dükkânıdır, ben bunda yanarım içinden çıkmam" deyü ol âteş-i Nemrûd içinde kalu …
"Benim dedem dükkânıdır, ben bunda yanarım içinden çıkmam" deyü ol âteş-i Nemrûd içinde kalup na‘lıncı yonkaların dükkândan taşra atarken câ-be-câ esbâbı ve sakalı yanardı. Bi-emrillâh Unkapanı'ndan tâ Vefâ Meydânına varınca âteş-i azabdan bir sahrâ-yı bî-pâyân olup bu dükkân meydân-ı mahabbetde kalup cümle halk temâşâsına gelüp âlem-i hayretde kalırdı. Mezkûr Hüseyin Çelebi gûyâ ihrâk görmemiş gibi ol şiddet-i hârda ve ol kesret-i gubârda dükkânda oturup na‘lın işlerdi. Su’âl edenlere,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî …
"Bu gece cennet bâğlarında gezerken dedem Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre İsmehân'ım, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve hûr [u] gılmânlarına nâ’il oldum. Bir kerre Yeni Câmi‘i yaparken pâdişâhlığıma bakmayup ırgatların arasına girüp eteğimle taş ve toprak taşıyup, yâ Rabbim, işte Ahmed ırgadının hidmetidir, kabûl-ı dergâh eyle deyü bükâ ederek eteğimden toprağı yere dökdüğümü cenâb-ı Allâh kabûl eyleyüp hidmetim mukâbelesinde bu cennet-i me’vâyı bana ihsân etdi. Gel imdi sen de İsmehân'ım, benim cennet bâğlarımda safâ eyle’ dedikde sol cânibde Sultân Mustafâ buyurdular kim ‘Ey birâder, şu Kaya kız Sultân Murâd'ın nâ-murâd kızıdır. Ko Melek Ahmed'den bir mu‘ammere kızı olsun ve dünyâda murâdın alup inkırâz-ı nesl olmayup ba‘dehû bizim bâğlarımıza gelüp gezsin’ buyurduklarında, hemân dedem Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım Paşacığım. İşte bu gece böyle bir vâkı‘a gördüm" deyü vâki‘-i hâli böyle takrîr eyledi. Paşa dahi "âh" deyüp bir âh-ı serd çekdi kim hânedânın sütûhları dir dir ditreyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b ·
metinde göster ·
Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin el …
"Bu gece cennet bâğlarında gezerken dedem Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre İsmehân'ım, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve hûr [u] gılmânlarına nâ’il oldum. Bir kerre Yeni Câmi‘i yaparken pâdişâhlığıma bakmayup ırgatların arasına girüp eteğimle taş ve toprak taşıyup, yâ Rabbim, işte Ahmed ırgadının hidmetidir, kabûl-ı dergâh eyle deyü bükâ ederek eteğimden toprağı yere dökdüğümü cenâb-ı Allâh kabûl eyleyüp hidmetim mukâbelesinde bu cennet-i me’vâyı bana ihsân etdi. Gel imdi sen de İsmehân'ım, benim cennet bâğlarımda safâ eyle’ dedikde sol cânibde Sultân Mustafâ buyurdular kim ‘Ey birâder, şu Kaya kız Sultân Murâd'ın nâ-murâd kızıdır. Ko Melek Ahmed'den bir mu‘ammere kızı olsun ve dünyâda murâdın alup inkırâz-ı nesl olmayup ba‘dehû bizim bâğlarımıza gelüp gezsin’ buyurduklarında, hemân dedem Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım Paşacığım. İşte bu gece böyle bir vâkı‘a gördüm" deyü vâki‘-i hâli böyle takrîr eyledi. Paşa dahi "âh" deyüp bir âh-ı serd çekdi kim hânedânın sütûhları dir dir ditreyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b ·
metinde göster ·
elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yü …
"Bu gece cennet bâğlarında gezerken dedem Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre İsmehân'ım, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve hûr [u] gılmânlarına nâ’il oldum. Bir kerre Yeni Câmi‘i yaparken pâdişâhlığıma bakmayup ırgatların arasına girüp eteğimle taş ve toprak taşıyup, yâ Rabbim, işte Ahmed ırgadının hidmetidir, kabûl-ı dergâh eyle deyü bükâ ederek eteğimden toprağı yere dökdüğümü cenâb-ı Allâh kabûl eyleyüp hidmetim mukâbelesinde bu cennet-i me’vâyı bana ihsân etdi. Gel imdi sen de İsmehân'ım, benim cennet bâğlarımda safâ eyle’ dedikde sol cânibde Sultân Mustafâ buyurdular kim ‘Ey birâder, şu Kaya kız Sultân Murâd'ın nâ-murâd kızıdır. Ko Melek Ahmed'den bir mu‘ammere kızı olsun ve dünyâda murâdın alup inkırâz-ı nesl olmayup ba‘dehû bizim bâğlarımıza gelüp gezsin’ buyurduklarında, hemân dedem Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım Paşacığım. İşte bu gece böyle bir vâkı‘a gördüm" deyü vâki‘-i hâli böyle takrîr eyledi. Paşa dahi "âh" deyüp bir âh-ı serd çekdi kim hânedânın sütûhları dir dir ditreyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b ·
