… u‘â edüp cânları yerine geldi ve yüzleri gözleri güldü. Ve bizzât kendüleri gök
demire
müstağrak olup demir budluklar ve hadîd uyluklar sarfı ve ser-i sa‘âdetinde sîm …
"Aleyke avnullâh yâ Gâzî Murâd Hân murâdın alup vefk-i murâdın üzre bahtın müsâ‘id oldu, gazân mübârek-bâd, hoşgeldin" deyü vâcibü'r-ri‘âyâ ve du‘â-gûlar hayır du‘â edüp cânları yerine geldi ve yüzleri gözleri güldü. Ve bizzât kendüleri gök demire müstağrak olup demir budluklar ve hadîd uyluklar sarfı ve ser-i sa‘âdetinde sîmurg-ı ankânın üç çatal otağaların ser-bende-i Îrân-zemîn üzre Acemâne zeyn edüp serbendin kec kılup süvârîlerin büklümleyüp Nogay alaçası üzre süvâr olup ol küheyl-i sâfinâtü'l-ciyâdı dahi yedi pâre âlât-ı silâha yancığ ve bahrî hotasa ve serâpâ murassa‘ât-ı cevâhire müstağrak edüp Revân hânı Emîrgûne Yûsuf Hân ve gayrı esîr hânlar cümle askerleri ile pâdişâhın önü sıra kûs ü kerrenâylerin ve sûrnâ ve nefîr-i Efrâsiyâbîlerin çalarak ubûr ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
… ında Şîrâz'dadır. Bunlar seyishâneler üzre rezeler ve bendîşeler ve halkalar ve
demire
müte‘allik yaldızlı ve kalaylı eşyâlar ile dükkânların donadup alay ile güzeşt …
Dükkân 500, neferât 1000, pîrleri yine Dâvûd Nebî'dir ammâ Hazret asrında pîr [ü] pîşvâları Şeyh İzzeddîn-i Semâhî'dir. 184b Selmân-ı Pâris belin bağladı. Demir hurdavâtları yapanların silsileleri ana müntehîdir. Kabri Acem diyârında Şîrâz'dadır. Bunlar seyishâneler üzre rezeler ve bendîşeler ve halkalar ve demire müte‘allik yaldızlı ve kalaylı eşyâlar ile dükkânların donadup alay ile güzeşt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a–184b ·
metinde göster ·
… Paşa'ya gelüp cümlesine ikrâm olundu. Ammâ üç bin mikdârı müsellah giyimli gök
demire
gark olmuş eli sırıklı küheylân atlı dâbbetü'l-arz'a benzer Mikril Aznavurları …
Andan yine bir gün cânib-i şimâle ılgar ile gidüp Tarabefzûn hudûdun ubûr edüp Gönye hudûduna dâhil olduğumuz mahalde Mikrilistân askerlerine râst gelüp Seydî Ahmed Paşa'ya gelüp cümlesine ikrâm olundu. Ammâ üç bin mikdârı müsellah giyimli gök demire gark olmuş eli sırıklı küheylân atlı dâbbetü'l-arz'a benzer Mikril Aznavurları ve bin mikdârı bu piyâde tüfenk-endâzları ve Gürcî serverleri gelüp giysû-yı müşk-bârların târumâr edüp kimisi fetîle fetîle etmişler. Kırkar ellişer yaşında bî-rîş u mutarraş acebe-likâ Cemapur askeri gibi birbirine mugâyir kavm-i gûnâ-gûnlardır kim her biri birer kerîhü'l-manzar kavm-i acebe-likâ ve hey’et-i garîbe ecnâs-ı mahlûkât içinde kalup bunların her birine birer va‘de-i kerîmeler ile Koca Gâzî Seydî Ahmed Paşa dilnüvâzlık ve dildârlıklar edüp ol gice menâzil kat‘ ederek ale's-sabâh menzil-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 329a ·
metinde göster ·
… etmeden avdet olundukda Tomris Hân oğlu üç bin müsellah ve mükemmel giyimli gök
demire
gark olmuş eli sırıklı küheyl atlı Aznavur Gürcî şehbâzları ve iki bin piyâde ç …
