… iyân edüp döl döş sâhibi kevâhileler vardır. Hattâ kulaklarının içinde ve burnu
deliklerinde
bile kehleleri vardır, ammâ kendüleri pire ve kehleden elem-zede olmak yokdur. …
Ammâ güvercin ibtidâ zemînin yâbisin bu cebel-i Sincâr'da bulmuşdur. Anınçün Nûh Nebî'den hayr du‘â almışdır. Hâlâ bu cebel-i Sincâr'ın kayalarında olan kebûter âşiyânlarının hisâbın Allahu Rabbi'l-âlemîn bilir kim her rakkâsı evc-i âsumâna tayerân etdükde âfitâb-ı âlem-tâbın zıyâsın bürüyüp zemîni muzlim eder. Ve kehle ve pire ve akrep ve çıyan bu cebel-i Sincâr'da halk olduğiyçün Kürd halkı üstünde olan pire ve kehle hisâbın yine kendüleri bilir. Hattâ başına bî-dermân olan saçlı Sincâr dağı Kürdünün saçında ve sakalında kehleler âşiyân edüp döl döş sâhibi kevâhileler vardır. Hattâ kulaklarının içinde ve burnu deliklerinde bile kehleleri vardır, ammâ kendüleri pire ve kehleden elem-zede olmak yokdur. Vücûdları hod tüğlü bir ak kelb gibi olmağile kehleden mürekkeb bir alây gûl-i beyâbân kavm-i bî-imân [u] bî-amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213a ·
metinde göster ·
Ol yâr-ı muvâfıklar dahi be-ser [ü] çeşm deyüp hakîre vesîle olup bir sâ‘at dahi şimâle gidüp Muş sahrâsı yoluna gider bir râh-ı azîme gitmeyüp ol mahalde bir yalçın kaya üzre rubu‘ sâ‘at ubûr edüp vardık. Sun‘-ı Hudâ-yı azîm mezkûr yalçın minâre-misâl kad çekmiş kayaya bir âdemi zencîrler ile sarmışlar. Hâlâ ancak üstühânları kalmış. Ne uzvu ve ne zencîrler çürümemiş. Gûyâ henüz üstâd elinden çıkmış zencîrdir ve beyâz üstühânlardır, ammâ ol uzuvların incikleri ve kol kemikleri yedişer sekizer arşın gelir kalın ve tavîl kemiklerdir ve başı küçük hammâm halveti kubbesi kadar vardır. Gözlerinin deliklerine birer âdem girer ve çıkar. Hatta ayneyni deliklerinde miskî kartallar âşiyân etmişler. Meğer bu üstühân-ı pâk Hazret-i İbrâhîm aleyhisselâma imân getirenlerden bir mü’min ü muvahhid kimesne imiş. Nemrûd-ı la‘în bu şahsı âteşe göyündürmek içün bu kayaya kayd [u] bend edüp altına âteş yakdıkda Cenâb-ı Bârî bu merdin vücûdunun ba‘zı yerin kayaya der-âğûş etdirüp niçe yerleri kaya ile yek pâre ve yek renk olup ancak incikleri ve kolunun biri ve başı {kayadan taşra nümâyândır kim ol Settâr Allah} sun‘un ızhâr içün ol Hayyu'l-ebed ol kemikleri taşra komuş. On âdem kaddi bâlâda kaya içre durur kemiklerdir kim yoldan hayli mesâfe-i ba‘îdededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 238a ·
metinde göster ·
Sıfat-ı binâ-yı kal‘a-i Mihaç: Ba‘zılar Mohâç ve Mîhaç yazarlar, ammâ lisân-ı Macar'da Mihaç (---) demekdir. Bu kal‘a nehr-i Tuna kenârında havâlesiz bir kat dolma rıhtım palanka dîvârı âlî metîn ve sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Çâr-kûşesinde çâr aded çâr-kûşe burc-ı hasînleri üzre mazgal deliklerinde şâhâne şâhî topları var, ammâ dendân-ı bedenleri yokdur. Derûn-ı hisârda cümle elli mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri ve bir kiremit örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve iki aded buğday anbârı ve cebehâne hazîneleri ve iki aded kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal
deliklerinde
darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü v …
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… ve altı aded tabya-i azîmin makas topları derdinden yanına varılmaz. Ve mazgal
deliklerinde
olan tüfeng-endâz Nemse kurşumu havfinden rûy-ı dîvâra bakılmaz. Yürüyüş etmek …
Ammâ kal‘aya bir vecih ile yürüyüş mümkün değil, zîrâ handak içi(ni) bir buheyre-misâl fecc-i amîk leb-ber-leb su içinde kalmış. Handakda kadırga ve kalyonlar gezse yerim dar demez ve altı aded tabya-i azîmin makas topları derdinden yanına varılmaz. Ve mazgal deliklerinde olan tüfeng-endâz Nemse kurşumu havfinden rûy-ı dîvâra bakılmaz. Yürüyüş etmek evlâ bi't-tarîk kanda kalır ve yanına yakın varanlar elbette zahmdâr olup ölür. Ve eşek sidiğiyle zağlanmış ve ağılanmış kurşumu var, bir kerre ol kurşumu tahta'l-kahve yiyen uçmağı bulur. Tâ bu mertebe kal‘a-i bî-amândır, el-iyâzu billâh. Hattâ bu mahallerde kal‘anın fethi mümted olup hakîrin zahîresi kalmayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
… ler ve bu kapunun sol tarafında demir top gülleler durur ve ba‘zı top gülleleri
deliklerinde
geyim tuğulkaları komuşlar kim her biri demir tuğulkalardır.
