… r olunup ancak mahmiyye-i imâret-i Kostantıniyye içre şehre ziynet veren cemî‘i
dekâkîn ve
ehl-i hıref, sâhib-i sanâyi‘ât kalmış idi.
Netîce-i merâm bu bâlâda tahrîr olunan teferrücgâh merâmları ve bâğçe-i selâtînleri ve a‘yân [u] eşrâf ve vüz[er]â yalıların âb [u] hevâları ve tarz [u] tarh binâları ve ibret-nümâ kâ‘alarıyla cümle evsâfların manzûrumuz olduğu üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Ammâ hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îfin akl-ı kâsırı üzre alâ kadri'l-imkân Belde-i Tayyibe'nin ibret-nümâ âsârları ve bânîleri ve fâtihleri ve cümle meşhûr imâretleri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtları ve kânûn-ı Âl-i Osmâniyânı ve vüzerâ ve vükelâ ve ulemâları ve arz-ı beledi ve âb [u] hevâsı ve cümle meşhûr ziyâretleri tahrîr olunup ancak mahmiyye-i imâret-i Kostantıniyye içre şehre ziynet veren cemî‘i dekâkîn ve ehl-i hıref, sâhib-i sanâyi‘ât kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… erbâb-ı ma‘ârif-i sâhib-i kâr ve ne kadar bî-kâr-ı ehl-i mekkâr ve ne kadar bin
dekâkîn ve
ne kadar yüz bin ehl-i şugl-ı gûnâ-gûn vardır anların hübût-ı {Âdem'den berü pî …
İki yüz altmış sekizinci fasıl-ı azîmBu dünyâda nazîri olmayan İslâmbol içre Arapça hadîs-i şerîfi mazmûnu üzre ne kadar tüccâr ve neccâr-ı berr [u] bihâr ve ne mikdâr erbâb-ı ma‘ârif-i sâhib-i kâr ve ne kadar bî-kâr-ı ehl-i mekkâr ve ne kadar bin dekâkîn ve ne kadar yüz bin ehl-i şugl-ı gûnâ-gûn vardır anların hübût-ı {Âdem'den berü pîrlerin ve Fütüvvetnâme-i Muhammedî üzre Ashâb-ı güzînden pîş-kadem perverlerin ve ahd [ü] bî‘at-nâmelerin beyân eder}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… hatt-ı şerîfimde tahrîr olunandan ma‘a-ziyâde dörd mevleviyyetlerde olan cemî‘i
dekâkînleri ve
cümle ehl-i hırefleri ve cümle imâret olan binâları hâkimleri ile ve şart-ı vâk …
"Tîz hatt-ı şerîfimde tahrîr olunandan ma‘a-ziyâde dörd mevleviyyetlerde olan cemî‘i dekâkînleri ve cümle ehl-i hırefleri ve cümle imâret olan binâları hâkimleri ile ve şart-ı vâkıfları ile cemî‘i hayrât [u] hasenâtları tahrîr edesiz" deyü tenbîh [ü] te’kîd edüp anlar dahi zemîn-bûs edüp herkes taht-ı hükûmetlerinde olan imârât [u] hayrât u hasenâtları ve gayrı âsârları ve cümle dekâkîn-i ehl-i hırefleri sa‘âdetlü pâdişâ[h]-ı âlem-tebâhın murâd [u] maksûdlarından bin kat ziyâde tahrîr etdiler kim sene (---) târîhinde Selîm Hân-ı Sânî asrında İslâmbol mollâsı Zekeriyyâ Efendi tahrîr etdüğinden yüz bin kat ziyâde tahrîr olundu. Zîrâ ol asırdan Murâd Hân-ı Râbi‘'e gelince Şehr-i İslâmbol eyle ma‘mûr oldu kim bir arz-ı hâliye kalmamış idi. 152b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a–152b ·
metinde göster ·
… kapusu'nun mahâzisinde ve leb-i deryâda kat-ender-kat izdihâm bâzâr-ı muhabbet
dekâkînleridir. Ve
bir kârgîr binâ bezzâzistânı vardır kim cümle Arab u Acem 252a hâcegîleri sâk …
Cümle (---) dükkânlardır. Cemî‘î çârsû-yı bâzârlarının güzîdesi Mumhâne Kapusu'ndan taşra esnâf-ı gûnâ-gûnu andadır. Ve bu Şem‘ahâne kapusu'nun mahâzisinde ve leb-i deryâda kat-ender-kat izdihâm bâzâr-ı muhabbet dekâkînleridir. Ve bir kârgîr binâ bezzâzistânı vardır kim cümle Arab u Acem 252a hâcegîleri sâkindir. Gâyet mâldâr ve mün‘im-i ehl-i vakâr ve muhteşem bâzargânları vardır. Ve Orta Hisâr'da Küçük Bâzâr derler her esnâfdan bulunur, yetmiş seksen mikdârı dükkânlardır. Bunlardan gayrı câ-be-câ dükkânlar dahi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b–252a ·
metinde göster ·
Varoş-ı Gürcî kapusu: Kal‘anın cânib-i şimâlinde niçe bin hâne ve
dekâkîn ve
hânlar vardır. Hâlâ dahi imâr olmadadır. Cümle ankâ bâzargânlar bunda sâkin olu …
Varoş-ı Gürcî kapusu: Kal‘anın cânib-i şimâlinde niçe bin hâne ve dekâkîn ve hânlar vardır. Hâlâ dahi imâr olmadadır. Cümle ankâ bâzargânlar bunda sâkin olurlar. Hakîrin kâtib olduğumuz gümrük bundadır ve cânib-i erba‘asında Arab ve Acem ve Hind ve Sind ve Çin ve Hıtâ ve Hoten bâzargânlarının hânları bu mahaldedir. İslâmbol ve İzmir gümrüğünden sonra bu Erzurûm gümrüğü gâyet işler. Zîrâ tüccâr sevdâgerlerine adâlet ederler.,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 288a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu şehr-i kâdîmin esvâk [u]
