… lâmbol'da kim mat‘ûnen merhûm olacakdır kim halâs olacakdır deyü cümlesin yazup
defterin
yine Sultân Murâd'a verir. Üçüncü gün İslâmbol'a bir vâveylâ düşüp Armağanî Meh …
Ve Armağanî Mehemmed Efendi: Kocavîdir. Her kişiye birer tüffâh hedâyâ verdiğinden Armağanî derlerdi. Murâd Hân-ı Râbi‘'den izin alup sıla-i rahme giderken Üsküdar tarafında bostâncıbaşı cisrinde tâ‘ûn askerinin ervâh-ı tayyibe ve ervâh-ı habîseleri ile buluşup üç gün sohbet edüp İslâmbol'da kim mat‘ûnen merhûm olacakdır kim halâs olacakdır deyü cümlesin yazup defterin yine Sultân Murâd'a verir. Üçüncü gün İslâmbol'a bir vâveylâ düşüp Armağanî Mehemmed Efendi defterinde nice tahrîr olunduysa eyle vâkı‘ olup yedi günde yetmiş bin âdem merhûm olduğu sicille kayd olundu. Ba‘dehu Armağanî Mehemmed Efendi keşf-i râz etdüğinden haz etmeyüp yine Kocaeli'ne varup anda merhûm oldu. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113b ·
metinde göster ·
… irmese gerek, ammâ yarınki gün bu şehr-i tayyıbeyene kıyâmet kopar!" deyü tâ‘ûn
defterin
Murâd Hân'ın eline verüp kaziyye-i sergüzeştin bir bir Murâd Hân'a nakl eder.
Sene 1032 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘in henüz tahta cülûs etdiği sene Murâd Hân'dan ve müftî-i zamân Hüseyin Efendi'den ve Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Doğanî Efendi ve Kapânî Geysûdâr Mehemmed Efendi ve hakîrin pederi Dervîş Mehemmed Zıllî'den me’zûn olup sıla-i rahm etmeğe Üsküdar'a geçüp taban kakup Bostâncıbaşı nâm cisre varup tecdîd-i vudû edüp vakt-i zuhur ezânın tilâvet edüp görse kim cisrin yemîn ü yesârında asker-i deryâ-misâl, asker hayme vü hargâhlarıyla meks etmişler. Ammâ bir beğ ve paşa askerine ve benî Âdeme benzemez asker, Üsküdar tarafında beyâz çadırlı ve beyâz hil‘atli âdemler ammâ karşu tarafda siyâh haymeli ve siyâh çerde ve siyâh geysûlu ve eli hıştlı âdemlerdir. Bu Mehemmed Efendi {bunları görüp} "Sübhânallah ayâ bu ne asker ola." deyü ta‘accüb-künân olup vakt-i zuhuru edâ idem derken başına niçe âdem üşüp "Tiz bize imâmet eyle, bu kerre bu namâzı benî Âdem imâmetiyle kılmış olavuz." dediklerinde edâ-yı salâta mübâşeret mahallinde "Biz ehl-i seferiz, iki rek‘at kıl." derler. Mehemmed Efendi ben dahi ehl-i seferim deyü bunlar salât-ı zuhuru kılıverüp ba‘de's-salât ta‘âmları meydâna getirüp tenâvül mahallinde Armağanî görse kim aslâ bu dünyâ ta‘âmından değil, cümle hubûbât ve nebâtât kökleri. Mehemmed Efendi bi'z-zarûrî yerken görse kim lezzetde dahi dünyâ ta‘âmı lezzeti yok, ta‘accüb edüp ba‘de't-ta‘âm bunların serçeşmesi Melik Şiyam eydür: "Âdem sen eyi âdemsin, bizler tâ‘ûn askerinin ervâh-ı tayyibesiyiz. Bizim urduğumuz bi-emrillah halâs olur ammâ karşu kara çadırlılar ervâh-ı habîselerdir, anların urduğu şehîd olur." dedikde Mehemmed Efendi eydür: "Sultânım, şimdi İslâmbol'da uracak âdemler var mıdır?" dedikde, "Çok vardır, istersen uracağımız âdemleri defter eyle." dedikde Armağanî'nin cân başına sıçrayup derdest devât ve kalem alınca melik eydür "Tiz habîse meliğin dahi çağırın. Şehîd olacakları da yazasın." dedikde habîse meliği dahi gelüp kâmil ahşama dek tayyibe vü habîseden vurulacaklardan üç bin kırk yedi âdem tahrîr eder. Ol gice anda bunlar ile mihmân olup çîl aded âdem dahi tarafeynden yazup vakt-i sabâh olunca Armağanî bunlardan me’zûn olup defteriyle dosdoğru Murâd Hân'a gelüp "Beğim sana müjde olsun. İslâmbol içine yarın tâ‘ûn askeri girüp kıyâmet kopar ammâ senin hâsodanda Hazret-i Risâlet hırka-i şerîfi ve dendân-ı şerîfi vardır ve anda aslâ cimâ‘ olmadığından tâ‘ûn hâsodaya girmese gerek, ammâ yarınki gün bu şehr-i tayyıbeyene kıyâmet kopar!" deyü tâ‘ûn defterin Murâd Hân'ın eline verüp kaziyye-i sergüzeştin bir bir Murâd Hân'a nakl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 396b ·
