… hâne-i "İreme zât"ı ve yedi câmi‘i ve üç hânı ve beş hammâmı ve altı yüz ma‘dûd
dekâkînleri var
, ammâ bezzazistânı ve medâris [ü] mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı yokdur.
Evsâf-ı bâğ-ı İrem'e mânend şehr-i Merend Taht-ı Hân-ı Elvend : Azerbaycân şehirlerinden başka sultânlıkdır kim biri nöker-i şerefgere mâlikdir. Kadısı, kelenteri, münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası vardır. Tebrîz'e on dörd fersah karîbdir. Mâbeynehümâsında aslâ arz-ı hâliyesi yokdur. Serâpa gül-i gülistân [ve] bâğ [u] bostân ile müzeyyendir. Bu şehr-i Merend, şehr-i Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde vâki‘ olmuşdur. Kadîm-i eyyâmda Azerbaycân pâdişâhlarından Şahruh ibn Tîmur'un saydgâhı olmağıla gâyet ma‘mûr u âbâdân şehr-i Merend, mânend-i gülistân imiş. Lâkin bunu dahi Gâzî Murâd Hân, kızılbaşa rağmen harâb u yebâb, hânelerin türâb idelden berü henüz imâr olup üç bin kadar hâne-i "İreme zât"ı ve yedi câmi‘i ve üç hânı ve beş hammâmı ve altı yüz ma‘dûd dekâkînleri var, ammâ bezzazistânı ve medâris [ü] mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 297a ·
metinde göster ·
… fîd ü muhtasardır, ba‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı
dekâkinleri var
ammâ her şey bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Ve üç hânı var ve bir hammâmı var, suyu Âsî nehrinden dollâb ile cereyân eder bir hammâm-ı müfîd ü muhtasardır, ba‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı dekâkinleri var ammâ her şey bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27a ·
metinde göster ·
… ve bir hân ve iskele başında kırk elli aded hân-misâl anbarlar ve bir kaç aded
dekâkînleri var
. Gayri imâret ü hammâm u medrese ve bâğ u bostân yokdur. Ancak bir kaç bekâr od …
Ba‘dehû ol mâl-ı defîne ile Süleymân Hân şehr-i Köstence'yi imâr etdi. Ammâ leb-i deryâda bî-kal‘a olmak ile niçe kerre Kazak-ı Ak nehb ü gâret edüp ihrâk bi'n-nâr etmişdir. Hâlâ ol kadar imâristân değildir. Silisre eyâletinde Karadeniz kenarında Karasu hükmünde yüz elli akçe kazâdır. (---) pâre kurâ nâhiyesi vardır. Kadısına senevî üç kîse hâsıl olur. Cümle yüz elli mikdârı kiremitli ve şındıra tahta örtülü hânelerdir. Ancak bir mahalle ve iskele başında müfîd ü muhtasar bir câmi‘ ve bir hân ve iskele başında kırk elli aded hân-misâl anbarlar ve bir kaç aded dekâkînleri var. Gayri imâret ü hammâm u medrese ve bâğ u bostân yokdur. Ancak bir kaç bekâr odaları vardır. Ve zamân-ı kadîmde küffâr İslâmbol tekürü havfinden ve Tatar-ı adüv-şikâr derdinden bu Köstence'den tâ Karasu kurbunda Tuna nehri azmağından bir handak-ı azîm kesüp nehr-i Tuna'yı Karaharman'a akıdup Babadağı ve Tulca kal‘ası ve Beşdepe nâm mahal cezîrede kalmış idi. Hâlâ memerr-i nâs üzre handak kenarında olan âsâr-ı binâ kulleler nümâyândır. Bu câniblerde olan kurâların imâristânı mezkûr handakın taşlarıyla imâr olmuşdur. Ve bu Köstence'ye Karadeniz Köstencesi derler. Sofya kurbundakine Bana Köstencesi derler. Rûm'da iki Köstence'dir. Biri berrî ve biri kenar-ı bahrîdir. Bu bahrî Köstence'nin kefere zamânı bir liman-ı azîmi var imiş kim hâlâ âsâr-ı binâları nümâyân olup limanına bin pâre gemi müstevfâ girer. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile hâr u hâşâk rimâl-i türâb ile liman memlû olup temevvüc-i deryâdan bî-emân liman olmuşdur. Ba‘zı sene niçe gemiler helâk olur. Hudâ imâr eyleye, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126a ·