Sahrâ-yı Boğdu; Selîm Hân-ı Evvel, şehzâdeliği âleminde bu ferah-fezâya Tarabefzûn hâkimiyken gelüp meks etdüğü nehr-i Zubad kenarında bir soffa-i âlîsi vardır. Sâfî çimşir dırahtı hıyâbânıdır, anda meks edüp yine guzât-ı muvahhidîn cânib-i erba‘aya şebhûnlar salup nısfu'l-leyde Çarkacı Ketağaç Paşa kolundan iki dil tutulup serdâr Seydî Ahmed Paşa huzûrunda söyledip "Biz Mikril Beği Zaposho âdemleriyiz. Gönye kal‘asın Urus alup oturur mu, yohsa Osmânlı yine kal‘ayı alır mı, varup göresiz, deyü bizi gönderdiler. Emr Hudâ'nın işte giriftâr-ı bend-i esîr olduk. Emr sizindir" deyü şâfî haber verüp niçe ganâ’imli kuralar kulağızlayıp, anları Seydî Paşa vesîle eyleyüp önü sıra götürürdü. Ammâ bu iki dilin delâletine i‘timâd etmeyüp cümle asker-i İslâm bir topdan pür-silâh âmâde olup cümle kemândârân şaşt-ber-kabza âmâde menâzil kat‘ ederek Tomris Hân ülkesine dâhil olduk. Meğer bu kabîle Ahıçka Vezîri Sefer Paşa'ya tâbî‘ler imiş. Anın ili vilâyeti gâret etmeden avdet olundukda Tomris Hân oğlu üç bin müsellah ve mükemmel giyimli gök demire gark olmuş eli sırıklı küheyl atlı Aznavur Gürcî şehbâzları ve iki bin piyâde çarık-pây tüfenk-endâz Gürcî dilâverleriyle gelüp giysûları fetîle fetîle olmuş kırk ve ellişer yaşında mutarraş ser-bürehne güzîde asker kim birbirine mugâyir kavm-i acûbe-heykel âdemler ile alay gösterüp ordu-yı İslâm'ın bir tarafında meks edüp Seydî Ahmed Paşa'ya hedâyâların arz eylediler. Meğer bu Tomris Hân oğlunun dilgîr olduğu ba‘zı Mikril aşîretlerinin vilâyetleri var imiş, asker-i İslâm'a delîl olup yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332a ·
metinde göster ·
müstağrak olup budluklar ve uyluklar ile gûyâ kendüleri ejder-i heft-ser-misâl …
Kal‘a-yı Tortum: Şehrine dâhil olurken cümle guzât-ı müslimînin ellerinde ikişer üçer zencirler ile bağlı Gönye'ye istîlâ eden Kazak-ı Aklar ve Mikril kâfirleri şikeste ve beste ubûr edüp cemî‘î a‘yân-ı Tortum istikbâl-i Seydî Ahmed Paşa'ya çıkup şâhrâhın yemîn [u] yesârında kat ender kat sağîr u kibâr "Gazânız mübârek ola" deyü hayr du‘â ederlerdi. Bu tertîb üzre cemî‘î guzât-ı muvahhidîn mâl-ı ganâ’imleriyle ubûr ederek Gâzî Seydî Ahmed Paşa, Sâm u Nerimân-vâr ser-i sa‘âdetine Defterdârzâde Mehemmed Paşa'nın gönderdiği cığa telleri ve ablak otâğa sokup tapan divine atına altı pâre âlât-ı polâd-ı Nahşivânî yancığı urup bahr hotaslarıyla ol küheylân üzre süvâr olup başında kırmızı mukaddeminin sünnet üzre taylasân-ı Muhammedî'sin sarkıdup kendü vücûdu gök demire müstağrak olup budluklar ve uyluklar ile gûyâ kendüleri ejder-i heft-ser-misâl mehâbet ve salâbet üzre yemin ü yesârına selâm vererek güzer etdükçe tarafeynde olan ibâdullah "Aleyke avnullah ey gâzî, seyfullah" deyü hayr du‘alar ederlerdi. Bu mahalde kal‘adan dahi "safâ geldin" topları atılup şehr-i Tortum-ı Dağıstânı güm güm gürleyüp alay-ı azîm ile Seydî Paşa sarâyına dâhil olup sâ’ir guzât-ı müslimîn ile Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve sekiz sancak beğleri askerleriyle hâricinde üç gün meks edüp ve dördüncü günü cümle cüyûş ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a ·
