enîs-i gam-güsârı idi. Ve Âşık Haydar dahi nedîm-i hâssı idi. Ve on yedi ban oğ …
Nedîm-i hâslarından Sivrihisârî Cem Şâh Sa‘dîsi defterdârı ve enîs-i gam-güsârı idi. Ve Âşık Haydar dahi nedîm-i hâssı idi. Ve on yedi ban oğlu ban karşusunda eller kavşırup hidmetinde idiler. Dâ’imâ cemî‘i kâfiristânda tevâbi‘ [u] levâhıkıyla seyâhat ederdi. Niçe bin penç beyti ve muhammes ü müseddesâtı ve kasâyidi vardır kim dîvânı beyne'ş-şu‘arâ memdûh-ı âlemdir. Kıt‘a-yı Cem Şâh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
sonra lalası olup pîr olmağile dördüncü vezîr olup Selânik'de mütekâ‘id iken bi …
Vezîr Koca Kâsım Paşa: Süleymân Hân'ın şehzâdeliği hâlinde defterdârı ve sonra lalası olup pîr olmağile dördüncü vezîr olup Selânik'de mütekâ‘id iken bir câmi‘ binâ edüp anda vefât etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
çavuşlar kethudâsı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve a …
Yigirmi dörd sancakdır. Evvelâ mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve voynuk ağası ve ze‘âmet ile yedi Yörük beğleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… l defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve tîmâr
defterdârı ve
alaybeğisi ve çeribaşısı ve voynuk ağası ve ze‘âmet ile yedi Yörük beğleri vard …
Yigirmi dörd sancakdır. Evvelâ mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve voynuk ağası ve ze‘âmet ile yedi Yörük beğleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… on dörd sancakdır, defter kethudâsı ve defter emîni ve defter muhâsibi ve tîmâr
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çeribaşları ve alaybeğisi vardır ve ze‘ …
Cümle on dörd sancakdır, defter kethudâsı ve defter emîni ve defter muhâsibi ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çeribaşları ve alaybeğisi vardır ve ze‘âmet ile dörd müsellem beği vardır ve on bir yaya beği vardır. Şehr-i Kütâhiyye paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve e …
Yedi sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
Yedi sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır.
Yedi sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… sancakdır üç sancağı sâlyâne iledir. Defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve emîni ve azebistân ağaları ve kethudâları ve yüzbaşı dayı …
On bir sancakdır üç sancağı sâlyâne iledir. Defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve azebistân ağaları ve kethudâları ve yüzbaşı dayıları vardır. Şehr-i Gelibolu Paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve e …
Cümle (---) sancakdır. Budin'de hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır kim büyük dîvândır. Kal‘a-i Budin paşa sancağıdır. {Ve livâ-i Belgrad kâ’immakâmlıkdır. }
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… cakdır. Budin'de hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır kim büyük dîvâ …
Cümle (---) sancakdır. Budin'de hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır kim büyük dîvândır. Kal‘a-i Budin paşa sancağıdır. {Ve livâ-i Belgrad kâ’immakâmlıkdır. }
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
Bu dahi Budin eyâletinden ifrâz eyâlet olup (---) sancakdır. Mâl
defterdârı ve
tîmâr defterdârı yokdur. Ammâ çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve alaybeğis …
Bu dahi Budin eyâletinden ifrâz eyâlet olup (---) sancakdır. Mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı yokdur. Ammâ çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Kannije, paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
… rülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa feth edüp eyâlet olmuşdur. Ammâ ma‘mûr eyâletdir. Mâl
defterdârı ve
defter emîni ve defter kethudâsı ve çavuşlar kethudâsı ve alaybeğisi ve çeribaş …
Yetmiş üçde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ asrında be-dest-i Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa feth edüp eyâlet olmuşdur. Ammâ ma‘mûr eyâletdir. Mâl defterdârı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve çavuşlar kethudâsı ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yigirmi oda ile yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve topcubaşısı ve bir vezîr hâkimi vardır. Eyâletinde cümle (---) sancakdır. Uğvar paşa tahtı sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve mâl-ı pâdişâhî defterdârı ve çavuşlar k …
Altı sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve mâl-ı pâdişâhî defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve yigirmi iki tuğ sâhibi kal‘a ağaları ve dizdârı ve çeribaşıları ve alaybeğisi vardır. Hâlâ Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında sene 1069 târîhinde be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘ası feth olup Tımışvar paşasına sancak-ı taht oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
Altı sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr
defterdârı ve
mâl-ı pâdişâhî defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve yigirmi ik …
