… urşum ile mestûr bir ârâmgâh-ı ma‘mûrdur. Ammâ hayfâ kim Diyârbekir vâlîlerinin
delileri
sâkindir. Eğer uslu âdemler sâkin olsa idi bu mihmânsarây-ı bî-minnet kûşe-i ce …
Evvelâ Melik Paşa hânı: Rûmkapusu'nun iç yüzünde kal‘a-misâl bir Şeddâdî kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır kim gûyâ henüz üstâd-ı bennâ destinden çıkmıştır. Cümle kıbâbları kurgurşum ile mestûr bir ârâmgâh-ı ma‘mûrdur. Ammâ hayfâ kim Diyârbekir vâlîlerinin delileri sâkindir. Eğer uslu âdemler sâkin olsa idi bu mihmânsarây-ı bî-minnet kûşe-i cennet olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b ·
metinde göster ·
… de müstağrak mehîb ve mahûf âdemlerdir kim her biri hakkâ ki dîvâne hürüm sıfat
deliler
ve gönüllülerdir ve ayaklarındaki ve çizmelerinde ve Kubadî pâbuçlarında kopçal …
Niçesi gök katlavî demire müstağrak olup potluklu ve dizbendli ve toğulkalı ve zırh-ı zireh-külâh serpenâhlı ve kaz göğüslü demir giymişler, ancak gözleri görünür cümle hadîde müstağrak mehîb ve mahûf âdemlerdir kim her biri hakkâ ki dîvâne hürüm sıfat deliler ve gönüllülerdir ve ayaklarındaki ve çizmelerinde ve Kubadî pâbuçlarında kopçalı çakşırlarında çekirdekli ve çarhlı mahmîzleri olur ki anınla atlarına ökçe edüp mahmûz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a ·
metinde göster ·
… e gelince hân tarafından alınan kelle ve diller ve paşayı katle gelüp pârelenen
deliler
ve karavullarımız ile ceng edenler ile cümle-i cümele anlar da bin altmış âdem …
Mukaddemâ bu cenge gelirken Ahlat kal‘asından tâ bu ceng mahalline gelince hân tarafından alınan kelle ve diller ve paşayı katle gelüp pârelenen deliler ve karavullarımız ile ceng edenler ile cümle-i cümele anlar da bin altmış âdem olmuşdur. Cem‘an iki bin yüz yigirmi beş âdemin hân tarafından râygân kelleleri gelmişdir. Dağlarda ve taşlarda kesilen ma‘lûmum değildir. Anların hisâbın hân askeri bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272b ·
metinde göster ·
ve gönüllüler ser-bürehne başı açık olup alnında ve iki kulakları yanın delüp k …
Ve niçe deliler ve gönüllüler ser-bürehne başı açık olup alnında ve iki kulakları yanın delüp kanları revân olarak turna ve şahin ve zağanos ve balaban kuşu tellerin sokup kellelerinde teslîm dağları ve makteli'l-Hüseyin dâğları yaka yaka dâğ üzre dâğdan niçesinin kelleleri dâğlar ile gül gül olmuşdu ve cümle ellerindeki Kosdaniçse sırıklarında kurd postları sarılı cidâları üzre nakş-ı bukalemûn harîr-i gûnâ-gûn filandıra-i dırâzlarla sahrâ-yı İznikmit lâle-izâr oldu. 81b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a–81b ·
metinde göster ·
Cümleden biri ol meydân-ı mahabbetde Sultân Bâyezîd-i Velî velîler ve
deliler
ve fukarâlar mahabbeti olmak ile bu vâdî-i çemenzâr içre yedi köşe bozdoğan kül …
Cümleden biri ol meydân-ı mahabbetde Sultân Bâyezîd-i Velî velîler ve deliler ve fukarâlar mahabbeti olmak ile bu vâdî-i çemenzâr içre yedi köşe bozdoğan külâhı kisbeti gibi yedi terk bir kasr-ı Havarnak-ı âlî şâd etdirmiş kim yedi iklîmden nişân verir. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… anda enüp cirid oynarlar. Sekiz yüz adım tûlen bir meydândır. Nihâyetinde paşa
delileri
odaları vardır. Bu kal‘anın dahi dörd yerden demir kapuları vardır, ve's-selâm.
