… rı ve arz [u] hüccetleri ve cümle mâlı ve cümle hedâyâları üç sancak beğlerinin
defterleriyle
hedâyâları dahi cümle Paşa huzûrunda hazînedâra teslîm etdikde Paşa eydir:
"Boş gelmedim, murâdınızdan ziyâde dolu geldim" dediğimde ziyâdesiyle hazz edüp vâfir tebessüm edüp "Atına bin" dedikde bilâ-rikâb esb-i yâr-ı gâr-ı Hamîs'ime süvâr olup at başı berâber şehr-i Sofya'ya girirken hakîr gerü kalup bir alay-ı Âsaf ile Melek Paşa Sofya'ya girmişdir. Bu alayı felek ancak görmüşdür. Anda hakîr doğru paşalara mahsûs sarây-ı hâssa ağırlığımla varup ol ân mektûbları ve arz [u] hüccetleri ve cümle mâlı ve cümle hedâyâları üç sancak beğlerinin defterleriyle hedâyâları dahi cümle Paşa huzûrunda hazînedâra teslîm etdikde Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40b ·
metinde göster ·
… i Defterdâr Paşa ve cebecibaşı cemî‘i mâl-ı firâvânı mu‘temedün aleyh âdemlerin
defterleriyle
kabz olunup asker-i İslâm'dan 179a kırk bin aded "Benem, dîğer nîst!" deyen g …
Çünkim Sadrıa‘zam Kanije kal‘ası buheyresinin sâhilinde küffârın tabur-ı azîmi içine girüp bir tabahâne(?) haymecikde meks edüp cümle bu tabur içre kâfirden kalan cebehâne ve bârhâne ve mâl-ı hazâ’ini Defterdâr Paşa ve cebecibaşı cemî‘i mâl-ı firâvânı mu‘temedün aleyh âdemlerin defterleriyle kabz olunup asker-i İslâm'dan 179a kırk bin aded "Benem, dîğer nîst!" deyen gâzîlerden kâfiri kovmağa me’mûr olup revâne oldular. Bu ânda Kanije gâzîleri küffârın firâr etdiklerin görüp ölüsü dirisine binüp kal‘adan taşra çıkup tabur içinde kalan küffârdan ve dağlarda yetişdikler[i] yerlerde kırılandan üç bin kelle ve iki bin kırk aded kâfirleri kayd [u] bend ile huzûr-ı vezîre getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b–179a ·
metinde göster ·
… gece fi'l-hâl sabâha dek cümle eşyâ-yı bâr-ı sakîlleri karaya döküp Sadrıa‘zama
defterleriyle
mektûblar gönderüp hemân ol ân eyyâm-ı müsâ‘id elde iken kâfir gemileri gelmede …
Hikmet-i Hudâ sene 1077 mâh-ı Cemâziye'l-âhir'inde bir gece Kapudan Kaplan Paşa Çanak limanına seksen pâre kalyon ve seksen pâre kadırgalar ile gelüp on iki bin aded gûnâ-gûn güzîde asker ve lağımcılar ve beldâr[â]nlar ve niçe kerre yüz bin kantâr bârûd-ı siyâh ve niçe yüz bin top güllesi ve kazgan kumbaralar ve niçe kerre yüz bin elvân cebehâneler ve niçe kerre yüz bin aded çuval un ve buğday ve pirinç ve sâ’ir hubûbât ve koyun ve kuzu [ve] keçiler ve niçe bin çuval pasdırmalar ve niçe kerre yüz bin elvân mühimmât [u] levâzımâtlar getirüp ol gece fi'l-hâl sabâha dek cümle eşyâ-yı bâr-ı sakîlleri karaya döküp Sadrıa‘zama defterleriyle mektûblar gönderüp hemân ol ân eyyâm-ı müsâ‘id elde iken kâfir gemileri gelmeden salpa demir edüp bir yaylım top ve tüfeng şâdımânları edüp bâdbân-ı murâdların açup deryânın bir tarafına teveccüh edüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
… vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın
defterleriyle
cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar m …
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·