… Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol
defterleri
vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâderlerini İslâmbol'a getirüp rızâ-yı …
"Fetih günleri ol asırda size adâlet eylen buyurduk idi. Şimdi gerekdir kim şimdi bu size hâsekî olan Akîde Hânım ile cevârîliğe gelen üç bin ümmet-i Muhammed duhter-i nûr-ahterlerin bir ferde vaz‘-ı yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve Remle ve Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol defterleri vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâderlerini İslâmbol'a getirüp rızâ-yı vâlideynleri ile her birin birer guzât-ı müslimîne akd-i nikâh edüp İslâmbol şehrin amâr edesiz" dedikde Akşemseddîn'in bu re’y [ü] tedbîriyle her diyâra âdemler gidüp ân-ı zamânda cümle bâkirelerin on bin mikdârı peder ü mâder ve akrabâ vü ta‘allukâtları gelüp üç bin bâkire üç bin bahâdırâna izn-i şer‘ile verüp azîm sûrlar edüp İslâmbol amâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl cümle zorbalar zûr-ı bâzûları ile veledeş ve gulâmiyyeler isteyüp
defterleri
mûcebince cümlesine hidmetler verilüp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorb …
Ve'l-hâsıl cümle zorbalar zûr-ı bâzûları ile veledeş ve gulâmiyyeler isteyüp defterleri mûcebince cümlesine hidmetler verilüp ol defter Murâd Hân'da kalup her bir zorba bir diyârda hidmetde iken bunları beşer onar kıra kıra yedi seneye dek zorbaların zoru kesilmeyüp câ-be-câ nihânîce var idi. Ammâ Murâd Hân bir ferd-i âferîdenin hâsılı hareminden bir dâne-i direm dermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
… olduğu Van Defterdârı Şânî Efendi himmetiyle defterhâne-i Van'dan Süleymân Hân
defterlerin
ve kânûnnâmelerin getirüp bu hakîr-i pür-taksîr cümle livâlardaki timâr u ze‘âm …
Bu merkûm sancaklarda bu mertebe timâr u ze‘âmet olduğu Van Defterdârı Şânî Efendi himmetiyle defterhâne-i Van'dan Süleymân Hân defterlerin ve kânûnnâmelerin getirüp bu hakîr-i pür-taksîr cümle livâlardaki timâr u ze‘âmetleri tahrîr etdik. Lâkin dörd aded hükûmetlerde olan timâr u ze‘âmetlerin niçesi Bitlîs hânına ve niçe yüzü Hakkarî hânına ve Mahmûdî ve Pinyanişî beğlerine hâs kaydıyla ihsân olunmuş timâr ve ze‘âmetler olduğundan tahrîr olunmadı. Ve bâlâda Van defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve defter kethudâsı ve timâr defterdârı ve'l-hâsıl (---) aded erbâb-ı dîvân hâcelerinin hâsları ve ze‘âmet ve timârları cümle bâlâda mahalliyle tahrîr olunmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255b ·
metinde göster ·
"Beher yevm ikişer kerre yetmiş yerde {ta‘âm summât-ı Muhammedî'de} ellişer bin ekmek ve beş yüz koyun ve ellişer sığır ve onar at kulunu ve yigirmişer at eti kebâb pişirüp onar kazgan yahni ve onar kazgan pilav ve onar kazgan karanfilli aselî mümessek zerde ve onar kazgan pirinç çorbası ve onar kazgan herîse" pişmek içün vekîlharca tenbîh olup bunlardan mâ‘adâ {Tatar} Hân'a rûz-merre üçer kerre summât-ı Muhammedîler çekilüp Hân tevâbi‘lerine mahsûs otuz üç yerde summâtlar keşîde kılınup her summâtı üçer yüz matbah-ı Keykâvusî sahanları çekilmek içün fermân olunup Akkirmân şehrinden kâmil on yedi bin sahan defterle cem‘ olup üzerlerine dîdebânlar ta‘yîn olundu, zîrâ Tatar ba‘de't-ta‘âm yağmaya öğrenmişlerdir, ammâ Hân huzûruna ale's-sabâh yüz aded münebbet fağfûr tabaklar ile mümessek hulviyyât ve zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı hamevi ve mümessek hamîre ve külbe şekerler ve gûnâ-gûn emlec ve kâbülî ve mümessek ve mu‘amberîn reçel-i gûnâ-gûnlar ile perhîz çorbaları ve maslûkalar ile nebâtî hoşâblar gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
… kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp şâdumânlar olup cümle mâlları derûn-ı kal‘aya koyup
defterle
dizdâr ağaya emânet verildi, ammâ derûn-ı hisârda bir hünkâr câmi‘i ve anbârlar …
Bu mahalde Zadvorya'ya giden guzât ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp şâdumânlar olup cümle mâlları derûn-ı kal‘aya koyup defterle dizdâr ağaya emânet verildi, ammâ derûn-ı hisârda bir hünkâr câmi‘i ve anbârlar ve (---) mikdârı şindire tahta örtülü müfîd ü muhtasar hâne-i fukarâlar vardır, ammâ cümleden Mahmûd Efendi'nin ve dizdârın hâneleri mükellefdir, ammâ taşra(da) bâğları mükemmeldir. Dağlarında inciri çok olmağile bu dağa kûh-ı Tin derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
üzre cümle esîrlerini verin. Yohsa siz bilirsiz" deyü kat‘î hüküm edince cümle …
Serdâr Ali Paşa eydir: "Pâdişâh başıyçün cümlenizi pâdişâha arz edüp haklarınızdan gelirim. Tîz şu gâzîlerin defterleri üzre cümle esîrlerini verin. Yohsa siz bilirsiz" deyü kat‘î hüküm edince cümle guzât-ı Tatar du‘â-yı hayr ederek taşra çıkup gitdiler, ammâ nice kâbil, ejder-i heft-ser ağzına düşmüş şikâr bir dahi halâs olur mu?
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b ·
metinde göster ·
… rı ve arz [u] hüccetleri ve cümle mâlı ve cümle hedâyâları üç sancak beğlerinin
defterleriyle
hedâyâları dahi cümle Paşa huzûrunda hazînedâra teslîm etdikde Paşa eydir:
"Boş gelmedim, murâdınızdan ziyâde dolu geldim" dediğimde ziyâdesiyle hazz edüp vâfir tebessüm edüp "Atına bin" dedikde bilâ-rikâb esb-i yâr-ı gâr-ı Hamîs'ime süvâr olup at başı berâber şehr-i Sofya'ya girirken hakîr gerü kalup bir alay-ı Âsaf ile Melek Paşa Sofya'ya girmişdir. Bu alayı felek ancak görmüşdür. Anda hakîr doğru paşalara mahsûs sarây-ı hâssa ağırlığımla varup ol ân mektûbları ve arz [u] hüccetleri ve cümle mâlı ve cümle hedâyâları üç sancak beğlerinin defterleriyle hedâyâları dahi cümle Paşa huzûrunda hazînedâra teslîm etdikde Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40b ·
metinde göster ·
… rın bu âna dek niçe bin inhizâmlarına bu ceng-i Üstürgon-ı ibret-nümûn dibâce-i
defterleri
olmuşdur. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Ve sâ’ir ahibbâ vü sâdıkân u ârifân u âşıkân-ı ashâb-ı divelden niyâz olunur ki iksârda olan özrümüz kabûl edeler, zîrâ bu kadar seyâhat-i kesretde ve bu kadar meşakkat-i vefretde cem‘-i hâtıra olmamağile ancak kendü sergüzeşt ü serencâmımız olup bu gazâda elimizden cüz'î ve küllî hayırlı işler dahi gelmek ile ale'l-fevr bu gûne terkîm olunmuşdur, ammâ hakkâ ki bu Ciğerdelen sahrâsı cengi cemî‘i küffâr-ı bedkârların bu âna dek niçe bin inhizâmlarına bu ceng-i Üstürgon-ı ibret-nümûn dibâce-i defterleri olmuşdur. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
Böyle mâtem gününde ancak beş bin kadar âdem ulûfe alup gayri âcizler "Mevâcib dahi üç güne dek verilir" deyü derd-i serlerinden ulûfeye varmayup hemân Defterdâr Ahmed Paşa "Mevâcib defterleri devr oldu" deyü cemî‘i defâtirleri kapayup "Bu ulûfeyi alamayanlar nâ-mevcûddur" deyü "On bir bin âdemin esâmeleri(n) nâ-mevcûdlardır" deyü mîm harfi işâretin edüp bu kadar ibâdullâhın esâmelerin çalup kat‘-ı erzâk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137a ·
metinde göster ·
… i Defterdâr Paşa ve cebecibaşı cemî‘i mâl-ı firâvânı mu‘temedün aleyh âdemlerin
defterleriyle
kabz olunup asker-i İslâm'dan 179a kırk bin aded "Benem, dîğer nîst!" deyen g …
