İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

def* ü

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
74
isabet
71 cümle/beyitte
27,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
3
farklı biçim
63 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7430,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 74

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“def* ü” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 23b … dan halîfesi olan Hacı Bektaş-ı Velî'yi üç yüz fukarâsıyla sâhib-i seccâde edüp def ü kudüm ve alem ü çırâğ verüp "Var Orhân Beğ ile Rûm fâtihi ol ya Bektaş" deyü ne …
EÇS I 26b … în Hâfî fukarâları ile deryâ üzre postların döşeyüp tevhîd-i erreye meşgûl olup def [ü] kudümlerin çalarak ve alem-i hâfîlerin açarak azharun mine'ş-şems deryâ üzerind …
EÇS I 148b … et'i görememişdir. Andan mâ‘adâ pîrler sâhib-i seccâde ve tuğ ve tabl u alem ve def ü kudüm sâhibi oldular. Ve Hazret-i Risâlet'in ve çâr-yâr-ı güzînin dest-i şerîfl …
EÇS I 157a … ları üzre gûnâ-gûn cığalar ve gûnâ-gûn ziller ile kendüleri zeyn edüp ellerinde def ü kudüm ve Eyyûp deblekleri ile "illâ yansuru's-sultân" deyüp ellerin dak ederek …
EÇS I 202b–203a … rî olsun. Sûrlarda ve hitânlarda ve zekât verecek mahallerde çala. Arabistân'da def ü kudüm çalınmak şer‘îdir. 203a
EÇS I 203a … da mahlûle iken Hazret'e mahabbet edüp Hazret'in menkûhası olup leyle-i zifâfda def ü kudüm ve rebâb ve nây sâzları çalındığı Siğer-i Cerîr'de mastûrdur. Anıniçün se …
EÇS I 204a–204b … ahâretlerin icrâ ederek ubûr ederler kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Bunlar dahi def ü kudüm ve bir hây-hû-yı şûm ile ubûr ederler kim İslâmbol içi velvelelerinden ze …
EÇS I 205a … arabalar üzre dükkânların kamış borularla ve tırıllarla ve fırlaklarla ve hurde deff ü dümbelek ve kemânce ve sıçan ve kuşlar ve'l-hâsıl bunlarda olan şeytanat ve mas …
EÇS I 206b Ammâ mülûk içün sûrnâ ve boru ve tabl ve deff [ü] kudüm ve nây ve rebâb çalmağa sehel ruhsat vermişlerdir kim sâz [u] söz sevdâyı …
EÇS I 215a … n, mudhikân, cüvân-mergân var ise bozacıbaşı ve hamr emîni akîblerince niçe bin def ü kudüm ve nefîr ve balaban ve tanbûrî ve santûrî ile ahşama karîb alayköşkü dibi …
EÇS II 266a–267a … îmesi olan mile yakın gelince hemân Sarı Saltık Sultân fukarâlarına işâret edüp def ü kudüm ve nefîr ü zil çalınca ejder mil dibine yakın geldikde Saltık Bây Sultân …
EÇS III 7b–8a … hadeng oklardır ve cümle der-i dîvârında niçe bir âşıkânın cihâz-ı fakrlarından def ü kudûm ve nefîr ve tabl u zil [u] bemm ü teber ve pâleheng ve zerdeste ve sapan- …
EÇS III 31a … oynar, kimi murabba‘ ve kâr u nakş okur, kimi dübeyt ü taksîm ve varsağı okuyup def ü kudûm çalıp gûnâ-gûn şakalar eder.
EÇS III 132a … ne imiş. Bektâş-ı Velî'nin cihâz-ı fakrı ve sılalarına vâsıl olup tuğ u alem ve def ü kudûm ü nefiriyle erre-i tevhîd-i sultânî ederek bu kûh-ı bülendi cây-ı me’men …
EÇS III 150a … zûn olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek şehr-i Edirne'ye alem kaldırup def ü kudûm ü tablın döğdürüp tevhid [ü] tezkîr-i erre ile nefîrlerin çalarak derûn-ı …
EÇS IV 232b … ân Zengüzer, ya‘nî avretden geçmiş mücerred pâk olmuş demekdir, mezkûr pehlivân def ü kudümün çalmağa başladı.
