İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dedi* bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
64
isabet
61 cümle/beyitte
23,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
13
farklı biçim
40 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6426,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 64

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dedi* bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 62b İki târîh edüp esnâ-yı ta‘rîfinde ey Cevrî. / Dedi bu matla‘ı kerrûbiyân-ı arş-ı Rahmânî / Serîr-i sîm-i kubbe mesned-i vâlâ-yı Sultâ …
EÇS I 65a … 'd-devrân devletin mü’ebbed olup Âl-i Dâvûdiyân, deyü cihânda nâmın dâstân ola’ dedikde bu kulağın getiren cebecibaşıya sipâhîler ağalığı ihsân edüp oğlu Süleymân Beğ'i p …
EÇS I 92a Dedi bu mısra‘ı târîh edüp hoş / Binâ-yı mekteb-i âlî ü dil-keş. / Sene 996.
EÇS I 117b Görüp anı dedi bu abd-i za‘îf / Târîh olsun sebîli hûb [u] latîf. / Sene 1008.
EÇS I 172a … ---) Selmân telâmîzlerindendir kim anın kemer-bestesidir. Merkad-i şerîfi (---) dedir. Bu köfterciler birer karış ipliklere cevizi ve bâdemi dizüp ve pâlûdeyi gâyet koyu …
EÇS I 175b … ri Safvân-ı Yemenî'dir, Enes ibn Mâlik belin bağladı. Kabri yine Yemen'de (---) dedir. Bu cümle ipekciler tahtırevânlar üzre dükkânların gûnâ-gûn ipek ve ibrîşimler ile …
EÇS II 289a … kabri sayf u şitâda leş gibi kokup türâbı yağıyla cehennem azâbı çeküp kaynar" dedikde bu hakîr-i pür-taksîr âlem-i hayretde kaldım.
EÇS II 366b … dukların şimdi istimâ‘ etdim, ammâ katl olundukların işitmedim. Ne gün oldu bu" dedi. "Bu gün üçüncü gündür" deyü mâ-vaka‘ı üzre bir bir takrîr-i kelâm ve ta‘bîr-i merâm …
EÇS III 17a … m ile anı götürdüler / Harkilu'r-Rûm'a anı yetirdiler / Cem‘ oluben bu sihirdir dediler / Bu yalandır ya mekirdir dediler / Dediler bunu koyalım bir yire / Olmaya toprak ol …
EÇS III 26b … derdi. Ol tâbût kangı şehre ve kangı hudûda vardı ise ol mahalle arz-ı mukaddes dediler. Bu tâbût hikâyesi Kur’ân-ı Azîm ile müsbetdir. Âyet, sûre-i Bakara
EÇS III 29b … ım gün ile bugünkü gün on gündür" dedim. "Paşa nişler?" "Du‘â-yı hayrınızdadır" dedim. Bu hakîrin hâl-i hakîrin su’âl edüp mektûblardan hazz edüp "Biz anı bir azîm işe k …
EÇS III 36b–37a … dokunmadı kim gazabım teskîn ola. İşte vücûdım süst olup nutka mecâlim kalmadı" dedi. Bu hâl üzre Hazret-i Yûsuf ile karındâşlarıyla niçe mücâdeleleri olup âhir İbnyâmi …
EÇS III 43b … urma şecerleri dibine üç ülu'l-azm peygamber gelüp "Esselâmü aleyk yâ şecereyn" dediklerinde bu şecerler aleyk alup kadd-i kemân etdiklerinde üç ulü'l-azm peygamberler selâmın …
EÇS III 45b–46a … e şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---) Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları …
EÇS III 102a–102b … larında birer somunlar ile Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd u vâveylâ-yı Allah Allah dediklerinde bu sadâ pâdişâh-ı cem-cenâb tarafına mün‘akis olup Bâb-ı hümâyûn sedd olunup topla …
EÇS III 136b–137a … . Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelü …
EÇS III 144a–144b … kı‘amda tenbîh etdiler. Bu gice sen beni vâkı‘anda görüp bu vâkı‘ayı bana söyle dediğim bu vâkı‘a idi" 144b
EÇS III 173a … ize şifâ niyyetine tilâvet eyle. Ola kim bu karındaşımız bu marazdan halâs ola" dedikde bu hakîr ber-zânû olup sadrıa‘zamın meflûç destin destime alup Bismillah ile azîme …
EÇS III 177b–178b … na rızâsı var mıdır. Ben dahi başdarde-i hümâyûnu alup, işte İslâmbol'a geldim" dedi. Bu hâl-i pür melâli Murâd Paşa Melek Ahmed Paşa'ya bildirmede {murâd [u] merâmı} s …
EÇS IV 243b … ûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhilden nişân verir bir sudur, dediler. Bu hakîr yakîn geçdik ammâ görmedik. Hatta Kenzikli Hacı Cârullah nâm bir sâhibü'l …
EÇS IV 272a Hakîr eyitdim: "Sultânım, bu yiğit emîrüm, dedi, bu Abdülkâdir-i Cîlânî fukarâsıyım, dedi. Bu, Allah beni bu bendden halâs ederse h …
EÇS IV 272a … eyitdim: "Sultânım, bu yiğit emîrüm, dedi, bu Abdülkâdir-i Cîlânî fukarâsıyım, dedi. Bu , Allah beni bu bendden halâs ederse hacc-ı şerîfe giderim dedi. Bu yiğit Hazret …
EÇS IV 272a … fukarâsıyım, dedi. Bu, Allah beni bu bendden halâs ederse hacc-ı şerîfe giderim dedi. Bu yiğit Hazret-i Hâlid ibn Velîd evlâdındanım dedi. Bu yiğit Diyârbekir'de sultân …
EÇS IV 272a … erse hacc-ı şerîfe giderim dedi. Bu yiğit Hazret-i Hâlid ibn Velîd evlâdındanım dedi. Bu yiğit Diyârbekir'de sultânımın çâşnigîri idi. Bu yiğit Kürdüm Âl-i Abbâsiyân ne …
EÇS IV 274a … sı adâletiniz ile ordu-yı İslâm'da fürûht olunup sâhib-i düyûnlara edâ olunsun" dediklerinde bu niyyete el-Fâtiha denilüp Ziyâeddîn Beğ hân olup bir semmûr kürk al çuka kaplı …
EÇS IV 296a … Evliyâ-yı Kâzrûnî'de Koçağa Sultân'ın Rûmiyye'de iki kerre namâzı kılınmışdır, dediği bu ma‘nâyadır.
EÇS IV 376a … i lisân-ı Ekrâd-ı Zaza'da Şıhoy (---) (---) (---) derler. Anınçün kal‘a-i Şuhoy dediler. Bu dahi eyâlet-i İmâdiyye'de başka sancak beği tahtıdır. Ammâ Âl-i Osmân'dan hil‘a …
EÇS IV 408b "Sultânım ben Van'a revâne olmam ve ben sultânımdan ayrılmam." dedim. Bu kelimât-ı hoş-âmedden Murtezâ Paşa hazz edüp eyitdi:
EÇS V 33a … ki ay fitiller işlediniz ve câmi‘ içindeki huddâmlara ta‘âm yedirin ve geydirin dediği bu vücû[du]m câmi‘inin içinde olan rûh ve cân ve safra ve sevdâ ve balgam ve ahlat …
EÇS V 35a–35b "Belî pâdişâhım, kavl-i hükemâ üzre yedi iklîm 35b dedikleri bu dünyâdır ve dörd köşe dediklerinin bir köşesi bu cezîre-i dünyâdır ve ‘bundan g …
EÇS V 91a … âl bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye dediler. Bu mahalde sa‘âdetlü hünkâ[r] deryâdan başdarda ile gelirken Anadolu'da Sultâniyye …
