İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

deşt*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
240
isabet
225 cümle/beyitte
88,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
11
farklı biçim
37 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi24098,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 240

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“deşt*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … bunlar ervâh-ı Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn, Ensâr ve Erbâb-ı Soffa ve şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ve asdıkâdır.
EÇS I 9a Cezîre-i Kırım ve Sahrâ-yı Heyhât ve Deşt-i Kıpçağ ve bi'l-cümle Diyâr-ı Sakâlibe serâpâ Karadeniz imiş kim bir fırkası dah …
EÇS I 9b … rları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâ …
EÇS I 46a … rmek iktizâ edüp şehr-i İslâmbol içre mezkûr âb-ı nâbı taksîm eyleyüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eyledi.
EÇS I 58a Feth-i Irâk-ı Dâdyân ve Deşt-i Kıpçağ sene 976.
EÇS I 69a … nûr pür etsin / Hûrşîd gibi encümen-i dehre cerâğ ol / Geh nâfe gibi eyle diri deşt-i mu‘attar / Geh gonca-sıfat gülşene gel ziynet-i bâğ ol / Dâdâr-ı cihân eylemesi …
EÇS I 96a İki yüz on tokuzuncu fasıl / Şehr-i İslâmbol içre şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûh-ı şerîfleriyçün binâ olunan münakkaş ve müzeyyen sebîlleri ve musan …
EÇS I 113a "İnşâ’allâh Dervîş Alî bu ânda murâd [u] maksûduna erüp şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ savâbına bu yevm-i âşûrâda nâ’il olursun" {deyü} elindeki çoçtura kumku …
EÇS I 145a … lı vâdîlerinde ve Bingöl ovalarında ve Van'da ve Salmas ve Tercân tîhlerinde ve deşt-i Kıpçak'da ola. Tâ bu mertebe Kâğızhâne çayırı meşhûr-ı cihân çayırdır. Bir esb- …
EÇS I 149a … -âhirîn ve selâmün ale'l-mürselîn" deyüp andan çâr-yâr-ı bâ-safâyı ve şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ'yı ve on iki imâmları yâd edüp yüz yetmiş tarîkin pîşvâların hâtırda ol …
EÇS I 160a … ra mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye …
EÇS I 160b … pîrleri Ebü'l-Kevser Şâdü'l-kürdî'dir, Selmân-ı Pâris belin bağlayup şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ içün su bezl ederken imâm Hüseyin huzûrunda Yezîdîler Şâdü'l-kürdî'yi ş …
EÇS I 178a … i Necîbüddîn ibn Kamber-i Alî'dir, yine Alî kemer-bestesidir. {Kabri, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâlar ile bir yerdedir}.
EÇS I 194b … hazretleri, Hazret-i Alî huzûrunda kemerin bağlayup semercilere pîr oldu. Kabri Deşt-i Kerbelâ'da imâm Hüseyin ile şehîd olup anda medfûndur.
