İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dek*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
765
isabet
718 cümle/beyitte
283,5
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
33
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi762311,3
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)292,4
Uigurica I-IV1158,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 765

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dek*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
U II, T II S.2b-9–10 azunlarıy baru avırdaçı etöz-– deki köŋüldeki tilteki ḳılınçlar ol bolmaḳ tėtir
Mait Mai.Tek.012.01–08 … erkeç teke oglaḳ tült orun eşük töşek ton etük itig yartag aş içgü ı tarıg ... - dek
Mait Mai.Tek.112.20–30 … tegim--(lig) ... küçinte kitumat(i) (kent) ... (t)özün ... -ler ... teg ... - / deki edgü ögre-? - başın bursoŋ ... (tapınıp) udunup öŋi öŋi (burkan kutı)ŋa tegirle …
EÇS I 1b 60. Murâd Hân'ın ibtidâ-i cülûsundan intihâsına dek cümle vakâyı‘âtı bildirir.
EÇS I 2b 127. Hâkimân-ı Galata'yı ve dekâkînleri ve kalafatcılar odaların bildirir.
EÇS I 2b 142. Üsküdar'ın çeşmeleri ve dekâkînleri ve aded-i bâğları ve aded-i bûstânları.
EÇS I 3a 157. Fasl-ı râbi‘de hekîmbaşı ve dekâkîn-i hukemâ ve kavm-i kehhâlân-ı basar.
EÇS I 3b 167. Kârhâne-i yoğurdcıyân-ı sultânî ve esnâf-ı cümle dekâkîn-i yoğurdcıyân.
EÇS I 12a … yninde idi. Ve Freng memleketinden tâ Îrân-zemîn ki Acem diyârının serhadlerine dek fermân-fermây olup takviyet-i dîn-i millet-i Mesîhiyân ve niçe bin deyr-i belîd …
EÇS I 18a … erîr geceleri olup İslâmbol'un cemî‘i sâhire avretleri ol bakır gemi ile sabâha dek rû-yı deryâda şinâverlik edüp Akdeniz'i hıfz [u] hırâset ederlerdi. Hattâ Ebü'l …
EÇS I 19a … l-cümle mezkûr hadîd-i Eski İslâmbol'dandır. Tâ ki Sultân Bâyezîd-i Velî asrına dek râyegân olup huddâmları hadîd-i hâlis istihrâc ederlerdi.
EÇS I 24a … gelüp "Vallâhi sen benim elime girsen seni bir demir kafes içre koyup tâ ölene dek çıkarmazdım" dedükde Timur eydir:
EÇS I 25a … olan binâları dedemiz mâl-ı ganâyim ile kabz edüp ba‘de'l-feth bir câmi‘ ve yüz dekâkîn inşâ etdirüp câmi‘ine vakf etmişdir. Bu hakîrin İslâmbol içre mütevellid olduğu …
EÇS I 25a … mizi gazâ mâlında[n] dedemiz binâ edüp sâkin olurlar. Ve binâ etdüği câmi‘in ve dekâkîn ü büyûtların berâtları Ebü'l-feth'in tuğra-yı garrâsıyla ve hüccet-i şer‘iyyele …
EÇS I 31a … kyânûsî ve Yanko ibn Mâdyânî düşdü. Ve üç bin sarây ve iki bedâsten ve yedi bin dekâkîn dahi düşdü. Ve Ayasofya câmi‘iyle yedi deyr-i azîmi dahi Sultân Mehemmed'e verd …
