"Yâ Karamanî yâ kara îmânî" derler, bî-rahm ribâhor âdemlerdir. Bunların kâr [u …
Bunların hakkında Mekke delîlleri "Yâ Karamanî yâ kara îmânî" derler, bî-rahm ribâhor âdemlerdir. Bunların kâr [u] kesbleri gemicilerle olmağın anların yamağı olup seyishâneler üzre dükkânlar edüp harar harar buğday ve arpa ölçerek ve halk üzre arpa ve buğday saçarak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
… u mahalle istikbâle geldikleriyçün Vâdî-i istikbâl derlermiş. A‘yân-ı Medîne ve
delîller
beyâz kisveler ile mülebbes yüzü nûrlu gözü hûrlu sözü şîrîn yanakları gülberk- …
{Ve Dâr-ı Cürf dahi derler.} Cânib-i erba‘ası yüce çıplak dağlardır. Dahi nice şâm'dan bu mahalle gelince cümle cibâller Urbânı gibi uryânlardır. Aslâ eşcârâtdan bir şey yokdur. Ancak vâdîlerinde muğaylân ve hurmâ ve santa ve misvâk ağaçları çokdur. Bu Dâr-ı Vedâ‘da cümle hayvânâta şa‘îr ve fûlleri verilüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup cümle ahâlî-i Medîne-i münevvere bu mahalle istikbâle geldikleriyçün Vâdî-i istikbâl derlermiş. A‘yân-ı Medîne ve delîller beyâz kisveler ile mülebbes yüzü nûrlu gözü hûrlu sözü şîrîn yanakları gülberk-i Çîn Y 276a mütevâzı‘, halîm ü selîm mübârek âdemler hedâyâları ile gelüp hayme hayme gezüp dostların bulup, dostları olmuşlar dahi birer a‘yâna intisâb edüp müşerref oldular. Ve cümle Hüseyin Paşa hazretlerine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y275b–Y276a ·
metinde göster ·
… afâ ile gidüp geldik. Ammâ Mısır huccâcının bir ey hâli vardır. Evkât-ı hamsede
delîllerin
P 154b ellerinde sâ‘atleri vardır. Hemân ki vakt-i salât oldukda eğer dere ve …
Ammâ bu hakîr şâm'dan acele ile gidüp Mısır'a acele ile geldik. Ammâ hamd-i Hudâ zevk [u] safâ ile gidüp geldik. Ammâ Mısır huccâcının bir ey hâli vardır. Evkât-ı hamsede delîllerin P 154b ellerinde sâ‘atleri vardır. Hemân ki vakt-i salât oldukda eğer dere ve eğer depe her nere ise enüp cümle develeri çökerirler, ana rada ta‘bîr ederler. Cümle huccâc edâ-yı salât edüp develerine ve atlarına yemlerin ve aleflerin verirler ve kendüler dahi ta‘âmlar tenâvül edüp kâmil bir sâ‘at ârâm ederler. Ve mutantan kahveler nûş edüp niçe bin huccâc istirâhat ederler. Ammâ her gece ahşam namâzı radası ışâya dek yükler ile develeri çökerirler. Ve eyle uyurlar kim gûyâ "Mûtû bi-emrillâh" kabîlesinden olup Ashâb-ı Kehf gibi vâdî-i hâmûşâna varırlar. Ve efrâd-ı âferîdeden ve devâbb [u] cemâlden bir zî-rûh kalmayup rimâlistan içre zîr-i zeber olup hâb-ı nâz ile yatırlar. Zîrâ bu Mısır yolu gâyet emîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu en ileride delîller bayrağın çeküp kûslerin çalup hareket edince tâ gerüde dündâr askerine varınca bir sâ‘atde haber varup anlar dahi hareket eder. Zîrâ Mısır'ın yolları dar boğazlar olmak ile iki katâr yanyana olduğundan huccâcın ibtidâsından intihâsına varınca bu senemizde tûlu seksen yedi derece idi. Zîrâ haccü'l-ekber senesi olmak ile huccâc-ı müslimîn çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376a ·
metinde göster ·
… huccâc-ı müslimîn ubûr ederken ol mîller üzre kanâdîller yakup çerâğân ederler.
Delîller
mîlden mîle gidüp yolları bulurlar. Yohsa yetmiş bin huccâc kavm-i Mûsâ gibi vâ …
Ve bu çöl içre Tîh'in yolu üzre selef pâdişâhları mîl-i minâre-misâl mîller inşâ edüp huccâc-ı müslimîn ubûr ederken ol mîller üzre kanâdîller yakup çerâğân ederler. Delîller mîlden mîle gidüp yolları bulurlar. Yohsa yetmiş bin huccâc kavm-i Mûsâ gibi vâdî-i Tîh'de kalırlardı. Aceb hayrât-ı azîmdir. Hamd-i Hudâ cümle huccâc ile selâmet ubûr edüp kâmil 24 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384a ·
metinde göster ·