metinde göster ·
… ve Çerkez ve Gürcî ve akrabâlarından Hersek serhaddi gâzîlerinden cümlesin gök
demire
müstağrak edüp cümlesinin atlarının gemleri soluklarına birer zirâ‘ yeşil dârây …
Ol gün sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh hazretleri, efendimiz Defterdârzâde Mehemmed Paşa'yı huzûruna da‘vet edüp bir hil‘at-i semmûr geydirüp ve serine bir mücevher otağa sokup du‘â ve senâ ile "Serdâr-ı ekremim ve çârhacı vezîr-i mükerremimsin. Yürü talî‘a-i asker-i İslâm'ım ol. Allah işin âsân getire!" deyü sa‘âdetlü pâdişâh, paşa efendimize niçe yüz va‘de-i kerîmeler etdi. Defterdârzâde efendimiz zemîn-bûs edüp başında sorguç-ı şâhî ile sadrıa‘zama gelüp on kîse altun ihsân olup otağına gelüp dîn-i mübîn gayretine gelüp çarhacılık hizmetinde mukayyed olup ibtidâ kendü askerinden dörd bin güzîde cirid atlı Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve akrabâlarından Hersek serhaddi gâzîlerinden cümlesin gök demire müstağrak edüp cümlesinin atlarının gemleri soluklarına birer zirâ‘ yeşil dârâyî bağlayup ve cemî‘i esb-süvârların başlarında yine birer zirâ‘ yeşil dârâyî bağlayup iki bin aded piyâdesinin hem-çünân yeşil dârâyîler başlarına sarup cümle altı bin askerin başka libâs ile tarh-ı asker edüp âkılâne hareket etdi. Zîrâ Celâlî askeri dahi İslâm'dandır. Ceng mahallinde mahşerden bir nişân oldukda bu yeşil dârâyî çarhacı nişânı olsun deyü bu gûne re’y-i ahsen etdi ve bu kadar zamândan berü tâ Erzurûm vâlisi iken hizmetinde olan yigirmi yedi bayrak sekbân ve sarıcayı cümle piyâde döküp çatal fitil ve çatal kurguşum ve çatal çakmaklı bel tüfenkler ile cümle gâzîleri ayaklı cebehâneye döndüler. Cümle deli ve gönüllü ve tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikârları çarha cengine ileri ve yüz elli kapucubaşıları pür-silâh tâ’ifeleriyle paşanın sağında ve üç yüz aded benâm şâhbâz iç ağaları âlât-ı silâha müstağrak olup paşanın ensesinde kat-ender-kat çıt-a-çıt kafadârlarıyla Bulgurlu nâm mahalde çarha yerinde karâr edüp her cânibe düşman geleceği taraflara ince karavullara ikişer at yemi ta‘yîn edüp haber getirmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31a ·
metinde göster ·
müstağrak olup potluklu ve dizbendli ve toğulkalı ve zırh-ı zireh-külâh serpenâ …
Niçesi gök katlavî demire müstağrak olup potluklu ve dizbendli ve toğulkalı ve zırh-ı zireh-külâh serpenâhlı ve kaz göğüslü demir giymişler, ancak gözleri görünür cümle hadîde müstağrak mehîb ve mahûf âdemlerdir kim her biri hakkâ ki dîvâne hürüm sıfat deliler ve gönüllülerdir ve ayaklarındaki ve çizmelerinde ve Kubadî pâbuçlarında kopçalı çakşırlarında çekirdekli ve çarhlı mahmîzleri olur ki anınla atlarına ökçe edüp mahmûz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a ·
