İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

demi

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
23
isabet
19 cümle/beyitte
8,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi239,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–23 / 23

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“demi” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 39a … sel-i Îsâ içre nâ-dürüst olan ma‘sûmları bu tekne içinde bir kerre gasl etseler dem-i nefesi ve teni dürüst olup gûyâ dem-i Îsâ'ya mazhar olup hayât bulur meşhûr-ı â …
EÇS I 39a … rı bu tekne içinde bir kerre gasl etseler dem-i nefesi ve teni dürüst olup gûyâ dem-i Îsâ'ya mazhar olup hayât bulur meşhûr-ı âfâk bir taş teknedir. Andan,
EÇS III 87b … m her biri deyr-i Mesîh'de dem urup makâm-ı rehâvîde İncîl kırâ’at etdükde gûyâ dem-i Mesîh ile mürde diller ihyâ olup her dem, dem-i cân-bahş olur. Cemî‘i misâfirîn …
EÇS III 87b … vîde İncîl kırâ’at etdükde gûyâ dem-i Mesîh ile mürde diller ihyâ olup her dem, dem-i cân-bahş olur. Cemî‘i misâfirîne ol kadar ri‘âyet edüp şîr-hurmâ ve katr-ı nebâ …
EÇS III 128b–129a … k {köçek} abdallar fasıllar eylemişlerdir kim ol demimiz gûyâ Hüseyin-i Baykara demi olup andan meydân-ı muhabbete deste hân gelüp bir sommât-ı Muhammedî çekildi ki …
EÇS III 174b–175a … urup ibtidâ düvâzde imâm aşkına on iki dem ü zemzeme urup bu hakîr ve paşa anın dem-i sûrundan dem-beste ü hayrân kaldık. Garâbet bunda kim "Kapuda bu kadar bevvâbla …
EÇS IV 261b–262a … ermemek içün hân üzre gelüp ceng etdiği ve Mehemmed Beğ'in ibtidâ müttehem olup demi heder olduğu ve yeniçerilerin hân üzre gulüvv edüp haklarından geldiklerinin ar …
EÇS IV 269b … verleri var imiş. Bunlar münhezim oldukları ma‘lûmları oldukdan sonra benî Âdem demi dem-be-dem nühûr gibi cereyân ederken hân askerinin "Benem diğer nîst!" diyen a …
EÇS IV 312b … bâğ u bâğçelerinde üç gün ayş [u] nûş ve zevk u safâlar eyledik kim her demimiz dem-i İsî olup her meclisimiz Hüseyin-i Baykara meclisleri olup cân u cihân sohbetler …
EÇS V 44a … muna ve oka tutulmuş hınzîrlara döndüler. Ve ol kadar benî Âdem katl olundu kim dem-i benî Âdem dem nühûr-misâl cereyân edüp hayâtda olanları Arapça deyü ricâ eder …
EÇS V 180b … â fakr [u] fahrı zevk u şevkinden ırmayup zevk-i derûnumuz ziyâd-ber-ziyâd ola. Dem-i Alî ve Sultân Hacı Bektaş Velî ve Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî himmetleri …
EÇS VI 7a … ı Hudâ'ya şak-â-şak eyle bir ârâyiş-i rimâh-ı nîze-i tığ-ı bî-dirîğ urdular kim dem-i insân nehr-i revân gibi cereyân ederdi.
EÇS VII 115b … ov hûn-ı insân ile deryâ-yı Nîl-vâr sürh-reng olup pây-ı esb ve pây-i benî âdem dem-i nühûrda şinâverlik ederdi.
EÇS VIII 319a … lerinde kızlar dahi ol gece budları arasından geçen hâdisâtları ve cereyân eden dem-i fâsid-i mâcerâyı bir bir nakl etdiklerinde cümle kapudanlar ve elçiler ve gayri …
EÇS IX Y79b İşidenler dedi bu dem dem-i Hızr u Mesîhâ'dır
EÇS IX Y249b–Y250a … emân hakîrin yanıma gelüp çehreme bir sille-i mecâzibûn eyle urdu kim burnumdan dem-i gülgûn hil‘at-i ahzargûnum üstüne cereyân edüp serâsîme oldum. Gördüm ki yanımd …
EÇS IX Y325a … n evvelinde de etseler efdaldir. Ammâ eyyâm-ı nahirden sonra etseler mekrûhdur. Dem-i cedîd lâzım olur.
EÇS X Y47a … evâfız mezhebine girmiş. Eli, vilâyeti gâret olunup anlara taba‘iyyet edenlerin demi hederdir, katl olunup esîr olunmaz. Nisvânları harâmdır, cevârî olunmaz. Üzerin …
EÇS X Y271b … hâkim [ü] hükemâya muhtâc olmaz. Ammâ i‘tikâd-ı tâm ile nûş etmek gerek. Hattâ dem-i fâsidi vücûdda olan ahlâtı ve ra‘şe ve beras ve cüzâmı def‘ eder. Mezkûr ayn se …
EÇS X Y304b–Y305a Dem-i Nehûr'dan galat Demenhûr derler. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Hazret-i Ömer hilâ …
EÇS X Y304b–Y305a … n-ı tîğden geçirüp demleri nehir gibi cereyân etdiğiyçün ba‘de'l-feth bu şehire Dem-i Nehûr dediler. Hâlâ galat-ı meşhûr evlâ olup Dem-i Nehûr'dan galat Y 305a Dem …
EÇS X Y304b–Y305a … iyçün ba‘de'l-feth bu şehire Dem-i Nehûr dediler. Hâlâ galat-ı meşhûr evlâ olup Dem-i Nehûr'dan galat Y 305a Demenhûr derler.
EÇS X Y309b … r. Eğer mezkûr herîf-i müttehem cür’et edüp Bâb-ı Dâvûd'a el urduğu ân ol demde demi dutulup helâk olur, deyü şöhre-i şehir olmuşdur. Beher sene niçe bin âdemin hak …