Altı sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve mâl-ı pâdişâhî defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve yigirmi iki tuğ sâhibi kal‘a ağaları ve dizdârı ve çeribaşıları ve alaybeğisi vardır. Hâlâ Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında sene 1069 târîhinde be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘ası feth olup Tımışvar paşasına sancak-ı taht oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… ır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve mâl-ı pâdişâhî
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve yigirmi iki tuğ sâhibi kal‘a ağaları ve …
Altı sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve mâl-ı pâdişâhî defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve yigirmi iki tuğ sâhibi kal‘a ağaları ve dizdârı ve çeribaşıları ve alaybeğisi vardır. Hâlâ Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında sene 1069 târîhinde be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘ası feth olup Tımışvar paşasına sancak-ı taht oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… srında be-dest-i serdâr-ı mu‘azzam Köse Alî Paşa feth edüp eyâlet olmuşdur. Mâl
defterdârı ve
defter emîni ve defter kethudâsı ve defterdâr-ı tîmâr ve çavuşlar kethudâsı ve …
Sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in asrında be-dest-i serdâr-ı mu‘azzam Köse Alî Paşa feth edüp eyâlet olmuşdur. Mâl defterdârı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve defterdâr-ı tîmâr ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve on oda yeniçeri ağası ve dizdârı ve bir hâkim vezîri ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Paşa tahtı kal‘a-i Varat'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Anc …
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup …
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
Yedi sancakdır, dördü hâs ile üçü sâlyâne ile zabt olunur. Hazîne
defterdârı ve
tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve e …
Yedi sancakdır, dördü hâs ile üçü sâlyâne ile zabt olunur. Hazîne defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… ancakdır, dördü hâs ile üçü sâlyâne ile zabt olunur. Hazîne defterdârı ve tîmâr
defterdârı ve
defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi v …
Yedi sancakdır, dördü hâs ile üçü sâlyâne ile zabt olunur. Hazîne defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve alaybeğisi ve çeribaşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… olmağla kırk bin kul ve bir yeniçeri ağası ve bir vezîr-i zî-tedbîr ve bir mâl
defterdârı ve
tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve rû …
Sancakların beyân eder: Evvelâ livâ-i Hanya ve livâ-i Retime ve livâ-i Seline ve livâ-i (---)(---)(---). Eyâlet-i azîm olmağla kırk bin kul ve bir yeniçeri ağası ve bir vezîr-i zî-tedbîr ve bir mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve rûznâmecisi ve alaybeğleri ve çeribaşıları vardır ve hâlâ yedi vezîr ve kırk bin asker muhâfazasına me’mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… l ve bir yeniçeri ağası ve bir vezîr-i zî-tedbîr ve bir mâl defterdârı ve tîmâr
defterdârı ve
defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve rûznâmecisi ve alaybeğ …
Sancakların beyân eder: Evvelâ livâ-i Hanya ve livâ-i Retime ve livâ-i Seline ve livâ-i (---)(---)(---). Eyâlet-i azîm olmağla kırk bin kul ve bir yeniçeri ağası ve bir vezîr-i zî-tedbîr ve bir mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve rûznâmecisi ve alaybeğleri ve çeribaşıları vardır ve hâlâ yedi vezîr ve kırk bin asker muhâfazasına me’mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
gayrı cümle dîvân huddâmları mukarrerdir. Alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Ve …
Hazîne defterdârı ve gayrı cümle dîvân huddâmları mukarrerdir. Alaybeğisi ve çeribaşıları vardır. Ve cümle on sancakdır, yedisi hâs ile zabt olunur, üçü sâlyâne iledir. Sâlyâne ile olan livâlarda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve alaybeği ve çerib …
Beş sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Tarabulus-ı Şâm paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
Beş sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Tarabulus-ı Şâm paşa sanca …
Beş sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Tarabulus-ı Şâm paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… ı sâlyâne ile olmağın iltizâm olmuşdur, anlarda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hazîne
defterdârı ve
başka Haleb muhassılı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı …
Ze‘âmet ve tîmârları yedi sancakdır. İki sancağı sâlyâne ile olmağın iltizâm olmuşdur, anlarda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hazîne defterdârı ve başka Haleb muhassılı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve alaybeği ve çeribaşıları vardır kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve al …
Bu Diyârbekir dîvânının dahi rûznâmecisi ve mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
Bu Diyârbekir dîvânının dahi rûznâmecisi ve mâl defterdârı ve tîmâr
defterdârı ve
defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve alaybeğisi ve çeribaşı …
Bu Diyârbekir dîvânının dahi rûznâmecisi ve mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve alaybeğisi ve çeribaşıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… ak bir yere cem‘ olup Trabızon eyâlet olmuşdur. Lâkin defter kethudâsı ve tîmâr
defterdârı ve
alaybeği ve çeribaşısı vardır.
