinde birer uyûn-ı câriye elbette mukarrerdir kim değirmen yürüdür âb-ı revânlardır, zîrâ bu şehrin cânib-i erba‘ası yaylalardır. Bu enhâr-ı kesîreler o cebel-i âlîlerden cereyân edüp şehri saky eder. Ve cümle sûk-ı sultânîsinde ve gayri şâhrâhlarında kaldırımlar üzre âdem beli kalınlığı âb-ı revânlar revân olup çağlar ırmağlar böyle bir şehr-i İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30a ·
metinde göster ·
… hri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve
değirmen
bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41a ·
metinde göster ·
… (---)(---) sultân medfûndur. Ve câmi‘in taşra solunda tahta soffa altında iki
değirmen
yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at andan tecdîd-i v …
Ve taşra yan soffanın solunda câmi‘ dîvârına muttasıl merkad-i (---)(---) sultân medfûndur. Ve câmi‘in taşra solunda tahta soffa altında iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan aşağı tabbâğhâneye ve andan bâğ u bâğçelere tevzî‘ olur. Anıniçün bu câmi‘e Sulu câmi‘ derler, gâyet mesîregâh yerdir. Ve câmi‘in taşra soffalarında mermer sütûnlar üzre küçük kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… nda yalçın kayalar dibinde leb-i deryâda bir âb-ı hayât suyu kaynayup çıkar. On
değirmen
yürüdür bir âb-ı zülâldir. Cümle âyende vü revende gemiler andan sulanırlar, zî …
Dizdârı ve neferâtı ve top u tüfengi yokdur. Ammâ aşağı limanında yalçın kayalar dibinde leb-i deryâda bir âb-ı hayât suyu kaynayup çıkar. On değirmen yürüdür bir âb-ı zülâldir. Cümle âyende vü revende gemiler andan sulanırlar, zîrâ suyu bir yıl dursa bozulmaz gâyet sükker-misâl zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104a ·
metinde göster ·
… e birer ağa nevbet bekleyüp Arab kullesine dek zencîr çeküp sed ederler. Ve her
değirmen
dahi birer kulle-i metîndir, her gece onar müsellah neferât anda pâsbânlık eder …
Ve Değirmenler burnunda liman ağzında Galata kullesi-misâl bir kulle-i serâmeddir. Her gece birer ağa nevbet bekleyüp Arab kullesine dek zencîr çeküp sed ederler. Ve her değirmen dahi birer kulle-i metîndir, her gece onar müsellah neferât anda pâsbânlık eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a ·
metinde göster ·
Cezîre-i Değirmenlik: Cirmi seksen mîl bir sengistân cezîredir. Cümle diyâra
değirmen
taşı andan tevzî‘ olunur. A‘la limanları ve bir kal‘ası var, cümle ahâlîsi kefe …
Cezîre-i Değirmenlik: Cirmi seksen mîl bir sengistân cezîredir. Cümle diyâra değirmen taşı andan tevzî‘ olunur. A‘la limanları ve bir kal‘ası var, cümle ahâlîsi keferedir. Ve mâldâr kefereleri vardır. Q 60b Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124b ·
metinde göster ·
arkları ve kırkar ellişer ayak taş nerdübân ile enilir amûd-ı müntehâlar üzre s …
Ve niçe bin kenîse ve manastır ve kal‘a ve değirmen arkları ve kırkar ellişer ayak taş nerdübân ile enilir amûd-ı müntehâlar üzre su sarnıcları ve ibret-nümâ âsâr-ı binâlar var kim sekiz sâ‘atlik yolu dutmuşdur. Ammâ hâlâ vîrândır. Hamd-i Hudâ selâmetle bunları ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
