… e şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça
dedikleri bu
âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları …
Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Kavm-i Benî İsrâ’îl'e ba‘s olunup ümmetinden biri İslâm ile müşerref olmadıklarından Cenâb-ı Bârî anlara tâ‘ûn-ı ekber verüp şehr-i Askalân'dan taşra firâr ederlerken Cenâb-ı Allah Cibrîl-i Emîn'e emr edüp bunlara "Mûtû bi-emrillah" deyü bir sayha urunca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular. Kamusu bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü birbirlerin derâğûş edüp eyle çıtâçıt sık olmuşlardı kim mâbeynlerinden su sızmazdı. Ba‘dehû niçe yüz yıl mürûrundan sonra Hazret-i Uzeyr bu mevtânın üstühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar. Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar. Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde iken hâtifden bir nidâ geldi kim "Yâ Uzeyr! Bunlar benim tâ‘ûn azâbımdan kaçup helâk olup senin du‘âna muntazırlardır kim onlara yine hayât verem" nidâsı geldikde Hazret-i Uzeyr du‘â edince el-azametullah cümle uzuvlar birbirine karış katış olmuşken her cesedin kemikleri yerli yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup cümlesi bir kerreden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları kokduklarının aslı Hazret-i Uzeyr du‘âsıyla mevtâ iken hayât bulan Yahûd tâ’ifesi neslinde olan Yahûdîlerin hâlâ ağızları leş gibi kokup yüzlerinde ve gözlerinde nûr yokdur. Ba‘dehû Hazret-i Uzeyr Nebî yüz sene mu‘ammer olup ba‘dehû merhûm olup şehr-i Remle-i Filistîn'de defn etdiler. Ba‘dehû Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün Hazret-i Uzeyr'e ve hımâr-ı Uzeyr'e hayât verüp üç yüz yıl dahi halkı dîne da‘vet etdüğine Cenâb-ı Allah Habîbi Muhammedü'l-Mustafâ'ya alâ tarîkı'l-hikâye sûre-i (---)Arapça âyeti ki Hazret-i Uzeyr'i ölüden diri edüp yine halkı dîne da‘vet etdüğün bu âyet ile i‘lâm buyururlar. Ba‘dehû yine Hazret-i Uzeyr merhûm olup Yafa şehri hâricinde bu mezkûr mahalde medfûndur. Anınçün Hazret-i Uzeyr'in iki yerde kabri münevveri vardır. Biri Remle'de, biri bu Yafa şehri hâricinde. Mevtâdan hayât bulup iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre ölüp dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır kim Irâk-ı Musul'da medfûndur. Ammâ bu Hazret-i Uzeyr'i, kabr-i şerîfinden İşpaniye küffârı çıkarup Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i Remle ve şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi helâk olup bu bilâd-ı selâse üç yüz sene vîrân yatup imâr oldukda Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Kâmil asrında yine 46a İşpaniye küffârı Kudüs'e istîlâ etdiklerinde Hazret-i Uzeyr kabrine vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemeyüp Hazret-i Uzeyr'in hımârı üstühânların kabrinden çıkarup hâlâ hımârın iki ön ayakları Nemse çesarının hazînesinde cevâhir kutu ile hımârın tırnakların cümle mücevher edüp hazînelerinde mahfûzdır. Ve kıç ayakları İşpaniyye Kızılelması'nın İrimpapa hazînesindedir. Sâ’ir üstühânları yine şehr-i Yafa kurbunda Hazret-i Uzeyr cenbinde medfûndur. Küffâr ol sene kim Kudüs'e istîlâ etdüğü mahalde Malta küffârı fırsat bulup Nablus kurbunda karye-i Sabastiyye'den Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin serîka edüp Tarsûs bâbında karargâhları olan Karagözgez nâm kal‘aya götürdüler. Anı Me’mûn Halîfe feth edüp Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile kal‘a-i Malta Rodosu'na vardılar. Sene 928 târîhinde anı dahi Süleymân Hân muhâsara etdükde cesed-i Yahyâ'yı hâlâ Malta olan cezîrede Hazret-i Yahyâ'nın vücûd-ı şerîfi anda cevâhir sanduka içinde Sencuvan hazînesinde mahfûzdır. Sencuvan, vücûd-ı Yahyâ Nebî'dir. Anı kendülere ricâl-i gayb edinüp anın dest-i şerîfi nakşı olan bayrakların açup ne cânibe teveccüh ederlerse mansûr olurlar. Ve Malta küffârının cemî‘i küffâr mâbeyninde mu‘azzez ü mükerrem olmaları Hazret-i Yahyâ cesedi anlarda olduğundandır, kim Sencuvan nâmıyla şöhret bulmuşdur. Ammâ ser-i sa‘âdetleri Şâm-ı şerîf kal‘asında câmi‘-i Ümeyye vasatında zîr-i zemîn içre bir altun tepsi üzre re’s-i şerîf-i Hazret-i Yahyâ hâlâ andadır. Sene 797 târîhinde Timurlenk açup ziyâret edüp manzûrı olmuşdur. Ammâ bu Yafa şehrinde Hazret-i Uzeyr'in kabr-i şerîfin bir ferd açmağa kâdir olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl vaz‘-ı yed etmeğe kâdir olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b–46a ·
