… girüp hınnâlar ve noralar urunup ve fütûnî kîseler sürünüp cân sohbetleri edeh"
dedikde taraf
taraf "Vallâh yahşı ve ma‘kul" dediler. Çünki vakit gurûb oldu Summat-ı Muhamme …
Âhir bir gece Ziyâeddîn Hân-ı nev-cüvân eydir: "Bu gece sizinle âlem ağyârdan bî-haber oldukda hammâmlara girüp hınnâlar ve noralar urunup ve fütûnî kîseler sürünüp cân sohbetleri edeh" dedikde taraf taraf "Vallâh yahşı ve ma‘kul" dediler. Çünki vakit gurûb oldu Summat-ı Muhammedî gelüp mümessek ta‘âmlar tenâvül olunup ba‘de'l-ışâ hân-ı âlîşânın mukaddemâ memdûh olan hammâmın ârâste ve müheyyâ etdikleri haberi gelüp Ziyâeddîn Hân ve büyük karındaşı Bedir Beğ ve dahi kiçi {birâderi} Nûruddehr Beğ ve bu hakîr ve Çaşnigîrbaşı Mustafâ Çelebi ki Diyârbekir'de Rûmiyye şeyhinin akrabâlarından idi. Ve Kıssahân Monla Dilâver-i Isfahanî bu altı aded herîf-i zarîf ile ol hammâm-ı hasretü'l-mülûke girüp mülûkâne bir zevk u safâ edüp havuzlar içre kebûterî perendeler atup yemîn ü yesâra şinâverlikler edüp her birimiz gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar edüp gark-âlûd oldukda kîse ve sabunları ol mümtâz [ü] müstesnâ gulâm-ı zer-harideler sürüp, hidmetler edüp micmereler içre şemmâme şemmâme amber-i hâmlar yanup demâğlarımız mu‘attar olup gûnâ-gûn mümessek eşribeler nûş edüp pâk 12b u pâkîze olup câmekânda dahi kesb-i tarâvet edüp yine derûn-ı hammâmda havzın fevvârelerinde niçe sihr-i i‘câz san‘atları temâşâ ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12a–12b ·
metinde göster ·
… e gelen re‘âyânın metâ‘ına bir kimse vaz‘-ı yed etmeyüp fitne ve fesâd olmasın"
dedikde, taraf
taraf "Vallâhi ma‘kul" deyüp Fâtiha okunup Hasan Paşa ve Ken‘ân Paşa ve Tayyar …
Hemân Kadrî Paşa eydir: "Ey vezîr karındaşlar, bizim zulm [u] ta‘addîmizden şehr-i Haleb elden gitdi. Bu böyle 74a olmaz. Gelin imdi Molla efendi hazretleri izn-i şer‘ile vilâyet üzre kışla mürâseleleri versin. Bizler dahi mübâşirler verelim. Cümle kurâ ve kasabâtlardan paşa efendilerin zahîreleri kurâlardan gelsin ve şehre gelen re‘âyânın metâ‘ına bir kimse vaz‘-ı yed etmeyüp fitne ve fesâd olmasın" dedikde, taraf taraf "Vallâhi ma‘kul" deyüp Fâtiha okunup Hasan Paşa ve Ken‘ân Paşa ve Tayyar Mehemmed Paşazâde Ahmed Paşa şâd u handân oldular kim Haleb içinde yerleşdiklerin mukarrer bildiler, ammâ Murtazâ Paşa'nın yüreğinden kan gidüp kendü sarâyına gitdi. Âkıbetü'l-emr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b–74a ·
metinde göster ·
… aşkına ve dîn-i mübîn uğuruna şu mecrûh olan âdemlerden seyishâne üzre alalım"
dedikde taraf
taraf ma‘kûl dediklerinde ibtidâ bu hakîr bir garîb Arnavud yiğidin seyishâneye …
Hakîr eyitdim: "Bire gâzîler bu kadar mâl aldınız. Bârî Allâh aşkına ve dîn-i mübîn uğuruna şu mecrûh olan âdemlerden seyishâne üzre alalım" dedikde taraf taraf ma‘kûl dediklerinde ibtidâ bu hakîr bir garîb Arnavud yiğidin seyishâneye bindirdim ve sâ’ir guzât dağlarda gezen atlardan yüz on kadar atlar bulmuşlardı, anlara yetmiş aded mecrûh âdemleri bindirüp Kanlı Kavak yolundan dönüp cânib-i şimâle kal‘a-i Kopan yoluna firâr eder şeklinde gitdik, zîrâ Kanlı Kavak yolunda nehr-i Dırava kenârında Maslovin İskelesi kenârında Hırvat kâfiri kayıkları çok imiş. Hemân nehr-i Bektey(?) kenârınca gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177b ·
metinde göster ·
taraf istihsân "Ma‘kûl" deyüp hemân Hüseyin Paşa hazretleri bir hatt-ı şerîf ib …
Şerîf Ahmed Şerîf Sa‘d tarafındandır. Ol şerîf olursa yine Mekke içre isyân [u] tuğyân munkatı‘ olmayup Hasan Paşa'yı şehîd etdikleri gibi niçe fesâdât olur. İşte ben anların zıdd-ı kâmili ehl-i ırz Şerîf Berekât hazretlerin şerîf P 137a ederim" dedikde taraf taraf istihsân "Ma‘kûl" deyüp hemân Hüseyin Paşa hazretleri bir hatt-ı şerîf ibrâz edüp dîvân-ı vezîrde hatt-ı şerîf kırâ’at olunup Şerîf Berekât hazretlerin şerîf nasb edüp serîr-i hilâfete culûs edüp Hüseyin Paşa kendü eliyle taraf-ı pâdişâhîden bir semmûr kürk ve bir hil‘at-i fâhire Şerîf Berekât'a geydirüp Hüseyin Paşa'nın iskemlesi üstüne oturup ibtidâ Hüseyin Paşa bî‘at eyledikde yeden ber-yed olup âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y329a ·
metinde göster ·