Çünkim Sadrıa‘zam Kanije kal‘ası buheyresinin sâhilinde küffârın tabur-ı azîmi içine girüp bir tabahâne(?) haymecikde meks edüp cümle bu tabur içre kâfirden kalan cebehâne ve bârhâne ve mâl-ı hazâ’ini Defterdâr Paşa ve cebecibaşı cemî‘i mâl-ı firâvânı mu‘temedün aleyh âdemlerin defterleriyle kabz olunup asker-i İslâm'dan 179a kırk bin aded "Benem, dîğer nîst!" deyen gâzîlerden kâfiri kovmağa me’mûr olup revâne oldular. Bu ânda Kanije gâzîleri küffârın firâr etdiklerin görüp ölüsü dirisine binüp kal‘adan taşra çıkup tabur içinde kalan küffârdan ve dağlarda yetişdikler[i] yerlerde kırılandan üç bin kelle ve iki bin kırk aded kâfirleri kayd [u] bend ile huzûr-ı vezîre getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b–179a ·
metinde göster ·
üzre çâsâr yanında turvin ü müşâvere edüp cümle hedâyâları kendüleri vüzerâ vü …
Ve bu hedâyâ defterleri üzre çâsâr yanında turvin ü müşâvere edüp cümle hedâyâları kendüleri vüzerâ vü vükelâlarına tevzî‘ edecekleri defteri paşaya gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
mûcebince cümle hedâyâları her ağalar vüzerâlara vükelâ ve başpapas ve irşek ve …
Andan gayri ağavâtlar kralın gönderdiği defterleri mûcebince cümle hedâyâları her ağalar vüzerâlara vükelâ ve başpapas ve irşek ve şaglara el-hâsıl dîvânda hil‘at geyenlerin cümlesine atlar ve cüz’î ve küllî hedâyâları bezl edüp anlar dahi her vüzerâ ve a‘yân-ı devlet keferelerden beleğan-mâ-belağ ihsânlar alup sehel yüzlerimiz güldü. Hulâsa-i kelâm eğer ale't-tertîb cümle vekâyi‘âtları vukû‘ı üzre firâdâ firâdâ dilli defter gibi tahrîr eylesek ta‘ab-ı azîm olup kesret-i kitâbet olur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68b ·
metinde göster ·
Hattâ binâ emîni ve mi‘mârbaşı Sinân ibn Abdülmennân ağaların
defterleri
mûcebince Süleymân Hân'ın hemân bu suyu hayrâtına sekiz kerre yüz bin ve toksan …
Hattâ binâ emîni ve mi‘mârbaşı Sinân ibn Abdülmennân ağaların defterleri mûcebince Süleymân Hân'ın hemân bu suyu hayrâtına sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori masrûf gitmişdir, ammâ şimdiki asrın hisâbınca iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur, ammâ İslâmbol içre Yanko ibn Madyan'ın su kemerleri üzre yeni kemerler binâ olunmasına üç bin yük akçe olurdu, ammâ Kırkçeşme kemerlerin ve su yolların dahi ta‘mîr ü termîm etmeğile üç bin yük akçe masrûf olmuşdur, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
… larıyla Beç kal‘asında Nemse kralının bu hakîre verdiği emân kâğızı ve ta‘yînât
defterlerin
verdikde Boğdan beği Nemse çâsârının hattını yüzüne gözüne sürüp ayağa kalkup h …
Mâ-tekaddem sene (---) târîhinde Lipul Beğ oğlu İstifan Beğ'i ender[û]ndan Boğdan beği edüp Burunsuz Kostantin ile bu Yaş şehri altında Tatar ile Burunsuz Kostantin'e bir kılıç urup Yaş şehrine İstifan Beğ hâkim olduğu ve diyâr-ı Boğdan ve vilâyet-i Eflak'ı nehb ü gâret ve harâb [u] yebâb etdiğimiz sene-i merkûmda Yaş şehri evsâfıyla mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi bu gelişimizde (---)(---) Beğ'e buluşup Eflak beğinin ve Nigebolı müselliminin mektûblarıyla Beç kal‘asında Nemse kralının bu hakîre verdiği emân kâğızı ve ta‘yînât defterlerin verdikde Boğdan beği Nemse çâsârının hattını yüzüne gözüne sürüp ayağa kalkup hakîre hayli ta‘zîm ü tekrîm edüp Divan Efendisi Mehemmed Efendi'nin konağına muttasıl hakîre bir menzil ârâste edüp ulûfe ve ta‘yînâtlarımız beleğan-mâ-belağ verüp üç gün istirâhat edüp dördüncü gün yol mektûbların boyarlarına ve Bender beğine ve yalı ağasına ve bizzât Tatar Hân efendimize ubûdiyyetnâmeler ile hedâyâlar verüp ve elli aded pür-silâh kefere refîkler ve arabalar verüp bir kîse harc-ı râh ve yüz altun hüddâmlarıma verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… gece fi'l-hâl sabâha dek cümle eşyâ-yı bâr-ı sakîlleri karaya döküp Sadrıa‘zama
defterleriyle