dekâkîn ve
hân [u] câmi‘ ve imâret ü medrese ve sâ’ir ebniye-i hayrât [u] hasenât-ı gûnâ-g …
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu şehr-i kâdîmin esvâk [u] dekâkîn ve hân [u] câmi‘ ve imâret ü medrese ve sâ’ir ebniye-i hayrât [u] hasenât-ı gûnâ-gûnları alâ kadri'l-imkân ta‘rîf u tavsîf olunmuşdur. Ammâ şehrin cânib-i garba nehr-i Kızılırmak üzre bir sâ‘at şehre karîb iki kaya arasında Birgöz köprü nâm bir bî-bedel cisrdir kim Süleymân Hân asrında Koca Mi‘mâr Sinân niçe sinîn-i ömr-i girân-mâye geçirüp var makdûrun sarf edüp bir kavs-i kuzah-misâl bî-bedel kantara îcâd etmiş kim seyyâhân-ı berr ü bihâr içre meşhûr-ı âfâkdır. Bosna vilâyetinde Hersek sancağında Mostar köprüsü ve bu Karamân eyâletinde Kayseriyye sancağında bu Yalınızgöz köprüsü meşhûr-ı âfâkdır ve şehre karîb Koyun köprüsü ve Mazlûmoğlu cisri ve Âlî köprüsü ve ibret-nümâ Ulucâmi‘ ve kal‘a binâsı ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b ·
metinde göster ·
Ve Kilise câmi‘i ve bâzâr yerinde Koca Hasan Paşa câmi‘i (---) hânın vüzerâlarından kırk sene eyâlet-i Sivas'a mutasarrıf olup helâl ü zülâl mâl ile bu câmi‘i binâ etmiş, ammâ şeb [u] rûz cemâ‘at-ı kesîreden hâlî değildir. Cânib-i erba‘asındaki dekâkînler ve kuyumcular çârşûsu cümle bunun evkâfıdır. Kıble Kapusu üzre târîhi budur âyet-i şerîf-i sûre-i (---)Arapça sene [971].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75a ·
metinde göster ·
hânelerimizde bin yüz aded iğne dezgâhı ve hadde dollâbları vardır, derler. Hak …
Ve cümle (---) aded dükkânlardır. Ekseriyyâ iğneci dükkânları çokdur. Cemî‘i diyâr-ı Rûm'a ve gayri ekâlîmlere bu şehirden niçe bin yük iğne gider. Bu şehrin sağîr ü kebîri iğneciler olduğundan bu şehrin ismine müverrihîn esmâ-i büldân içre "Dâr-ı sûzen" derler. Cümle sûzen-kârların nakli üzre dekâkînlerde ve hânelerimizde bin yüz aded iğne dezgâhı ve hadde dollâbları vardır, derler. Hakkâ ki cümle havâtînleri dahi kâr-ı Dâvûdîde sûzen-kârları çokdur. Anınçün bu şehrin "kız iğnesi" derler hûrde-hayâl nakış iğnesi vardır, memdûh-ı âlemdir. Ammâ hakîr ana hayrânım eyle hûrde iğneyi eyle tîzkârlık ile yaparlar kim iğne deliğinden beş yüz yıllık {yol} âsumânî seyr edenin gözü ermez ve mihneti kârına değmez, gâyet ucuzdır. Sûzenine göre en ednâsının yigirmisi bir akçeye, en müntehâsının onı bir akçeyedir. Cümle ahâlîsi anınla "el-Kâsibü habîbullah" deyüp kifâflanırlar. Hayyâtlar pîri Hazret-i İdrîs du‘âsıyla âhenger pîri Hazret-i Dâvûd du‘âsıyla bu iğnecilere Cenâb-ı İzzet bir berekât vermiş. Zekât [u] sadakalarından kuvvet-i basarları ziyâde olmağiçün cemî‘i fukarâlara iğne tasadduk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
hân u hammâmdan ve gayri âsâr-ı hasenâtdan bir şey yokdur. Ancak kurâlarında ma …
Cümle (---) aded câmi‘dir. (---) Dekâkîn ve hân u hammâmdan ve gayri âsâr-ı hasenâtdan bir şey yokdur. Ancak kurâlarında mahsûlü çok olup bir küçük limanı olmağıla gemiler gelüp iskele olmuşdur ammâ keştîler metâ‘ın alup hemân firâr ederler. Zîrâ limanı a‘lâ yatak değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124b ·
metinde göster ·
… amîklerine mezbele ve rimâl ve türâb doldurarak handakı nâ-ma‘lûm olup üzerine
dekâkinler ve
hân ve imâretler ihdâs edüp kal‘anın iki tarafı imâristândan görünmez olup illâ …
Dördüncü rüknünde cânib-i şarka nâzır Üçşerîfeli kurbunda Ekmekçiler köşesinde Makedone kullesi, bu cümleden kebîr ü kavî kulle-i serâmeddir. Bu çâr-kûşede olan kulle-i azîmlerden mâ‘adâ sağîr ü kebîr çâr-kûşe binâ kulle-i ra‘nâberdir. Ve cümle etrâfı on iki bin aded dendân-ı bedendir. Ve her bedende birer mazgal deliği mukarrerdir. Ve zamân-ı kadîmde dâ’iren-mâdâr handakı varmış. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Hattâ Manyas kullesinden tâ Zindân kullesine varınca Tabahâne câniblerinde handak içinden Arda ve Tunca ve Meriç nehirleri handak içre cereyân edermiş. Ammâ hâlâ dest-ı Âl-i Osmân'da iç il olmağıla havf [u] haşyetden berî olup ığmâz-ı ayn ede ede handak-i amîklerine mezbele ve rimâl ve türâb doldurarak handakı nâ-ma‘lûm olup üzerine dekâkinler ve hân ve imâretler ihdâs edüp kal‘anın iki tarafı imâristândan görünmez olup illâ Zindân kapusu tarafı ve Ağaçbâzârı semtinde iki taraf kal‘a dîvârları nümâyândır. Ammâ sehel meremmât ister bir kal‘a-i köhne-âbâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… h [ü] Buhârâ ve Semenkâr ve Luristân ve Moltân ve Kişmir ve Lâhor ve Gölkend ve