Ve Tarabefsûn dahi derler, Batum sancakları ki Gümüşhâne ve Canha ve Rize ve Gönye, bu dörd sancak bir yere cem‘ olup Trabızon eyâlet olmuşdur. Lâkin defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı vardır ve yedi sancağında sâ’ir memâlik gi …
On sekiz sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı vardır ve yedi sancağında sâ’ir memâlik gibi ze‘âmet [ve] tîmâr olup "Arz-ı memleket" deyü zikr olunur. Livâ-i Hille ve Zeng-âbâd ve Cevâzir ve Rûmâhiyye ve Cengûle ve Karatağ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… ed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i (---) Paşa feth olup eyâlet olmuşdur. Hâlâ mâl
defterdârı ve
çavuşlar kethudâsı vardır. Tîmâr ve ze‘âmet olmaduğundan alaybeği ve çeribaşı o …
Mâ-tekaddem mülkiyyet üzre zabt olunurdu. Sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i (---) Paşa feth olup eyâlet olmuşdur. Hâlâ mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı vardır. Tîmâr ve ze‘âmet olmaduğundan alaybeği ve çeribaşı olmayup cümle arâzîsi vâlîsine iltizâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
… âtdır, bir nev‘i küşûfiyye kurâlarıdır ve bir sınıfı iltizâm belîdeleridir. Mâl
defterdârı ve
rûznâmecisi ve yedi mukâta‘acısı ve paşa tarafından mukâbelecisi ve küçük rûznâ …
Dahi tîmâr ve ze‘âmet yokdur, cümle kurâ vü kasabâtları üç nev‘ üzre tahrîr olunmuşdur. Bir sınıfı mîrî kurâlarıdır, bir nev‘i evkâfâtdır, bir nev‘i küşûfiyye kurâlarıdır ve bir sınıfı iltizâm belîdeleridir. Mâl defterdârı ve rûznâmecisi ve yedi mukâta‘acısı ve paşa tarafından mukâbelecisi ve küçük rûznâmecisi ve kırk aded ümerâları ve yedi bölük ağaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çav …
On üç sancakdır. Defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve tîmâr defterdârı vardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin …
Sekbânbaşı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
nişâncıyân: Defterdâr Murâd Çelebi ve Dervîş Çelebi Şeyh Baba Nakkâş oğludur ve …
Der-zikr-i defterdârân ve nişâncıyân: Defterdâr Murâd Çelebi ve Dervîş Çelebi Şeyh Baba Nakkâş oğludur ve Lalazâde Mehemmed Çelebi ve Oğlan Memi Çelebi ve Abdülgafûr Çelebi ve Muharrem Çelebi ve Nişâncı Fîrûz Beğ ve Mehemmed Çelebi merhûm Nişânî Celâlzâde Beğ hâherzâdesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58a ·
metinde göster ·
… yüz pâre şayka ile gelüp bu belîdeden bin âdem esîr ve beş Mısır hazînesi mâl-ı
defâyin ve
bu kadar kâlâ-yı zî-kıymet olup bî-bâk u bî-pervâ selâmetle dârü'l-bevârlarına …
Bunda medrese ve bezâsten ve kal‘a yokdur ammâ tüfeng-endâz askerîsi çokdur. Zîrâ bir kere sene (---) târîhinde rûz-ı ıydde Kazak-ı âk Karadeniz Boğazı'ndan üç yüz pâre şayka ile gelüp bu belîdeden bin âdem esîr ve beş Mısır hazînesi mâl-ı defâyin ve bu kadar kâlâ-yı zî-kıymet olup bî-bâk u bî-pervâ selâmetle dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ol asırdan berü bu şehirde yeniçeri ocağından bir oda kolluk eder ve her gece bostâncıbaşı kayığıyla gelüp hıfz [u] hırâset eder. Ve ol zamândan berü kânûn-ı Murâd Hân-ı Râbi‘dir, Karadeniz Boğazı hâricinde Terkoz nâm kal‘ada ve Uskumru çayırında cümle yeniçeri oturakları ve korucuları çadırların kurup altı ay muhâfaza beklerler. 138a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b–138a ·