metinde göster ·
"Belî pâdişâhım, kavl-i hükemâ üzre yedi iklîm 35b
dedikleri bu
dünyâdır ve dörd köşe dediklerinin bir köşesi bu cezîre-i dünyâdır ve ‘bundan g …
"Belî pâdişâhım, kavl-i hükemâ üzre yedi iklîm 35b dedikleri bu dünyâdır ve dörd köşe dediklerinin bir köşesi bu cezîre-i dünyâdır ve ‘bundan gayrı üç köşede dünyâlar dahi buluna’ deyü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35a–35b ·
metinde göster ·
Fiyameng diyârına mahsûsdur. Gerçi cümle fireng uyuzlardır, ammâ bunların bu de …
Hikmet-i Hudâ fireng uyuzu dedikleri bu Fiyameng diyârına mahsûsdur. Gerçi cümle fireng uyuzlardır, ammâ bunların bu derdlerine devâ olmağiçün Cenâb-ı Hak bu nilva ağacın halk edüp meyvesinin yağın sürünürler ve yaprağının suyun yüzlerine ve gözlerine dürtünürler. Hattâ hakîr teberrüken berk-i bârından getirüp esvâblar içine kodum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128a ·
metinde göster ·
Segedin kal‘asıdır. Kânûn üzre kâhîce Segedin beği bunda ve kâhîce Baç kal‘asın …
Ve hâlâ kânûn-ı Süleymân Hân üzre Baçka sancağı dedikleri bu Segedin kal‘asıdır. Kânûn üzre kâhîce Segedin beği bunda ve kâhîce Baç kal‘asında sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
… nehr-i Özü'ye deryâ karışır eğer Özü nehri taşsa Karadeniz'e karışır. Kılburun
dedikleri bu
ince yoldur, ammâ emândır, zîrâ Kazak saklanacak yerleri yokdur. Andan yine şar …
Nehr-i Özü ile Karadeniz mâbeyninde bir ince yoldur. Karadeniz taşsa yoldan atlayup nehr-i Özü'ye deryâ karışır eğer Özü nehri taşsa Karadeniz'e karışır. Kılburun dedikleri bu ince yoldur, ammâ emândır, zîrâ Kazak saklanacak yerleri yokdur. Andan yine şark tarafına Heyhât yoluyla (---) sâ‘at otlu ve sulu yerlerde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106b ·
metinde göster ·
İhvân-ı züvvâr-ı seyyâhâna hafî olmaya kim Sahratullâh
dedikleri bu
parmaklık içinde el-ân bir beyâz taşdır. Cirmi parmaklık kenârınca kâmil yüz ad …
İhvân-ı züvvâr-ı seyyâhâna hafî olmaya kim Sahratullâh dedikleri bu parmaklık içinde el-ân bir beyâz taşdır. Cirmi parmaklık kenârınca kâmil yüz adımdır. Y 213b Ve parmaklıkdan nümâyân bir yassı taşdır ana Sahratullâh derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y213a–Y213b ·
metinde göster ·
… ûs değildir. Bir pâdişâhı medh etseler, zamân-ı devletinde kurd ile koyun yürür
dedikleri bu
Ken‘ân elidir kim Âl-i Osmân'ın hükmündedir. Ve bu mahalle Vâdî-i Zi’b derler.
Rûy-i arzda bir diyâra mahsûs değildir. Bir pâdişâhı medh etseler, zamân-ı devletinde kurd ile koyun yürür dedikleri bu Ken‘ân elidir kim Âl-i Osmân'ın hükmündedir. Ve bu mahalle Vâdî-i Zi’b derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·
Mîne bâzârı hakkındadır kim rûzları rûz-ı îd geceleri leyle-i Kadir olup cemî‘i …
Ve ıyd-ı adhâ dedikleri bu Mîne bâzârı hakkındadır kim rûzları rûz-ı îd geceleri leyle-i Kadir olup cemî‘i dekâkînleri ve şürefâ sarây-ı âlîlerinin bâm u dam, bâb sutûh ve şâhnişînlerin ve kâ‘a ve revzenlerin lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘aller ve fânûs-ı bâğ-ı cinân ve şem‘-i kâfûrî ve şem‘-i rîh ile bâzâr-ı Mîne çerâğân edüp şeb-i zulmânîleri rûz-ı rûşen-misâl olup şehr-i Mînâ murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalır. Taraf taraf bir hây u bir hûy bir sürûr [u] şâdumânî olur kim gûyâ cem‘iyyet-i Hüseyn Baykara'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327b ·
metinde göster ·
… erse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz,
dedikleri bu
husûs içündür, ve's-selâm.
Ba‘zısının savâbın vâlideynin ve üstâdların ve hukûkun kesb etdüğün velî-ni‘amlarının rûhuna hac savâbı hibe edesin. Eğer vâlideynim, üstâdım ve ihvânım içün ikişer üç[er] altuna bedel tutup hac etdiririm dersen hemân altunlar hebâya gider. Senden gayri beş on âdemin dahi altunların alup bedel olmuşdur. Meğer tâ hac tamâm olmayınca bir ân yeninden münfekk olmayup umre ve tavâf ve Safâ ve Merve ve Arafât ve Mîne ve kurbânı ve yine tavâf-ı ziyâreti ve cümle recemâtları ve yine bu tavâf-ı sadra gelince bile gezüp edâ-yı hacc ederse ol şart ile kavl edüp bedel dutasın, yohsa ısmarlamak ile hac kabûl olmaz, dedikleri bu husûs içündür, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a ·
metinde göster ·