metinde göster ·
Sultân Ahmed ‘Evlâdın oldukdan sonra gel’ dedi, ana giderim. Ben senden nikâh m …
Hemân Sultân eydir: ‘Sen helâk olmazsın, ammâ ben kendim helâk edüp, dedem Sultân Ahmed ‘Evlâdın oldukdan sonra gel’ dedi, ana giderim. Ben senden nikâh mikâh istemem. Benim karnımda bir kızın var. Al kızını, artık senden kızımı istemem. Hemân amân nikâhım helâl, cânım âzâd olsun. Boşa beni’ deyü Sultân feryâd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… lu beğlerinden Demirci oğlu Kara Mustafâ Beğ fethidir kim hakîrin pederi pederi
dedem
dedesinin altıncı dedem dedesi Kara Ahmed Beğ'in karındaşıdır. Bu şehri ol Demi …
Sene (---) târîhinde Cimcime krale karının karındaşı Fındıcak kral elinden Sarhanoğlu beğlerinden Demirci oğlu Kara Mustafâ Beğ fethidir kim hakîrin pederi pederi dedem dedesinin altıncı dedem dedesi Kara Ahmed Beğ'in karındaşıdır. Bu şehri ol Demirci Kara Mustafâ Beğ feth etmegile maktû‘u'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem ocaklığımız olmağile Demirci eli derler. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile devlet-i Sarhaniyye inkırâz bulup devlet-i Âl-i Osmân'da Bâyezîd-i Velî'ye intikâl etdükde fâtih Kara Mustafâ Beğ dahi merhûm olup hâlâ Demirci şehrinde medfûndur. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24a ·
metinde göster ·
… ğlu Kara Mustafâ Beğ fethidir kim hakîrin pederi pederi dedem dedesinin altıncı
dedem
dedesi Kara Ahmed Beğ'in karındaşıdır. Bu şehri ol Demirci Kara Mustafâ Beğ fet …
Sene (---) târîhinde Cimcime krale karının karındaşı Fındıcak kral elinden Sarhanoğlu beğlerinden Demirci oğlu Kara Mustafâ Beğ fethidir kim hakîrin pederi pederi dedem dedesinin altıncı dedem dedesi Kara Ahmed Beğ'in karındaşıdır. Bu şehri ol Demirci Kara Mustafâ Beğ feth etmegile maktû‘u'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem ocaklığımız olmağile Demirci eli derler. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile devlet-i Sarhaniyye inkırâz bulup devlet-i Âl-i Osmân'da Bâyezîd-i Velî'ye intikâl etdükde fâtih Kara Mustafâ Beğ dahi merhûm olup hâlâ Demirci şehrinde medfûndur. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24a ·
metinde göster ·
ḳorḳut boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi anlar daḫı …
taḫt virdi dedem ḳorḳut boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi anlar daḫı bu dünyaya geldi kiçdi karvan kibi ḳondı köçdi anları daḫı ecel aldı yir gizledi
ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳa …
dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳanı didügüm big erenler dünyā menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı
… gün ḳırḳ gice ṭoy dügün eylediler beyrek yigitleri-y-ile murad virdi murad aldı
dedem
ḳorḳut geldi
otuz ṭoḳuz ḳız ṭāli'lü ṭāli'ine birer oḫ atdı otuz ṭoḳuz yigit oḫınuŋ ardınça gitdi ḳırḳ gün ḳırḳ gice ṭoy dügün eylediler beyrek yigitleri-y-ile murad virdi murad aldı dedem ḳorḳut geldi
delü dumrul yüz ḳırḳ yıl daḫı yoldaşı-y-ıla yaş yaşadı
dedem
ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu boy delü dumruluŋ olsun menden ṣoŋra …
delü dumrul yüz ḳırḳ yıl daḫı yoldaşı-y-ıla yaş yaşadı dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu boy delü dumruluŋ olsun menden ṣoŋra alp ozanlar söylesün alnı açuḳ cömerd erenler
ḳorḳut geldi aydur oġlanum sen insansın hayvan-ıla muṣāḥib olmaġıl gel yaḫşı at …
girü ṭutup getürdiler dedem ḳorḳut geldi aydur oġlanum sen insansın hayvan-ıla muṣāḥib olmaġıl gel yaḫşı at bin yaḫşı yigitler-ile eş yort didi ulu ḳardaşuŋ adı ḳıyan selçükdür senüŋ aduŋ basaṭ olsun
… bir birine ṣaġdıç oldılar gerdeklerine çapup düşdiler murada maḳṣuda irişdiler
dedem
ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı evvel aḫır
ulu oġlına daḫı görklü gelin getürdi iki ḳardaş bir birine ṣaġdıç oldılar gerdeklerine çapup düşdiler murada maḳṣuda irişdiler dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı evvel aḫır