bir aslı dahi ibtidâ Cuci Hân diyâr-ı Mesköv'de nehr-i Edil kenârındaki Sarây ş …
Ve bu şehre Sarây demesinin bir aslı dahi ibtidâ Cuci Hân diyâr-ı Mesköv'de nehr-i Edil kenârındaki Sarây şehrinden gelüp bu şehri amâr edüp nâmına Bâğçesarây dediler. Ve bu şehrin tâ ortasındaki cereyân eden Salâcık şehrinden gelen Aşlama suyu gâyet müsta‘mel su olduğundan Çürüksu derler. Niçe değirmenleri deverân etdirüp ve niçe bin muzahrafât kâzûrâtları götürüp şehrin cânib-i garbî aşağısında cebehânelere ve niçe âsiyâb-ı mâlara ve niçe müşebbek bostânlara uğrayup Eski Yurd'a gider. Ba‘dehu andan aşağı nehr-i Kaçı’ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124b ·
metinde göster ·
aslı oldur kim mezkûr u mevsûf olan dıraht-ı azîmin kıblesi karşusundaki kayala …
Bu kavm-i Çerâkese Âdemî demesinin aslı oldur kim mezkûr u mevsûf olan dıraht-ı azîmin kıblesi karşusundaki kayaların dâmeninde mezkûr Kızlar Kitgen ve Kızlar Algan nâm suyun başında bir mağâra-yı azîm var. Kızlar Algan suyu bu gâr-ı yetîmândan taşra çıkar. Bu mağâranın iç yüzünde tuçdan bir âdem sûreti var. Kaddi iki kad bizim benî âdem kaddi kadar vardır. Ve anın sağ elinde kubbe kadar bir tuçdan gürz-i girânı var, dâ’imâ gürzü ol tuç âdem sallayup kâhîce omuzuna kor, ammâ yine gürz omuzunda hareket etmededir. Her kim ol gâra girmek murâd edinse ol kehfden çıkan Kızlar Algan sunun kenârıyla yürüyüp ol tuç âdemin önünden geçüp mağâraya girmek isteyen kişi tuç âdemin iç yüzünde bir kapu dahi var. Cümle bu kapudan içeri ne var ise taşra kapudan içeri girince ikinci kapudan içeri yığınlar dahme-i Efrâsiyâb mâl-ı Kârûnlar cümle nümâ[yâ]ndır, ammâ bu abd-i hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… yı memdûhât: Cemî‘i müverrihân-ı Freng-i pür-ceng-i bî-âheng bu şehre Balıbadra
demesinin
vech-i tesmiyesi bu üç bin altmış sene mu‘ammer olmuş servde bal hâsıl olduğiyç …
Der-fasl-ı sun‘-ı Hudâ-yı memdûhât: Cemî‘i müverrihân-ı Freng-i pür-ceng-i bî-âheng bu şehre Balıbadra demesinin vech-i tesmiyesi bu üç bin altmış sene mu‘ammer olmuş servde bal hâsıl olduğiyçün ve bu şehrin balı cihânı tutduğıçün bu şehre Balıbadra şehri derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… , kabûl olurdu. Ve keziben el urup yemîn eden derhâl ukûbetin bulurdu. Mültezem
demesinin
aslı budur.
Ve Hazret-i Resûlü's-sakaleyn'in Mekke hacerlerinde i‘tibâr etdiklerinin biri dahi Hacerü'l-Esved ile Beyt-i şerîfin bâbı mâbeynine Mültezem derler, bir kulaç mikdârı yerdir, ana hâlâ Mültezem derler. Vech-i tesmiyesi oldur kim du‘â iltizâm olunduğıyçün mültezem derler. Ve zamân-ı câhiliyyetde kadı ve hâkim yoğiken müdde‘î müdde‘un-aleyh bu mahalle gelüp bu Mültezem hacerine râyegân el ururlardı. Zâlim ise cür’et edüp el urmazdı. Gayret edüp el ursa helâk olurdu. Mazlûm olan el urup halâs olurdu. Bu mahalde beddu‘â ve hayr du‘â etseler, kabûl olurdu. Ve keziben el urup yemîn eden derhâl ukûbetin bulurdu. Mültezem demesinin aslı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y344a ·
metinde göster ·