… ları esîr etdikden sonra Porolok dağında cümle kırardık. Ve Allâhümme âfinâ biz
de anlara
esîr olsak anlar dahi bizi kırarlar" deyü bunun emsâli niçe gûne güft ü gûlar o …
"Serhaddimizin âdeti budur ve kanımız bahâsıdır kim pây-berâber hissedâr oluruz. Eğer devletli vezîr kırmak lâzım gelirse sultânıma ortadan verilen esîrleri dahi kırmak iktizâ eder. Ve eğer kırmak olmasa biz anları esîr etdikden sonra Porolok dağında cümle kırardık. Ve Allâhümme âfinâ biz de anlara esîr olsak anlar dahi bizi kırarlar" deyü bunun emsâli niçe gûne güft ü gûlar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·
… kal‘a üzre amân bayrağı dikelim ve Türk'den yarar âdemler rehinler alalım. Biz
de anlara
varalım ve kal‘ayı teslîm edelim. Sonra her birimiz bir yana gidelim. Görürsüz …
"Bire cânım, bir kerre bizim Fargaçi kapudan zamânı Nemse çârnâsârı yedi kralın yedi kerre yüz bin askeriyle gelüp bu kal‘ayı yedi ay döğüp aslâ kal‘amızın yanına gelemeyüp meterise komayup top menzili alarkadan döğdü ve yedi aydan sonra kış geldi ve çâsâr hâ'ib ü hâsir gitdi. Bâ-husûs ol zamân kal‘amız yalın kat idi. Kal‘adan bir taş kopartmadan yıkılup gitdi. Şimdi ise kal‘amız sedd-i İskender iken ve içinde bu kadar askerimiz ve bu kadar yarar top u tüfengimiz ve bî-hisâb cebehânemiz 118a var iken Türk askeri geldiği gibi hemân ol gece amân u zamân vermeyüp bize aslâ göz açdırmayup kal‘anın her tarafında güpe gündüz kat-ender-kat meterise girüp topa tüfenge bakmayup beşinci gün handak kenârına geldiler ve Yassı Tabya'yı aldılar ve kırk gündür kim çekdiğimiz derd-i belâ-yı mihnet [ü] serencâmı Hazret-i Îsâ ve Hazret-i Meryem Ana bilir. Ve hâlâ kal‘amızın der [ü] dîvârları kalmayup bayır bayır olup sokak sokak yollar oldu. Ve altı yedi kerre Türk yürüyüşler edüp birkaç kerre kal‘a içine bî-bâk ü bî-pervâ kudurmuş yılanlar gibi kal‘aya girüp her girişde beşer altışar yüz nefer Hıristiyanlarımız Türk yılanları sokdu ve kılıçları zehrinden bu kadar âdemlerimiz öldü ve bu kadar esîrlerimiz anlara gitdi ve kendiler bî-bâk ü bî-pervâ şikârların alup ordularında karâr etdi. Ve üç kerre Aktabya'mıza yürüyüş edüp almışlar iken anların ardları sıra imdâd göndermeyüp tabya üzre çıkanların ağızlarına Türk kılıçlar ile vurup ‘Gerüye dönün’ derler idi. Anlar da dönüp geri giderlerdi. Meğer yürüyüş etmeğe ve kal‘aya girmeğe Türk'ün rızâları yok idi. Meğer yürüyüş edüp kal‘aya girenler büyük Türk'ün haberi yok iken gelenler idi. Şimdi ise Türk dellâllar çağırdup ‘Yarın yürüyüşdür’ deyü bu kadar bin nerdübânlar hâzır etdiler. Nerdübânlara dahi ihtiyâc yeri komadılar. Her nereden olsa kaç kerre girdiler ve kaç kerre çıkdılar. Bu kal‘amızın bu gûne harâb olduğun gördünüz ve nice olacağın bildiniz. Geliniz imdi ırzımız ve ehl [ü] iyâllerimiz yerinde iken kal‘a üzre amân bayrağı dikelim ve Türk'den yarar âdemler rehinler alalım. Biz de anlara varalım ve kal‘ayı teslîm edelim. Sonra her birimiz bir yana gidelim. Görürsüz kim kırk günden berü bize bir imdâd gelmedi. Bu kadar çaşıtlar ve bu kadar feryâdcılar gönderdik. İmdâda gelenlerimizi de taşrada Türk kırdı. Hemân, ‘Amân ey güzîde-i asker-i Âl-i Osmân’ diyelim. Yüzümüz suyuyla Türk'e