mektûblar gönderüp hemân ol ân eyyâm-ı müsâ‘id elde iken kâfir gemileri gelmede …
Hikmet-i Hudâ sene 1077 mâh-ı Cemâziye'l-âhir'inde bir gece Kapudan Kaplan Paşa Çanak limanına seksen pâre kalyon ve seksen pâre kadırgalar ile gelüp on iki bin aded gûnâ-gûn güzîde asker ve lağımcılar ve beldâr[â]nlar ve niçe kerre yüz bin kantâr bârûd-ı siyâh ve niçe yüz bin top güllesi ve kazgan kumbaralar ve niçe kerre yüz bin elvân cebehâneler ve niçe kerre yüz bin aded çuval un ve buğday ve pirinç ve sâ’ir hubûbât ve koyun ve kuzu [ve] keçiler ve niçe bin çuval pasdırmalar ve niçe kerre yüz bin elvân mühimmât [u] levâzımâtlar getirüp ol gece fi'l-hâl sabâha dek cümle eşyâ-yı bâr-ı sakîlleri karaya döküp Sadrıa‘zama defterleriyle mektûblar gönderüp hemân ol ân eyyâm-ı müsâ‘id elde iken kâfir gemileri gelmeden salpa demir edüp bir yaylım top ve tüfeng şâdımânları edüp bâdbân-ı murâdların açup deryânın bir tarafına teveccüh edüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir
defterleri
ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü' …
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·
… vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın
defterleriyle
cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar m …
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·
Ve seksen yedi bin aded at ve katır ve hımâr der-defter olup sadrıa‘zama arz olundu. Bu yüz elli bin aded kavmin ve bu kadar zîrûh kısmı devâbbât hayvânâtların defterlerin vezîria‘zam görünce âlem-i hayretde kalup âye[t ] sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… mertebe tahrîr etmişim. Ve cemî‘i mesârıfât-ı Âl-i Osmân'ı firâden firâdâ dilli
defterler
ile ale't-tahkîk olmak üzre Vezîria‘zama verilen defterlerden nasb [ü] nakş edü …
Yigirmi yedi yıldan berü bu Girid cezîresinde tokuz kerre yüz bin aded asâkir-i İslâm şehîd olduğu tevâtür üzre müsbetdir. Ammâ ancak sene 1077 Zilhiccesi'nin ikinci gün Kandiye altında meterise girilüp sene 1080 Cemâziye'l-evveli gurresi cum‘a gününe gelince bu otuz bir ayda olan ceng [ü] cidâl-i azîmde rûz merre şehîd olan şühedâların esâmeleri ve câmedânları Beytü'l-mâlci Süleymân Ağa defteriyle Sadrıa‘zama arz olunduğu tahkîki üzre hakîr sûret-i defterden istihrâc edüp bu mahalle tahrîre cür’et etmişim. Ve her kolda rûz merre olan vekâyı‘âtı mümkin olduğu mertebe tahrîr etmişim. Ve cemî‘i mesârıfât-ı Âl-i Osmân'ı firâden firâdâ dilli defterler ile ale't-tahkîk olmak üzre Vezîria‘zama verilen defterlerden nasb [ü] nakş edüp hakîr Evliyâ tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… firâden firâdâ dilli defterler ile ale't-tahkîk olmak üzre Vezîria‘zama verilen
defterlerden
nasb [ü] nakş edüp hakîr Evliyâ tahrîr etmişdir.
Yigirmi yedi yıldan berü bu Girid cezîresinde tokuz kerre yüz bin aded asâkir-i İslâm şehîd olduğu tevâtür üzre müsbetdir. Ammâ ancak sene 1077 Zilhiccesi'nin ikinci gün Kandiye altında meterise girilüp sene 1080 Cemâziye'l-evveli gurresi cum‘a gününe gelince bu otuz bir ayda olan ceng [ü] cidâl-i azîmde rûz merre şehîd olan şühedâların esâmeleri ve câmedânları Beytü'l-mâlci Süleymân Ağa defteriyle Sadrıa‘zama arz olunduğu tahkîki üzre hakîr sûret-i defterden istihrâc edüp bu mahalle tahrîre cür’et etmişim. Ve her kolda rûz merre olan vekâyı‘âtı mümkin olduğu mertebe tahrîr etmişim. Ve cemî‘i mesârıfât-ı Âl-i Osmân'ı firâden firâdâ dilli defterler ile ale't-tahkîk olmak üzre Vezîria‘zama verilen defterlerden nasb [ü] nakş edüp hakîr Evliyâ tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… ve'l-hâsıl cemî‘i imâretlerinin ve cemî‘i mevcûdâtlarının firâden firâdâ dilli
defterlerin
sadrıa‘zama gönderüp zabt olundu.
