… Maksûd'un hüsn-i hulkundan ve hulvü'l-kelâmından ve dînleri uğuruna şühedâların
defn etdi
deyü şeyhden {kral} haz edüp Baba Ca‘fer ile gelen nâmelerin cevâbının me’âl-i …
Ba‘dehu Şeyh Maksûd'un hüsn-i hulkundan ve hulvü'l-kelâmından ve dînleri uğuruna şühedâların defn etdi deyü şeyhden {kral} haz edüp Baba Ca‘fer ile gelen nâmelerin cevâbının me’âl-i muhassılın kendü nâmelerine tahrîr edüp niçe bin Tâkyânûsî eşrefî ile mu‘azzez ü mükerrem Şeyh Maksûd'u Bağdâd'da Hârûnu'r-Reşîd'e irsâl eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… rdâr olup bî-feth geldikde 48a hacca gidüp anda vefât edüp bu hakîr'in pederi
defn etdi
.
Vezîr Mustafâ Paşa: Hâlid ibn Velîd neslindendir. Şemsî Paşa'nın karındaşıdır kim andan mihterdir. Haremde neşv [ü] nemâ bulup çakırcıbaşı olup Rûmeli eyâleti ile Malta üzre serdâr olup bî-feth geldikde 48a hacca gidüp anda vefât edüp bu hakîr'in pederi defn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b–48a ·
metinde göster ·
… fi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda
defn etdi
. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evvelâ Ârif-i Samedânî ve (---)(---)(---) Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ibn (---)(---) Sahâbe-i kirâmdan râvî-i hadîsdir ve Ensârdandır. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde nâka-i Resûlullâh'ı Cibrîl-i Emîn licâmından çeküp bu Ebâ Eyyûb hânesi önüne çökerüp Hazret-i Risâleti bu Ebâ Eyyûb hânesine müsâfir alup Ebâ Eyyûb gayrı hâneye nakl etdi. Ve hâlâ Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi bu Ebâ Eyyûb'un hânesi yeridir kim Hazret-i Ebûbekir, Resûl-i Kibriyâyı anda defn etdi. Bu Ebâ Eyyûb böyle yâr-ı gâr-ı Resûl'dür. Hazret'den (---) hadîs nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
. Hâlâ anda medfûndur. Ba‘dehû Hazret-i Yûsuf'u da Hazret-i 37a Süleymân {tuç …
Ve kal‘ası (---) vâkı‘ olmuşdur. Etrâfında bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. (---)(---)(---)(---) El-hâsıl cemî‘i müverrihân elsine-i muhtelife beyninde bu kal‘a meşhûr ve memdûh-ı âfâkdır. Hattâ cemî‘i ulemâ-yı musannifîn ü mü’ellifîn mâbeyninde munsarıf ve gayri munsarıf ve ilmü lâ yunsarıf-misâlinde ilm-i (---) bu Ba‘albek'e-misâl getirirler. Ba‘l bir pâdişâhın ismi idi. Bek anın sıfatı idi. Bu kal‘aya sekiz yüz sene mutasarrıf olup imâr etdüğünde anın ismiyle müsemmâ kal‘a-i Ba‘albek'dir. {Ve bu Ba‘albek'de Hazret-i İlyâs'ın bir câmi‘i var idi. İlyâs Nebî âlem-i seyâhatde iken Ba‘al pâdişâh bu câmi‘e bir sanem koyup ana, ibâdet ederlerdi. Ol sanemin ismine Ba‘al derlerdi. Hâlâ bu kal‘a ol pâdişâh ve ol sânem ismiyle müsemmâdır. Hazret-i İlyâs seyâhatden gelüp bu câmi‘ içre ol putu görüp halkı esnâm-perest olmadan men‘ edüp ol kavmin haklarında niçe kerre suhuf nâzil oldu. Ahâlî-i Ba‘albek İlyâs Nebî'yi tekzîb ederlerdi. Âhiru'l-emr Cenâb-ı Bârî ol kavme yârî kılmayup cümle halkı kaht [u] galâdan helâk oldular. İlyâs Nebî, bu şehr-i Ba‘al'i terk edüp Elyesa‘ Nebî ile ikisi Cebelü'l-Lübnân dâmeninde Kerk-i Nûh-zemîne gelüp makâm edindiler. Hâlâ Elyesa‘ Nebî Kerk-i Nûh'da medfûndur. Ammâ müfessirînler İlyâs Nebî hazretleri Hızır Nebî ile hayâtdadır, derler}. Ammâ ismi ibtidâ lisân-ı İbrî üzre Şezânde idi. İbtidâ Hazret-i İdrîs binâ edüp ismini Şezând kodu. Hâlâ makâm-ı İdrîs Nebî ve makâm-ı Halîlullah ve kasr-ı Süleymân-ı Emînullah makâmı vardır. (---)(---)(---) Ve bu kal‘aya karîb nehr-i Rabtân; yine