Dekend ve
Kum ve Kâşân ve Cemâpûr ve Kandahâr ve Heyrât ve Özbekistân ve Hindistân ve Hor …
Ulucâmi‘in sol tarafında yol aşrı ziyâret-i Taşkend Baba ve Kurd Baba, ziyâretgâh-ı azîmdir ve bir tekye-i kadîmdir. Cümle fukarâsı Belh [ü] Buhârâ ve Semenkâr ve Luristân ve Moltân ve Kişmir ve Lâhor ve Gölkend ve Dekend ve Kum ve Kâşân ve Cemâpûr ve Kandahâr ve Heyrât ve Özbekistân ve Hindistân ve Horâsân ve Dağıstân fukarâlarıyla mâl-â-mâl bir tekye-i Cemâpûr'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167a ·
metinde göster ·
… cemî‘i ehl-i züvvâra ni‘meti mebzûldür. Ve hânları ve hammâmı ve üç yüz mikdârı
dekâkînleri ve
mesîregâhları vardır. Gerçi her mülûk [u] selâtîn bu İmâm Hüseyin şehrin imâr e …
Bağdâd'dan ara yatıda bu rabtaya gelinir ammâ bizler âheste âheste geldik. Bu kasaba Necef hâkinde ve Kerbelâ sahrâsında Mekke türâbında (---)(---)(---)(---) kenârında (---) nahlistân-ı gülistân [ve] bâğ [u] bostânlı cümle (---) aded hâne-i âbâdânlı kasaba-i ma‘mûrdur. Câmi‘i ve medrese ve imâreti vardır kim cemî‘i ehl-i züvvâra ni‘meti mebzûldür. Ve hânları ve hammâmı ve üç yüz mikdârı dekâkînleri ve mesîregâhları vardır. Gerçi her mülûk [u] selâtîn bu İmâm Hüseyin şehrin imâr etmişlerdir. Ammâ ibtidâ bânîsi halîfe-i Bağdâd'dan Sultân Adud binâsıdır. İlâ hâze'l-ân Acem şâhlarından niçe yüz bin tümen mâl-ı nezerât gelüp ve niçe bin âdem mâlın İmâm Hüseyin'e vasiyyet edüp merhûm oldukda diyâr-ı Acem'den vücûdun getirüp civâr-ı İmâm Hüseyin'de defn edüp mâllarıyla bu şehir âbâdân olmadadır. Hâlâ bu hayrâtın nâzır-ı nuzzârı Bağdâd mollalarıdır. Deşt-i Acem'de iken nâzırı bizzât şâh-ı Acem'dir. Zîrâ cemî‘i kavm-i Acem Ka‘be'ye gidüp gelirken bu İmâm Hüseyin'i ziyâret ederler. Niçe bini hemân "İmâm Hüseyn'i ziyâret edüp bir hacc etdim." deyüp vilâyetine gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349a ·
metinde göster ·
… ırk bin hânedân-ı azîm ve on kerre yüz bin gayrı büyûtlar ve dörd kerre yüz bin
dekâkîn ve
on bin hân ve üç bin hammâm ve gayrı imâret-i firâvân ile âbâdân olmuş diyâr id …
Ol asırda Kûfe bâğ-ı İremden nişân verüp yetmiş bin mesâcid ve kırk bin hânedân-ı azîm ve on kerre yüz bin gayrı büyûtlar ve dörd kerre yüz bin dekâkîn ve on bin hân ve üç bin hammâm ve gayrı imâret-i firâvân ile âbâdân olmuş diyâr idi. İmâm Hüseyin'in Kerbelâ hâdisesinden sonra harâba yüz dutdu. Ammâ be-kavl-i Şeyh Muhyiddîni'l-Arabî sûre-i (---)Arapça âyeti hurûfları târîhinde bu şehr-i Kûfe eyle imâr ola kim bir zirâ‘-ı melikî zemîni sûk-ı sultânîde bey‘u men-yezîd olup imâr ola. Allahu Ta‘âlâ a‘lem. Mezkûr imâristândan hâlâ Hazret-i Alî'nin şehîd olduğu câmi‘ kalmışdır ve bin mikdârı fukarâ hâneleri ve niçe bin Urbân-ı uryân kavmi obalarıyla konup göçüp meks eder. Andan gayrı imâristânın esâsları ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356b ·
metinde göster ·
kavm-i Bün ve kavm-i Huk ve kavm-i Bes {bunlar cümle cân kavmindendir} ve kavm- …
Evvelâ kavm-i Tam ve kavm-i Rûm ve kavm-i Dekum ve kavm-i Bün ve kavm-i Huk ve kavm-i Bes {bunlar cümle cân kavmindendir} ve kavm-i Sâfın, bir gûne atlar idi ve kavm-i ciyâd yine atların bir nev‘idir ve kavm-i subû‘ ya‘nî arslanlar ve kavm-i firâhâ ya‘nî horoslar ve kavm-i te‘ab ya‘nî tilki kavmi {bunlar cân kavminin bir nev‘idir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 396a ·
metinde göster ·
Kurşumlu câmi‘i ve tekyesi ve hânları ve hammâmı cümle yüz aded
dekâkînleri ve
dârü'z-ziyâfe imârâtı cümle Gâzî Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî binâsıdır. (---) …