Ve ceneral-i la‘în istikâmet edüp mâ-vaka‘ı üzre kal‘a-i Kandiye'nin cümle mahallâtları ve çârsû-yı bâzârları ve sarây-ı âlîleri ve manastır-ı düyûrları cümle ism [ü] resimleri ile ve bâkî kalan me’kûlât [u] meşrûbâtları ile ve kal‘anın dâ’iren-mâdâr hendese üzre cirm-i hudûdlarıyla ve'l-hâsıl cemî‘i imâretlerinin ve cemî‘i mevcûdâtlarının firâden firâdâ dilli defterlerin sadrıa‘zama gönderüp zabt olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309a ·
metinde göster ·
… ceneral ve arhonda ve milota nâm kefere defterdârları ve ba‘de'l-feth muharrir
defterleri
üzre cemî‘i âsâr-ı binâları ayân u beyân eder. Evvelâ,
Evvelâ bu kal‘a-i Kandiye içinde olan cemî‘i imârâtları mâ-vaka‘ı üzre ceneral ve arhonda ve milota nâm kefere defterdârları ve ba‘de'l-feth muharrir defterleri üzre cemî‘i âsâr-ı binâları ayân u beyân eder. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b ·
metinde göster ·
… adâsı Kandiye altında savaş-ı perhâşda mürd oldular. Ammâ arhonda keferelerinin
defterleri
üzre bu cezîre dest-i keferede iken altı kerre yüz bin benî âdem ile bu cezîre …
Ve cümle toksan yedi bin aded re‘âyâ kalup mâ‘adâsı Kandiye altında savaş-ı perhâşda mürd oldular. Ammâ arhonda keferelerinin defterleri üzre bu cezîre dest-i keferede iken altı kerre yüz bin benî âdem ile bu cezîre memlû imiş. Hâlâ cümle yetmiş bin avret defter olunmuşdur. Ve cümle yüz elli iki bin ümmet-i Muhammed askeri yazılmışdır. Ve cümle yedi bin aded Rûm'dan müselmân olma bozma tâ’ifesi kalmışdır, ya‘nî Girid kefereliğinden müselmân olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
… â-vaka‘ı üzre kefere başına harâclar ve köylerinin cümle evlerin tahrîr etdiğim
defterleri
Alî Paşa'ya verüp hakîre bir hil‘at-i fâhire geydirüp bir Manya kölesi ve iki a …
Ba‘dehu Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Zarnata kal‘asına iki bin aded yarar ve nâmdâr kul koyup ve cemî‘i cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtların müstevfâ görüp sene 1081 Rebî‘u'l-âhir'inin evvel Cum‘ası Hunkâr câmi‘inde edâ olunup hakîr savâbına kasd edüp müezzinlikler edüp Manya vilâyetinin yetmiş yedi pâre kurâların mâ-vaka‘ı üzre kefere başına harâclar ve köylerinin cümle evlerin tahrîr etdiğim defterleri Alî Paşa'ya verüp hakîre bir hil‘at-i fâhire geydirüp bir Manya kölesi ve iki aded Manya kızları ve bir küheylân at ve üç yüz Frengî altun ve üç yüz guruş dahi hüddâmlarıma birer çuka ve birer kumâşlar ile ihsân [u] in‘âmlar edüp buyurdular kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
… ler. Ammâ gayri kazâların değşirme gulâmların her ocaklara ve a‘yân-ı kibârlara
defterler
ile verüp ilm ü kemâl-i ma‘rifet öğrendiklerinden sonra acemî oğlanı ulûfesine …
Ve kânûn-ı Süleymân Hân üzre sarây-ı hâssaya sa‘âdetlü pâdişâh içün bu şehre yeniçeri ocağından bir çorbacı değşirme ağası gelüp bundan niçe yüz aded güzîde Bulgar ve Rûm gulâmların değşirüp başlarına kırmızı şebkülâhlar ve eğinlerine kırmızı abâ hil‘atler geydirüp der-i devlete değşirme gulâmları götürüp gâyetü'l-gâye mahbûb olup 372b asilzâde olanları gılmân-ı hâssa edüp dahi fetâlarını bostân ocaklarına ve yeniçeri ocaklarına ve dahi zeber-destlerin tophâne ve cebehâne ocaklarına verirler. Ammâ gayri kazâların değşirme gulâmların her ocaklara ve a‘yân-ı kibârlara defterler ile verüp ilm ü kemâl-i ma‘rifet öğrendiklerinden sonra acemî oğlanı ulûfesine geçirüp andan yeniçeri kapusuna andan sipâh kapusuna çıkarup eğer kim takdîr-i Hudâ olursa niçeleri vezîria‘zamlar ve müftî ve monlalar olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 372a–372b ·
