İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

de bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
41
isabet
39 cümle/beyitte
15,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
83 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4116,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–41 / 41

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“de bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 70b " De bu faslı tamâm eyle" buyurduklarında hemân yine dest-ber dâ’ire olup yine makâm-ı …
EÇS I 205b–206a … ûm'da Selîm-i Sânî'de Tarîk-i Gülşenî'ye sâhib-i seccâde olup Murâd Hân-ı Râbi‘' de bu hakîr Harem-i hâs'da iken ilm-i mûsıkîde kavl [ü] edvâr üzre üstâd-ı kâmilimiz …
EÇS II 353b–355b … lan" deyüp "Siz dahi birer şey bağışlan. Ev sâhibi hacı baba, rızâm vardır. Sen de bu yiğide vâfir şey bağışla" dedi. Hemân Katırcıoğlu Mehemmed dediğin yiğit yanınd …
EÇS II 358a–358b … şid-i kâmil kim elem çekme âkıbet yolun selâmetle sırât-ı müstakîmdir. Ammâ sen de bu avânlar ile gezerken istikâmet edüp fukarâ ve zu‘afâya merhamet üzre olup avânl …
EÇS III 14a … hânbân seyyâhân-ı büldânlar "Cihânda mislin görmedik" derler. Hakkâ ki bu hakîr de bu Konya temâşâsına gelince yigirmi sene seyâhatimiz olup böyle bir gaytân [u] hıy …
EÇS III 62b … mişdir. Biri Mısır cezîresinde on iki melik hükmünde Karalar kavmi çokdur. Biri de bu kavm-i Kalmak çokdur. İnşâ’allah mahalliyle bu Kalmak kavimleri dahi tahrîr olu …
EÇS III 99b–100a … ım ol mum ile urup başım yardın. Sandım ki başım kesdin" dedikde "Hayr ola, ben de bu gice huzûr edemeyüp kalkdım, atcağızım timâr etdim. Sen de atını eğerle, sabâh …
EÇS IV 281a … azret-i Osmân ve mühr-i Nübüvvet-i Resûlullah'ı yüzünü sürüp hamd-i Hudâ bizler de bu âsî yüzümüze küstâhlık edüp muhabbaten sürdük ve paşa ellerinde olan Âzerbaycân …
EÇS IV 287a–287b … asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---) (---) (---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret …
EÇS IV 309a … sıyla tefsîr edüp cümle hukemâ-yı kudemâ yüz kırk dağ-ı azîmler bulmuşlar. Biri de bu kûh-ı Bî-sütûn'dur, demişler. Lâkin kûh-ı Elburz gibi ve kûh-ı Samur gibi ve kû …
EÇS IV 314b … vâki‘ olup icâbet-i du‘â mercû olunur bir ma‘bedgâh-ı Sünniyândır. Ammâ Şî‘îler de bu câmi‘e mu‘tekıdlerdir.
EÇS IV 321b … oğolî'de şâhlara İnçoliyân derler ammâ cümle Moğol-ı İnçuliyân üç neferdir. Üçü de bu Kâşân'dan İnçul olup üçünü de bu Kâşân'da katl eylemişlerdir. Hâlâ hâric-i Kâşâ …
EÇS IV 321b … ammâ cümle Moğol-ı İnçuliyân üç neferdir. Üçü de bu Kâşân'dan İnçul olup üçünü de bu Kâşân'da katl eylemişlerdir. Hâlâ hâric-i Kâşân'da bir kıbâb-ı serâmed içre med …
EÇS IV 337a … ılbaş "Feryâd-resen-i yâ Alî!" deyüp nehr-i Diyâle'ye urdular. Düldül-süvâr Alî de bu havâricînin feryâdlarına res olmayup cümle Diyâle'de gark-ı âb oldular. "Yetmiş …
EÇS IV 354b–355a … ammed civârında sâkin ol, dedi. Ve ey nûr-ı hûn-ı ciğer-kûşem İmâm Hüseyin, sen de bu hâk-i Irâk'ın Deşt-i Kerbelâ'sında vatan edin" deyü (---) (---) vasiyyetler edü …
EÇS IV 357a … 'e gelince sene 4490 olmuşdur. Bu câmi‘-i Kûfe binâ olunalı vilâdet-i Resûl'den de bu câmi‘i temâşâ etdiğimiz mahalle dek kâmil bin yüz yigirmi sekiz sene olmuşdur. …
EÇS IV 399a … vvelâ be-kavl-i müverrihân-ı Mıkdısî-i Yarmenî, eğer millet-i Mesîhiyye'den ise de, bu diyâr-ı Irâk'ı ve Âzerbaycân'ı ve Şirvân u Şâmakı'yı tâ Mâverâü'n-nehir'e varın …
EÇS V 75b … u‘abbirsin. Babam Gazi Murâd Hân ba‘zı vâkı‘aların sana ta‘bîr etdirir idi. Ben de bu gece bir vâkı‘a gördüm. Lutf ile, ta‘bîr eyle" dedikde,
EÇS V 165b … ası vardır. Biri dahi kal‘a-i Üstürgon kurbunda nehr-i Tuna Vişegrad'ıdır. Biri de bu Bosna Vişegrad'ıdır.
EÇS VI 5a … biri Ustolni-Belgradı, ya‘nî ustolni "iskemle" demekdir lisân-ı Latin'de. Biri de bu kâfiristân Erdel'indeki Belgrad-ı İrem-âbâd idi.