Kurşumlu câmi‘i ve tekyesi ve hânları ve hammâmı cümle yüz aded dekâkînleri ve dârü'z-ziyâfe imârâtı cümle Gâzî Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî binâsıdır. (---)(---)97b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97a–97b ·
metinde göster ·
… byân-ı ebcedhânı ve iki aded hânları ve bir aded kesîfce hammâmcığı ve yüz aded
dekâkînleri ve
mükellef kahvehâneleri var, ammâ meyhâne ve bozahâneleri yokdur, ammâ kış günü …
Ve iki aded tekye-i dervîşânı ve üç aded mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve iki aded hânları ve bir aded kesîfce hammâmcığı ve yüz aded dekâkînleri ve mükellef kahvehâneleri var, ammâ meyhâne ve bozahâneleri yokdur, ammâ kış günü kar ve buzhâneleri çokdur ve hân kurbunda bir hıyâbân ve dırahtistân içre bir müferrih Namâzgâh-ı çemenzârı var kim sayf u şitâda bu musallânın zemînine aslâ güneş te’sîr etmez. Gûyâ Konya şehrinin Merâm'ıdır kim bu ma‘bedgâh-ı küşâde bir şehr-i mu‘azzamda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
… sma kenârında her dükkânların pençereleri suya nâzırdır, ammâ ol kadar müzeyyen
dekâkînleri ve
kârgîr binâ bezzâzistânı ve kurşum örtülü imâretleri yokdur.
Ve cümle 215 aded dükkânları var. Cümle nehr-i Osma kenârında her dükkânların pençereleri suya nâzırdır, ammâ ol kadar müzeyyen dekâkînleri ve kârgîr binâ bezzâzistânı ve kurşum örtülü imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
Bâlâda tahrîr olunan varoşlarda mahalleriyle hammâm ve medrese ve
dekâkînleri ve
gayri imâretleri merkûmdur, ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb pe …
Bâlâda tahrîr olunan varoşlarda mahalleriyle hammâm ve medrese ve dekâkînleri ve gayri imâretleri merkûmdur, ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb pençe-i âftâb gulâmları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
… skenderiyyesi'nde Câmi‘u'l-attârîn derler bir câmi‘-i azîm vardır, bu kadar yüz
dekâkîn ve
hân u hammâm u mahzenleri ve niçe hayrâtları var iken câmi‘ harâb u yebâb olup …
İmdi azîzim bu kelâm-ı dırâ[z]dan me’âl-i muhassal oldur kim "Kâfir kâfirliğince kelâmullâhdır" deyü cemî‘i kitâbları haftada bir kerre silüp süpürüp yetmiş seksen kadar hüddâmları var, ammâ bizim Mısır İskenderiyyesi'nde Câmi‘u'l-attârîn derler bir câmi‘-i azîm vardır, bu kadar yüz dekâkîn ve hân u hammâm u mahzenleri ve niçe hayrâtları var iken câmi‘ harâb u yebâb olup kitâbhânesi üzre bârân-ı rahmetden niçe bin cild kütüb-i mu‘tebereleri ve Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abdullâh-ı Kırımî ve Şemsullâh-ı Gamrâvî ve Şeyh Cûşî hatt-ı şerîfleriyle eyle zî-kıymet kelâm-ı izzetler cümle yağmurdan çürüyüp Cum‘a namâzına haftada bir kerre bu câmi‘e varan mezkûr Kitâbullâhları yeyen güvelerin ve kurdların ve fârelerin sadâların istimâ‘ edüp bir ümmet-i Muhammed demez kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
… r sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz
dekâkînleri ve
bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçel …
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… ân'a bilâd-ı Sol‘ât dedikden sonra vilâyet-i Hind ü Sind ve Keşmir ve Gûlkend-i
Dekend ve
Çîn [ü] Mâçîn ve Hıtâ ve Hoten ve Fağfûr [ve] Özbek ve Belh u Buhârâ ve vilâyet …
Ammâ müverrihân-ı Arab ve kitâb-ı Füsûs sâhibi Hazret-i Muhyiddînü'l-Arabî bu cezîre-i Kırım'a ve vilâyet-i Kazak-ı âk'a bilâd-ı Sol‘ât derler. Ve Cıfr-ı Câmi‘de ve niçe kelâm-ı Alî'de Tataristân'a bilâd-ı Sol‘ât derler. Hattâ bir kitâb-ı cıfırda "Yâ bilâde's-Sol‘ât ahzir an sığârı'l-uyûn min nefsih[küm]" buyurmuşlardır, ya‘nî "Yâ Kırım halkı sizin nefsinizden olan küçük gözlü kavimden hazer edin, ya‘nî Kalmık kavminden pek korkun" deyü Kırım halkına kavm-i Sol‘ât derler. Ammâ çünki Tataristân'a bilâd-ı Sol‘ât dedikden sonra vilâyet-i Hind ü Sind ve Keşmir ve Gûlkend-i Dekend ve Çîn [ü] Mâçîn ve Hıtâ ve Hoten ve Fağfûr [ve] Özbek ve Belh u Buhârâ ve vilâyet-i Acem ve Horâsân ve vilâyet-i Kozak ve vilâyet-i Türkistân [ve] vilâyet-i Mâhân kavm-i Moğol ve kavm-i Boğol ve kavm-i Kaytak [ve] kavm-i Dağıstan ve kavm-i Noğay ve kavm-i Kalmah ve kavm-i Heşdek ve kavm-i Maskov ve kavm-i Leh ve kavm-i Lipka müslimi ve kavm-i Macar ve kavm-i Kırım cümle yetmiş yedi akvâm-ı gûnâ-gûn bunlar cümle Tatardır kim kavm-i Sol‘âtdır. Hattâ İsfaç kralının taht-ı hükûmetinde Maskov'un Heşdek Tatarı gibi İsfaç'ın dahi on iki kerre yüz bin göçer evli Tatarı var. Hattâ Âl-i Osmân ve cümle kavm-i Türkmân dahi kavm-i Tatar'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a ·