EÇS V 147a … erdiler kim, "Aldığınız şikâr-ı ganâ’imleri ileri Hilevne'ye göndermediniz mi?" dediler. Bu hâl üzre Danilova'dan kalkup cânib-i kıbleye sahrâlar içre 8 sâ‘at gidüp,
EÇS VI 127a … ine esîrlerimizin nakilleri üzre bu vilâyetde cümle yedi yüz pâre kal‘a vardır, dediler. Bu şehr-i Holandiye'de âdem deryâsı olmağile şehri incitmeyüp etrâfında olan kurâl …
EÇS VI 128a Hikmet-i Hudâ fireng uyuzu dedikleri bu Fiyameng diyârına mahsûsdur. Gerçi cümle fireng uyuzlardır, ammâ bunların bu de …
EÇS VI 163b–164a … kullesinden Mostar şehrine karşu Loboşka vilâyetini 164a seyr ederek gidelim" dediğimizde bu Norin kullesinin gâzîleri rızâ vermediler. "Küffârın gâyet isyân [u] tuğyânları …
EÇS VII 23a–23b … l‘asına gider’ mülâhazasıyla küffâr havfe düşüp görürsüz. Elbette elçiyi çıkar" dediklerinde bu müşâvere cümlenin makbûlü ve pesendîdesi olup hadîs-i şerîfi tilâvet edüp ⟦Arap …
EÇS VII 44a "Hayır sultânım, nâm [u] nişânından eser yok" dedim. Bu mahalde Nemse elçisinden haber gelüp,
EÇS VII 79b Ve bu kal‘anın cirmi dâ’iren-mâdâr cümle yedi yüz adımdır kim Macar Beç'i dedikleri bu iç kal‘adır.
EÇS VII 81a Ve hâlâ kânûn-ı Süleymân Hân üzre Baçka sancağı dedikleri bu Segedin kal‘asıdır. Kânûn üzre kâhîce Segedin beği bunda ve kâhîce Baç kal‘asın …
EÇS VII 106b … nehr-i Özü'ye deryâ karışır eğer Özü nehri taşsa Karadeniz'e karışır. Kılburun dedikleri bu ince yoldur, ammâ emândır, zîrâ Kazak saklanacak yerleri yokdur. Andan yine şar …
EÇS VII 131b … z Ka‘betullâh Allâh evidir. Ana ömründe mâlı çok olan bir kerre varmak farzdır, dedin. Bu ne güzel buyurmuş. Hem ziyâret ve hem ticâret ve hem seyâhat olur, ammâ biz ata …
EÇS VII 134a Dedi bu hân târîhini fî-sebîlillâh hayr.
EÇS VIII 294b … ler yapup hemân bu kadar yüz bin ümmet-i Muhammed şehîd oldu, deyü kırdırırsız" dedikde bu sözü küffârın Sad[rı]a‘zama bâr-ı girân gelüp cümle iş erleri ve serdengeçdi hü …
EÇS VIII 308b Evliyâ fethin görüp dedi bu hısnın târîhin, / Hak Te‘âlâ eyleye bu hısnı a‘dâdan emîn. / Sene 1080.
EÇS VIII 310b Evliyâya ism [ü] resmin sordular târîh içün, / İsmine dedi bu şeydâ kal‘a-i gevher-nigîn. / Sene 1080.
EÇS VIII 314a Evliyâ bu câmi‘i gördükde târîhin dedi, / Bu binâya dâ’im Allâh ola Settârı Mu‘în. / Sene 1080.
EÇS VIII 333b Evliyâya biri kalkup sordu ismi târîhin, / İsmine dedi bu seydi(?) kal‘a-i gevher-nigîn. / Sene 1081.
EÇS VIII 359b … Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir …
EÇS IX Y9a Evliyâya ism-i resmin sordular târîh içün, / İsmine dedi bu şeydâ kal‘a-i gevher-nigîn. / Sene 1082
EÇS IX Y35b … lâh ey emîr-i menba‘-ı kân-ı kerem / Çokdur âsâr-ı cemîlin add olunmaz vûyden / Dedi bu ayn-ı safâ-bahşın Şifâyî târîhin / Âb-ı sâfî akdı şâhâ çeşme-i dilcûyden / Sene …