metinde göster ·
… Bâlâ [ve] livâ-yı Gönye ve livâ-yı Tırabozon, paşa sancağıdır. Kânûn üzre timar
defterdârı [ve]
defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve tim …
Eyâletinde beş sancakdır. Evvelâ livâ-yı Canha ve livâ-yı Batum-ı Zîr ve livâ-yı Batum-ı Bâlâ [ve] livâ-yı Gönye ve livâ-yı Tırabozon, paşa sancağıdır. Kânûn üzre timar defterdârı [ve] defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve timar defterdârı ve mâl defterdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249a ·
metinde göster ·
… fter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve timar
defterdârı ve
mâl defterdârı vardır.
Eyâletinde beş sancakdır. Evvelâ livâ-yı Canha ve livâ-yı Batum-ı Zîr ve livâ-yı Batum-ı Bâlâ [ve] livâ-yı Gönye ve livâ-yı Tırabozon, paşa sancağıdır. Kânûn üzre timar defterdârı [ve] defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve timar defterdârı ve mâl defterdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249a ·
metinde göster ·
Bu âsitâne-i bâ-sa‘âdetin sebeb-i inşâsı oldur kim sene (---) târîhinde bizzât Muhammed Hacı Bektâş-ı Velî Yesev şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp diyâr-ı Rûm'da sâhib-i seccâde olmağa me’zûn olup üç yüz yetmiş fukarâ ve bu Keliğra Sultân cümle fukarâlara ser-çeşme olup Hacı Bektâş-ı Velî ile Rûm'da Orhân Gâzî'ye gelüp Bursa fethinden sonra Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ı yetmiş fukarâsıyla Moskov ve Leh ve Çeh ve Dobruca diyârlarına gönderüp Rûm erenleri olmağa izn verüp "Dobruca'da bir böcük vardır, anı katl edüp ibâdullahı şerrinden emîn eyle" deyü Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ın destine bir tahta kılıç ve bir seccâde ve tabl ve kudüm ve alem ve sıraf ve def ve nakkâre verüp Keliğra Dede kal‘a-i Sinop'a gelüp alâ mele’i'n-nâs yetmiş nefer fukarâsıyla postların deryâ üzre döşeyip "Yâ Hayy [u] yâ Kayyûm" esmâsına müdâvemet edüp def ve kudümlerin çalarak bir günde Rûm cânibinde diyâr-ı Kırım'a andan vilâyet-i Moskov'da Heşdek tâ’ifesin ve Leh diyârında Libka tâ’ifesin cümle İslâm ile müşerref edüp tebdîl-i câme ile Leh diyârında Danıska iskelesinde İsveti Nikola nâm ya‘nî Sarı Saltık isimli bir bıtrîk ve kıssîs-i dalâlet-âyîn ile hem-sohbet olup ol Sarı Saltık'ı katl edüp lâşe-i murdârın pinhân edüp niçe zamân savma‘adan çıkmayup "Ben Sarı Saltık'ım" deyü niçe bin âdemi nihânice dîn-i Muhammedî'ye da‘vet edüp İslâm ile müşerref ederdi. Niçe zamân bu hâl ile Sarı Saltık nâmıyla seyâhat etdi. Ve kendülerinde alâ-sûret-i asfaru'l-levn olmağıla Şeyh Ahmed Yesevî hazretleri kendülere Saltık Bây nâmıyla künye demişler idi. Ammâ ism-i şerîfleri Muhammed Buhârî'dir. Ba‘dehû seyâhât