EÇS V 174b … r bir küçük kubbe içinde medfûn olup etrâfında cihâz-ı fakrdan çerâğ ve alem ve def ü kudûmler ve post ve hırka ve seccâdeler ile müzeyyen bir kubbe-i pür-envârdır. …
EÇS V 174b–175a … rdan gelirken bu tekye mahallindeki hıyâbâna uğrayup görse kim bir alay abdâlân def [ü] kudûmların çalup âyîn-i Âl-i abâ ederler. Kral-ı dâll bunlardan hazz edüp şikâr …
EÇS V 174b–175a … soyup bir kuru çam ağacına geyiği geçirüp meydân-ı mahabbete koyup cümle fukarâ def [ü] kudûm çalarak tevhîde meşgûl olup ot yanmadan tütün tütmeden harâret-i tevhîd i …
EÇS VII 68b … e ta‘bîr [u] tavsîf olunmaz. Hattâ bir pehlivân kefere meydân-ı mahabbete gelüp def ü kudûm çalarken iki gulâmı semâ‘ ederken birbirlerine uryânen sarılup iki gulâmı …
EÇS VIII 242a Ve her tarafda çeng ü çeğâne ve def ü tanbûr u santûr ve çeng ü rebâb u mûsikârlar çalınup kahvehâne ve meyhâne ve bo …
EÇS VIII 245a … heng ve kabağı ve sapan-ı Dâvûdîsi var ve niçe tabl u alem ve tarak u sancağ ve def ü kudûm ve nefîr ü zil ve kebirge ve ma‘rifeleri var. Cemî‘i fukarâlar her gelen …
EÇS IX Y129b … n hisâbın Hudâ bilür. Ve meydânlarında niçe yüz altun-misâl alemler ve çerâğ ve deff ü kudüm [ve] nefîr ü nakkâreler ile pîrâstedir. Ve üç yüzden mütecâviz pâ-bürehne …
EÇS IX Y130a "N'ola güllerim" deyüp ol gece çerâğ ve meş‘aller yakup deff ü kudümlerin döğüp ve sûr [u] tabılların çalup hâlâ âsitânesine havâle olan taşlı …
EÇS IX Y200a … e serçeşme olan şeyh Abdülkâdirü'l-Gîlânî. şeyhi cümle fukarâsıyla gelüp ol şeb deff [ü] kudüm çalarak tevhîd-i erre ederek cümle uşşâk mest [ü] medhûş olarak ihyâ eder …
EÇS IX Y207a–Y207b … â etmişler, azîm tekyedir. Her leyle-i cum‘ada şeyh [ü] meşâyih anda sabâha dek def ü kudüm Y 207b ile tevhîd-i ilâhî edüp ihyâ ederler.
EÇS IX Y313b … debdebe vü dehdehe ile azîm hevdec ve mahfiller ve taht-ı revân-ı gûnâ-gûn ile deff ü kudüm cilcile ve tabl u kûs [ve] nakkâre ve Yemen deblekleri çalınarak gûnâ-gûn …
EÇS IX Y314a … ---) (---) (---) libâs-ı fâhirelerin geyüp sürûr [u] şâdumân ederek bu cânibden deff ü kudüm sadâsı evce peyveste olarak cemî‘i şürefâ bir gün mukaddem Arafât'a bu te …
EÇS IX Y327a … u] nûş olunup hâtır hoş olarak ve her kahvehânede gavâzîler ve habeşe cevârîler deff ü kudüm çalarak zevk u safâ olunur. Anın dahi erbâbı bulunur.
EÇS IX Y354a … olunur. Ammâ Mekke-i mükerreme gavâzîleri dahi leyle-i zifâfda ve sûr-ı hitânda deff [ü] kudüm ile raks edüp müfte‘ilün vezni üzre ebyât [u] eş‘ârları hüsn-i savt ile â …
EÇS IX Y360a Evvelâ kâ’ide-i Mekke budur kim cümle mürde-şûylar haber alup deff [ü] kudümleri ile gelüp bir hây bir hû ile makâm-ı hicâzda su salâları verirken mür …
EÇS IX Y376b … yeri mürûr ederler. Ve böyle sarp yerlerde cümle akkâm ve sakkâ ve meş‘alciyân deff [ü] kudümlerin çalarak elâ yansuru's-sultân deyüp el çarparak gûnâ-gûn şakalar eder …
EÇS X Y132a … ile gelüp beş altı yüz çadır ulemâ ve sulehâ ve meşâyih niçe bin fukarâlar ile deff ü kudüm çalarak üç gün üç gece tevhîd-i sultânî ederler.