Ve iki kapunun birine Hünkâr kapusu derler, cânib-i şimâle nâzırdır. Ebü'l-feth Mehemmed Hân bu kal‘a kapusundan döğmek ile Hünkâr kapusu derler ve bu kapunun sol tarafında demir top gülleler durur ve ba‘zı top gülleleri deliklerinde geyim tuğulkaları komuşlar kim her biri demir tuğulkalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
… lî balyemez topları ve gayri darbuzanları ve kolumburna ve havân topları mazgal
deliklerinde
ve sepet siperler ardında kat-ender-kat kirpi tüğü gibi zeyn olmuş azîm balyeme …
Ve bu kal‘a kapusunın iç yüzünde iki kulle-i azîm mâbeyninde cümle kal‘aya ve tabyalara ve şehre havâle Çengîzâde Ali Paşa tabyası gûyâ bir kûh-ı Demâvend'e benzer bir sedd-i İskender'dir kim hâlâ bu kal‘anın dîdebânıdır. Evce berâber bir dağ pâre bir tabya inşâ etmiş kim bir kal‘ada nazîri yokdur. Cânib [ü] etrâfında birbirinden âlî balyemez topları ve gayri darbuzanları ve kolumburna ve havân topları mazgal deliklerinde ve sepet siperler ardında kat-ender-kat kirpi tüğü gibi zeyn olmuş azîm balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… a bir yalın kat çit palanka dîvârı var. Ardı vâsi‘ yol olup suya berâber mazgal
deliklerinde
gâzîler hîn-i ma‘rekede meterise girirler. Kireç ile sıvalı yalın kat beyâz kuğ …
Ve her taraflarındaki dirseklerde ve mazgallarda kirpi gibi cümle topları âmâdedir. Ve bunun dîvârı üzre dahi seksen yerde karavulhâne odaları var ve kal‘a hâricinde bunun dahi göl kenârında bir yalın kat çit palanka dîvârı var. Ardı vâsi‘ yol olup suya berâber mazgal deliklerinde gâzîler hîn-i ma‘rekede meterise girirler. Kireç ile sıvalı yalın kat beyâz kuğu gibi durur bir dîvârdır, ammâ bu Kanije kal‘asının böyle amâr olmasına sebeb on iki bin aded re‘âyâ vü berâyâlar bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etmeğe mu‘âf u müsellemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… ümle altı tabya-i kebîrleri üzre onar pâre balyemez topları suya berâber mazgal
deliklerinde
âdem sığar şayka topları dahi vardır. Ve bu mezkûr iki kat iç hisâr etrâfların …
Ve bu ikinci kat varoşun gird-â-gird cirmi iki bin beş yüz elli adımdır. Kâmil ve cümle altı tabya-i kebîrleri üzre onar pâre balyemez topları suya berâber mazgal deliklerinde âdem sığar şayka topları dahi vardır. Ve bu mezkûr iki kat iç hisâr etrâfların handak yerine nehr-i Kiriş dolap şehir içinde kayıklar ve gemiler gezüp her hânenin şâhnişînleri ve bâğçelerinin maksûreleri nehr-i Kirişler kenârına vâki‘ olup herkes maksûrelerinde balıkların envâ‘ın sayd edüp herkes hâneden hâneye kayıklar ile gidüp gezerler. Acîb ü garîb vaz‘-ı esâs kurulmuş şehirdir kim gûyâ Frengistân'da Venedik şehridir, ammâ anın deryâsı medd [ü] cezm olduğundan suyu çekilüp kurudukda cümle halk piyâde gezer, ammâ bu gölde dâ’imâ şehr arasında kayıklar ile gezilüp cümle mahbûbları şeb [ü] rûz nehr-i Kiriş'de deniz mâhîleri gibi benî âdem mâhîleri şinâverlik ederken niçe uşşâkân Kiriş suyundaki dilberâna kiriş geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
… ârı ve yüz elli aded sekbânı ve mükellef cebehâne ve şâhî şâhâne topları mazgal
deliklerinde
âmâde durup Kırım tarafına nâzır bir âlî yerde bir demir kapusu va[r]. Bu kulle …
Sebeb-i binâsı şolaydır, ammâ hakkâ ki metîn ve kavî kulle-i calenderdir kim cirmi kâmil yüz elli germe adımdır. Dizdârı ve yüz elli aded sekbânı ve mükellef cebehâne ve şâhî şâhâne topları mazgal deliklerinde âmâde durup Kırım tarafına nâzır bir âlî yerde bir demir kapusu va[r]. Bu kulle üstü tahta örtülü kubbe-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
Ammâ bu kulle-i Şâhî'de Ten suyuna berâber demir kapulu mazgal
deliklerinde
altı pâre balyemez topları var kim Azak kal‘asında yokdur. Ve yigirmi aded serâ …