EÇS VI 44a … u isrâf masrûf üzre besleyem. Ben bu kadar masrûfu çekmeğe kâdir değilim. Benim de bu kadar tevâbi‘ [u] levâhıkım var. Ben ehl-i seferim, bu masrûf çokdur. Lütf edüp …
EÇS VI 74b … ni Ustolni-Belgrad'a alasın. Oğlumu da anda gömesin ve çok kal‘alar alasın. Sen de bu Alaman'da benim gibi olasın. Ben kim cemî‘i ilm ile meşhûr ferîdü'd-dehr Lagoş …
EÇS VI 95b "Âyâ, bu câmi‘in ne kusûr [u] küsûru var kim biz de bu manastırda Süleymân Hân gibi bir eser koyalım" dedikde,
EÇS VI 125a … , suya girdi ve yine çıkdı ve yine me me deyü melerdi. Gûyâ lisân-ı hâl ile sen de bu cânibe gel, geç selâmetdir der idi.
EÇS VI 134b … Sultân Süleymân Hân asrında bu kal‘a fethinde bulunmuş, eş-şükrülillâh bu hakîr de bu gazâ-yı garrâda bulunup bâng-ı Muhammedî tilâvet etmek bu hakîre müyesser oldu. …
EÇS VII 4a … eti derler. Kâsım Voyvada kırk bin âdemle bu vilâyetde şehîd olmuşlardır ve siz de bu kadar mâl ile selâmete müşkil çıkarsız ve cümle Alman kâfiri sizi duydular. Âhı …
EÇS VII 42b–43a … rsanısın. Paşa bu serhadlere gelmemişdir ve bu geçen seferleri görmemişdir. Sen de bu işlere âgâh ol" 43a dedi "Ve küffâr elçisi Komaran kal‘alarına gelmiş, sizi b …
EÇS VII 153b … . Bu mahalle diküp rûz-ı kıyâmete varınca durup sen de ve senden sonra gelenler de bu şecere-i tayyibe altında ibâdet etsinler’ deyü Cibrâîl-i Emîn bu ağacı cennetde …
EÇS VII 159a … i Tevhîdî kavilleri üzre yüz kırk sekiz aded cebel-i azîmlerin ulularından biri de bu kûh-ı Elburz'dur kim tavsîf olunur.
EÇS VII 161a … babası Toluy Hân'dır kim yedi aded oğullar, ya‘nî Hulâgû karındaşlarının yedisi de bu Irâk-ı Dâdyân'a hâkim olup yedisi de bu Irâk'da Hürmüz-i Tâcdâr yanında medfûnl …
EÇS VII 161a … ar, ya‘nî Hulâgû karındaşlarının yedisi de bu Irâk-ı Dâdyân'a hâkim olup yedisi de bu Irâk'da Hürmüz-i Tâcdâr yanında medfûnlar. Bunlar dahi İslâm ile geçinmişlerdir …
EÇS VII 165a … ı ibâdullâh eş-Şeyh Sultân Minnetullâh, kuddise sırruhu'l-azîz hazretinin ikisi de bu şehir hâricinde âsûdedirler. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (- …
EÇS VIII 192a … edi ve köpek makûlelerine mezârsız derler, ya‘nî yere gömmezler. Anıniçün hakîr de bu toykunun lâşesin hâk-i mezellete atup geçdik, zîrâ bugünkü gün Çerkez'den perîş …
EÇS VIII 209b … hr-i Nisîbîn'den zuhûr etmişdir. Bu rivâyet esahh-ı kavl-i mu‘tebere ola, zâhir de bu ola. Ammâ ba‘zılar fir‘avn-i Mûsâ asılda kavm-i Kıpt'dendir derler, zîrâ ol zam …
EÇS VIII 240b Bir dâne-i hardal ve bir âdem ise de bu kûh-ı serbülendin zirve-i a‘lâsına böyle makara ipler ile katırlar çeküp çıkarı …
EÇS VIII 245b … lmışlarsa sahrâda bırağup gemilerine cân atup halâs olalım derken mukaddemâ biz de bu kadar asker ile küffârı kova kova yetişüp bu kadar mâl-ı ganâ’im bırakdırup bu …
EÇS VIII 357a … e ba‘îd Üstolni-Belgradı ve biri de hükm-i Âl-i Osmân'da Erdel Belgradı ve biri de bu dördüncü Arnavud Belgradı'dır kim hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâleti …
EÇS VIII 365a … yârda görmedim. İllâ Şâm Tarabulusu'nda Yeniçeri Ağası Hızır Ağa'da gördüm, bir de bu Elbasan'da gördüm.
EÇS IX Y313b … ar! Bu iş içün size sa‘âdetlû pâdişâhımızdan bir hatt-ı şerîf geldi mi ve gelse de bu iki kerre yüz bin huccâc bu Haccü'l-Ekber mahallinde cem‘ olup başı kabak yalın …
EÇS X Y113a "Âşık! Senin de bu dergâhda bir kurbân aşığın olsun" deyü kurbân ricâ ederler.
EÇS X Y401a … ı ilâhî idi. Şimdi devrimiz tamâm olup bu ibâdethânemize bu hâl oldu. Ve bizler de bu derde giriftâr olduk" deyü cevâb etdiler.