İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dediklerinde

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
243
isabet
238 cümle/beyitte
90,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi24399,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 243

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dediklerinde” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b … ilâyetin harâb u yebâb, halkın dendân-ı tîğdan geçirüp ciğerlerin kebâb edelim" dediklerinde İskender eyitdi: "El-kerîmü izâ ahide vefâh, kaçan Kaydefâ beni hapisden ıtlâk …
EÇS I 70a "De bir varsağı oku" dediklerinde ilm-i mûsıkîde üstâdımız olan sultân-ı hânendegân Dervîş Ömer, pîşvâ-yı tarîk-i …
EÇS I 80a "Buyurun sizi Âsitâne-i sa‘âdet'de sa‘âdetlü pâdişâh ister" dediklerinde İpşir'e istikbâle çıkan Melek Ahmed Paşa'yı ve Koca Nişâncı Paşa'yı ve Dellâl M …
EÇS I 94b … sabâha te’hîr buyurursanız seksen bin âdemiz cümle hâzır olup fermân-beriniziz" dediklerinde Süleymân Hân hazzından,
EÇS I 115a … i seherde pederi merhûm olup ol zamândan berü bu Dîvâne Çelebi'ye "Sabâh sabâh" dediklerinde başını taşdan taşa urdukda Hudâ âlimdir, başı Adana kabağı gibi küt küt öter. V …
EÇS I 149a … lâm yâ tâlib-i ma‘rifetillâh ve aleykümü's-selâm yâ ârif-i billâh kâmil-i ayâr" dediklerinde ol ferzendin sağ tarafında nakîb ve sol tarafında çavuş ve yâhûd bevvâb iki eli …
EÇS I 149a … dikden sonra ale'l-ittifâk cümle huzzâr-ı meclis "Bu ferzende post müstahakdır" dediklerinde ,
EÇS I 157a … aya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içind …
EÇS I 173a … ur ve salyarı dâ’imâ ağzından akup çok yiyenin evlâdları peltek ve pepeği olur" dediklerinde hemân helvâcıyân, tatlı ve ballı ve şeker güftâr ile eydirler:
EÇS I 173a–173b … olmamak var, zîrâ leb-i deryâ hevâ [vü] heves yeridir. Böyle te’lîf müşküldür" dediklerinde 173b Yazıcızâde mürîdleri eydir:
EÇS I 173b … lar dahi deryâ gibi cûş [u] hurûşa gelüp kitâbında niçe bin tahrîrâtlar ederdi" dediklerinde Horasân erenleri eyitdi:
EÇS II 253b … rler. Anınçün Tarabefzûn'da Yahûdî yokdur. Ba‘zı Yahûdîye "Tarabuzun'a varsana" dediklerinde "Başına gelsin" derler. Ehl-i Tarabefzûn, Yahûdîleri aslâ sevmezler. Zîrâ gâyet …
EÇS II 273b–274a … feth olur. Lâkin hemân ol cezîrenin fethi esbâbına sa‘y-ı beliğ etmek gerekdir" dediklerinde hemân Sultân Ahmed Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân eydür: "Ammâ efendiler! Biz …
EÇS II 273b–274a … lam anların def‘iyle mukayyeddir. Niçe sefer açup cezîre-i Girid'i feth idelim" dediklerinde Evliyâ Efendi eydür "Pâdişâhım üçüncü gün serdârın cümle celâlîyi katl edüp on …
EÇS II 292b–293a … cevâb-ı pür-savâb hitâb edince üç aded elçi ser-ber-zemîn edüp "bi-ser ü çeşm" dediklerinde her birine birer Acemâne semmûr kürkler giydirilüp Kilârcı Velî Ağa Elçi Kâsım …
EÇS II 346a … vruzcu Çavuş nâm kimesneler Âsitâne tarafından ulaklığile Diyârbekir'e gideriz, dediklerinde paşa bunları haps edüp cemî‘î esbâb [u] eskâllerin arayup Sâlih Paşa karındaşın …
EÇS II 365a–366a … în-bûs eder şekli iltiyâm edüp şehr kadısı ve gayrılar dahi "Gazânız kutlu ola" dediklerinde cümlemize hıtâben, oturun deyüp hakîre eydür "Sen bu dâ’irede nişlersin Evliyâ" …