EÇS II 221b … dört sâ‘atde aslâ arz-ı hâliye görmeyüp ma‘mûr [u] âbâdân Sahrâ-yı Filedâr nâm deşt içre cânib-i erba‘ayı temâşâ ederek,
EÇS II 241b–242a … âretleriyle meşgûl olup cümle ziyâretgâhları ve her diyârın menâzillerinde olan deşt [u] hâmûn ve kûh-ı bülend, ahcâr [u] eşcârâtları ve büleydelerin evsâfıyla tahr …
EÇS II 261b–262a … ere âteşler olunup derûn-ı askerden sadâ-yı Allah kopup gülbâng-i Muhammedî ile Deşt-i Kıpçak pür oldu ve âlem sıyt u sadâyıla doldu. El-azametullah top u tüfengin dû …
EÇS II 262b … im cümle asker-i İslâm ka‘r-ı zemîne gireyazdılar. Andan müşâhade eylediler kim Deşt-i Kıpçak-ı bî-emân ve Karadeniz-i bî-îmânda emn [u] emân yokdur. Âhir cümle asker …
EÇS II 262b … p cümle eyâlet askerlerine izn-i serdâr olup kimi berren ve kimi bahren ve kimi Deşt-i Kıpçak'dan altı gün ve altı gicede nehr-i Kuban'a, andan Vilâyet-i Çerkez'e, an …
EÇS II 263a … i rıhletler çalınup yola revâne olduğumuz mahalde üç arşın kar yağdı ve ol gice Deşt-i Kıpçak'da kar üzre meks edüp ertesi gün ale's-sabâh dipi ve boran çekerek 16 sâ …
EÇS II 263a … re meks edüp ertesi gün ale's-sabâh dipi ve boran çekerek 16 sâ‘at yürüyüp yine Deşt-i Kıpçak'da,
EÇS II 288b … ayasının sehl derisi âhiyle âhende kalır. Bu şiddet-i şitâyı diyâr-ı Azak'da ve Deşt-i Kıpçak'da erba‘în ve zemherîr geçirdik, böyle keskin kış görmedik. Ammâ halkı g …
EÇS II 294b–295a … dır. Anların zamân-ı devletinde bu Nahşivân ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim deşt [u] sahrâsında bir hatve arz-ı hâliye yok imiş. Ba‘dehû sene 691 târihinde Moğo …
EÇS II 296b … firâvânı nazîf ve bâb-ı rakîk-i uyûn-ı câriyeleri vardır. Ve bâğ u besâtînleri, deşt [u] sahrâ-yı bî-pâyânı zeyn etmiş. Ve bu şehrin dahi me‘kûlât [ü] meşrûbâtının …
EÇS II 296b–297a … kesbleri; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] sahrâlar içre câh-ı mâlardan âb-ı hayâtlar nûş ederek ubûr etdik. Ekseriyyâ …
EÇS II 300b–301a … rıyla çıkup meks edüp üç gün üç gice sohbet-i hâsu'l-hâs edüp ervâh-ı şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ içün niçe yüz bin kazgan âşûrâsı tabh edüp bây u gedâ-yı hâs u âmma bez …
EÇS II 300b–301a … gedâ-yı hâs u âmma bezl edüp sevâbın şehîdân-ı Kerbelâ rûhuna hîbe ederler kim deşt-i Yezîd'de rûz-ı aşurada şehîd olmuşlardır, deyü ol gün bu fezâda şükür şerbetler …
EÇS II 307b … ça hedâyâlar ihsân edüp iki yüz aded müsellah refîkler alup yine cânib-i şimâle deşt u kendler güzer edüp 9 sâ‘atde
EÇS II 311b–312a … sa sedd-i Kahkahâ-vâr bir kal‘a-i üstüvâr olurdu. Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası deşt-i Hâmûndur. Kend-i âbâdân ile bu sahrâ bâğ-ı bukalemûn ile ârâste olmuşdur.
EÇS II 315b–316a … ın mâbeynin sedd etmişdir kim şark cânibinde İrân u Tûrân kavmi, garb cânibinde Deşt-i Kıpçak kavmi ve Benî Asfer ve Sal‘ât ve Kırım ve Rus-ı menhûs tâ’ifesi mâbeynle …
EÇS II 316a–316b … adâlet ederek ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân olur kim gûyâ Şâm-ı cennet-meşâm olur. Deşt-i Kıpçak tarafından ve Çerkes ve Dağıstân tarafından yollar açılup diyâr-ı Kırım' …
EÇS II 316b–317a … abalarıyla üç günde kal‘a-i Şemahı'ya ererler. Ve bir kapu dahi cânib-i cenûba, Deşt-i Kıpçağ'a ve Kırım ve Çerkezistân'a Dağıstân'a gider. Dağıstân'a at arabası işle …