metinde göster ·
Ve mahzenler kurbunda kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen dekâkînleri var. Cânib-i selâsında tâ Kilis dağlarına ve Solin kal‘ası bağlarına varınca yetmiş yedi bin bâğdır derler. Ekseriyyâ zeytûnu hıyâbân-ı Acem olup cihânı dutmuşdur ve inciri ve narı ve emrûdu ve limon ve turuncu ve kebbâtı zemîni zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… âk kaldırımlı şâhrâhları vardır. Ve cümle iki yüz seksen aded ma‘mûr u müzeyyen
dekâkînleri var
ammâ helvâcısı ve haffâfı cümle ehl-i hıreflerden çokdur, hakkâ ki latîf helvâs …
Ve cümle sokakları iri taşlı kâr-ı kadîm pâk kaldırımlı şâhrâhları vardır. Ve cümle iki yüz seksen aded ma‘mûr u müzeyyen dekâkînleri var ammâ helvâcısı ve haffâfı cümle ehl-i hıreflerden çokdur, hakkâ ki latîf helvâsı olur. Ammâ beş aded kurşum örtülü kal‘a-misâl kârgîr binâ ve dörd aded demir kapulu metîn bezzâzistânı gibi ma’mûr u müzeyyen bir bezâstân bir diyârda yokdur. Cümle zî-kıymet eşyâlar bunda bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Mâldâr hâcegîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202a ·
metinde göster ·
… kefere zamânı milota nâm defterdâr aşkarvan(?) hattıyla cümle bin yedi yüz aded
dekâkînler var
idi. Şimdi yine henüz cümlesine ankâ bâzergânlar girüp kâlây vâlây metâ‘ların a …
Mâ-tekaddem kefere zamânı milota nâm defterdâr aşkarvan(?) hattıyla cümle bin yedi yüz aded dekâkînler var idi. Şimdi yine henüz cümlesine ankâ bâzergânlar girüp kâlây vâlây metâ‘ların arz edüp her dükkân arûsek-i şehr-i çîn oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
… mescidi ve bir mekteb-i sıbyân ve bir hammâm ve iki vekâle ve kırk elli mikdârı
dekâkînler var
.
Ve bu kal‘adan şark tarafına aşağı bin adımda enilüp varoşu vardır Kal‘ası yalın katdır, ammâ bu dahi gâyet metîndir. Cümle yüz Y 184a hâne-i neferâtdır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir mekteb-i sıbyân ve bir hammâm ve iki vekâle ve kırk elli mikdârı dekâkînler var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b–Y184a ·
metinde göster ·
… irinden sâz söz ve Hüseyin Baykara âdemleri olur. Ve cümle üç yüz seksen küşâde
dekâkînleri var
, niçesi mesdûddur, ammâ bezâzistânı yokdur. Ve bu şehrin tâ ortasında leb-i Nîl …
Ve bu şehirde mâ-tekaddem yedi yüz hammâm var imiş. Hâlâ aşağı çârşûda bir hammâm vardır. Ve on bir vekâle vardır. Ve on kahvehâne vardır, ammâ Nîl kesimi günleri mu‘attal olan kahvehâneleri tezyîn edüp her birinden sâz söz ve Hüseyin Baykara âdemleri olur. Ve cümle üç yüz seksen küşâde dekâkînleri var, niçesi mesdûddur, ammâ bezâzistânı yokdur. Ve bu şehrin tâ ortasında leb-i Nîl'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y142b ·
metinde göster ·