EÇS II 370b–371a … üzevengi İslâmbol mollasın Yeni Câmi‘de ulemâ mâbeynine komayup "Vurun mel‘ûnu" dediklerinde Yeni Câmi‘ nerdübanları üzre askerî tâ’ifesi kılıç üşürüp pâre pâre ederek leşi …
EÇS II 373b–374b … fermân etmiş idi. Hamd-i Hudâ ol vâcibînin giriftâr olması sana muvaffak imiş" dediklerinde Hasan Ağa, Kara Haydaroğlu'yla ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl etdiklerin bir …
EÇS III 36a–36b … ı Ba‘albek kal‘asına götürür imiş. Kal‘a tamâm oldu, bu taşı nereye götürürsün, dediklerinde taşı kitifinden bu çemenzâ[r] yire bırağup gider. Anınçün bu seng-i hârâ ol mah …
EÇS III 43b … urma şecerleri dibine üç ülu'l-azm peygamber gelüp "Esselâmü aleyk yâ şecereyn" dediklerinde bu şecerler aleyk alup kadd-i kemân etdiklerinde üç ulü'l-azm peygamberler selâ …
EÇS III 44a … lup bekâyâ mâlı tahsîl ederken Akye kal‘asından müsellem geldi: "Siz ma‘zûlsuz" dediklerinde Murtezâ Paşa efendimizin aklı başından gidüp düşman içinde iken gâyet müte’elli …
EÇS III 51b–52a … ine hâh nâ-hâh şâh-ı bî-penâh-ı gümrâhdan alırız. Hemân kalk Erzurûm'a gidelim" dediklerinde âkıbet-endîş paşa eydür: "Yâ pâdişâha sonra ne cevâb verelim?" dedikde cümle as …
EÇS III 69b … ı cum‘ada eş-Şeyh Kerîmeddîn-i Kirmânî el kaldırup cemî‘i huzzâr-ı meclis, âmîn dediklerinde Şeyh Kerîmeddîn hazretleri eydür: "İlâhî bu şehr-i İslâm'da küffâr-ı hâksârdan …
EÇS III 98b–99a … e Mektûbcı halîfesi Behcetî Efendi bir yerde hâzır idi. Abaza Hasan Ağa geldi", dediklerinde sarây içre bir gulgule olup Kudde Mehemmed Kethüdâ'nın aklı gidüp Kara Hasan Ağ …
EÇS III 99a–99b … aşa'ya ve Hasan Ağa'ya varırlarsa iş muhtel ü müşevveş olur. Elbette katl edin" dediklerinde paşa-yı deryâ-dil eydür: "Mâlları ile bir alay ehl-i hizmet, bî-garaz müselmân …
EÇS III 99a–99b … binden mütecâviz âdem olup yemler alup Söğüd kasabasına doğru revâne oluyorlar" dediklerinde , "Bre kalk a!", deyü alay çavuşları feryâd edüp yine ılgar ile Lefke kasabasın …
EÇS III 101b–102a … nın bu esnâfa seyrü'n-nâs verdik. Ne var, Azak askerine imdâd etseler, ne olur" dediklerinde paşa dahi anların sözlerine tebe‘iyyet edüp eydür: "Yürün ümmet-i Muhammed ile …
EÇS III 101b–102a … âdât-ı kirâmdan kimesneler ileri gelüp "Etme vezîr! Bu zulmü def‘ u ref‘ eyle!" dediklerinde hemân paşa tehevvüre gelüp çavuşbaşı elinden hezârân deyeneği kapup bir alay ib …
EÇS III 102a–102b … larında birer somunlar ile Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd u vâveylâ-yı Allah Allah dediklerinde bu sadâ pâdişâh-ı cem-cenâb tarafına mün‘akis olup Bâb-ı hümâyûn sedd olunup to …
EÇS III 102b … u kadar ibâdullahı asâ ile urup mecrûh edüp niçe âdemler helâk mertebesindedir" dediklerinde "Ümmet-i Muhammed! Anın vezâreti lâzım değildir, izâlesi lazımdır. Hemân pâdişâ …
EÇS III 104a–104b … rim" deyüp anlar giderken "İşte mührü vezîrden aldık. Dağılın ümmet-i Muhammed" dediklerinde feryâd [u] figânların dahi ziyâde edüp "Biz yetmiş âdemin katlin isteriz" dedil …
EÇS III 108a … amâm mıdır?" deyü nidâ edüp cümle "Tamâmdır. Sâhib-i hayrâta Hak rahmet eyleye" dediklerinde bevvâblar vakt-i Şâfi‘îde dervezeleri küşâde kılup yine kapu dibinde "Yollarda …
