… m ile anı götürdüler / Harkilu'r-Rûm'a anı yetirdiler / Cem‘ oluben bu sihirdir
dediler / Bu
yalandır ya mekirdir dediler / Dediler bunu koyalım bir yire / Olmaya toprak ol …
Gizledi sandûka içinde anıHurrem oldu görenin cân u teniGönderüp ol dürre[y]i ashâb ileİzzet [ü] ikrâm ile ahbâb ileİhtirâm ile anı götürdülerHarkilu'r-Rûm'a anı yetirdilerCem‘ oluben bu sihirdir dedilerBu yalandır ya mekirdir dedilerDediler bunu koyalım bir yireOlmaya toprak ola taş [u] dereKodular bir yire yazı sengi çokBir deredir taşı çok toprağı yokZâhir oldu anda enhâr-ı kirâmMu‘cizât-ı Mustafâ'dan ey hümâmNe yire kim kodularsa çıkdı suÇün hemândem câri olup akdı su
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17a ·
metinde göster ·
… derdi. Ol tâbût kangı şehre ve kangı hudûda vardı ise ol mahalle arz-ı mukaddes
dediler. Bu
tâbût hikâyesi Kur’ân-ı Azîm ile müsbetdir. Âyet, sûre-i Bakara
Menzil-i Cisr-i Râstân: Nehr-i Âsî üzre bir cisr-i azîmdir kim Arz-ı Mukaddes'de cereyân eden iki nehr üzre böyle cisr yokdur. Arz-ı Mukaddes'de cereyân eden nehr-i âzîmin biri nehr-i Furât'dır kim Malâtiyye hudûdundan tâ bahr-i Ummân'a bu nehr-i Furât rîzân olunca bu nehrin cânib-i kıblesi ve cenûbu ve garbı tâ Arz-ı Hâsân ve Askalân ve Remle ve Yafa ve Akka ve Sayda ve Berat ve Şâm Tarablus ve Tartûs-ı Tarsûs'a varınca arz-ı mukaddesdir. Andan Ramazânoğlu yaylası hudûd olup tâ Mar‘aş ve Malâtiyye'ye ve sâhil-i nehr-i Murâd'a varınca arz-ı mukaddesdir. Cemî‘i müfessirînin kavl-i sahîhi üzre Arz-ı Mukaddes oldur kim Cenâb-ı Bârî rûz-ı mahşerde İsrâfîl Sûr'una nefh urup cemî‘i mevtâ ihyâ oldukda bu Arz-ı Mukaddesi Kâdir-i Lem-yezel ol kadar vâsi‘ ede kim cemî‘i ins ü cân u cin u tuyûr ve {cümle mahlûk-ı Hudâ'nın} sü’âli Kuds-i Şerîf olup cümle mahlûk bu Arz-ı Mukaddes'de cem‘ ola. Anınçün Arz-ı Mukaddes derler. Rivâyet-i uhrâda Hazret-i Dâvûd-ı Nebî aleyhisselâm ile bir tâbût bile giderdi. Ol tâbût kangı şehre ve kangı hudûda vardı ise ol mahalle arz-ı mukaddes dediler. Bu tâbût hikâyesi Kur’ân-ı Azîm ile müsbetdir. Âyet, sûre-i Bakara
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26b ·
metinde göster ·
… . Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır
dediler. Bu
Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelü …
Bu belde-i kadîmin hakkında cemî‘i millet-i Mesîhiyye müverrihleri müttefekun aleyh olup sıhhati üzre eyle tahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâr edüp anda yetmiş nefer kimesne ile şükrân-ı selâmet herkesde ne ni‘met bulundu ise bir yire cem‘ edüp bir kazgan içre tabh eyleyüp tenâvül edüp Hakka şükür etdiler. Ol ta‘âmın ismine aşur aşı nâm kodular. Zîrâ Tûfân'dan halâs oldukları gün mâh-ı muharremin onuncu gün olmağıyla yevm-i âşir deyüp aşur aşı dediler. Andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm zevrakında olan yetmiş aded âdemlere nübüvvet ile fermân edüp her birini birer diyâra Kalimon keheneyi Arz-ı Hâsân'a gönderdi kim hâlâ diyâr-ı Mısır'da Bilbes şehrine Arz-ı Hâsân derler. Anınçün Mısır arz-ı mukaddesden