… e bu aşağıda Hüseyin Ağa sarâyı ve Kadı Efendi sarâyı ve Süleymân Beğ sarâyı ve
Demircioğlu
sarâyı ve Mallı kayaçlı sarâyı ve Çendedanoğlu sarâyı ve Hadım Ca‘fer Ağa sarây …
Andan yine bu aşağıda Hüseyin Ağa sarâyı ve Kadı Efendi sarâyı ve Süleymân Beğ sarâyı ve Demircioğlu sarâyı ve Mallı kayaçlı sarâyı ve Çendedanoğlu sarâyı ve Hadım Ca‘fer Ağa sarâyı ve Defterdâr Şânî Efendi sarâyı (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257a ·
metinde göster ·
… ı esmâ-i merdân: Bu şehr-i Van'ın ekseriyyâ halkı Behlüloğlu ve Çendevânoğlu ve
Demircioğlu
ve Beşâretoğlu ve Alî Paşaoğlu, Keremeddînoğlu nâm isimli âdemlerdir. Mallı Kay …
Der-na‘t-ı esmâ-i merdân: Bu şehr-i Van'ın ekseriyyâ halkı Behlüloğlu ve Çendevânoğlu ve Demircioğlu ve Beşâretoğlu ve Alî Paşaoğlu, Keremeddînoğlu nâm isimli âdemlerdir. Mallı Kaya ve Rüstem Ağa ve Burhan Ağa ve Toğar Ağa ve Esed Beğ ve Gazanfer Beğ nâm âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
… aşı berâber kelimât edüp ordu-yı İslâm'a gelirken Van ağalarından Behlûloğlu ve
Demircioğlu
ve Hüsrev Paşa yeğeni Deli Süleymân Beğler paşaya tesellî-i hâtır vermek içün " …
İki rek‘at salât-ı hâcet kılup başın açup ol mübârek nûrânî yüzün yere sürüp eydür: "İlâhî, hevl-i kuvvet ü kudret ve fursat u nusret senindir. İnâyet ü himâyet ve hidâyet ü izzet ü rif‘at senindir. Dîn-i mübîn gayretine bir fırka ümmet-i Muhammed kullarını başıma cem‘ eyleyüp elim yüzüme alup kapuna dilenmeğe geldim. Bu abd-i hakîr Ahmed kulun eski sâyilindir. Hiç tehî-dest gönderdiğin yokdur. İdegeldiğin ihsândır. Yine Sen Pâdişâh-ı Bîçûn'dan dilerim ki yine Ahmed'in ricâsın kabûl edüp bu kadar kavmi yerindirme ve bu haşerât-ı Yezîdîleri sevindirme!" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp dîde-i pür-nemlerinden yem-i Kulzüm gibi çekîde çekîde kanlu yaşlar cereyân edüp cümlemiz "âmîn" deyüp el yüze sürüldükde "Müjde size ey oğullar, du‘âmız vefk-i murâdımız üzre şast-ber-kabza sehm-i dilimiz nişân verdi. İnşâallahu Ta‘âlâ mansûr u muzafferiz." dedikde mübârek gül cemâli verd-i hândân gibi hande edüp henüz melek çehre olmuş tebessüm ederek bilâ rikâb şahbâz gibi sa‘âdetli esb-i Mahmûdî divnesine süvâr olup hamd ü senâ ederek atf-ı ınânın Rahova sahrâsına keşîde ederek ba‘zı nüdemâ-yı hâslarıyla ve niçe yüz Van a‘yânlarıyla ve niçe iş görmüş iş erleriyle rikâb rikâba at başı berâber kelimât edüp ordu-yı İslâm'a gelirken Van ağalarından Behlûloğlu ve Demircioğlu ve Hüsrev Paşa yeğeni Deli Süleymân Beğler paşaya tesellî-i hâtır vermek içün "İnşâallah koca vezîr du‘â-yı hayrın berekâtıyla fursat u nusret ve ganîmet bizimdir." deyü (---) cümlesi hüsn-i rızâlarıyla paşanın uğuruna cân ve baş vermeğe ta‘ahhüd etdiler. Paşa eyitdi: "Ben dahi anı eyle bilirim ki dîn-i mübîn uğuruna çalışır bir alây mücâhid-i fî sebîlillah gâzî yiğitlersüz!" deyü cümleye hayr du‘âlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266a ·