ile "Pırarvardı" ya‘nî Pravadi kal‘asına gelüp sâkin olmağıla "Bir er vardı"dan galat Pravadi kal‘ası derler. Anda def ve kudûmün çalarak Dobruca kralına buluşdukda kral-ı dâll-i bed-fi‘âl eydür: "Ey Sarı Saltık! Eğer sende kerâmet varsa benim diyârımda bir ejdehâ peydâ olup Karadeniz sâhilinde bir yalçın kaya içinde âşiyân edinüp cümle re‘âya vü berâyâm yidi. Ve hâlâ dâr-ı dünyâda iki ciğer-kûşe kızlarıma tâli‘-i kur‘a düşüp ejdere gıda olmağiçün Dobruca sahrâsında bir amûd-ı azîme kızlarım bağlamışız. Vakt-i zuhr olunca gelüp yise gerek, ammâ bu ejdere bir çâre eyle" deyü Dobruca kralı ricâ edince Sarı Saltık Sultân eydür "İmdi kral, Muhammed dînin hak bilüp İslâm ile müşerref olursan senin kerîmelerin ol böcüğün gıdâsı olmadan bi-emrillah ve bi-himmeti'l-pîr halâs ideyim" dedikde kral cân u gönülden yemin billah eyleyüp dürür, hemân Saltık Bây-ı Velî fukarâlarına "üzkürullah" deyüp yetmiş aded dervîş-i dil-rîşiyle def u kudûmlerin çalup alem ve sıraf kaldırup Saltık Velî tahta kılıcın gılâfından çıkarup "niyyetü'l-gazâ" deyüp bir papas kulağuz ile Dobruca sahrâsında kral kızlarının amûda bağlı olduğu yire 266b varup kızları halâs edüp bir yerde hıfz eder. Kendüsü amûd dibinde durur. Ejdehâ dahi şiddet-i hâr olunca Dobruca sahrâsından bir ejder-i heft-ser gıjgırup dâmen-ber-hevâ kec kılup mu‘tâd-ı kadîmesi olan mile yakın gelince hemân Sarı Saltık Sultân fukarâlarına işâret edüp def ü kudüm ve nefîr ü zil çalınca ejder mil dibine yakın geldikde Saltık Bây Sultân "Yâ Ma‘bûd-ı bî-hemtâ" deyüp dal-satûr-ı Muhammedî olup Arapça âyetiyle bir na‘raya rehâ buldurup ejderin aşağı kellesine bir tahta kılıç niçe urursa kelle galtân olup bir şimşîr levha dahi urup bir kellesin kesüp hemân ejder dem çekim sınup bi-emri Hudâ dem-beste olup dörd başıyla firâr eder. Ardı sıra Şeyh Saltık Sultân ejderi kovarak ejder cân acısından gârına girüp Şeyh dahi akîbince girüp dörd kellesin dahi keserken ejder şeyhi der-âğûş edüp sıkar. Şeyh dahi "Yâ Hâfız-ı Müste‘ân" deyüp arkasın gârın bir cânibine dayayup şeyhin vücûdu kayaya girdüğü yer hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ve iki dest-i şerîfleri ve iki kadem-i sa‘âdetleri kayaya te’sîr etdüğü alâmetleri zâhirdir. Ba‘dehû ejderin tâb [u] tüvânı kalmayup Saltık Sultân'ı koyverir. Sultan-ı merkûm eli kan, kılıcı kan, sînesi uryân, dilinde Hazret-i Kur’ân tilâvet ederek fukarâlarının yanına gelüp kralın iki kerîmesin yanına alup Dobruca kralına gitmede. Mukaddemâ kızların bağlı olduğu amûdun dibinde azîz hazretleri ejderin üç kellesin kesüp ardı sıra kovagiderken beri tarafda kulağuzluk ile gelen papas ejderin iki kulağın ve bir dilin kesüp seğirderek Dobruca kralının huzûruna kulakları ve dilleri bırağup "Müjde olsun kralım, ejderi katl edüp kızları halâs etdim, işte alâmeti" deyü kizb [u] iftirâ eder. Ân-ı sâ‘atde Saltık Sultân dahi kralın kızlarıyla gelüp tahta kılıcı kanıyla kralın huzûruna kor. Kızları kral bağırlarına basup "Ejderi kim katl etdi" deyü