İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

demek

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
142
isabet
137 cümle/beyitte
52,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi14258,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 142

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“demek” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 22a–22b … yıklar ile İslâmbol'un şimâlî cânibinde 22b medfen-i kadîm olan Tershâne ardı demek ile ma‘rûf cebbâne-i kadîmde kehf-i azîmler ve tâk-ı kadîmler içre Ömer ibn Abd …
EÇS I 49a … nâ Ya‘kûb: Sene 929 târîhinde Ma‘nisa'da müderris iken vefât eyledi. Ece Halîfe demek ile meşhûr ve fâzıl kimesne idi.
EÇS I 69b … nden maklûbdur ve müdâm lügatda şarâba derler, pes nedâmete ma‘nâsı şarâb içmek demek olur, ya‘nî mest [ü] müdâm derler. Hâsıl-ı kelâm musâhib ma‘nâsına gelir kim ne …
EÇS I 148a "Tarîk karındaşı demek ve ibtidâ karındaş dutmak kimden kaldı?" Cevâb:
EÇS I 148a "Tevekkül-i Hak örtünür" demek gerekdir. Ve sorsalar:
EÇS I 148b Ve eteğin kısa eylemek, ayağım dünyâdan ve harâmdan çekdim demek alâmetidir.
EÇS I 148b Ve pâre pâre yamalı hırka peşmîne geymek dilrîşlik ve ihtişâmdan geçdim demek alâmetidir.
EÇS I 149b … " deyü temennâ edüp özürler diledi. Hâlâ dervîşân mâbeyninde "Dervîşe dervîşân" demek Hazret-i Mûsâ'dan kaldı. Ve yine taş lisâna gelüp,
EÇS I 150a … eye pîr deyü ad kosalar bu bâlâda tahrîr olunan su’âllere cevâb vermese ana pîr demek dürüst değildir ve andan bî‘at câ’iz değildir. Zîrâ kavli fi‘line muvâfık olmay …
EÇS I 172a … dahi dükkânları yokdur. Kış günleri hussetü's-sa‘leb derler ya‘nî tilki taşağı demek olur, Bursa'da Cebel-i Ruhbân'da ve Bingöl'de ve Eğri dağında ve Göksun yaylası …
EÇS I 200a … kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasiyyetdir.
EÇS I 213b … kapusu'nda ve Fenerkapusu'nda ve Balatkapusu'nda ve karşıda Hâsköy'de ve Galata demek meyhâne demekdir kim Allâhümme âfinâ gûyâ Malta ve Alakorna kâfiristânıdır, and …
EÇS I 217b … nıyla sermest ile leyle-i ıyd-i adhâda ehlimle lu‘bedebâzlık ederken bismillâhı demek hâtırıma gelmeyüp vücûduma bir lerzân olup yanımda tulum gibi bir yumuşak şey d …
EÇS II 226b … an ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek , sudan ibâret bir kelâmdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 231b … e pişüp kebâb yağıyla mülemma‘ olup nevr olur, âdem yemeden doymayup şehîd olur demek mertebesi lezîz kestânesi vardır. Ve yedi gûne dudu meşhûr-ı âfâkdır ve dud bâğ …
EÇS II 232a … ahümme âfinâ ya Bağdâd ya Rodos elden gitse "es-Sultânü'l-berreyn ve'l-bahreyn" demek sahîh olmaz. Anınçün Âl-i Osmân Bağdâd ve Rodos üzre gâyet muhâfaza ederler.