EÇS III 123a … âr oldukda bizler piyâde cenâb-ı şerîfinize yetişemeziz. Bu ne sırr-ı Hudâdır?" dediklerinde Arslan Beğ buyururlarmış kim "Vallahi ben de ana hayrânım ki Cenâb-ı Bârî bana …
EÇS III 127b–128a … dindiğinde Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfini arkasıyla urup "katl edin şu murdârı" dediklerinde silâhdâr ağa katl edüp Kara Şemseddîn Sivasî ve Şeyhülislâm (---) Efendi fetvâs …
EÇS III 128a … hedim edüp üzerine hâr [u] hâşâk-ı muzahrefât dökerek kabr-i şerîfi gâ’ib oldu" dediklerinde hemân Bâyezîd-i Velî ol mahall-i mezbelistâna varup bir seccâde üzre Kara Şemse …
EÇS III 133a–133b … -nümâ vardır kim görmeğe muhtâcdır. Kalk sana ol vâcibü's-seyri seyr etdirelim" dediklerinde hakîr dahi anlara teba‘iyyet edüp şehri seyerân u deverân ederek Tahtalkal‘a nâ …
EÇS III 142b … up vatan-ı aslîsine varup cum‘a giceleri deynini kazâ edüp cemâl oynatsa gerek" dediklerinde Şefî‘î Çelebi'ye bu gûne kelâm-ı ta‘n-âmiz bâr-ı sakîl gelüp "Doğuran kısrak ut …
EÇS III 142b … rken hemân su kesilüp cümle yârân şaka ile tebessüm edüp "Bre sen mef‘ûlmüşsün" dediklerinde garîb herîfin rûyunda kan kalmayup dem-beste ve hayrân kaldı. Ey imdi ben aldım …
EÇS III 150a–150b … vere edüp "Aya! Böyle bu şehr-i mu‘azzamım elden gidiyor. Buna ne ilâc eylesek" dediklerinde netîce-i kârları namâzgâh cânibindeki fezâ-yı çemenzâra handaklar kazup halâs o …
EÇS III 158a … yân'da niçe fısk [u] fücûr olur, men‘ [ü] def‘ içün emr-i pâdişâhî ricâ ederiz" dediklerinde hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup fi'l-hâl Kara Mustafâ Paşa tarafından bir kapucubaş …
EÇS III 174a … Pâdişâhım mühri el-hâsıl İpşir Mustafâ Paşa lalana gitmeği re’y-i ahsen gördük" dediklerinde "Ne dersin Melek lala?" dedikde hemân Melek Ahmed Paşa eydür "Pâdişâhım. Vallah …
EÇS IV 229b … nelerin harâb edüp Kürdleri "Hân sen dahi gûr-be-gûr olup harâb u yebâb olasın" dediklerinde cümlesinin evlerini küllühü ol imâr etmişdir.
EÇS IV 238a … dirîğ etmezseniz bu mahalle karîb bir temâşâgâh vardır. Ta ki acâ’ib göresiz." dediklerinde hakîr eyitdim: "Ey nûr-ı dîdem, bu seyâhatde ifnâ-yı vücûd etmeden murâd [u] me …
EÇS IV 243b Mukaddemâ bu za‘îfe yedisi bir yerden tevellüd etdi dediklerinde i‘timâd etmeyüp mu‘âraza etdiğime peşîmân olup Sübhân dağında kırk evlâd birden …
EÇS IV 264a … nderdi. Paşa bunları söyledüp "Vallah ve billah biz hânlı diyilıh biz Muşlıyıh" dediklerinde Paşa ikisini de âzâd eyledi ve yine bu mahalde Malazgird Beği Çarhacı Mehemmed …
EÇS IV 270b … up cümle erzâkı bu kal‘a-i metîndedir. Toplar uralım, bi-emrillah feth idelim." dediklerinde Paşa-yı dûrbîn fikr eyitdi: "Sizin ve bizim hasmımız hân-ı bîcân idi. Hamd-i Hu …
EÇS IV 274a … sı adâletiniz ile ordu-yı İslâm'da fürûht olunup sâhib-i düyûnlara edâ olunsun" dediklerinde bu niyyete el-Fâtiha denilüp Ziyâeddîn Beğ hân olup bir semmûr kürk al çuka kap …
EÇS IV 278a … e bizim bu kadar mâl-ı bevâkîmiz var. Bunları verirseniz mâlımız kanden çıkar." dediklerinde ,
EÇS IV 278b … şılık edüp evvel her sahûndan kendisi yeyüp sonra bizlere teklîf edüp yeyeyiz." dediklerinde hemân ârif Amber Ağa "N'ola bismillah!" deyüp ta paşa ile zânû-be-zânû oturup h …