Ve bir kat bölme hisâr dahi Hayre Beğ Paşa Mısır vezîri iken Kara Meydân'ın cânib-i erba‘asına bir kal‘a dîvârı çeküp içine paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem etmiş. Ammâ kadîm eyyâmda Kara Meydân kasrı Sultân Kayıtbay'ındır. Hâlâ gül [ü] gülistân ve bâğ u bostân bir nahlistân yerdir. Paşalar her bâr anda enüp cirid oynarlar. Sekiz yüz adım tûlen bir meydândır. Nihâyetinde paşa delileri odaları vardır. Bu kal‘anın dahi dörd yerden demir kapuları vardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y79a ·
metinde göster ·
konağı dibinde Zâviye kapusudur, kıbleye nâzırdır. Bu kapudan yigirmi adım bir …
Ve bir demir kapu dahi deliler konağı dibinde Zâviye kapusudur, kıbleye nâzırdır. Bu kapudan yigirmi adım bir kapu dahi Karâfe kapusudur, şarka mekşûf bir demirli kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84b ·
metinde göster ·
konağı ardındaki ve İmrahor mahallesindeki ve Ömer ibnü'l-Fârız hazretlerindeki …
Ve Kara meydânında paşa delileri konağı ardındaki ve İmrahor mahallesindeki ve Ömer ibnü'l-Fârız hazretlerindeki bir sâkıyedir, ammâ cümleden derindir ve bu dahi mîrîdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
… a bir delice fişek satar. Derhâl delice oğlan, delice fişeğe âteş edince fişeng
delilenüp
derhâl dükkânın içine girüp niçe bin fişengi ve birkaç kantâr bârûdu tutuşdurup …
Esnâf-ı fişekciyân: Dükkân sekiz, nefer kırk. Bunlarda niçe bin muhîl [ü] şeytanat ile yapılmış gûnâ-gûn fişekler vardır. Hattâ bunların dükkânları Demirkapu dibinde olurlar. İbrâhîm Paşa asrında rûz-ı ıydda sıbyânâna bir delice fişek satar. Derhâl delice oğlan, delice fişeğe âteş edince fişeng delilenüp derhâl dükkânın içine girüp niçe bin fişengi ve birkaç kantâr bârûdu tutuşdurup ol izdihâm tarîk-ı âmda cümle dükkânları havâya peftere gibi atup kırk elli âdemi fişekci baba ile kebâb edüp iki yüz âdem kadar mecrûh oldu. Böyle bir mel‘ûn kârdır. Ammâ yine böyle iken bu esnâf bu attârân alayında ol âdem deryâsı içre ve cümle esvâkın tavanları köhne Y 174b ve âşiyân-ı ankebût olmuş yerlerde bu kadar bin tüfeng ü fişeng atarlar, bi-emrillâhi ta‘âlâ bu kadar âteş-feşânlıkda aslâ ihrâk olmaz. Eğer ol âteş İslâmbol'da olsa ne‘ûzu billâh tarfetü'l-ayn içre İslâmbol berbâd olurdu. Hudâ Mısır'ı hıfz [u] emânda etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y174a–Y174b ·
metinde göster ·
… düp cenge âheng edüp tüfeng atmağa başladılar. Bizim ile dârışedde İbrâhîm Paşa
delilerinden
on tüfengli ve yigirmi üç tüfengli kâşifden ve yedi tüfengli bizden dârışeddin …
Hikmet-i Hudâ, hakîr anda kâşifin dârışeddinde mihmân iken Nîl'in karşı cânibinde Ebû Yahyâ kabîlesi altı yüz atlı ve hecînli askerle Nîl'i yıldırup beri cânibde bizim mihmân olduğumuz dârışeddi muhâsara edüp cenge âheng edüp tüfeng atmağa başladılar. Bizim ile dârışedde İbrâhîm Paşa delilerinden on tüfengli ve yigirmi üç tüfengli kâşifden ve yedi tüfengli bizden dârışeddin mazgal deliklerinden bir yaylım kurşum urunca Arab kümesinden Y 371a on altı Urbân ve yedi at hâk-i mezellete düşdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y370b–Y371a ·
metinde göster ·
… tarfetü'l-ayn içre üstühânı bile kalmayup yerler. Hattâ biz anda iken bir câmûs
delilenüp
bu gâra girüp ketân tohmu yemeğe başlayınca câmûs sâhibi varup görürken bir ala …
Ve mine'l-acâyib-i garîbe: Ol gâr-ı cahîm içre niçe bin yıllık ketân tohmu yığılmışdır kim dağlar gibi. Ammâ ne tohumdur bu ki şimdiki zamânımızın baklası kadar iri ketân tohmudur. Bir kimesne ol gâra ketân tohmu almak kasdiyle girmeyüp seyr etse yine selâme çıkar. Ammâ ketân tohmundan bir dâne almağa kasd etsen andan bir gûne haşerât zâhir olup âdemi tarfetü'l-ayn içre üstühânı bile kalmayup yerler. Hattâ biz anda iken bir câmûs delilenüp bu gâra girüp ketân tohmu yemeğe başlayınca câmûs sâhibi varup görürken bir alay ecnâs-ı mahlûkât üşüp ân-ı vâhidde câmûsu pîr [ü] pâk edüp yerler, fakîr herîf bir câmûsdan çıkdı. Birkaç kerre gârın kapusunu sed etmişler, binâ dutmamış, âhir taşradan bir siper dîvârı yapmışlar. Garîb temâşâdır. Ve bu şehirde Y 447a bundan gayrı niçe yüz acâyib ü garâyibâtdan ibret-nümâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y446b–Y447a ·
metinde göster ·