metinde göster ·
ise paşanın, "Ya bizim ordu içinden çıkan âdemler düşman olup üzerimize gelse n …
Demircioğlu ise paşanın, "Ya bizim ordu içinden çıkan âdemler düşman olup üzerimize gelse niçe ederdiniz?", dedüğü gelüp zuhûr etdiğin vird-i zebân etmişdi. {Ve Demircioğlu} "Bu keşf ü kerâmetdir?", deyü guzât-ı müslimîn içre şâyi‘ edüp ol cengde mecrûh olup Van'a dek gitmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266b ·
metinde göster ·
… ze gelse niçe ederdiniz?", dedüğü gelüp zuhûr etdiğin vird-i zebân etmişdi. {Ve
Demircioğlu}
"Bu keşf ü kerâmetdir?", deyü guzât-ı müslimîn içre şâyi‘ edüp ol cengde mecrûh …
Demircioğlu ise paşanın, "Ya bizim ordu içinden çıkan âdemler düşman olup üzerimize gelse niçe ederdiniz?", dedüğü gelüp zuhûr etdiğin vird-i zebân etmişdi. {Ve Demircioğlu} "Bu keşf ü kerâmetdir?", deyü guzât-ı müslimîn içre şâyi‘ edüp ol cengde mecrûh olup Van'a dek gitmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266b ·
metinde göster ·
… edün aleyh âdemler ricâ eylediler. Derhâl Yûsuf Kethudâ ve Van kulu ağalarından
Demircioğlu
zîr-i kal‘aya gelüp Van ağasın kal‘a içine aldılar ve kal‘a kethudâsın taşra re …
Bu hâl-i pür-melâl üzre derûn-ı kal‘adan feryâd [u] figânlar evce urûc edüp anı gördük, kal‘a kapusu üzre bir beyâz vere bayrağı dikilüp paşanın tarafından mu‘temedün aleyh âdemler ricâ eylediler. Derhâl Yûsuf Kethudâ ve Van kulu ağalarından Demircioğlu zîr-i kal‘aya gelüp Van ağasın kal‘a içine aldılar ve kal‘a kethudâsın taşra rehin verüp mâbeynde kasem-Billah [u] Tallah ile cümle kal‘anın zükûr [u] inâsları ve bây [u] gedâları tîğ ü kefen ber-gerden gelüp envâ‘-ı tazarru‘ ve tezellül birle kal‘adan taşra silâhsızca esvâblarıyla orta kuşak ile çıkup herkes taşra evlerine revân oluruz zann edüp bunları niçe bin sekban ve sarıca haşerâtları keşân-ber-keşân paşanın serâperdesi önüne getürürken cümlesi hayâtdan me’yûs ve hâlât-ı memât ile me’nûs olup cümlesi paşanın serâperdesi önünde kassâb-ı ecel bunları dizüp kılıç uracak mahalde ol afüvv Allah, paşanın kalbine bir afv ilhâmı bırağup yedi yüz ma‘dûd âdemleri cümle âzâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271a ·
metinde göster ·
eydür: "Hanımın Amber Ağa'sı bir vâcibü'r-re‘âyâ kimesnedir. Sultânım ile ta‘âm …
Van Ağası Demircioğlu eydür: "Hanımın Amber Ağa'sı bir vâcibü'r-re‘âyâ kimesnedir. Sultânım ile ta‘âma oturup sultânıma çâşnigîrbaşılık edüp evvel her sahûndan kendisi yeyüp sonra bizlere teklîf edüp yeyeyiz." dediklerinde hemân ârif Amber Ağa "N'ola bismillah!" deyüp ta paşa ile zânû-be-zânû oturup her ta‘âmdan tenâvül edüp Paşa'ya ve cümle ağavâtlara teklîf ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·