EÇS II 273a–273b … ve gânimîn geldikde sâna ıvazın ederim" deyü yemin etdüğü meğer "şehîd ederim" demek imiş. Hakîkatü'l-hâl Hanya kal‘ası gibi bir hısn-ı hasînin ve sedd-i metinin fe …
EÇS II 280a … kûr kayaların altlarına azîm çam ve ardıç direkleri dayamış, anınçün Direklibel demek ile şöhret bulmuşdur. Hemân bu mahalde paşa efendimiz atından nüzûl edüp Bismil …
EÇS II 283b … mâncığ'a doğru şarkdan garba akardı. Ya‘nî hâk-i Erzurûm ne kadar âlî zemîndir, demek olur. Bu mezkûr Şahne köyünden kalkup artık eyâletimizdir deyü kâr-ı der-âmede …
EÇS II 294b … ir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbett …
EÇS II 311a Ahvâl-i kabâyil-i İt-til: Lisân-ı Moğolîde İt-til demek köpek lisânlı demekdir. Ya‘nî ceng mahallinde bir gûne av‘av ve va‘va‘ eder kel …
EÇS II 318a–318b … ârisî'de yuva'dır, bir lüğatde serîr seyrân idicidir. Ya‘nî "Gezici yuva" şehri demek ola. Anın içün şehr-i Serîrü'l-lân derler. Hâlâ bir püşte-i hevâdâr üzre hıyâbâ …
EÇS II 320a … r. Lisân-ı Gürcî'de Azgûr-ı gûr ya‘nî pâdişâhlar pâdişâhı Aleksandır binâsıdır, demek olur. Aleksandır, İskender-i Zülkarneyn'dir kim anın binâsıdır. Hakkâ kim bu se …
EÇS II 336a–336b … tdi: "Dilâver Paşa karındaşımızdır" dedi. Elçi eydür "Yoh bunlara Semender Paşa demek gerekdir kim âteş yimek murg-ı semendere mahsûsdur" deyü vâfir latîfe-gûne şaka …
EÇS II 340a … . Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar is …
EÇS II 345a–345b … blesi tarafındadır. Ve bir mesîregâh dahi şehrin taraf-ı şarkîsinde Firenk Gözü demek ile meşhûr-ı âfâk bir uyûn-ı berrâk bir nehr-i revândır. Hüseyin Paşa bu uyûn-ı …
EÇS III 109a–109b … tantinlerinin üzerine Tatar'ı geçirmeyüp sedd olduğundan "dobra" ya‘nî iyi kral demek olur. Krallarının karârgâhı bu Pirevadi'dir. Niçe kimesne kitâbetde Pirevâdi, n …
EÇS III 113a–113b … ol bânîsi Kostantin-i sânî karındâşı Nigepoli kraldır. Ya‘nî "Cennet kuşu kral" demek olur. Lisân-ı Yunan'da poli kuşdur. Nige bir uçmağın ismidir. Ol kralın ismiyle …
EÇS III 156a–156b Andan câmi‘-i Sultân Süleymân Han, lâkin Taşlık câmi‘i demek ile meşhûr-ı âfâkdır. Kadîm-i evvelde zâviye idi. Ba‘dehû Süleymân Hân vezîri M …
EÇS IV 201a … ük misk-i Hoten mahlût edüp bu câmi‘i binâ etdiğiyçün İparî ya‘nî miskli câmi‘i demek olur. Hakkâ ki bir nemnâk havâda dîvârların şemm etsen müşg râyihası âdemün dim …
EÇS IV 217b–218a … derler. Kavm-i Acem kal‘a-i Miyân-fark derler. Ya‘nî "Beli ince ayrılmış kal‘a" demek olur ve kavm-i Yunaniyân (---) (---) derler. Kal‘a-i kadîm ü şehr-i azîm idi. İ …
EÇS IV 223b … lîs içre kırk bin âdem olur, kavm-i Rujikî derler, ya‘nî ruzikî bir günlük dost demek olur. Şehir halkının başka lisân Ruzikîleri dahi mahallinde tahrîr olunur. Sâ’i …
EÇS IV 272a Hulâsa-i kelâm, hamd-i Hudâ "Kırk hatm-i şerîf tilâvet idem' demek berekâtıyla cümle altmış nefer âdemleri meydân-ı siyâsetden kaldırup haymeme gö …
EÇS IV 300a … âkim Bözürcümihr binâ edüp bu şehre Dilmast nâm kodu. Ya‘nî gönül yoğurdu şehri demek ola.