metinde göster ·
… ir zerre komayup şehr-i Sakız'ı pâk etdirirler. Ve bu varoş-ı azîm potatlarının
defterleri
üzre bu şehir kâmil yetmiş bin ocaklı odalardır. Ve beş kerre yüz bin pençeredi …
Ve bu şehrin cemî‘i sokakları serâpâ kaldırım döşelidir. Ammâ bir diyârda bu gûne çâr-kûşe çakmak kayası taşdan hurde kaldırım mânzurumuz olmamışdır. Meğer Alman diyârında Prak şehrinde ola. Her bâr potatlar bu kaldırımları tathîr etdirüp hâr [u] hâşâkden bir zerre komayup şehr-i Sakız'ı pâk etdirirler. Ve bu varoş-ı azîm potatlarının defterleri üzre bu şehir kâmil yetmiş bin ocaklı odalardır. Ve beş kerre yüz bin pençeredir ve dörd bin şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59a ·
metinde göster ·
Ve cümle huccâc-ı müslimînin eşbehlerine iki kerre yüz bin salavât-ı şerîfe ve yüz bin ihlâs-ı şerîf tilâvet olunmasın defterle alay çavuşlarıyla tevzî‘ edüp bi-emrillâhi te‘âlâ nice kırâ'at etmeğe mübâşeret olundu ise bârân-ı azâb sâkin olup şems-i âteştâb kulle-i felekden baş gösterüp cümle ricâlullâh devâbbât tâze cân buldu. (---)(---)(---) çamur deryâsından at ve âdem gark olur. Deve hâli pes nice ola. Ol gece mâh-ı Zilka‘denin (---)(---) görüp top atup kalkarlar. Ammâ ne mümkin, cemî‘i yükler su içinde kaldı. Cümle asker (---)(---)(---)Q 109b yine {bu mahalden hakîr bir kaç refîkler ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261b ·
metinde göster ·
Andan aşağı dîvân hâcesi mukâbeleci efendidir. Yedi bölük neferâtının
defterleri
ve mevâcibât terakkîleri ve girüp çıkmaları anın kalemiyle olur. Bu dahi Mısır …
Andan aşağı dîvân hâcesi mukâbeleci efendidir. Yedi bölük neferâtının defterleri ve mevâcibât terakkîleri ve girüp çıkmaları anın kalemiyle olur. Bu dahi Mısır vezîrinin bir mu‘temedün-aleyh âdemi olur, Mısırlı'dan değildir. Senevî kırk Mısrî kîse hâsıl olur. Elli nefer halîfesi vardır. Bir âdem esâmesin ferâgat edüp gayra tevcîh olsa vazîfesine göre bir şehriyyesin alup nısfın mukâbeleci alır, mâ‘adâsın gayrı halîfeler bahş-ı kalenderî kılındırup kaldurup ederler. Ve gayrı derâmetleri dahi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y62a ·
metinde göster ·
… sa‘âdet-makrûnum vusûlünde şöyle ma‘lûmun olsun kim mukaddemâ hazîne-i Mısır'ın
defterleri
ve kâtibleri Dergâh-ı Mu‘allâm'a ihzâr olunup salâh-ı dîn ü devlet, nizâm-ı ahv …
"Sen kim hâlâ bâbü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn olan Mısır-ı nâdiretü'l-asr muhâfazasında olan vezîrim Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa'sın, hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnum vusûlünde şöyle ma‘lûmun olsun kim mukaddemâ hazîne-i Mısır'ın defterleri ve kâtibleri Dergâh-ı Mu‘allâm'a ihzâr olunup salâh-ı dîn ü devlet, nizâm-ı ahvâl-i memleket lâyık ve münâsib olan vech-i meşrûh üzre hazîne-i mezbûrenin îrâdı ve masârîfi tertîb olunup ve ol âna dek müşâhede olunan teşvîş ü ihtilâli tashîh olunup müceddeden tahrîr ve rikâb-ı hümâyûnuma irsâl olunan icmâlleri ve telhîsin Y 70b manzûr-ı hümâyûnum olup makbûl-ı mülûkânem olmuşdur. Ber-hordâr-ı ömr olup sa‘âdet-i dâreyn bulasın ve ni‘am-ı celiyye-i husrevânem sana helâl olsun. Ve arz eyledüğin üzre ba‘zı fevâd içün tenbîh-i hümâyûnum iktizâ etmeğile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70a–Y70b ·
