… pis imiş" dedim. Hemân İpşir eyitdi "Var imdi Evliyâ, benim iznimle Kudde'ye ve
defterdâra ve
Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'ye buluş. Sizin paşanın {Kudde} yigirmi yıl kethüdâsı …
Dîvân savulup ortalık izdihâmdan sehel hâlî olup âlem-i ağyârdan bî-haber oldukda bu hakîr makâm-ı segâhda bir âğâze edüp fasl tamâm oldukda bir pencereden taşra bir sadâ ile "Ey Evliyâ, ey Evliyâ! Nân u nemek hakkı bes bu mudur kim benden bî-habersin?" dedi. Hakîr istimâ‘ etdükde bildim ki bizim paşanın kethüdâsı Kudde Kethüdâ'yı İpşir Paşa "Seni silâhdâr ağası ederim" deyü paşadan ayırup mukaddemâ haps etmişdi. Hemân İpşir Paşa kethüdâsı Sâlih Ağa eydür "Evliyâ sizin Kudde Kethüdâ, senin murabba‘ okuduğun işidüp seni çağırır" dedi. Ben de eyitdim: "Ya sultânım anı da huzûrunuza da‘vet edüp dâhil-i meclis eyleseniz lûft idi" dedim. "Evliyâ, ol hapisdir, bu mahalle gelemez" dedi. Hemân ol mahalde bir iç mehteri gelüp kethüdâya "Sultânım, paşa sizi ister" dedikde kethüdâ eydür "Evliyâm, sen otur, şimdi seni paşa, huzûruna kığırır, gitme" dedi. Anı gördüm, bir mehter dahi gelüp "Evliyâ Efendi derlermiş, bir kadı var imiş, paşa ister" dedi. Fakîr gulâm beni mutarraş görüp kadı ve gâzî zan eylemedi. Hakîr eyitdim: "Oğul, bu hakîri istemiş" dedim. "Yok yiğit, bir ihtiyâr Evliyâ Efendi derlermiş, anı ister" dedi. Hele hakîr İpşir Paşa huzûruna hayr du‘â ile varup dest-bûs etdükde "Hâfız Evliyâm, hoş geldin. Bildim ki zî-akıl imişsin. Zîrâ ol hâ’in Melek ile bu kışda Van'a gitmedin" dedi. Hakîr eyitdim: "Hamd-i Hudâ kırk bir yılda sultânımı bu devletde güc ile gördüm. Varvar Alî Paşa Celâlî gazâsında bile sultânımla bu kadar derd çekdik. Şükür Hudâ'ya kim bu günleri gördüm. Ben kande gitsem?" dedim. Hemân İpşir Paşa eyitdi "Evliyâ şimdi sana Kudde Kethüdâ feryâd edüp ne dedi?"? Ben eyitdim "Sultânım Kürd lisânı üzre ‘Hey Evliyâcıh, hey Evliyâcıh, menim hâlime pes kim vâkıf-ı esrâr değil misin. Kanı hukûk-ı ni‘met-i sâbıka’, deyü feryâd etdi, meğer hapis imiş" dedim. Hemân İpşir eyitdi "Var imdi Evliyâ, benim iznimle Kudde'ye ve defterdâra ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'ye buluş. Sizin paşanın {Kudde} yigirmi yıl kethüdâsıdır, mâl-ı Kârûn'a mâliklerdir. Eğer kuş cânın halâs etmek dilerse ak akçe kara gün içündür, beytü'l-mâl-i müslimîne üç bin kîse Kudde ve beş bin kîse defterdâr ve bin kîse mevkûfâtî verüp halâs olsunlar, var söyle" dedikde İpşir kethüdâsıyla varup bir kapu açdılar. Meğer hammâm câmekânı imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 184b ·
metinde göster ·
… at olunup mefhûmu cümlenin ve paşanın ma‘lûmları oldukda (---)(---)(---) paşa
defterdâra ve
rûznâmecilere hitâb edüp,
Ba‘dehu hacca serdâr olan yedi bölük serdârlarına ve çavuşlarına ve'l-hâsıl yetmiş aded ocak ağalarına hil‘at-ı fâhireler ihsân olunup emîr-i hacdan mâ‘adâ cümle hânelerine revâne olurlar. Emîr-i hac ile paşa ba‘de'lletî ve'lletâ ahvâl-i Mekke ve Medîne ve Yemen imâmı ahvâllerin ve şürefâ-yı bî-vefâ-yı pür-cefâları (---)(---)(---)(---)(---) emîrü'l-hac Medîne şeyhü'l-hareminin ve Mekke-i mükerreme şürefâlarının ve bizzât şerîf hazretlerinin ve gayrı a‘yân-ı Mekke'nin ve mollâ (---)(---)(---) sının mekâtîb arzların paşaya verüp Kara Meydân'daki otak dîvânında kırâ’at olunup mefhûmu cümlenin ve paşanın ma‘lûmları oldukda (---)(---)(---) paşa defterdâra ve rûznâmecilere hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y210a ·
metinde göster ·
… tevâbi‘ ve defterdâr ve kethudâlarıyla cümle yetmiş yedi hil‘at geydirilüp paşa
defterdâra ve
rûznâmeciye hitâb edüp,
Andan kendü dahi mehterhânesin döğerek iki yüz pür-silâh mümtâz gılmân-ı hâsları ile paşa huzûruna gelüp mehterhânesi ârâm edüp kendi atından nüzûl edüp paşa huzûruna geldikde ser-ber-zemîn edüp paşanın pây-ı sa‘âdetine yüzler sürüp ber-karâr olur. Paşa sehel ta‘n-âmîz kelimâtlar edüp yine bir zer-ender-zer hil‘at-ı pâdişâhî geydirüp yigirmi dörd kâşifiyle ve gayrı tevâbi‘ ve defterdâr ve kethudâlarıyla cümle yetmiş yedi hil‘at geydirilüp paşa defterdâra ve rûznâmeciye hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b ·
metinde göster ·