Cebelü'l-Lübnân'ın cânib-i şarkından çıkup Ba‘albek kal‘ası kurbundan ubûr edüp Bukâ‘ sahrâsında niçe yüz kurâların mezâriâtların reyy edüp Tûfân-ı Nûh'da tennûr-ı Nûh'dan zâhir olan nehr-i Tennûr'e mahlût olup kal‘a-i Kâsımiyye dibinde Akdeniz'e munsab olur. Bu Ba‘albek kal‘asın seyr [u] temâşâ edüp gelirken Bukâ‘ sahrâsının sağ tarafının kıble cânibinde ziyâret-i Hazret-i Yahûda ibn Hazret-i Ya‘kûb aleyhimâ's-selâm. Hazret-i Yûsuf'un en uluca karındâşıdır. Hattâ Hazret-i Yûsuf'u gayri birâderleri kuyuya atmak murâd edindiklerinde bu Yahûda rızâ vermeyüp âhir sözü geçmeyüp Yûsuf'u kuyuya atdıklarına sûre-i Yûsuf'da Arapça âyeti ve âyet-i diğer Arapça âyeti delîldir. Ba‘dehû Hazret-i Yûsuf'u kuyudan niçe kârbân halkı çıkarup Mısır'da azîz-i Mısır'a satup Cenâb-ı Bârî Yûsuf'u yine imtihân içün sicinde haps etdi ve niçe eyyâmdan sonra nübüvvet ile Mısır'a halîfe etdikde kaht-ı Yûsuf olup Hazret-i Ya‘kûb oğulları Ken‘ân elinden Mısır'a zahîre almağa Hazret-i Yûsuf'a gelince Hazret-i Yûsuf gördi kim kendüyi câh-ı Yûsuf'a ilkâ eden karındâşları Meyâ’il ve Hesyân ve Ruveyl ve Şem‘ûn ve Mesher ve ana baba bir karındâşı Hazret-i İbnyâmin ve Hazret-i Yahûda'dırlar. Hazret-i Yûsuf {bu mezkûr karındâşların gördükde safâ edüp cümlesine belagan mâ-belağ gılâller ihsân etdi. Ammâ birinin rûhlarının haberi yok idi kim halîfe-i rûy-ı zemîn Yûsuf-ı Sıddîk birâderleri idi. Bu kerre Yûsuf ana baba bir karındaşı İbnyâmin'i bir tarîkle alıkomak ister. Karındâşlarına altun kile ile buğday verirken İbnyâmin'in devesi yükü içre altun kileyi pinhân etdirüp "Bre kile gâ’ib oldu" diyerek kileyi tecessüs edüp İbnyâmin yükünde bulup "Hay harâmîyi bulduk" deyü İbnyâmin'i haps etdiklerinde sâ’ir birâderleri aslâ cevâb etmediler ammâ bu Yahûda hazretleri âteş-pâre olup eydür "Bak a halîfe! Bu İbnyâmin'in bir karındâşına Yûsuf derlerdi. Babamız Ya‘kûb Yûsuf'u pek severdi. Bu karındâşlarım Yûsuf'a hasedlerinden kuyuya atup babamıza "Yûsuf'u kurd yedi" dediler. Babamız da aşk-ı Yûsuf ile ağlaya ağlaya alîl oldu ve bu İbnyâmin'i Yûsuf yerine sevmeğe başladı. Şimdi sen bu oğlanı "Hırsızımdır" deyü haps etdin. Ken‘ân eline vardıkda ol ulü'l-azm peygamber pederimize ne cevâb edelim. Tiz şu İbnyâmin'i ver. Yohsa bir na‘ra ederim ki âsumândan bulutlar pâre pâre olup sayhamdan nehr-i Nîl ka‘ra geçüp Mısır âteşe yanup harâb olur" deyü eyle gazâb-alûd oldu kim cemî‘i vücûdunda olan tüğleri esbâbından taşra çıkdı. Hemân Hazret-i Yûsuf karındaşı Yahûda'nın bu gûne âteş-pâre olduğun görünce oğlu Efrâyim'e eydür: "Var şu darılan Yahûda'nın esbâbına elin sürüp bir nezâketle eli eline dokunsun" dedi. Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim varup bu Yahûda'nın yemîn ü yesârından ubûr ederken elin eline dokundurup Yahûda'nın hiddet-i gazabı teskîn olunca Yahûda eydür: "Ne hikmetdir. Benim yanıma Ya‘kûb evlâdlarından kimesne gelüp eti etime dokunmadı kim gazabım teskîn ola. İşte vücûdım süst olup nutka mecâlim kalmadı" dedi. Bu hâl üzre Hazret-i Yûsuf ile karındâşlarıyla niçe mücâdeleleri olup âhir İbnyâmin'i hapisden halâs etmeyüp niçe yüz deve yükü gılâl dahi birâderlerine hîbe eyleyüp İbnyâmin içün "Hapisdedir" deyüp pederine mektûblar gönderüp birâderleri Ken‘ân eline gidince İbnyâmin'i âlet-i mülâhaza-i kânûn hapisden ıtlâk edüp bağrına basup taht üzre beraber karâr ederlerdi. Hattâ Hazret-i Yûsuf Feyyûm şehrin hilâfeti mahallinde binâ etdüğü mahalde