metinde göster ·
… Niçe bin aded hân ve câmi‘ ve imâret ve mescid ve medrese ve tekye ve hammâm ve
dekâkînler ve
bezzâzistânların kıbâbları ve tâk-i kisrâları ve kâ‘aları râygân durur. İbret-n …
Mâ-tekaddem bu dahi Cinkız Hân'ın tahtgâhı imiş. Niçe mülûkdan mülûka kalmış. Hâlâ dest-i Maskov'da bir dâru'l-mülk-i menhûs olmuş. Niçe bin aded hân ve câmi‘ ve imâret ve mescid ve medrese ve tekye ve hammâm ve dekâkînler ve bezzâzistânların kıbâbları ve tâk-i kisrâları ve kâ‘aları râygân durur. İbret-nümâ-yı acâ’ibât [u] garâ’ibâtları çokdur. Hâlâ üç bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve yigirmi aded düyûr-ı kenîseler ve yedi aded mesâcidleri var, zîrâ bunda dahi kavm-i Noğay ve kavm-i Heşdek müselmânları çokdur. Ve altı yüz kadar dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
… sâl sarâylar ve hadîka-i ravza-i Rıdvân-misilli bâğ-ı cinânlar ve niçe bin gûne
dekâkînler ve
niçe bin ibret-nümâ-yı ve temâşâgâhlar var imiş. Hâlâ niçe yüz ibret-nümâları n …
Ve dahi ol zamân bu şehr-i Atina ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim şehirden cânib-i cenûb üzre leb-i deryâda Ejder limanına varınca iki sâ‘at yerdir, kat-ender-kat hâne-i kâşâne bâğ-ı behişt-misâl sarâylar ve hadîka-i ravza-i Rıdvân-misilli bâğ-ı cinânlar ve niçe bin gûne dekâkînler ve niçe bin ibret-nümâ-yı ve temâşâgâhlar var imiş. Hâlâ niçe yüz ibret-nümâları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… erden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine
dek ve
kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilm …
Aya Mavra kal‘asının şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl kulleli ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve matbah-ı Keykâvuslu ve kilârlı ve niçe cihân-nümâ maksûreli ve bir mescidli ve aşağıda bir bâğ-ı İrem-misâl bâğçeli bir mesîregâh yerdir kim Aya Mavra'nın cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) adaların seyr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere yakın varılırsa kumsal bataklı yerlerdir, ammâ âdem gark olup atıyla halâs olamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere
dek ve
kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere …
Aya Mavra kal‘asının şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl kulleli ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve matbah-ı Keykâvuslu ve kilârlı ve niçe cihân-nümâ maksûreli ve bir mescidli ve aşağıda bir bâğ-ı İrem-misâl bâğçeli bir mesîregâh yerdir kim Aya Mavra'nın cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) adaların seyr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere yakın varılırsa kumsal bataklı yerlerdir, ammâ âdem gark olup atıyla halâs olamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
Ve cümle üç yüz altmış altı aded dükkânları var. Cümlesi kiremit örtülü
dekâkînlerdir. Ve
niçe tahtânî ve fevkânî müte‘addid bâzergân hücreleri vardır. Her sene niçe bin …
Ve cümle üç yüz altmış altı aded dükkânları var. Cümlesi kiremit örtülü dekâkînlerdir. Ve niçe tahtânî ve fevkânî müte‘addid bâzergân hücreleri vardır. Her sene niçe bin âdemler Rûm ve Arab u Acem'den metâ‘larıyla gelüp on gün on gece niçe bin aded hazîne pârelenüp tâzelenüp bâzâr-ı azîm-i germâ-germ durup metâ‘ alınu[p] metâ‘-ı gûnâ-gûnlar fürûht edüp niçe bin hayme ve hargâhlarda şeb [ü] rûz ayş u ışret ve zevk [u] safâlar olup gûyâ Maşkolor ve Dolyan [Doyran] ve Alasonya ve Ösek bâzârları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a ·
metinde göster ·
… i bundan gider. Gâyet dânedâr nohudu olur. Bir diyâra mahsûs değildir. Ve gayri
dekâkînleri ve
hânı ve hammâmı ve tekye ve mesâcidleri vardır. Emn [ü] emân kasabadır.
