yâ Ömer / Emr-i Hak'dır sen bunu tut mu‘teber / Bu emânetdir senin ağzında bil …
Verdi ağzından dedi kim yâ ÖmerEmr-i Hak'dır sen bunu tut mu‘teberBu emânetdir senin ağzında bilVakti gelince anı sen saklagılAnı bel‘ etdi Emîrü'l-mü’minînMustafâ'nın sırrına oldu emînDâr-ı mihnetden çû mihnet dârınaGitdi sultân kodu yârın yerineYâr-ı sânî a‘del ü âlim ÖmerEhl-i İslâm buldu devrinde zaferBir melîkin adı Harkil-Rûm idiKendisi ve cümle kavmi şûm idiGörmediler yüzünü PeygâmberinMu‘cizâtın bilmeyüp ol serverinNâme yazıp gönderüp kavm-i dalâlSandılar kim ola bu işi muhâl
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17a ·
metinde göster ·
… -ı dünyâyı ferâmûş edüp ba‘de nısfu'l-leyl Hasan Paşa Murtazâ Paşa'ya ricâ edüp
dedi kim
,
Ve ba‘de'l-asr üç vezîre Murtazâ Paşa ellişer aded fağfûrî tabaklar ile gûnâ-gûn hulviyyât u zulbiyyât ve katr-ı nebât-ı Hamavî ve gûnâ-gûn memdûh meyveleri sele sele ve şele şele âbdâr müsmirât ve gayrı elvân me’kûlât [ü] meşrûbâtları ba‘de'l-asr üç vezîre hedâyâ-yı fâkiheler gidüp kable'l-gurûb bir cür’et edüp Murtazâ Paşa Hasan Paşa'ya varup üç âsî ve üç tâbi‘ vezîr Hasan Paşa'da ol gece tâ nısfu'l-leyle dek bir hay ve bir huy sâz u sûz ve ayş u işret edüp gam-ı dünyâyı ferâmûş edüp ba‘de nısfu'l-leyl Hasan Paşa Murtazâ Paşa'ya ricâ edüp dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73a ·
metinde göster ·
… p, bir nukre vermediğim içün beni kayd [u] bend ile bu mahalle gönderirken anam
dedi kim
,
Herîf-i zarîf eydir: "Vallâhi pâdişâhım, ben Anadolu eyâletinde Uşak şehrinde tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü hasîb ü nesîb sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup savt-ı hazînli eyi türküler çağırdığımdan Hasan Paşa beni huzûruna Bursa'ya gelirken getirdüp bile idim. Gördüm ki isyân ediyor. Âhir iki kerre firâr edüp yine halâs olamayup beni dutdular. Üçüncü def‘a anlar Konakçı Alî Paşa ve Çavuşoğlu Mehemmed Paşa ile döğüşmek sadedinde iken ben yine firâr edüp Uşak şehrinde yüz beş yaşında bir şerîfe anacığım vardır, anın yanında sekiz aydır saklı iken beni, Karahisâr beği dutup, beni halâs etmek içün benden bin guruş isteyüp, bir nukre vermediğim içün beni kayd [u] bend ile bu mahalle gönderirken anam dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
… erîşân edüp Mesîh [u] Meryem'e du‘âlar etdi ve bu hâl ile insâf edüp elçi la‘în
dedi kim
,
"Bu meyyit ol kimesnedir kim sizi ve kralınızı ve cümle kâfiristânı kılıcıyla korkudan demir ayak Gâzî Seydî Ahmed Paşa'dır" deyince hemân elçi-i la‘în kara şapkasın ser-i bî-devletinden kaldırup gîsû-yı pîçâpîçlerin perîşân edüp Mesîh [u] Meryem'e du‘âlar etdi ve bu hâl ile insâf edüp elçi la‘în dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186a ·
metinde göster ·
Helil Gabor bunda yokdur, İsfaç pâdişâhına gitdi. Size Helil Gabor'dur deyü gay …
Ömer Ağa eydir: "Bana kal‘ada bir kapdan dedi kim Helil Gabor bunda yokdur, İsfaç pâdişâhına gitdi. Size Helil Gabor'dur deyü gayri kralzâde gösterdiler, ammâ Helil Gabor bunda olsa çâsârdan korkmadan size Helil Gabor'u krallığa verirlerdi" deyü Ömer Ağa bir kâfirden istimâ‘ etdiği üzre Hüseyin Paşa'ya böyle nakl etdikde hemân Hüseyin Paşa yine Kaşa kal‘asına tekrâr bizi gönderüp gayri kralzâde taleb etdikde hemân mezkûr Korlad Kaşa Ban kenîsesinin baş papası eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15b ·
metinde göster ·