Hazret-i Ya‘kûb Mısır'a geldikde mekşûfu'l-ayn olup Hazret-i Yûsuf'u ve İbnyâmin'i görüp dünya kadar hazz edüp iki evlâdının hasretine kavuşup on yedi sene Hazret-i Ya‘kûb Nebî Mısır'da ehl [ü] ıyâliyle sâkin olup merhûm oldukda Hazret-i Yûsuf, pederi Ya‘kûb Nebî'yi Kudüs'de Halîlü'r-rahmân cenbinde defn etdi. Hâlâ anda medfûndur. Ba‘dehû Hazret-i Yûsuf'u da Hazret-i 37a Süleymân {tuç sandûka ile nehr-i Nîl'den çıkarup} Halîlü'r-rahmân'da Ya‘kûb Nebî cenbinde defn eyledi. Ammâ Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim'e {Yûsuf} karındâşı İbnyâmin ve Hazret-i Mûsâ vâlidesi (---) Hâtun ve Hazret-i Yûsuf ma‘şûkası Züleyhâ Hâtûn cümle bunlar Mısır'da Kavâfe-i Kübrâda cebel-i Çûşî ki yâ‘nî cebel-i mu‘azzamdır, bu kûh-ı bâlânın zıll-i himâyesinde Abdullah Meğâverî ziyâreti mukâbelesinde bu peygamberzâdeler bir kubbe-i azîm içre medfûnlardır kim hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmm-ı Mısır'dır. Ammâ bu mezkûr Yahûdâ hazretleri, pederi Ya‘kûb Nebî intikâlinden sonra mezkûr Bukâ‘ sahrâsında merhûm olup mezkûr mahalde bir kûh-ı pestin zeylinde müfîd ü muhtasar bir kabr-i münevverde medfûndur. Kaddi kâmil yüz kırk adımdır. Türbe-i pür-envâr cümle kârgîr ile mebnî toprak ile mestûr sutûhı vardır ve birkaç fukarâ Urbân dervîşânı vardır. Lâkin üzerinde sandûka mümkin değil, bir kabr-i tavîl olmağıla ba‘zı vâlîler rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp yeşil çuka ile setr ederler. Ammâ zamânımız kabirleri gibi kıbleye yan bükü değildir. Ser-i sa‘âdetleri Kuds-i şerîfe doğrudur. Hazret-i Ya‘kûb'un büyük evlâdı ve Hazret-i Yûsuf birâderi olduğuna şübhe yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36b–37a ·
metinde göster ·
Ba'de't-tûfân ol haceri Hazret-i Cibrîl-i Emîn Cebel-i Ebî Kubeys'de
defn etdi
. Ve Allâhü Ta‘âlâ Tûfân'dan sonra Beyt-i Ma‘mûr yerine Hazret-i İbrâhîm'e emir …
Ba'de't-tûfân ol haceri Hazret-i Cibrîl-i Emîn Cebel-i Ebî Kubeys'de defn etdi. Ve Allâhü Ta‘âlâ Tûfân'dan sonra Beyt-i Ma‘mûr yerine Hazret-i İbrâhîm'e emir edüp Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle Ka‘be-i şerîfi yedi dağın taşı ve kayırından binâ etdi. Ve Hazret-i İbrâhîm'in oğulları İsmâ‘îl üç yaşında idi, ummâllık edüp bâr-ı hafîf taşcuğazlar taşırdı. Ammâ Hazret-i İshâk iki yaşında idi. Ammâ Hazret-i İbrâhîm Mekke'yi binâ ederken yüz yaşında idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·
Ve vâlideleri Emîne Hâtûn ehlinden intikâl eden mâlı taleb içün Mekke'den Hazret-i Resûl ile Medîne'ye geldükde Hazret altı yaşında idi. Pederi mirâsın alup vâlidesi ile Mekke'ye gelirken İbn Yemâm nâm mahalde vâlidesi Emîne Hâtûn dahi merhûm olup Hazret yedi yaşına bâliğ idi. Anadan dahi yetîm kalup vâlidesi akrabâları Emîne Hâtûn'un na‘şın Mekke'ye götürdüler. Bir rivâyetde anda defn edüp Hazret-i Risâlet ba‘de'l-hicre Ebû Enâm nâm mahalden vâlidesi cesedin çıkarup Bakî‘de defn etdi, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
… ) sene mu‘ammere olup bu Cidde kurbunda Hâbil ve Kâbil ve şît Nebî Havvâ Ana'yı
defn etdi
, derler. Arapça
Ve Hazret-i Havvâ Âdem'den sonra müddet-i ömür (---) sene mu‘ammere olup bu Cidde kurbunda Hâbil ve Kâbil ve şît Nebî Havvâ Ana'yı defn etdi, derler. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366a ·
metinde göster ·
… rup ter ü tâze vücûd-ı şerîflerin tuzlayup kızaklar ile çekerek Kudüs-i şerîfde
defn etdi
, derler, el-uhdetü ale'r-râvî.