yüridür kadr-i âb-i hayât bir suyu vardır (---)(---)(---)(---) Besnî(?) Bına …
Ve kal‘anın şimâlî cânibinden iki değirmen yüridür kadr-i âb-i hayât bir suyu vardır (---)(---)(---)(---) Besnî(?) Bınarı derler mâ-i cârîdir. Ve bu kal‘anın şimâlî cânibinde kal‘a altından cereyân eden nehir (---)(---)(---)(---) bu kal‘aya karîb bir sâ‘at yerde Akdeniz'e mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147a ·
metinde göster ·
… remi vardır. Ve bir kaç çınâr-ı müntehâ dırahtlar vardır. Ve hareminde bir azîm
değirmen
nehri cereyân edüp cümle cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan K …
Ve bir minâresi var, kıble kapusu önündedir. Ve taşra soffaları vardır. Ve taşra haremi vardır. Ve bir kaç çınâr-ı müntehâ dırahtlar vardır. Ve hareminde bir azîm değirmen nehri cereyân edüp cümle cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan Kal‘a câmi‘i ve Boğazkesen câmi‘i ve Beğdûdiyye câmi‘i ve Hâtûniyye câmi‘inin kapusu üzre böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160a ·
metinde göster ·
… ki Mısır'ın bârûdu Bağdâd'dan a‘lâdır. Zîrâ güherçilesi gâyet latîfdir vi beyâz
değirmen
taşı kadar olur. Yetmiş pâre mîrî kurâları vardır, mültezimleri bu işle me’mûrl …
Hakkâ ki Mısır'ın bârûdu Bağdâd'dan a‘lâdır. Zîrâ güherçilesi gâyet latîfdir vi beyâz değirmen taşı kadar olur. Yetmiş pâre mîrî kurâları vardır, mültezimleri bu işle me’mûrlardır. Her hafta ikişer katar deve güherçile gelüp köslerin çalarak mültezimler cebecibaşıya teslîm ederler. Bu güherçileleri dahi her bâr paşaya gösterirler, eğer siyâh ise redd ederler yâhûd mültezime ta‘zîr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214b ·
metinde göster ·
… r sommâkî havz-ı azîmin tâ ortasında durur, yüz çift câmûs çekemez bir müdevver
değirmen
taşıdır. Ortasında mîl deliği var. Zamân-ı kadîmde şehzâde Merhûm'un sükkerhâne …
Seng-i garâyib: Bu şehir içinde kâşif sarâyının ardında bir seng-i sommâkî-i müdevver vardır, yine bir havuz-misâl bir sommâkî havz-ı azîmin tâ ortasında durur, yüz çift câmûs çekemez bir müdevver değirmen taşıdır. Ortasında mîl deliği var. Zamân-ı kadîmde şehzâde Merhûm'un sükkerhâne değirmeni imiş. Hâlâ anı iki yüz çift câmûs çevirmeğe kâdir değildir. Ammâ hâlâ sükker değirmenleri eyle taş ile değildir, bir san‘at ile çerh etmişlerdir. Bir sığır çarhı çevirdikce bir âdem durup hem sığıra hay der, hem şeker kamışın çarhın ağzına koyup çarh deverân etdikçe sükker şerbeti cereyân edüp andan alup azîm kazganlarda kaynadup amel-i kesîr ile sükker ederler, tafsîle muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y296a ·
metinde göster ·
… ve taşra kurâlarında olan mahlûk-ı Hudâ bu şehir değirmenlerine muhtâcdır. Her
değirmen
ze‘âmet tîmârdan a‘lâ ve latîf akârâtdır.
On yedi kahvehâne ve kırk tahîne değirmeni ve beş yüz at değirmeni gâyet çokdur. Bu kadar değirmen-i dakîk ale't-tahkîk gayrı şehirlerde yokdur, zîrâ benî âdemi çokdur ve taşra kurâlarında olan mahlûk-ı Hudâ bu şehir değirmenlerine muhtâcdır. Her değirmen ze‘âmet tîmârdan a‘lâ ve latîf akârâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y368b ·
metinde göster ·