metinde göster ·
… olup Paşa safâ edüp Dedeş Ağa Hân'ın nâmesin ve esîrlerin ve gayrı hedâyâların
defterin
mührile Paşa'ya verdikde,
Ve bu zikr olunan hedâyâları Hân hazretleri Çolak Dedeş Ağa ile Paşa'ya bir alay-ı azîm ile gönderdikde cümle Âl-i Osmân askeri hayrân kalup Paşa safâsından esb-i tazîler üzre süvâr olan pür-silâh cümle iki yüz aded Abaza ve Çerkez ve Gürcî memlûkların şıpırtma kalpaklarıyla Paşa huzûrundan ubûr etdirüp cümle hazînedâra teslîm olunup sâ’ir eşyâları dahi temâşâ edüp hazînedâra teslîm olup Paşa safâ edüp Dedeş Ağa Hân'ın nâmesin ve esîrlerin ve gayrı hedâyâların defterin mührile Paşa'ya verdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 52a ·
metinde göster ·
… geçüp elindeki kazma ile kralın ser-i bî-devletin kazup uran kâfirin de vücûdı
defterin
sahîfe-i rûzgârdan kazup hâlâ handak mu‘attal olup hâli üzre durur.
Bir mu‘azzam Macar köyüdür, ammâ Hatvan nevâhîleri köyüdür. Bu mahalde bir azîm handak vardır. Bir ucu cânib-i garbda Tuna kenârında Vaç kal‘asındadır. Bir ucu Egre altından dolaşup nehr-i azîm Tise'ye varır dayanır. Meğer bir kral-ı dâl Egre sahrâlarına Tuna'yı akıdup âbâdân etmek içün yedi yıl kazmış, ammâ garîb ü acîb temâşâgâhdır kim bu hafr-i azîmi gören âdemün aklı gider, zîrâ makdûr-ı beşer değildir. Ba‘dehu bir re‘âyâ yedi yıl bu handakı kazmadan cânına geçüp elindeki kazma ile kralın ser-i bî-devletin kazup uran kâfirin de vücûdı defterin sahîfe-i rûzgârdan kazup hâlâ handak mu‘attal olup hâli üzre durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
Hakîr dahi Sırkâtibi Ahmed Çelebi'den 309b ol ceneral
defterin
alup andan istihrâc edüp bu mahalle kayd edüp kal‘a-i Kandiye'nin her ahvâlleri …
Hakîr dahi Sırkâtibi Ahmed Çelebi'den 309b ol ceneral defterin alup andan istihrâc edüp bu mahalle kayd edüp kal‘a-i Kandiye'nin her ahvâllerine vâkıf olup ale't-tahkîk(i) bu gûne tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309a–309b ·
metinde göster ·
… vezîr! Karnında filân kadar yüz kîse bakâyâ mâl-ı pâdişâhî vardır" deyü rûznâme
defterin
paşanın eline Q 229aP 226a verirler. Paşa dahi,
"Bak a (---)(---)(---) vezîr! Karnında filân kadar yüz kîse bakâyâ mâl-ı pâdişâhî vardır" deyü rûznâme defterin paşanın eline Q 229aP 226a verirler. Paşa dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y190b ·
metinde göster ·
görüp şâd-mergden merhûm oldu. Ulemâ-yı Sultân Ahmed, deyü seng-i mezârında târ …
Bunun kurbunda karâfe-i meşâyihde cisir başında el-Mevlâ Geveze Alî bin Sinân: Vilâyet-i Hamîd'de Isbarta şehrindendir. Bu Mahalle-i Kebîr ibtidâ bunlara mevleviyyet ihsân olunup Mahalle'ye geldikde îrâd defterin görüp şâd-mergden merhûm oldu. Ulemâ-yı Sultân Ahmed, deyü seng-i mezârında târîhi sene 1029.} Kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz ve rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358b ·
metinde göster ·