kal‘ayı vere ile verelim ve illâ yok derseniz yâ bugün ve yâ yarın bu Uyvar sahrâsında olan deryâ-misâl Türk askeri kal‘anın yıkık bayırlarından ve gördüğünüz hâzır nerdübânlardan cümle Türk bir kerre ‘Muhammed Muhammed’ deyü yürürler ve durun bilmezler ve bize amân vermezler. Cümlemizi Ciğerdelen ovasındaki gibi kırarlar. Siz bilirsiniz ve bu müşâvereye ne dersiniz, siz de söylen" deyüp başpapas hâmûş-bâş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b–118a ·
metinde göster ·
… üp der-ceng-i evvel sataşup bir yaylım kurşum anlar bizlere ve bir hamle bizler
de anlara
girişüp hamd-i Hudâ ân-ı vâhidde küffâr-ı hâksârın yüz kadarı hâk-i mezellete d …
Hemân cümlemiz dal sâtûr-ı Muhammedî olup kırmızı bayrak altındaki küffâra "Allâh Allâh" deyüp der-ceng-i evvel sataşup bir yaylım kurşum anlar bizlere ve bir hamle bizler de anlara girişüp hamd-i Hudâ ân-ı vâhidde küffâr-ı hâksârın yüz kadarı hâk-i mezellete düşüp derhâl sol tarafımızdaki mâvî bayrak altındaki küffâr bize hov hov ederken hemân geride(?) esbâblar yanında bırakdığımız âdemler de anlar dahi bir kerre derûn-ı dilden ve cân u gönülden bâng-ı Muhammedî sadâsına rehâ buldurunca hemân küffâr-ı murdâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… fâ edüp kal‘a[dan] ne bir top ve ne bir tüfeng ve ne bir kumbara atmayup bizden
de anlara
bir şey atılmayup cemî‘i Venedik küffârları kal‘a tabyaları üzre kat-ender-kat …
Ammâ Venedik küffârı ahdine vefâ edüp kal‘a[dan] ne bir top ve ne bir tüfeng ve ne bir kumbara atmayup bizden de anlara bir şey atılmayup cemî‘i Venedik küffârları kal‘a tabyaları üzre kat-ender-kat olup bî-bâk ü bî-pervâ meydân-ı bezm [ü] rezm-i arsagâhda olan savaş-ı perhâşı seyr etmeğe meşgûller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu biz de anlara mezkûr 343a cezîreteyni Venedik'e teslîm etmişler, ammâ sû-i tedbîr etmişler, zîrâ hâlâ Zakilse ve Kefelona cezîrelerin Venedik eyle ma‘mûr edüp kal‘alar ihdâs edüp bu kadar bin re‘âyâlar koyup birer Mısır hazînesi mâl hâsıl olduğundan mâ‘adâ meğer ol cezîrelerde ihrâm ve fes ve harîr boyaları kökü hâsıl olurmuş, hâlâ ellişer bin guruş boya kökünden mâl hâsıl olur. Ammâ Aya Mavra'dan bir Girid mankırı hâsıl olmayup senevî cemî‘i kullarına üç yüz seksen kîse-i Rûmî ulûfeler verilüp üç yüz kîselik dahi tîmâr ve ze‘âmetleri vardır. Lâkin şol kadar fâ’idesi var kim Yanya ve Narda ve Anatolkoz ve Angili Kasrı nevâhîleri emn [ü] emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b–343a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ du‘âmız hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup bu şehr-i Fûncistân'da kırk gün meks edüp seksen üç Ramazân-ı şerîfin tamâmen Melik Kakan ile zevk u safâ edüp bir uryân büryân ıydi etmişdir kim esvâb geysek kebâb oluruz. Âkıbet akal eksere tâbi‘dir deyü hakîr de anlara teba‘iyyeten deli çıplakdan ıyd edüp hakîre melik cânibinden Q 326bP 323b ıydıyye bir kat beyâz sûzenî lipâçeler ve elli Hıtâyî ve elli Bruc boğası ve elli Gücerât kutnî ve bir fağfûrî buhûrdân ve bir torva tırnak öd ve bir gülâbdân ve iki Habeşe câriye gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y417b ·
metinde göster ·