Ve bir rivâyetde Hazret-i Nûh Tûfân'dan bir yıl mukaddem Hazret-i Âdem'in cesed-i şerîfin Arafât'dan ve Hazret-i Havvâ'nın Cidde'den çıkarup ter ü tâze vücûd-ı şerîflerin tuzlayup kızaklar ile çekerek Kudüs-i şerîfde defn etdi, derler, el-uhdetü ale'r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366a ·
metinde göster ·
, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler …
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
… Züveyle'de bu Tumanbay'ı salb edüp cenâzesi namâzın Selîm Hân kılup bu kubbede
defn etdi
. Enderûn [u] bîrûnu münakkaş kubbe-i serkeşdir. Ve cümle arşın taşındandır, üst …
Selîm Şâh ile Gavrî'den sonra bu Tumanbay pâdişâh olup tokuz ay ceng edüp Selîm Şâh Tumanbay'ı âhir ele getürüp Bâb-ı Züveyle'de bu Tumanbay'ı salb edüp cenâzesi namâzın Selîm Hân kılup bu kubbede defn etdi. Enderûn [u] bîrûnu münakkaş kubbe-i serkeşdir. Ve cümle arşın taşındandır, üstü kirec ve kurşum ile pûşîde değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a ·
metinde göster ·
… n yine Tumanbay'ı endirüp cenâzesi namâzın bile kılup bu Âdiliyye'de merkadinde
defn etdi
. Ve sulehâ-yı ümmetden hâfız-ı Kelâmullâh bir pâdişâhdır, deyü evkâflarına vaz‘ …
Zamân-ı kadîmde bu vâdîde kabâ’il-i Âdilî sâkin olduğuyçün ve Tumanbay Sultân bu mahalde adâlet köşkü inşâ edüp dîvân-ı adâlet etdüğiyçün Âdiliyye derler. Havâsı gâyet latîf bir ferah-fezâ yerdir. Hasta varsa şifâ bulur. Sultân Selîm ile Sultân Tumanbay'ın bâlâda birkaç yerde arbedeleri tahrîr olunmuşdur, ammâ niçe ceng [ü] cidâlden sonra Selîm Hân Tumanbay'ı ele getürüp Bâb-ı Züveyle'de salb edüp Mısır içinden fitne ve fesâd munkatı‘ olup Selîm Hân yine Tumanbay'ı endirüp cenâzesi namâzın bile kılup bu Âdiliyye'de merkadinde defn etdi. Ve sulehâ-yı ümmetden hâfız-ı Kelâmullâh bir pâdişâhdır, deyü evkâflarına vaz‘-ı yed etmeyüp türbe-i pür-envârın müzeyyen kılup her bâr Selîm Hân gelüp ziyâret ederdi. Hâlâ evc-i semâya ser çekmiş bir kubbe-i nühtâkın ortasında bir mermer sandûka içinde medfûndur. Sandûkanın cânib-i erba‘asında celî hat ile mermer üzre Âyetü'l-kürsî kazılmışdır ve bu târîh yazılmışdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük ·
metinde göster ·
… âlidesi Yûhâ Ana dahi merhûme olup anı dahi Hazret-i Yehûdâ vâlidesinin yanında
defn etdi
. Andan,
Ba‘dehu Hazret-i Yûsuf karındaşlarının kuyuya atdıklarına kalmayup herbirine birer ülke verüp hâkim eyledi. Ana baba bir karındaşı olan İbn Yâmen mukaddemâ Hazret-i Yûsuf yanında idi, âhir civâr-ı rahmete vâsıl olup na‘şını Mısır'da Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim türbesinde Züleyhâ Ana yanında defn etdirdi. Ba‘dehu Yehûdâ'nın vâlidesi merhûm olup Feyyûm'da bâğlar içinde bir binâ-i azîmde medfûndur. Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ vâlidesi Yûhâ Ana dahi merhûme olup anı dahi Hazret-i Yehûdâ vâlidesinin yanında defn etdi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·