Mısra‘ı mazmûnunca cümle halk hânelerine gidüp paşanın cümle askeri Van kal‘ası içre sâkin oldular. Hulâsa-i kelâm, ol gice paşaya mücrim ü müttehem âdemlerin halâsiyçün ve gayrı erbâb-ı hizmetin tecdîd-i menâsıblariyçün gice sabâha dek sekiz yüz kise geldi. Ba‘dehû ale's-sabâh beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… ırdır. Ve bu kapudan taşra handak içinden gâh kıbleye ve gâh şarka Şâm kapusuna
dek sekiz
yüz adımdır. Dörd yüzü şarka ve dörd yüzü kıbleyedir. Ve beş kulle ve sekiz dir …
Ve bu Kireç kapusu kıbleye nâzırdır. Ve bu kapudan taşra handak içinden gâh kıbleye ve gâh şarka Şâm kapusuna dek sekiz yüz adımdır. Dörd yüzü şarka ve dörd yüzü kıbleyedir. Ve beş kulle ve sekiz dirsekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169b ·
metinde göster ·
… efîd'e bender-i Dimyât'da ve bender-i Reşîd'de mahlût olur. Tulû‘undan gurûbuna
dek sekiz
aylık yoldur. Rûy-ı arzda bu kadar mesâfe-i ba‘îdeden cereyân eder nehir yokdur …
İklîm-i sâlisde otuz üç cebel-i azîm ve yigirmi iki nehr-i azîmdir, ammâ Mısır cezîresindeki nehirlerin cümlesi Nîl'den ayrılır, ve bu iklîm dahi Mısır cezîresine uğrar. Ve Mısır cezîresi eyle vâsi‘ bir cezîredir kim üç iklîmde hissesi vardır ve yetmiş mülûk mutasarrıfdır, dâ’iren mâdâr cirmi kâmil on sekiz bin mîldir. Ve bu cezîre içinden nehr-i Nîl tulû‘ edüp yine bu cezîrenin şimâlinde Bahr-i Sefîd'e bender-i Dimyât'da ve bender-i Reşîd'de mahlût olur. Tulû‘undan gurûbuna dek sekiz aylık yoldur. Rûy-ı arzda bu kadar mesâfe-i ba‘îdeden cereyân eder nehir yokdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y254b ·
metinde göster ·
… -i erba‘asında bir gûne kehene-i kudemâ hatları var kim ekâlîm-i Mısır'ı bu âna
dek sekiz
sene geşt ü güzâr etdim, İsne ve İsvân'da bu hatların mislin görmedim. Gûnâ-gûn …
Vâcibü's-seyrdir kim bu hacer zamân-ı kadîmde bir Kıbtî pâdişâhının gûru imiş, devletleri Urbân eline girüp na‘şın atup âbdesthâne etmişler. Ammâ bu havuzun cânib-i erba‘asında bir gûne kehene-i kudemâ hatları var kim ekâlîm-i Mısır'ı bu âna dek sekiz sene geşt ü güzâr etdim, İsne ve İsvân'da bu hatların mislin görmedim. Gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ile ârâste bir ibret-nümûn seng-i nilgûndur. Ba‘zı sanâyi‘ sâhibleri bu seng-i ma‘cûndur, derler. Zîrâ bir vech ile tîşe ve Ferhâdî külünk te’sîr etmez. Ve hacer içinde ben ben ebrî altun nümâyândır, ammâ ana dahi bir âlât-ı silâh kâr etmez, turfa ma‘cûn hacerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·
… ile çıkarup esâsın cenbine defn ederler. Merhûm olalı câmi‘in inşâsı mahalline
dek sekiz
yüz toksan âm olmuş, henüz vücûd-ı şerîfi ter ü tâze idüğün bin altmış bir târî …
deyü tahrîr etmiş. Hakîkatü'l-hâl ta‘yîn buyurdukları sene Alî Beğ câmi‘i inşâ ederken bu sultânın kabr-i şerîfi zâhir olup esâs mahallinden na‘ş-ı şerîfin tevhîd [ü] tezkîr ile çıkarup esâsın cenbine defn ederler. Merhûm olalı câmi‘in inşâsı mahalline dek sekiz yüz toksan âm olmuş, henüz vücûd-ı şerîfi ter ü tâze idüğün bin altmış bir târîhinde niçe yüz âdemler gördük deyü Y 378a şehâdet etdiler. Ammâ nazar anda değildir, ne keşf [ü] kerâmetdir kim sekiz yüz toksan sene mukaddem târîh ile câmi‘in bünyâdın ve kerâmetleri târîhin tahrîr edeler, zehî ilimdir yâhûd keşifdir. Hâlâ ol seng-i mahrûr kabr-i şerîfi içre hâzırdır, ve kendülerinin himmetleri hâzır u nâzırdır. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y377b–Y378a ·
metinde göster ·