EÇS X Y151a {Ardı sıra üç yüz altmış tarîkın meşâyihleri niçe bin alemlerle deff ü kudümlerin çalup tevhîd-i sultânî ederek ubûr ederler.}
EÇS X Y153a … zer-ender-zere müstağrak ve müzeyyen olup bir hây hû ile bir şâdumânî fasıl ile deff [ü] kudüm çalarak ve kol kol hânende ve sâzendegânlar fasıl ederek paşanın dokuzar …
EÇS X Y168a … rî ve niçe bin kanâdîl eşâreler ile cümle rakkâs u cüvân bânîler [Yaniler?] ile deff ü dâ’ire ile gûnâ-gûn fasıl ederek kahvecibaşı ve sirkecibaşı atbaşı berâber olup …
EÇS X Y168a–Y168b … ağ tulumların sürerek cemî‘i halk bu esnâfa gülerek yolları tulumlar ile açarak deff [ü] dâ’ire ve deblek çalarak bunlar dahi dilberânları ile mehterhânelerin çalarak u …
EÇS X Y198a … âları ile tevhîd-i sultânî ve zikrullâh-ı Yezdânî edüp niçe bin alem ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâre ve tabl [u] kös ü kudümler çalarak cümle …
EÇS X Y198b … bûr eder. Bu mahmel-i şerîf anın Bâb-ı şerîf yanında niçe bin akkâm meş‘alciyân def [ü] kudümlerin çalup "İllâ yansuru's-sultân ve inşâallâh bi's-selâme" deyü feryâd e …
EÇS X Y199a Cümle asker ve niçe bin fukarâ alem [ve] def [ü] kudümleri ile {(---) nâm mahalden mahmel-i şerîfi donadup tezyîn ile çıkarup} a …
EÇS X Y201b … dır. Elleri cıda ve mızrak, kılıç ve kalkanlı iki bin fukarâlardır. Alaylarında def ü kudüm ve tabl u nakâre ve zil [ü] bem ve zurna çalarak ve beş altı yüz alaca al …
EÇS X Y201b–Y202a … ar üzre cânib-i erba‘ası alemler ile zeyn olup gûnâ-gûn tevhîd-i sultânî ederek def [ü] kudümlerin çalarak eyle tevhîd ederler kim sadâ-yı hû'dan Mısır içi mâl-â-mâl o …
EÇS X Y202a … a alup önünde niçe bin uşşâk hû ismine meşgûl olup niçe bin tabl [u] kudüm [ve] def ü nakâre ve ziller ile ubûr ederler.
EÇS X Y202a … vhîd ü tezkîrlerin ederek tabl [u] nefîr ve nakâre ve kudüm ve boru ve zurna ve def ü ziller çalarak mest [ü] medhûş ubûr ederler.
EÇS X Y202b … u‘ [u] meskenet üzre tevhîd ederek ve alemlerin küşâde kılup ubûr ederler. Ammâ deff ü kudüm ve tabl ü nakâre ve boru ve zurna ve davulları yokdur. Âdâb üzre herbiri …
EÇS X Y202b Andan tarîk-ı Hazret-i Ömer Rûşenî ve tarîk-ı İbrâhîm-i Gülşenî: Bunlar dahi def ü kudümsüz ve hây hûysuz beş yüz pâk aselî ve sûzenî nigendeli cellâyî hırkalar g …
EÇS X Y203a … Ceyhûn ve sirişk-i Seyhûn-vâr dîde-i pür-nemden nem-i yem gibi cereyân eder. Ve deff ü kudüm ve dübelek ve tabl u nakâre ve ziller sadâsı evce peyveste olur.
EÇS X Y203a–Y203b … a gidince el-azametullâh bu dahi Mısır'ın bir temâşâ günüdür. Cümle meş‘alciyân def ü kudümleri ile "el-hamdülillâhi bi's-selâme" deyüp Bâb-ı Nâsır'dan içeri hây hûy …
EÇS X Y219a–Y220a … vî'nin pâ-bürehne ve ser-bürehne geysûdâr fukarâ-yı i‘lânî derler, bu kavimdir, deff ü dâyire ve kudümler ile çârsû-yı bâzârda deff ü kudüm ile kasîde ve mavâllar oku …
EÇS X Y219a–Y220a … â-yı i‘lânî derler, bu kavimdir, deff ü dâyire ve kudümler ile çârsû-yı bâzârda deff ü kudüm ile kasîde ve mavâllar okuyup tevhîd ederek mevlûd-ı Bedevî halka i‘lâm e …