EÇS II 316b–317a … stân'a at arabası işlemez amma Moskov'un Türk kal‘asına ve vilâyet-i Kazan'a ve Deşt-i Kıpçağ'a cümle at arabaları işler. Ve bu kal‘anın üçüncü bölüğü cânib-i bahre d …
EÇS II 317a–317b … ç yüz mil ba‘îd Heşdek ve Kazan ve Alatar vilâyetleridir, dahi anların mâverâsı Deşt-i Kıpçak ve Heyhât sahrâlarıdır kim hâlâ ol sahrâ-yı ferah-fezâlara yigirmi sâldi …
EÇS II 325b … Ermeni köyüdür ve Kars hudûdunda ze‘âmetdir. Andan yine garba çemenzâr mahsûllü deştler üzre dâmen-i kûhlarda Murâd Hân'ın vîrân etdüğü kal‘aları temâşâ ederek 4 sâ‘at …
EÇS II 332a–332b Andan yine bu mahallerde guzât-ı müslimîn deşt [u] dâğ ve râğ u bâğ ve ırâğ u yakıni şeb [u] rûz nehb u gâret ederken Mikrilis …
EÇS II 334b–335b … Evvelü'r-refîk sümme't-tarîk" fehvâsınca bir refîk-ı yâr-ı sâdık bulup iki kişi deşt-i hâmûn çölistân budur deyü kat‘-ı menâzil ederken bir gün bunlara üç Arab at bır …
EÇS II 349a … olunurdu, ammâ cümlesi meyyit-i müteharrîk idi. Direklibel nâm mahallin beli ve deşt [u] kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi yiğitlere ve niçe e …
EÇS II 350b … erveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye-i dervîşânı vardır. A …
EÇS III 4b … ] selâm âli ve evlâdı ve ashâbı ve ezvâcı ve etbâ‘ı ve erbâb-ı Suffe ve şehîd-i deşt-i Kerbelâlar üzre selâm olsun kim anların mücâhedesi süyûflarıyla cemî‘i Mısr u Ş …
EÇS III 21b … yen değildir. Zîrâ yoldan ba‘îddir ammâ dağlarında olan sünbül ve müşk-i rûmîsi deşt-i hâmûnu zeyn edüp bakras sünbülü ve müşk-i rûmîsi meşhûrdur. Zamânında benî Âdem …
EÇS III 22a–22b … Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedony …
EÇS III 30a–30b … lah dibine gelsin" deyince el-azametullah hakîr Üsküdar'a vardıkda dağ u taş ve deşt [u] hâmûn ve bâğ u bâğçeler âdem deryâsı olup mevc urur. Hakîr bu cem‘iyyet-i k …
EÇS III 54a … arı olandan berü bir sene Şatt ve bir sâl nehr-i Furât tuğyân üzre cereyân edüp deşt-i Kerbelâ'yı reyy ederek ve Düceylân hafrini saky-i leb-ber-leb edüp (---) (---) …
EÇS III 64b … ı sebîlhâne-i atşân: Cümle (---) aded sebîl-i cân-sitân berây-ı rûh-ı şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ'dır. Evvelâ şehrin sûk-ı sultânîsi izdihâmî mahallerinde ve ba‘zı şâh-r …
EÇS III 78a–78b … anlar ile ülfet etmeyüp âlem-i seyâhata çıkdı. Hattâ Yezîd ibn Mu‘âviye asrında deşt-i Kerbelâ'da İmâm Hüseyin tarafından bulunup ol hâdise-i pür-melâlde dibelik dâğ- …
EÇS III 88a–88b … skender binâsı tuçdan kubbe-i ka‘belerine vardıkları inşâallah diyâr-ı Kırım ve Deşt-i Kıbçağ ve vilâyet-i Dağıstân ve Heyhât u Kazan ve Heşdek ü Alatır seyâhatleri e …
EÇS III 122a–122b … çerâğı Babadağlı Bekir Ağa ilkâsı ve mübâşeretiyle iki konak yerden dağları ve deşt-i hâmûnları deşüp kehrîzler ile bir âsiyâb yürüdür âb-ı hayâtı bir senede şehr-i …
EÇS III 123a … tında bir cânibe teveccüh etse mezkûr Arslan Beğ'e süvâr olup dağ u râğ u bâğ u deşt u sahrâ geşt ederek ba‘zı zamân gazâya gidermiş. Arslan Beğ'e ba‘zı fukarâlar s …
EÇS III 166b … kurâlarla zeyn olup mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir niçe deşt-i hâmûnları ve nahlistân [ü] dırahtistânlı kiyâh-ı hıyâbânları vardır kim vakarel …