Ammâ bu kulle-i Şâhî'de Ten suyuna berâber demir kapulu mazgal deliklerinde altı pâre balyemez topları var kim Azak kal‘asında yokdur. Ve yigirmi aded serâmed şâhî topları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri mükemmeldir. Ve hâlâ bu kal‘a dibinde Süleymân Paşa bir kat toprak çimden tabya-i azîmler yapup ve etrâfına fecc-i amîk handaklar kazup kal‘alardan metîn ve müstahkem bir tabya etmiş kim handakı içinden gemiler geçer, mâl-â-mâl nehr-i Ten ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·
… hûd Moton ve Koron kal‘aları ola. Leb-i deryâya berâber bir demir kapulu mazgal
deliklerinde
cümle yigirmi aded kırkar karış ve kırkar vukıyye demir gülle atar cihân-ârâ to …
Bu dahi Gâzî Süleymân Hân'ın imâretidir. Evc-i âsımâna ser çekmiş sekiz kat kal‘a-i metîndir kim derûnunda cümle kırk aded hâneleri ve üç aded su sarnıçları ve bir zâviyesi var bir serâmed kal‘a-i bâlâdır kim misli meğer Kesendire veyâhûd Moton ve Koron kal‘aları ola. Leb-i deryâya berâber bir demir kapulu mazgal deliklerinde cümle yigirmi aded kırkar karış ve kırkar vukıyye demir gülle atar cihân-ârâ topları var kim devlet-i Âl-i Osmân kılâ‘larında bu toplara mânend toplar meğer kal‘a-i Rodos'da yâ Akdeniz boğaz hisârlarında ola, ammâ bu Kelemerye kal‘asının cümle topları deryâya nâzır olup limanı korudur. Kaçan kim rûz-ı ıydeynlerde bu topları atdıkda tâ körfezin karşu taraflarındaki sekiz mîl mesâfe-i ba‘îde olan kıyıları döğer tavîl toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224b ·
metinde göster ·
… topları var. Cümlesi limana nâzır serâmed toplardır. Ve bedenler üzre ve mazgal
deliklerinde
niçe yüz aded demirden saçma ve şâhî topları var.
Ve her tabyada ikişer kat balyemez topları var. Cümlesi limana nâzır serâmed toplardır. Ve bedenler üzre ve mazgal deliklerinde niçe yüz aded demirden saçma ve şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
… kim felekde bî-hemtâdır. Suya berâber on iki köşesinde on iki demir kapaklı top
deliklerinde
on iki aded âdem sığar serâmed topları var kim karşu deryâ içinde Sipanca adası …
Ve iç kal‘a ile bu kal‘anın cümle etrâflarında yigirmi beş aded kulle-i mevzûn metîn müstahkemleri vardır. Ammâ cümleden kal‘anın keşişleme cânibine liman ağzındaki Sultân Süleymân mendireği bir azîm kulledir kim rûy-ı arzın kılâ‘larında misli meğer Selânik kal‘asında yine Süleymân Hân'ın Kelemerye kullesi ola. Hemân bu dahi Kelemerye kullesi gibi on iki köşe evce berâber tokuz kat bir burc-ı mendirekdir kim felekde bî-hemtâdır. Suya berâber on iki köşesinde on iki demir kapaklı top deliklerinde on iki aded âdem sığar serâmed topları var kim karşu deryâ içinde Sipanca adasında aslâ kuş kondurmaz, topları üzre târîhleri budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
… üzre dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd yüz adımdır. Suya berâber demir kapulu top
deliklerinde
yigirmi aded serâmed balyemez topları var ve bir kat toplar dahi yukaru kullele …
Başka bir kal‘adır kim Hazret-i Nûh (...) asrında ibtidâ binâ olunan Kanı Kasro kal‘ası budur. Deryâyı amelî doldurup üzerine bu kal‘a binâ olunup liman ağzında sedd-i Ye’cûc olup bedenler üzre dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd yüz adımdır. Suya berâber demir kapulu top deliklerinde yigirmi aded serâmed balyemez topları var ve bir kat toplar dahi yukaru kulleler üzre var kim deryâda kuş kondurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309b ·
metinde göster ·
… rvesinde on hazîneli bir tengetir çadır kurmak olur bir meydândır. Ve ba‘zı taş
deliklerinde
şâhin ve doğan kündeleri ve cılkıları ve güvercin küpeleri ve halhâlları buldum …
Hakîr girdiğimiz ehrâmın üzerine çıkdım, tâ zirvesinde on hazîneli bir tengetir çadır kurmak olur bir meydândır. Ve ba‘zı taş deliklerinde şâhin ve doğan kündeleri ve cılkıları ve güvercin küpeleri ve halhâlları buldum. Cümle Mısır zîr-i pâda nümâyân idi. Tâ bu mertebe âlî cibâllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233b ·
metinde göster ·