EÇS I 33a Ve On ikinci hâkim: Bostâncıbaşı'dır. Her şeb deryâ üzre sabâha dek cümle sâhil-i bahrde olan kurâ ve kasabâtları deverân edüp mücrim bulunursa ta‘ …
EÇS I 33a On üçüncü hâkim: Çorbacıyândır. Her gece sabâha dek on iki yeniçeri çorbacıları beşer altışar yüz tevâbi‘iyle kol dolaşup müttehem …
EÇS I 34a … inşâ ederdi. Tâ ki bu binâ-yı azîm tâk-ı Kisrâ-misâl çârtâk pâyeleri mahalline dek tamâm olup bir gecede mi‘mâr başı olan Ağnados gâ’ib oldu. Ve Hazret-i Hızır da …
EÇS I 34a … p anda dahi Rim Papanın izniyle bir deyr-i gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece andan dahi firâr edüp yine İslâmbol'daki Fezendo …
EÇS I 38b "Ecel-i müsemmâsına dek mu‘ammer ve ten-dürüst olup cümle erzâkın hazâyin-i gaybden Cenâb-ı Bârî ihsân …
EÇS I 42a … câmi‘in iç harem[i] hâricinde olan sahrâ-misâl harem-i azîmin cânib-i selâsında dekâkînler inşâ edüp esnâf-ı sanâyi‘ât [u] ehl-i hıref ile ârâste ve bir matbah ve me’kel- …
EÇS I 42a … den taşra bir azîm vâdî vardır, Sultân Bâyezîd meydânı derler. Cânib-i erba‘ası dekâkîn-i gûnâ-gûnlar ile müzeyyendir. Bir tarafında Bâyezîd Hân'ın yetmiş kubbe-i azîm b …
EÇS I 63b … er bir zorba bir diyârda hidmetde iken bunları beşer onar kıra kıra yedi seneye dek zorbaların zoru kesilmeyüp câ-be-câ nihânîce var idi. Ammâ Murâd Hân bir ferd-i …
EÇS I 67a Ba‘dehu asker-i İslâm ile tâ Isfehân ve nısf-ı cihâna dek gâret edelim deyü ahd [ü] emân edüp gitmek sadedinde iken sa‘âdetlü Pâdişâh-ı â …
EÇS I 68b … şehriyârîler eyâlet-be-eyâlet gönderildi ve asker-i deryâ-misâl sene-i âtiyeye dek cem‘iyyet etmeğe başladı.
EÇS I 70a … ze-i Süleymân Hân'da hâzır olup ol asırdan tâ efendimiz Sultân Murâd Hân asrına dek musâhib-i şehriyârî ve tarîk-i Gülşenî'nin sâhib-i vakârı bir azîz nedîm-i hâss …
EÇS I 70b "Ey Mîr anıniçün ve bürâder-i azîzim şehîd Osmân Hân Gâzî hûniyçün bu âna dek üç kerre yüz bin ve yedi bin dahi eşkıyâ ve zorbanın kellelerin galtân eyledim" …
EÇS I 73a … tidâ leyle-i cum‘ada ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân ve hâfız-ı Kur’ân edüp sabâha dek mübâhese-i ilm olurdu.
EÇS I 73a … kolu ve Nâzlı kolu ve Ahmed kolu ve şehir oğlanları kolları cem‘ olup tâ sabâha dek Hüseyin Baykara meclisleri olur.
EÇS I 73a Hamd-i Hudâ peder-i büzürgvârımız Sultân Süleymân'dan Sultân İbrâhîm Hân'a dek on pâdişâhın hidmet-i şerîfinde olup ser-zergerân idi.
EÇS I 87b … --) Hân'ın vâlidesi on Mısır hazînesi mâl sarf edüp tâklar peydâ olacak mahalle dek binâ olunup bânîsi Vâlide Sultân merhûm olup (---) sene harâb ü nâ-tamâm kalup …
EÇS I 88a Ve bu câmi‘in harem-i kebîrinin cenûbunda ve garbında bin mikdârı kârgîr-binâ dekâkînler binâ olunmuşdur kim ta‘bîr olunmaz.