Ve cümle üç yüz elli toprak örtülü evlerdir. Ve üç mahalle ve dörd mihrâbdır. Cümleden Çârsû câmi‘i kurşumlu, ma‘mûr binâdır. Ve bir minâre-i mevzûnu vardır. Ve kırk aded leblebici dükkânları var. Cümle etrâf kurâlarına leblebi bundan gider. Gâyet dânedâr nohudu olur. Bir diyâra mahsûs değildir. Ve gayri dekâkînleri ve hânı ve hammâmı ve tekye ve mesâcidleri vardır. Emn [ü] emân kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y18b ·
metinde göster ·
… Q 45aP 45a ve hammâm [ve] tekyeler ile pîrâste ve niçe yüz külbe-i ahzânlı
dekâkîn ve
gûnâ-gûn havz u fevvâreler ile müzeyyen bir dilküşâ menzildir.
Ve câmi‘ ve mesâcid ve namâzgâh soffalarıyla ârâste ve hân Q 45aP 45a ve hammâm [ve] tekyeler ile pîrâste ve niçe yüz külbe-i ahzânlı dekâkîn ve gûnâ-gûn havz u fevvâreler ile müzeyyen bir dilküşâ menzildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y87b ·
metinde göster ·
… e iki kapulu bir metîn ü müstahkem binâlı bezzâzistânı var. Cümle yetmiş dollâb
dekâkînlerdir. Ve
bir türâb örtülü minâresiz Y 95a câmi‘-i kadîmi var.
Cümle üç yüz yetmiş ma‘mûr u âbâdân esvâk-ı sultândır. Ve bir kârgîr dîvârlı ve sütûhu kiremitli ve iki kapulu bir metîn ü müstahkem binâlı bezzâzistânı var. Cümle yetmiş dollâb dekâkînlerdir. Ve bir türâb örtülü minâresiz Y 95a câmi‘-i kadîmi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94b–Y95a ·
metinde göster ·
… k-ı kisrâdan nişân verir ulu dîvânhâneler ve sarây-ı âlîleri ve niçe bin kârgîr
dekâkînler ve
hâlâ üç yüz hammâm âsârları ve niçe bin câmi‘ ve mesâcid ve imâret ve medrese v …
Ve bu şehre beddu‘â olmuşdur. Sebebi oldur kim kadîm eyyâmda Mısır'da bir kaht-ı azîm olup bu Milâs şehrinden mâlları ile gılâl isterler. Bu şehir halkı bir hınta vermeyüp redd ederler. Bu Mısır halkı dahi hâ’ib ü hâsir Mısır'a geldikleri gibi mâvaka‘ı takrîr etdükde cümle ahâlî-i Mısır bu Milâs şehrinin harâb olması içün beddu‘â edüp hâlâ câmi‘-i Ezher'de rûz merre Y 102a en‘âm-ı şerîf tilâvet olunur. Anıniçün harâbdır. Ammâ kadîm eyyâmda bu Milâs eyle bir şehr-i azîm imiş kim hâlâ niçe bin amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı kisrâdan nişân verir ulu dîvânhâneler ve sarây-ı âlîleri ve niçe bin kârgîr dekâkînler ve hâlâ üç yüz hammâm âsârları ve niçe bin câmi‘ ve mesâcid ve imâret ve medrese ve hân ve bezzâzistân âsârları var kim âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih u hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b–Y102a ·
metinde göster ·
… i var imiş kim medhinde lisân kâsırdır. Hâlâ niçe hân u hammâm ve kâ[r]gîr binâ
dekâkînler ve
kenîselerin âsârı zâhir ü bâhirdir.