metinde göster ·
… vâlinden alâka-i hizmeti olan küttâb ve huddâm ma‘rifetleriyle hisâbları hazîne
defterleri
mûcebince hak üzre görülüp kazıyyede medhali ve hazîne ahvâlinde alâkası olmaya …
Ve Mısır vâlîleri ma‘zûl oldukda vâlî-i cedîd tarafından kâ’immakâm nasb olan mîrlivâ ve mâl defterdârı ve rûznâmeci ve mukâta‘acılar ve sâyir hazîne ahvâlinden alâka-i hizmeti olan küttâb ve huddâm ma‘rifetleriyle hisâbları hazîne defterleri mûcebince hak üzre görülüp kazıyyede medhali ve hazîne ahvâlinde alâkası olmayanlar min-ba‘d karışmayalar. Ve kâ’immakâm olanlar zamânında vâki‘ olan mahlûlâtı aslâ kâ’immakâmlar tevcîh etmeyüp ihbâr-ı eytâm içün gelenlerin arzuhâllerin vâlî-i vilâyet gelinceye dek tevakkuf u te’hîr oluna. Ve mâl-ı îrâdın senevîsi sebk kılınmayup mâl-ı senevî iken tahsîl edüp ve te’hîr (---)(---) terk te’hîri ile etdik te’hîr ile ta‘vîk olunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
… ve defterdâr ve rûznâmeciler ve muhâsebeciler ma‘rifetleri ile hazîne ve anbâr
defterleri
açılup ve hatt-ı hümâyûnum ile ma‘yûr olan icmâlleri kulle-i hızâneden ihrâc ol …
Ve her sene Tût evvelinden berü Mısır'a (---)(---)(---)(---) vâlî-i vilâyet Q 185bP 183b ve defterdâr ve rûznâmeciler ve muhâsebeciler ma‘rifetleri ile hazîne ve anbâr defterleri açılup ve hatt-ı hümâyûnum ile ma‘yûr olan icmâlleri kulle-i hızâneden ihrâc olunup hazînenin hazîneden îrâd u masârîfi hisâbı görülüp müsâvî bulunursa yine mahallinde hıfz olunup ve illâ îrâddan noksân zâhir olursa vâlî-i vilâyet olanlara vâki‘ olan mahlûlâtlardan ol mikdâr hazîne-mânde edüp mahfûza olan defterler ile tatbîk edüp ziyâde ve noksânı zâhir olmağıçün kayd olunması lâzım gelen fevâd kayd u tahrîr olunmağıçün mahrûse-i Mısır'dan irsâliyye hazînesiyle mu‘tâd üzre hazîne beği ta‘yîn olundukda hazîne-i Mısır'ın bir senede olan îrâd u masraf icmâli bağlayup zikr olunan icmâli rûznâmeci mühürleyüp hazîne ile ma‘an rikâb-ı hümâyûnuma irsâl ve teslîm oluna. Zikr olunan mevâd vech-i meşrûh üzre cârî ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
… yet olanlara vâki‘ olan mahlûlâtlardan ol mikdâr hazîne-mânde edüp mahfûza olan
defterler
ile tatbîk edüp ziyâde ve noksânı zâhir olmağıçün kayd olunması lâzım gelen fev …
Ve her sene Tût evvelinden berü Mısır'a (---)(---)(---)(---) vâlî-i vilâyet Q 185bP 183b ve defterdâr ve rûznâmeciler ve muhâsebeciler ma‘rifetleri ile hazîne ve anbâr defterleri açılup ve hatt-ı hümâyûnum ile ma‘yûr olan icmâlleri kulle-i hızâneden ihrâc olunup hazînenin hazîneden îrâd u masârîfi hisâbı görülüp müsâvî bulunursa yine mahallinde hıfz olunup ve illâ îrâddan noksân zâhir olursa vâlî-i vilâyet olanlara vâki‘ olan mahlûlâtlardan ol mikdâr hazîne-mânde edüp mahfûza olan defterler ile tatbîk edüp ziyâde ve noksânı zâhir olmağıçün kayd olunması lâzım gelen fevâd kayd u tahrîr olunmağıçün mahrûse-i Mısır'dan irsâliyye hazînesiyle mu‘tâd üzre hazîne beği ta‘yîn olundukda hazîne-i Mısır'ın bir senede olan îrâd u masraf icmâli bağlayup zikr olunan icmâli rûznâmeci mühürleyüp hazîne ile ma‘an rikâb-ı hümâyûnuma irsâl ve teslîm oluna. Zikr olunan mevâd vech-i meşrûh üzre cârî ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