EÇS I 89a … ık eden on iki yeniçeri çorbacıları bu câmi‘de salât-ı ışâyı edâ edüp tâ sabâha dek İslâmbol içre muhâfaza edüp mücrimlerin hakkından gelirler. Andan,
EÇS I 89b … bnî bir câmi‘-i rûşendir. Diller ile ta‘bîr olunmaz. Altında cümle mahzenler ve dekâkînlerdir . Kıble kapusu üzre târîhi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) …
EÇS I 89b … ve minâresi münhedim olup Kara Çelebizâde müceddeden bir kubbe-i âlîli ve altı dekâkîn ü mahâzinli bir câmi‘-i fevkânîdir. Ve minâre-i nahîfe mâlikdir, hâlâ şehr-i İs …
EÇS I 91b Hakkâ ki binâ-yı âlîdir. Tahtında serâpâ dekâkînlerdir . Gâyet mussana‘ fevkânî binâ-yı azîmdir.
EÇS I 108a Şehr-i İştib'de câmi‘ ve hânları ve hammâmı ve dekâkînleri ve zâviye imâreti ve Üsküb'de bedâsteni ve dükkânları vardır.
EÇS I 117a Ve bu kasabada yetmiş seksen mikdârı dekâkînleri vardır ve âb-ı hayât suları meşhûr [u] firâvândır.
EÇS I 117b Ve yüz mikdârı envâ‘ından dekâkînleri vardır. Ammâ çârsû câmi‘i (---) (---) binâsıdır. Cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. ( …
EÇS I 118a … ed mescidi ve dörd aded tekyesi ve bir hammâm henüz binâ olundu ve yigirmi aded dekâkînleri vardır. Ammâ hânları yokdur. Lâkin Nişâncı Paşa'nın bir müferrih hammâm-ı dil-k …
EÇS I 124a … oldukda zemînine Vâlide Sultân câmi‘i bünyâd olup ol mahalle-i Yahûdîler serâpâ dekâkînler olup Yahûdîleri bu Hâsköy'e nefy olaldan beri Hâsköy'de yigirmi cemâ‘at Yahûdî …
EÇS I 124a Ve cümle altı yüz dekâkînlerdir . Gerçi bezzâzistânı yokdur ammâ cemî‘i zî-kıymet bî-kıymet firâvân bulunur. Ve …
EÇS I 125a … er şeb ta‘yîn edüp tershâne kapudanlarının otuz beşi tershâne gözlerinde sabâha dek kol dolaşalar ve otuz beş kapudanı askerleriyle şehirde kol dolaşalar. Zîrâ Sül …
EÇS I 126b Evsâf-ı dekâkîn-i {şehr-i} Kâsımpaşa: Cümle (---) mahallede üç bin altmış dükkândır. Gerçi bedâst …
EÇS I 126b Bu şehir içre iki dere cereyân edüp iki tarafları serâpâ dekâkînlerdir .
EÇS I 129b Evsâf-ı dekâkîn-i şehr-i Galata: Cümle üç bin seksen dükkândır. Haffâfhânesi ve sükker çârsûsu ve …
EÇS I 133b–134a Der-beyân-ı dekâkîn-i esnâf-ı ehl-i hıref: Şehr-i Tophâne'de ve kasaba-i Fındıklı'da cümle sekiz yüz …
EÇS I 138a–138b Evsâf-ı ma‘âdin-i zeheb: 138b Âl-i Osmân devletinde tâ Sultân [(---)] asrına dek bu ma‘den işleyüp zeheb-i hâlis altun hâsıl olurdu. Ba‘dehu Defterdâr (---) Paş …
EÇS I 143b Aded-i evsâf-ı dekâkîn-i esvâk-ı sultânî: Cümle iki bin altmış dükkândır, lâkin bezâsteni yokdur. Ammâ y …
EÇS I 145b–146a … i teferrüc-i ibret-nümâ olur. Ammâ her sene mâh-ı Şa‘bân'ın gurresinden âhirine dek İslâmbol kavmi Ramazân'a istikbâl 146a takrîbiyle bu Kâğızhâne fezâsına hayme …