Ve bu kal‘adan taşra yıldız tarafına beş yüz adım ba‘îd bir varoş-ı azîmi var imiş kim medhinde lisân kâsırdır. Hâlâ niçe hân u hammâm ve kâ[r]gîr binâ dekâkînler ve kenîselerin âsârı zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140a ·
metinde göster ·
iki hânı var. Ve evlerinde aslâ bâğçeleri yokdur. Ammâ mahbûb u mahbûbesi çokdu …
Ve kırk dekâkînler ve iki hânı var. Ve evlerinde aslâ bâğçeleri yokdur. Ammâ mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ve kal‘adan taşra aslâ bir hâne yokdur. Ancak Karaman kapusundan taşra mezâristânı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·
… yâretgâhlar ve kâ[r]gîr binâ bedastenler ve niçe bin hemvâr Haleb çârsûsu-misâl
dekâkînler ve
niçe bin fıskıyye ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîler var kim vasfında akıl kâs …
Ve niçe bin kubbe-i âlî ziyâretgâhlar ve kâ[r]gîr binâ bedastenler ve niçe bin hemvâr Haleb çârsûsu-misâl dekâkînler ve niçe bin fıskıyye ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîler var kim vasfında akıl kâsırdır. Ba‘zısı câ-be-câ ma‘mûrdur. İçinde Türkmânlar sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151a ·
metinde göster ·
… cümle Ramazânoğlu binâsıdır. Ve bundan gayri bu şehir içre cümle yedi yüz otuz
dekâkînlerdir. Ve
kal‘a-misâl bezzâzistânı dahi Ramazânoğlu'nundur.
Ve on yedi hânları vardır. Cümleden mükellef çârsû içinde Ramazânoğlu hânı, yüz yigirmi ocak hân-ı kebîrdir. Ve bu hânın etrâfında olan üç yüz altmış kâ[r]gîr binâ dükkânlar cümle Ramazânoğlu binâsıdır. Ve bundan gayri bu şehir içre cümle yedi yüz otuz dekâkînlerdir. Ve kal‘a-misâl bezzâzistânı dahi Ramazânoğlu'nundur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·
… i kaldırımdır. Ve cümle binâları kâ[r]gîr kemer ve toloz metîn binâlardır. Aslâ
dekâkîn ve
hâne bâbları ve revzen hapenklerinden mâ‘adâ ağaç binâ yokdur.
Ve bu şehirde on yedi medrese ve sekiz mekteb-i sıbyân ve yedi çeşme-i hayât-bahş, ve üç yüz dükkân ve kırk kahvehâne ve sekiz hân-ı bâzergân ve bedasteni olmamağile bu hânlar bedasten olup cümle zî-kıymet akmişe-i fâhire bunda bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Lâkin zâlim şehrin esvâkları râhı teng ü târdır. Ve âdem izdihâmından omuz omuzu sökmez zıyk derblerdir. Ammâ bu râhların iki cânibleri kaldırımdır. Ve cümle binâları kâ[r]gîr kemer ve toloz metîn binâlardır. Aslâ dekâkîn ve hâne bâbları ve revzen hapenklerinden mâ‘adâ ağaç binâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191a ·
metinde göster ·
… ârları herkes metâ‘ın bu Mîne bâzârına çıkarup tezyîn-i sûk etdiklerinde cemî‘i
dekâkîn ve
hayemâtlar dîbâ ve şîb ü zerbâf ve atlas ve kemhâ ve hârâ vü dârâyî ve sereng k …
Ve bu şehirde olan ibret-nümâ ve seyr [ü] temâşâ bir diyârda olmaz [[(---) (---) (---)]] Q 134b Mısır ve Şâm'ın Lahsa ve Basra'nın Irâkeyn [u] Rûm'un Hind ü Sind'in Çîn ü Mâçîn'in Hıtâ vü Hoten'in Belh [u] Buhârâ'nın Dağıstân u Horasân'ın Mağrib-zemîn ve Sûdân'ın Habeş Funcistân'ın ve'l-hâsıl bi'l-cümle bilâd-ı İslâmın huccâc tüccâr [ü] züvvârları herkes metâ‘ın bu Mîne bâzârına çıkarup tezyîn-i sûk etdiklerinde cemî‘i dekâkîn ve hayemâtlar dîbâ ve şîb ü zerbâf ve atlas ve kemhâ ve hârâ vü dârâyî ve sereng katîfe vâlâ ve niçe kerre yüz bin yük tefârûk ve akmişe-i fâhire kâlâyın bâzâr-ı hüsne zeyn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327a ·
metinde göster ·
… Mîne bâzârı hakkındadır kim rûzları rûz-ı îd geceleri leyle-i Kadir olup cemî‘i
dekâkînleri ve
şürefâ sarây-ı âlîlerinin bâm u dam, bâb sutûh ve şâhnişînlerin ve kâ‘a ve revz …
Ve ıyd-ı adhâ dedikleri bu Mîne bâzârı hakkındadır kim rûzları rûz-ı îd geceleri leyle-i Kadir olup cemî‘i dekâkînleri ve şürefâ sarây-ı âlîlerinin bâm u dam, bâb sutûh ve şâhnişînlerin ve kâ‘a ve revzenlerin lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘aller ve fânûs-ı bâğ-ı cinân ve şem‘-i kâfûrî ve şem‘-i rîh ile bâzâr-ı Mîne çerâğân edüp şeb-i zulmânîleri rûz-ı rûşen-misâl olup şehr-i Mînâ murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalır. Taraf taraf bir hây u bir hûy bir sürûr [u] şâdumânî olur kim gûyâ cem‘iyyet-i Hüseyn Baykara'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327b ·