Dobruca Kral kerîmelerinden su‘âl eder. Kızlar dahi mâ-vak‘ı üzre Saltık Bây Sultân'ın katl etdüğün bir bir takrîr ederler. Ruhbân-ı mel‘ûn musırr olup "Elbette ben katl etdim" der. Saltık Sultân eydür "İmdi ey kral. Ejder öldürmek kerâmetdir. Bu râhib ile beni bir kazana koyup su içinde fıkır fıkır kaynadın. Kangımız ejderi öldürdü ise pişmeyüp halâs olur. Kizb söyleyüp ben öldürdüm diyen büryân olur" deyü bu da‘vâ-yı merdi edince papas-ı bî-dîn bu kavle rıza vermeyüp kral "eyle olsun" deyüp Pravadi garbında Kazan Balkanı demekle ma‘rûf ol balkanda bir kazan içre su doldurup gayrı ruhbânlar Saltık Sultân'ın ellerin ardına bağlayup kazana korlar. Dervîşânlar dahi papası muhkem kayd-bend edüp kazan içine korlar. Kazan altına âteş edüp alev-ber-alev âteş-i Nemrûd içinde iki cân kaynamada. Beri Anadolu tarafında Kırşehri'nde Hacı Bektaş-ı Velî, destmâliyle bir kayayı silüp "Saltık Muhammed'im ıztırâbda terlemededir. Hak dest-gîr [u] mu‘în u zahîri ola" dedikde kayadan tuzlu su akardı. Hâlâ Hacı Bektâş-ı Velî tuzu ol günde hâsıl oldu. Ba‘dehû kazanın ağzın açup gördüler kim Saltık Bây Sultân arak-âlûd olup "Yâ Hayy" ismine meşgûl, ruhbân-ı mel‘ûn herse olup ancak üstühânları ve siyâh ruklesi kalmış. Bu hâli Dobruca Kral görüp hâk-i pây-i şeyhe düşüp şehâdet parmağın kaldırup derûn-ı dilden bende-i Sübhân olup ta‘allukâtından ol sâ‘at yedi bin âdem ile İslâm'a geldiler. İslâm'a gelmeyenlere gazâlar edüp feth [ü] fütûhâtlar etdiler. Dobruca Kral Orhân Gâzî'ye elçiler gönderüp mutî‘ [u] münkâd oldu. Orhân'dan Dobruca Krala kadı ve tuğ u alem gelüp ismi Alî Muhtâr oldu. Ba‘dehû sene-i mezbûrda Saltık Sultân vasıyyet eyledi kim "Beni gasl edüp yedi tâbût âmâde edin. Zîrâ benim içün yedi kral ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtal etseler gerekdir" deyü vasiyyet-i şerîfi üzre cümle fukarâları cem‘ olup yedi tâbût hâzır edüp azîz hazretleri dahi sene (---) târîhinde 267a dâr-ı bâkiye irtîhal edüp cümle hulefâları tevhîd [u] tezkîr ile azîzi gasl edüp bir tâbût içre kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 266a–267a ·
metinde göster ·
kudümlerin çalarak bir günde Rûm cânibinde diyâr-ı Kırım'a andan vilâyet-i Mosk …
Bu âsitâne-i bâ-sa‘âdetin sebeb-i inşâsı oldur kim sene (---) târîhinde bizzât Muhammed Hacı Bektâş-ı Velî Yesev şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp diyâr-ı Rûm'da sâhib-i seccâde olmağa me’zûn olup üç yüz yetmiş fukarâ ve bu Keliğra Sultân cümle fukarâlara ser-çeşme olup Hacı Bektâş-ı Velî ile Rûm'da Orhân Gâzî'ye gelüp Bursa fethinden sonra Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ı yetmiş fukarâsıyla Moskov ve Leh ve Çeh ve Dobruca diyârlarına gönderüp Rûm erenleri olmağa izn verüp "Dobruca'da bir böcük vardır, anı katl edüp ibâdullahı şerrinden emîn eyle" deyü Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ın destine bir tahta kılıç ve bir seccâde ve tabl ve kudüm ve alem ve sıraf ve def ve nakkâre verüp Keliğra Dede kal‘a-i Sinop'a gelüp