değildir. Ba‘dehû Kalimon hakîm Mısır'a varup Hazret-i İdrîs ta‘lîmiyle binâ olunan Mısır Cizesindeki Hırem dağları ki hâlâ anlara Fir‘avn dağları derler, ammâ hilâfdır Sürid hakîm izn-i İdrîs ile binâ etmişdir. Tûfân'dan sehel harâb olmak ile Kalimon hakîm yine imâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup Ehrâm dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelüp birer cây-ı vatan istediklerinde her birin bir diyâra gönderüp Sırfâyil nâm bir oğlunu Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'da vatan tutanın bu Sırfâyil'dir. Arz-ı Rûm'da deverân u seyerân ederek bu Sofya arzının âb [u] hevâsından ve Vitoş nâm kûh-ı bülendinden hazz edüp arz-ı Sofya'da sâkin olup her biri yüzer seneye bâliğ iken her birin birer arza gönderüp vatan dutundular. Bir oğlu Latine'dir, Dobra Venedik'e gidüp nevpeydâ Venedik körfezi sâhilinde kurâ ve kasabâtlar binâ edüp anda tenâsül bulup kavm-i Latin oldu. Bir oğlu Hersek idi. Hersek diyârı anın ismiyle müsemmâdır. Bir oğlu Vornik idi. İzvornik'de sâkin olup Voynuk kabilesi Vornik neslindendir. Bir oğlu Bulkarya'dır. Bulgar andan münteşir oldu. Bir oğlu Franka idi. Frenk andandır. Biri Hırabda idi, Hırvad andandır. Bir oğlu Boşnak idi, kavmi andandır. Bir oğlu Doşka idi, Alaman ile Venedik mâbeyninde Dodoşka kavmi andandır. Ammâ Macar Acem'den gelme Menuçehr evlâdlarından Mençır'dan galat Macar kavmidir. Sırfâyil'in bir oğlu da Romaa idi. Kızılelma Roması'nda kalup {on bir evlâdı olup her birin birer diyârı reyy ü imâr etmeğe gönderdi kim İşpaniye vilâyetinin ismidir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b–137a ·
metinde göster ·
… ûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhilden nişân verir bir sudur,
dediler. Bu
hakîr yakîn geçdik ammâ görmedik. Hatta Kenzikli Hacı Cârullah nâm bir sâhibü'l …
Ve mine'l-acâ’ib, ibret-nümâ-yı garîb: Kal‘a-i Erzurûm ve kal‘a-i Ahlat ile bu Sübhân dağı mâbeynehümâlarında bir temâşâgâh-ı mahûf vardır. Allahümme afvenâ, ana Ayn-ı Çemenzâr derler, yalçın kayalardan tulû‘ edüp seng-i hârâlardan aşağı ol uyûn pertâb etdikde sâ‘ikasından âdemin kulağı asamm olup sadâsı iki fersah mesâfe-i ba‘îdeden istimâ‘ olunur. Bu ayn bir haylice cereyân edüp gâ’ib olur. Eğer âdem eğer gayrı hayvânât bu sudan nûş etseler ol ân âdem merhûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhilden nişân verir bir sudur, dediler. Bu hakîr yakîn geçdik ammâ görmedik. Hatta Kenzikli Hacı Cârullah nâm bir sâhibü'l-hayrât kendi hikâyet etdi kim "Bu ayn-ı hummenin yemîn ü yesârında gurûbuna varınca ol kadar dağî hayvân üstühânları var kim hadd ü hasrın Hudâ bilür. Âhir-ı kâr Hacdan geldiğim sene mâlımdan üç bin guruş hasbeten-lillah harc edüp bu ayn-ı hummenin tulû‘undan gurûbuna varınca iki tarafında kârgîr kireç cibis ile metîn dîvârlar etdim ki hayvânâtlar nûş edüp helâk olmayalar" deyü sâhibü'l-hayrât el-Hacı Cârullah hikâyet etdi. Ve bu aynın yemîn ü yesârında asla nebâtât u giyâhât ve imârâtdan bir nişân yokdur, dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… âl bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye
dediler. Bu
mahalde sa‘âdetlü hünkâ[r] deryâdan başdarda ile gelirken Anadolu'da Sultâniyye …
Ba‘dehû bu Sultâniyye'ye nazîre Rûmeli tarafında Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ bir sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye dediler. Bu mahalde sa‘âdetlü hünkâ[r] deryâdan başdarda ile gelirken Anadolu'da Sultâniyye ve Rûmeli tarafında Hâkâniyye ol kadar şâdumânî topları atup keklik gibi sekdirme gülleler seke seke hünkârın başdardasının sağından solundan geçüp sa‘âdetlü hünkâr Anadolu tarafında serâperdesinde meks edüp kal‘a-i nev-âbâdı temâşâya şurû‘ edüp binâ emîni olan Ankebût Ahmed Paşa'ya bir hil‘at-i semmûr ihsân edüp Topçubaşı Alî Balı'ya ve mi‘mâr ağaya ve gayrı bennâ üstâd halîfelere kırk aded hil‘at-i fâhireler geydirilüp anı gördük; alâ mela’i'n-nâs yetmiş pâre galyon ile Venedik cenerali Bozcaada altından gitdiklerinde ol ân Bozcaada muhâfızı olan Sührâb Mehemmed Paşa'dan sa‘âdetlü pâdişâha ve Köpürlü vezîre hedâyâlar geldi. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
Bu mahallerin sarp dağlarının mağârâlarına cümle küffâr mâl [u] menâlleriyle girüp kapandıkları ecilden ve sene-i mâzîde Seydî Ahmed Paşa nehb u gâret etdiğinden bir mâl-ı ganâ’im bulunmayup hâ’ib u hâsir gerü dönüp bir günde yine Danilova'da serdârımızla müşerref oldukda cümle gâzîlerimize yemîn verdiler kim, "Aldığınız şikâr-ı ganâ’imleri ileri Hilevne'ye göndermediniz mi?" dediler. Bu hâl üzre Danilova'dan kalkup cânib-i kıbleye sahrâlar içre 8 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147a ·
metinde göster ·
… ine esîrlerimizin nakilleri üzre bu vilâyetde cümle yedi yüz pâre kal‘a vardır,
dediler. Bu
şehr-i Holandiye'de âdem deryâsı olmağile şehri incitmeyüp etrâfında olan kurâl …
(---)(---) hükmünde bu dahi bir sevâd-ı mu‘azzam şehirdir kim Kallevine esîrlerimizin nakilleri üzre bu vilâyetde cümle yedi yüz pâre kal‘a vardır, dediler. Bu şehr-i Holandiye'de âdem deryâsı olmağile şehri incitmeyüp etrâfında olan kurâları bir gün bir gecede çapup kurâlar gâret edüp dahi bu diyâra yat yağı ayağı değmemişken cümle küffâr evli evlerinde dururken Pranda nâm köyleri imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127a ·
metinde göster ·
… halden hareket edin ki mâh-ı Zilka‘denin üçüncü günüdür. Teng mahalle kaldınız"
dediler. Bu
mahalde Ayntâb ve Mar‘aş ve Türkmândan beş on ankâ kimesneler gelüp,
"Yâ vezîr! Bu askere kifâyet Y 262a mikdârı zahîre getür kim bunda kalan zahîreyi biz size avdetinizde yâ Ma‘ân ve Ulâ ve Medîne'ye dek yetişdiririz. Ve Ulâ ve Ma‘ân'da bizim şeyhlerimiz vardır. Anlara sizinle mektûb veririz kim cemî‘i levâzımâtınızı anlar size versin. Siz anlara temessük verin. Biz anlar ile fod oluruz. Hemân hevâ latîf iken bu mahalden hareket edin ki mâh-ı Zilka‘denin üçüncü günüdür. Teng mahalle kaldınız" dediler. Bu mahalde Ayntâb ve Mar‘aş ve Türkmândan beş on ankâ kimesneler gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261b–Y262a ·
metinde göster ·