… ket etdikçe üç dörd gûne unlar öğünür. Ve bu çarhların ekseriyyâ âletleri cümle
demirdir
, ammâ dollâbları serâpâ ağaçdandır. Bu âletleri bir ma‘sûm çevirse bilâ-usret f …
Ve Komaran kapusunun iç yüzünde bir mudhik ibret-nümâ un değirmeni vardır, aslâ ve kat‘â ne at ve ne sığır çevirir. Dörd aded yerde dörd göz değirmândir kim cümle çarhların hammâm kubbesi kadar sâ‘at şakulası gibi şakulalar cümle değirmenin çarhların deverân etdürüp âdem yapışmadan unlar öğünüp üçer dörder kat elekler içine unlar dökülüp yine çarhlar hareket etdikçe üç dörd gûne unlar öğünür. Ve bu çarhların ekseriyyâ âletleri cümle demirdir, ammâ dollâbları serâpâ ağaçdandır. Bu âletleri bir ma‘sûm çevirse bilâ-usret fırlak gibi çevirir acâ’ib ü garâ’ib tasnî‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… e yâ beş yâ altı kadar okları vardır, ziyâde değildir, zîrâ demrenleri pek ağır
demirdir
. Ve yayları kol kalınlığı Hıtâ ve Hoten yaylarıdır. Ammâ kılıçları nâdirdir. Lâ …
Âlât-ı silâhların beyân eder: Cümle ok ve yay ve mızrak taşırlar. Okları Çîn ü Fağfûr hadengleridir, parmak kalınlığı oklardır ve demrenleri el ayası kadardır. Ve demrenin dâ’imâ seng-i ferah nâm bir taş ile bileyüp demreni ustura gibi eder, ammâ oku gâyet 177a yakından atar, zîrâ okları uzağa sürmez. Ammâ tîrkeşinde yâ beş yâ altı kadar okları vardır, ziyâde değildir, zîrâ demrenleri pek ağır demirdir. Ve yayları kol kalınlığı Hıtâ ve Hoten yaylarıdır. Ammâ kılıçları nâdirdir. Lâkin elbette ellerinden mızrakları mukarrerdir. Gâyetü'l-gâye mahâretleri sünü iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b–177a ·
metinde göster ·
… -gûn çarh-ı musanna‘lar ile su dollâbları îcâd eylemiş kim niçe engâzları cümle
demirdir
. Ve dollâb kovalarının ipleri dahi zencîrlerdir. Bu dollâba atları koşup çarhla …
Bu kasrın kubbesi ortasındaki mezkûr kuyu üzre olan delik üzre üstâd-ı Freng gûnâ-gûn çarh-ı musanna‘lar ile su dollâbları îcâd eylemiş kim niçe engâzları cümle demirdir. Ve dollâb kovalarının ipleri dahi zencîrlerdir. Bu dollâba atları koşup çarhları deverân etdirdikçe kubbede olan mezkûr delikden kovalar aşağı kuyudan suyu yukaru kasra çeküp andan aşağı minâre kaddi 270a su uçup terâzûler ile şehrin hânedânlarına ve sarnıçlarına ve hammâm ve amâristânlarına gider, bir ibret-nümâ çâh-ı mâdır. Lâkin ba‘zı zamân atları olmayup işlemez, ammâ aşağıda kuyusu şeb [ü] rûz mu‘attal durmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b–270a ·
metinde göster ·