alâ mele’i'n-nâs yetmiş nefer fukarâsıyla postların deryâ üzre döşeyip "Yâ Hayy [u] yâ Kayyûm" esmâsına müdâvemet edüp def ve kudümlerin çalarak bir günde Rûm cânibinde diyâr-ı Kırım'a andan vilâyet-i Moskov'da Heşdek tâ’ifesin ve Leh diyârında Libka tâ’ifesin cümle İslâm ile müşerref edüp tebdîl-i câme ile Leh diyârında Danıska iskelesinde İsveti Nikola nâm ya‘nî Sarı Saltık isimli bir bıtrîk ve kıssîs-i dalâlet-âyîn ile hem-sohbet olup ol Sarı Saltık'ı katl edüp lâşe-i murdârın pinhân edüp niçe zamân savma‘adan çıkmayup "Ben Sarı Saltık'ım" deyü niçe bin âdemi nihânice dîn-i Muhammedî'ye da‘vet edüp İslâm ile müşerref ederdi. Niçe zamân bu hâl ile Sarı Saltık nâmıyla seyâhat etdi. Ve kendülerinde alâ-sûret-i asfaru'l-levn olmağıla Şeyh Ahmed Yesevî hazretleri kendülere Saltık Bây nâmıyla künye demişler idi. Ammâ ism-i şerîfleri Muhammed Buhârî'dir. Ba‘dehû seyâhât ile "Pırarvardı" ya‘nî Pravadi kal‘asına gelüp sâkin olmağıla "Bir er vardı"dan galat Pravadi kal‘ası derler. Anda def ve kudûmün çalarak Dobruca kralına buluşdukda kral-ı dâll-i bed-fi‘âl eydür: "Ey Sarı Saltık! Eğer sende kerâmet varsa benim diyârımda bir ejdehâ peydâ olup Karadeniz sâhilinde bir yalçın kaya içinde âşiyân edinüp cümle re‘âya vü berâyâm yidi. Ve hâlâ dâr-ı dünyâda iki ciğer-kûşe kızlarıma tâli‘-i kur‘a düşüp ejdere gıda olmağiçün Dobruca sahrâsında bir amûd-ı azîme kızlarım bağlamışız. Vakt-i zuhr olunca gelüp yise gerek, ammâ bu ejdere bir çâre eyle" deyü Dobruca kralı ricâ edince Sarı Saltık Sultân eydür "İmdi kral, Muhammed dînin hak bilüp İslâm ile müşerref olursan senin kerîmelerin ol böcüğün gıdâsı olmadan bi-emrillah ve bi-himmeti'l-pîr halâs ideyim" dedikde kral cân u gönülden yemin billah eyleyüp dürür, hemân Saltık Bây-ı Velî fukarâlarına "üzkürullah" deyüp yetmiş aded dervîş-i dil-rîşiyle def u kudûmlerin çalup alem ve sıraf kaldırup Saltık Velî tahta kılıcın gılâfından çıkarup "niyyetü'l-gazâ" deyüp bir papas kulağuz ile Dobruca sahrâsında kral kızlarının amûda bağlı olduğu yire 266b varup kızları halâs edüp bir yerde hıfz eder. Kendüsü amûd dibinde durur. Ejdehâ dahi şiddet-i hâr olunca Dobruca sahrâsından bir ejder-i heft-ser gıjgırup dâmen-ber-hevâ kec kılup mu‘tâd-ı kadîmesi olan mile yakın gelince hemân Sarı Saltık Sultân fukarâlarına işâret edüp def ü kudüm ve nefîr ü zil çalınca ejder mil dibine yakın geldikde Saltık Bây Sultân "Yâ Ma‘bûd-ı bî-hemtâ" deyüp dal-satûr-ı Muhammedî olup Arapça âyetiyle bir na‘raya rehâ buldurup ejderin aşağı kellesine bir tahta kılıç niçe urursa kelle galtân olup bir şimşîr levha dahi urup bir kellesin kesüp hemân ejder dem çekim sınup bi-emri Hudâ dem-beste olup dörd başıyla firâr eder. Ardı sıra Şeyh Saltık Sultân ejderi kovarak ejder cân acısından gârına girüp Şeyh dahi akîbince girüp dörd kellesin dahi keserken ejder şeyhi der-âğûş edüp sıkar. Şeyh dahi "Yâ Hâfız-ı Müste‘ân" deyüp arkasın gârın bir cânibine dayayup şeyhin vücûdu kayaya girdüğü yer hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ve