… kremeyi başındaki kalpağı üzre koyup durdu. Hakîrle niçe bin kelimâtlar etdi ve
dedi kim
,
Hikmet-i Hudâ Ahmad Mirzâ nâm bir âdemi Kırım'a gelüp üç yüz âdemiyle müselmân olup Kırım'da âşinâ olmuşduk. Mehemmed Geray Hân ma‘zûl olunca Ahmad Mirza Kırım'dan firâr edüp yine Kalmık Taysı Şâh'a gelüp mürted olmuş. Hikmet-i Bârî yârî kılup ol Ahmad Mirza Taysı Şâh'ın yanına kerr ü ferr ü dârât ile gelüp bu hakîri görünce hemân seğirdüp hakîr ile öpüşüp görüşüp hakîri Taysı Şâh'a ta‘rîf edüp Mehemmed Geray Hân'ın musâhibi ve kazakdaşıdır dedi. Taysı Şâh hazz edüp ta‘rîf edüp Mehemmed Geray'ın Dağıstân'da kalması ahvâlin su’âl etdikde cümle vâkıf-ı esrâr olduğum üzre lisân-ı Noğayca hep [a]nlatdım. Ve Mehemmed Geray Hân'ın biti mektûbun ve Terek kal‘asında rehin olan Kabartay beğinin ağaç çetele ve tamgası alâmetin Taysı Şâh'a bir Kaya Sultân makremesiyle verdiğimde makremeyi çevire döndüre nakşına baka baka hayrân olup ol kadar hazz etdi kim elçinin hedâyâlarından ziyâde hazz edüp makremeyi başındaki kalpağı üzre koyup durdu. Hakîrle niçe bin kelimâtlar etdi ve dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… r destimâle sarup koynuma koyup yine kelimât-ı gûnâ-gûnlara başladık. Elçi beğe
dedi kim
,
"İnşâallâh biz de sana böyle çetele tamga veririz. Tâ Çîn ve Hıtâ ve Hoten ve Mâçîn ve Fağfûr vilâyetlerine varınca istersen gidüp seyâhat edesin. Bizim ol vilâyetlerde ve karanlık dünyâda ve dahi onda Yıldırak vilâyetinde akrabâlarımız vardır. Anda mu‘azzez [ü] mükerremsin" deyü ol ân hakîre bir ardıç ağacı gibi kırmızı ağaç pâresi üzre kendi bıçağıyla bir gûne kertikler kertüp ve demir ile ağaç üzre kızgın münakkaş demiri ağaca basup bir gûne nakş oldu kim rûy-ı zemîn nakkâşları eyle bir nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn edemezler. Hemân hakîr çetele münakkaş ağacı öpüp başıma koyup bir destimâle sarup koynuma koyup yine kelimât-ı gûnâ-gûnlara başladık. Elçi beğe dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
şâdân olasın kapularla işbu tâk, / Avn-i Hak ile dedim Zilhicce târîhini, / Bâb …
Şeh Süleymân Ağrıboz'un etdirüp ta‘mîrini,Dedi kim şâdân olasın kapularla işbu tâk,Avn-i Hak ile dedim Zilhicce târîhini,Bâb-ı bâlâ üstüne kılaydı bünyâd iki tâk.Sene (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248a ·
metinde göster ·
"Kâfir bir müselmân meyyitine sihir etmişdir, sakının âteş hîlesinden" deyü her …
Kimisi dedi kim "Kâfir bir müselmân meyyitine sihir etmişdir, sakının âteş hîlesinden" deyü her kafâdan bir sadâ güft [ü] gû olup âhır-ı kâr bu na‘ş-ı şerîfi sâhil-i bahre çıkarup gördüler kim sağ kolu yemyeşil, bir kol kim avucunun tâ ortasında bir delik var. Cümle yeşil ve mâvî ve kırmızı alev-ber-alev âteşler ol avucundaki delikden çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… ile kazâ namâzlarımız kılarız" deyüp tebessüm etdiler. şeyh şinnâvî hazretleri
dedi kim
,
"Hayır, kimesne ile hatırmândeliğim yokdur. Ancak hammâmcığa girdim, safâ etdim, kendi kendim bir hoş murâdım üzre gasl eyleyüp ehl [ü] ıyâlimizle ceddimiz mevlûduna gideriz, deyü vedâ‘ etdik. Anlar bizi bir gayrı diyâra gider zann edüp feza‘ u çeza‘ ederler. Biz ise şunda ceddimizin yanına varup mevlûd ederiz ve cümle yârân ile kazâ namâzlarımız kılarız" deyüp tebessüm etdiler. şeyh şinnâvî hazretleri dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y308a ·
metinde göster ·