… y dîvânhânesinde du‘â edüp dîvân etdikde ibtidâ Haremeyn gılâlları ve surreleri
defterlerin
görüp dîvân ede. Zîrâ Hâdimü'l-Haremeyn'dir, ve's-selâm. P 188b
Andan bayram dîvânları olan mahalde du‘â edüp ba‘dehu bismillâh ile yigirmi beş kademe nerdübândan Kayıtbay dîvânhânesinde du‘â edüp dîvân etdikde ibtidâ Haremeyn gılâlları ve surreleri defterlerin görüp dîvân ede. Zîrâ Hâdimü'l-Haremeyn'dir, ve's-selâm. P 188b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84a ·
metinde göster ·
Ve Gavrî dîvânhânesinin altı yetmiş yedi aklâmların müfredât ve külliyâtı
defterleri
anda hazînelerde mahfûzdur. Ve rûznâmçe defteri dahi cümle andadır. Ve defterdâ …
Ve Gavrî dîvânhânesinin altı yetmiş yedi aklâmların müfredât ve külliyâtı defterleri anda hazînelerde mahfûzdur. Ve rûznâmçe defteri dahi cümle andadır. Ve defterdârın mâhiyye verecek kîseleri cümle anda durur. Hîn-i azilde paşa sarâydan geçüp aşağı endikde bu hazîneyi beklemeğe yeniçeri ocağının alay çavuşu her gün her gece bu hazîne önün döşeyüp beş altı yüz yiğit ile sabâha dek sâzdır sözdür eğlenüp nevbet beklerler. Ve paşanın ve ağavâtın cümle odaların muhâfaza ederler. Anıniçün Mısır yeniçerisine mustahfızân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84a ·
metinde göster ·
… ] masârıfı berâber etdim ve bu kadar bin akçe yevmiyye mahlûlât cem‘ edüp cümle
defterleri
gümüş kafesli sandûka koyup Mısır'ın hazînesin Tût'a bağlayup Mısır'ı bikr etdi …
"Bu mertebe ehl-i kalem iken îrâd [u] masârıfı berâber etdim ve bu kadar bin akçe yevmiyye mahlûlât cem‘ edüp cümle defterleri gümüş kafesli sandûka koyup Mısır'ın hazînesin Tût'a bağlayup Mısır'ı bikr etdim", derken ba‘dehu ma‘zûl olup selâmetle Âdiliyye'de karâr etdi. Ammâ iki aydan sonra Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa hazretleri Mısır'a dâhil olup İbrâhîm Paşa'yı muhâsebeye da‘vet edüp anbâr-ı Yûsuf'dan zimmetinde iki yüz yetmiş kîse bakâyâsı kalup İbrâhîm Paşa'dan taleb olundukda tarfetü'l-ayn içre edâ etdi. Zîrâ mün‘im âdem idi. Ve gayrı keşşâflar ve ümenâ ve mültezimîn zimmetlerinde İbrâhîm Paşa'nın üç yüz kîse bakâyâsı kalup Hüseyin Paşa,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y217b ·
metinde göster ·
… ve beyâz destâr sararlar. Cümle Habeş diyârının îrâd [u] masârıfları ve gümrük
defterleri
anların ellerindedir. Kalemleri ile ve fikr [ü] ferâset ve ilm-i hisâbları ile …
Ve cümle halkı esmerü'l-levn siyâh-çerde kavmdir. Bir sınıf kavmine Bânyân derler, beyâz ve esmer olurlar. Cümlesi âteş-perestlerdir, mürd olduklarında lâşe-i murdârların âteşe yakarlar. Cümlesi pâk beyâz sûzenî Hind esvâbları geyerler ve beyâz destâr sararlar. Cümle Habeş diyârının îrâd [u] masârıfları ve gümrük defterleri anların ellerindedir. Kalemleri ile ve fikr [ü] ferâset ve ilm-i hisâbları ile bir dânıkı hisâb edüp masrûfa kayd ederler, gâyet hisâbî kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y438b ·
metinde göster ·