iki dest-i şerîfleri ve iki kadem-i sa‘âdetleri kayaya te’sîr etdüğü alâmetleri zâhirdir. Ba‘dehû ejderin tâb [u] tüvânı kalmayup Saltık Sultân'ı koyverir. Sultan-ı merkûm eli kan, kılıcı kan, sînesi uryân, dilinde Hazret-i Kur’ân tilâvet ederek fukarâlarının yanına gelüp kralın iki kerîmesin yanına alup Dobruca kralına gitmede. Mukaddemâ kızların bağlı olduğu amûdun dibinde azîz hazretleri ejderin üç kellesin kesüp ardı sıra kovagiderken beri tarafda kulağuzluk ile gelen papas ejderin iki kulağın ve bir dilin kesüp seğirderek Dobruca kralının huzûruna kulakları ve dilleri bırağup "Müjde olsun kralım, ejderi katl edüp kızları halâs etdim, işte alâmeti" deyü kizb [u] iftirâ eder. Ân-ı sâ‘atde Saltık Sultân dahi kralın kızlarıyla gelüp tahta kılıcı kanıyla kralın huzûruna kor. Kızları kral bağırlarına basup "Ejderi kim katl etdi" deyü Dobruca Kral kerîmelerinden su‘âl eder. Kızlar dahi mâ-vak‘ı üzre Saltık Bây Sultân'ın katl etdüğün bir bir takrîr ederler. Ruhbân-ı mel‘ûn musırr olup "Elbette ben katl etdim" der. Saltık Sultân eydür "İmdi ey kral. Ejder öldürmek kerâmetdir. Bu râhib ile beni bir kazana koyup su içinde fıkır fıkır kaynadın. Kangımız ejderi öldürdü ise pişmeyüp halâs olur. Kizb söyleyüp ben öldürdüm diyen büryân olur" deyü bu da‘vâ-yı merdi edince papas-ı bî-dîn bu kavle rıza vermeyüp kral "eyle olsun" deyüp Pravadi garbında Kazan Balkanı demekle ma‘rûf ol balkanda bir kazan içre su doldurup gayrı ruhbânlar Saltık Sultân'ın ellerin ardına bağlayup kazana korlar. Dervîşânlar dahi papası muhkem kayd-bend edüp kazan içine korlar. Kazan altına âteş edüp alev-ber-alev âteş-i Nemrûd içinde iki cân kaynamada. Beri Anadolu tarafında Kırşehri'nde Hacı Bektaş-ı Velî, destmâliyle bir kayayı silüp "Saltık Muhammed'im ıztırâbda terlemededir. Hak dest-gîr [u] mu‘în u zahîri ola" dedikde kayadan tuzlu su akardı. Hâlâ Hacı Bektâş-ı Velî tuzu ol günde hâsıl oldu. Ba‘dehû kazanın ağzın açup gördüler kim Saltık Bây Sultân arak-âlûd olup "Yâ Hayy" ismine meşgûl, ruhbân-ı mel‘ûn herse olup ancak üstühânları ve siyâh ruklesi kalmış. Bu hâli Dobruca Kral görüp hâk-i pây-i şeyhe düşüp şehâdet parmağın kaldırup derûn-ı dilden bende-i Sübhân olup ta‘allukâtından ol sâ‘at yedi bin âdem ile İslâm'a geldiler. İslâm'a gelmeyenlere gazâlar edüp feth [ü] fütûhâtlar etdiler. Dobruca Kral Orhân Gâzî'ye elçiler gönderüp mutî‘ [u] münkâd oldu. Orhân'dan Dobruca Krala kadı ve tuğ u alem gelüp ismi Alî Muhtâr oldu. Ba‘dehû sene-i mezbûrda Saltık Sultân vasıyyet eyledi kim "Beni gasl edüp yedi tâbût âmâde edin. Zîrâ benim içün yedi kral ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtal etseler gerekdir" deyü vasiyyet-i şerîfi üzre cümle fukarâları cem‘ olup yedi tâbût hâzır edüp azîz hazretleri dahi sene (---) târîhinde 267a dâr-ı bâkiye irtîhal edüp cümle hulefâları tevhîd [u] tezkîr ile azîzi gasl edüp bir tâbût içre kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 266a–267a ·
metinde göster ·