metinde göster ·
… tîl giyimli ve ciğni Halebî ve Mısrî ve Gavrî kalkanlı muhteşem ve müzeyyen gök
demire
gark olup mehâbet ü salâbet sâhibi Sâm u Nerîmân ve Zâl ü Köstehem ve Şağât u R …
{Sitâyiş-i asâkir-i alây-ı Van}: Ammâ paşanın bu alây-ı azîminin yemîn ü yesârında kat-ender-kat zırh-ı zireh-külâhlı katlâvîli ve tuğulka ve serpenâh ve nemedli ve fetîl giyimli ve ciğni Halebî ve Mısrî ve Gavrî kalkanlı muhteşem ve müzeyyen gök demire gark olup mehâbet ü salâbet sâhibi Sâm u Nerîmân ve Zâl ü Köstehem ve Şağât u Rüstem ve İsfendiyâr ü Bîjen-akrân kırçıl müdebbir yetmiş tasdan geçmiş, semm-i helâhilden kattâl, cümle kâtil-i düşmen, mehîb çehre yarar u nâmdâr dilâverler küheylân atlar üzre ellerinde on yedişer boğum kargı sırıklı ve belleri çifte tabanca tüfengli ve uylukları hıştlı ve atları gaddâre ve bozdoğan topuzlu ve Ferhâdî külünklü ve cümle polad yancıklı atlar üzre cümle çıt-a-çıt selâma durup ibtidâsı sağ kol ve sol kol ve yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî nâmân kullar yigirmi yedi aded ağalarıyla selâma durmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247b ·
metinde göster ·
Evvelâ şâhrâh-ı azîmin yemîn [ü] yesârında kat-ender-kat gök
demire
müstağrak olmuş asker-i nusret-me’serin ibtidâ selâma duran Köpürlü vezîr asker …
Evvelâ şâhrâh-ı azîmin yemîn [ü] yesârında kat-ender-kat gök demire müstağrak olmuş asker-i nusret-me’serin ibtidâ selâma duran Köpürlü vezîr askerinde alay-ı Tatar kim cümle sekiz bayrak Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr kim cümle sadaklı ve savatlı yahşı mirzâ batır zor cigitler kim her biri kabâ’il-i Nogay ve Badragî ve Mansûrî ve şîrînli ve Urûmbetî ve Cemân Sadakı ve Arslanî ve Nevrûzî ve Çobanî kavimleri şıpırtma ve Nogayî ve Badragî kalpakların geyüp ellerinde şidak kamçılarıyla atbaşı berâber selâma durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i Bayrâm Paşa: Bunda mahkeme-i şer‘-i Resûl'de mihmân olup cümle a‘yân-ı devlet ve erkân-ı izzet huzûrunda buyuruldı-ı şerîf tilâvet olunup mukaddemâ katl olunan Bayrâm Paşa mütevellîsinin kâtilleri Dizdâr Ağa ve Martolos ağası Kâsım Ağalar olduğu subût bulup izn-i şer‘ile dizdârı ve Kâsım Ağa'yı kaldırup hân-ı şerîfde at fışkısı içre demire urup hâh-nâ-hâh mâbeyne maslahatın görüp maktûl mütevellî Mahmûd Ağa'nın yetîm ve yetîmelerine beş kîse ve on kîse paşaya ve iki kîse kethüdâmıza ve bir kîse kadıya ve iki 175b kîse hakîre ve bir kîse tevâbi‘imize bir eyi hidmet alup hüccet-i şer‘iyye ile müdde‘îleri sulh edüp cümle mâlı şehr-i Sofya'ya gönderüp dizdârı ve Kâsım Ağa'yı hapsden ıtlâk edüp, hakîr zahîre-bahâ devrine revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175a–175b ·
metinde göster ·
… mûs kellesi kadar çekiçleri yine bir san‘at ile su dollâbları çekiçleri kırmızı
demire
urdukda zemîn ditrer.