EÇS IV 300a–300b … Salmas nâm bir vezîri imâr edüp ismine Salmas dediler. Ya‘nî selâm esen kal‘ası demek olur. Bu kal‘a zeyline geldikde bi'l-acele hânı istikbâle çıkup eşik ağasıyla R …
EÇS IV 363b … r ile bile olup bu şehri inşâ edüp ismine Dâr-ı Ebülhe derler, ya‘nî Oğuz şehri demek olur. Ammâ hâlâ elsine-i nâsda mâ-kablinde elifi zamme ile kırâet edüp mâ-ba‘di …
EÇS IV 386a … d mihmânhâne-i tüccârândır kim cümleden kadîm kârgîr binâ-yı musanna‘dır. (---) demek ile ma‘rûfdur. Bundan gayrı hân-ı tüccârân firâvândır.(---) (---) (---) (---) ( …
EÇS IV 395a–395b … eti sağ elinin salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretidir. Ammâ be-kavl-i Cerîr-i Taberî ve be-kavl-i Keşşâf hazretleri ve Sul …
EÇS V 2b … ile Hazret-i Circis-i Nebî evkâfı olduğundan Nebeveyn, ya‘nî iki peygamber köyü demek olur, ammâ kâhîce gaddâr hâkimler mîrîye bu köyleri zabt ederler. Anıniçün iflâ …
EÇS V 3a … : Cizre hükmünde olup câmi‘i ve medresesi olduğu ve karye-i Rüsûr, "Kırmızı su" demek olduğu bâlâda İmâdiyye'den gelirken tahrîr olunmuşdur. Andan yine semt-i şimâle …
EÇS V 15a … şâhlarından Kılıç Arslan dahi amâr etdiğinden Sûr-ı Sebu‘, ya‘nî Arslan kal‘ası demek olur, ammâ lisân-ı Ekrâd'da Malazırd derler ve ba‘zıları Malazgird derler, zîrâ …
EÇS V 15a … eler Merazbird derler, ammâ sahîhi Malazcird'dir, ya‘nî (---) (---) (---) (---) demek olur.
EÇS V 37b Süleymân Hân buyururlar kim "Ben derim, anda bir kal‘a yapılsın" demek ile kal‘a yapılup tamâm oldukda ismini kal‘a-i Bender'im kodılar.
EÇS V 48b … varınca cümle bu Sarıkamış vilâyetidir ve Rus-ı menhûs lisânı üzre "Zaporoska" demek "Kapu eşiği" demekdir. Bir kavilde "Serhaddin kapu eşiğin bekleyen levendler" d …
EÇS V 50a Evsâf-ı kal‘a-i kavî Soroka: Bânîsi (---) filândır. Lisân-ı Boğdanca "Soroka" demek (---) demekdir. Bu Boğdan beği hükmünde başka boyarlık ve vâmoşlukdur. Kal‘ası …
EÇS V 84b … rbâf ve kâmha ve dârây ve sereng ve katîfe ve çârkab yasdıklar ve'l-hâsıl Bursa demek harîr kânı denmeden ibâretdir bir şöhre-i şehir olmuş "Dârü'l-harîr" demişler b …
EÇS V 100b … nâ-pâka bu kal‘ayı ihsân edüp ol veled-i pelîdin Rus lisânı üzre ismine Poyhad demek ile bu şehrin ismi ol asırda Poyhad idi.
EÇS V 116a Sovuğa zima, yok demek nima.
EÇS V 116b … ‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr [u] diyârdır kim deyyâr-ı misli yokdur demek olmaz, meğer hâk-i pâk-i Irâk-ı Acem ola, zîrâ Belgrad'ın vilâyet-i vâsi‘i ma‘m …
EÇS V 127a–127b … ammâ bu şehrin bânîsi Destpot Kral'dır. Vech-i tesmiyesi lisân-ı Sırf'da Valiva demek (---) (---) (---) (---) demekdir. Bu rabta-i müzeyyen Semendire sancağı hâkinde …