metinde göster ·
… r. Kal‘aya hayli imdâd olup kal‘a metânet buldu. Ve altında cümle mahâzinler ve
dekâkînlerdir. Ve
bundan gayri yedi hânı dahi var. Cümle zî-kıymet eşyâ ile memlûdur. Ammâ hammâm …
Ve cümle üç yüz sağîr ü kebîr dükkânlardır. Ammâ bezzâzistânı yokdur. Ve leb-i deryâda kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi vardır. Baklacı Mehemmed Beğ binâsıdır. Kal‘aya hayli imdâd olup kal‘a metânet buldu. Ve altında cümle mahâzinler ve dekâkînlerdir. Ve bundan gayri yedi hânı dahi var. Cümle zî-kıymet eşyâ ile memlûdur. Ammâ hammâm u imâret ve medreseleri yokdur. Herkes deryâya girüp gusl ederler kim hammâm suyundan ılıdır. Ve cümle suları bârân-ı rahmedden sarnıcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366b ·
metinde göster ·
… en fermân-ı şehriyârî üzre Mısır'ın cemî‘i imârâtları sûk-ı sultânîlerinde olan
dekâkînleri ve
cemî‘i mevcûdâtı tahrîr edüp Murâd Hân'a arz etdiklerinde iki kerre yüz bin ve …
Evvelâ fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Bayram Paşa Mısır vâlîsi iken fermân-ı şehriyârî üzre Mısır'ın cemî‘i imârâtları sûk-ı sultânîlerinde olan dekâkînleri ve cemî‘i mevcûdâtı tahrîr edüp Murâd Hân'a arz etdiklerinde iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin çâh-ı mâ tahrîr olunup arz olundu. Zîrâ bâlâda tahrîr olunan selef pâdişâhlarının vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân [u] eşrâf kibâr-ı kümmelînin hânelerinde ve sarây-ı âlîlerinde beşer ve altışar kuyular vardır, ekalli birer kuyu mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129a ·
metinde göster ·
… , Kantaratü'l-Mûsikî, bir göz vâsi‘ ve âlî sırâtdır. İki cânibi serâpâ münakkaş
dekâkînler ve
üç aded pâk maksûreli kahvehâneleri var kim Hâkim Bi-emrillâh pâdişâhın sâzende …
Onuncu, Kantaratü'l-Mûsikî, bir göz vâsi‘ ve âlî sırâtdır. İki cânibi serâpâ münakkaş dekâkînler ve üç aded pâk maksûreli kahvehâneleri var kim Hâkim Bi-emrillâh pâdişâhın sâzendelerinden Miskâlî Şerefzâd binâsı olduğundan Kantaratü'l-Mûsikî derler. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir küşâde cisr-i latîf olmağile cümle erbâb-ı ma‘rifet ve ilm-i mûsikînin ümmü'l-edvârı bu kahvehânelerdedir. Bir hây hûydur kim subh u mesâ sohbet-i Dârâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131a ·
metinde göster ·
… ânedânları harâb olup ancak on bir sarây ve bin mikdârı hâne-i fukarâ ve yetmiş
dekâkîn ve
bir hammâm ve yetmiş mihrâb ve on yedi câmi‘-i selâtîn kalmışdır, ammâ her biri …
Mısır'ın şark tarafına Bâb-ı Nâsır'dan taşra tâ Âdiliyye'ye varınca İslâmbol yolu ve hac yoludur ve Kayıtbay bu şâhrâh üzre vâki‘ olup ol tarîk-ı âmmın yemîn [ü] yesârında on bin ma‘mûr [u] âbâdân sarây-ı âlîler etmiş. Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufuna Mısır girelden berü âl-i Çerâkeseye inkırâz gelüp bu Kayıtbay'da hânedânları harâb olup ancak on bir sarây ve bin mikdârı hâne-i fukarâ ve yetmiş dekâkîn ve bir hammâm ve yetmiş mihrâb ve on yedi câmi‘-i selâtîn kalmışdır, ammâ her biri binâ-yı azîm ve selâtîn-i kadîm câmi‘leridir kim tahrîr olunur. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y136a ·
metinde göster ·
iki bin sahrîc âb-ı Nîl ile leb-ber-leb ve üç bin çâh-ı mâ var imiş. Ve yüz yet …
Ve derûn-ı kal‘ada yigirmi bin dekâkîn ve iki bin sahrîc âb-ı Nîl ile leb-ber-leb ve üç bin çâh-ı mâ var imiş. Ve yüz yetmiş hammâm ve iki yüz tekye ve yüz elli hân ve yedi yerde bezzâzistân ve üç yerde mel‘abe meydânı ve yedi yerde esvâk meydânı var imiş kim Amr ibnü'l-Âs fethinde Hazret-i Ömer'e bu minvâl üzre arz olunup mâl-ı gazâdan bin üştür-i beyâz yükü zer-i hâlis ve sâ’ir zî-kıymet akmişe-i fâhire hedâyâ gönderildi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321b ·
metinde göster ·