Ve bu Samakov şehrinde ve etrâf nevâhîlerinde cümle yüz on aded demir işleyen kârhânelere bu diyârda samakov derler. Âteş-i Nemrûd'un yakan körüğün on nefer âdem çekemez, su değirmeni körüğü çeküp âteş-i Nemrûd hâsıl olur ve fîl şikemi kadar demir örsler üzre akîk-i Yemenî gibi kırmızı demirler kim âteşden çıkmışdır, ol demirleri üstâd-ı haddâdî birer gûne san‘atlı dollâblar ile kızgın demirleri sindân üzre koyup aynı câmûs kellesi kadar çekiçleri yine bir san‘at ile su dollâbları çekiçleri kırmızı demire urdukda zemîn ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40a ·
metinde göster ·
… şı kaplamış ve her eşcâr dibin küffâr alayı bürümüş. Alay alay ve sâf u sâf gök
demire
gark olmuş Nemse atlısı âheste âheste eyle gelirler kim gûyâ bir kadem yürümezl …
Andan tamâm vakt-i Şâfi‘î olup a‘lâ göz gözü ra’ânen görür oldu. Küffâr askeri bî-hadd ü bî-pâyân ve bî-girân tağı ve taşı kaplamış ve her eşcâr dibin küffâr alayı bürümüş. Alay alay ve sâf u sâf gök demire gark olmuş Nemse atlısı âheste âheste eyle gelirler kim gûyâ bir kadem yürümezler, ağaç deryâsı gibi sırıkları ucunda gûnâ-gûn haçlı bayrakları ile sahrâ-yı Ciğerdelen lâlezâra dönüp karınca basma reftâr ile at başı berâber kat-ender-kat ve kilt-ender-kilt olup âheste reviş gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
… ine çitilmiş domuz topu olup mevc mevc ve fevc ü fevc küffâr cümle âhen-pûş gök
demire
gark olup cümlesi onar onar birbirlerinin kollarından demir zincîrlerle bağlı v …
Hikmet-i Bârî mukaddemâ haber getiren Türk âdemlerinin kâfir şimâl tarafından gelir dedikleri tarafdan kara nahır-vâr kara şapkalı küffâr-ı murdâr piyâdesi hınzîr sürüsü gibi birbirlerine çitilmiş domuz topu olup mevc mevc ve fevc ü fevc küffâr cümle âhen-pûş gök demire gark olup cümlesi onar onar birbirlerinin kollarından demir zincîrlerle bağlı ve şarâb-ı nâbı içmiş yürekleri yağlı dalyan tüfengli ve pür-hîle cengli Nemse ve Macar ve Çeh ve Korol ve Leh ve İslovin ve Dodoşka kâfirleri sahrâ-yı Ciğerdelen'e gelüp döküldü, ammâ evvelki atlılarıyla bu yaya kâfirlerin mâbeynleri iki top menzili alarkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
… f alaylarıyla ubûr edüp ardı sıra on iki bin piyâde Kazak-ı Ak Kardaş Kazak gök
demire
gark olup cümle tüfengleriyle ubûr edüp andan Potkalı ve Berabaş ve Andirya ve …
Ve mâh-ı Muharrem'in yigirmi ikinci çehârşenbe gün Tatar Hân oğlu Ahmed Giray Sultân kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâriyle ve yüz elli bin ma‘dûd esb-i sabâ-sür‘atleriyle alay alay koş koş olup tuğları ve direfş-i alem-i kâviyânîlerin açarak ve tabl [u] kudûm-i Cingiziyân'ın ve nefîr-i kerrenây-ı Efrâsiyâb'ın çalarak ve kös-i hâkâniyânına turralar urarak ve Âl-i Osmân ihsân etdiği mehterhâne-i te’lîf-i Cemşîdî'yi çalarak Hânzâdenin kırk bin Tatarı ve yüz elli bin ağırmak küheylân atlarıyla mevc u mevc ve sâf u sâf alaylarıyla ubûr edüp ardı sıra on iki bin piyâde Kazak-ı Ak Kardaş Kazak gök demire gark olup cümle tüfengleriyle ubûr edüp andan Potkalı ve Berabaş ve Andirya ve İhmilniç ve Şeremet ve Zaporoska ve Durujunka ve Sirge ve Çoçka (---)(---) nâmân yetmiş aded hotmanlar haçlı bayrakların açup her birisi atlar üzre muhteşemâne ubûr edüp ardları sıra dankiyo ve torompete boruların çalarak niçe bin arabalarıyla sürü sürü ubûr eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
… elâm vererek ve Ali Paşa'nın mehterhânesin çalarak Hânzâde'nin beş yüz aded gök
demire
müstağrak olmuş sadaklı ve şıdaklı pençe-i âfitâb Kırım cüvânlarından mümtâz [ü …
Ve bu şehzâdenin istikbâline çıkan Serdâr Ali Paşa yan yana at başı berâber olup bu pençe-i âfitâb-ı mehtâb şehzâdeyi miyânına alup yağ u balı kelimât ederek Hânzâde dahi iki cânibine selâm vererek ve Ali Paşa'nın mehterhânesin çalarak Hânzâde'nin beş yüz aded gök demire müstağrak olmuş sadaklı ve şıdaklı pençe-i âfitâb Kırım cüvânlarından mümtâz [ü] müstesnâ iç gulâmlarıyla ubûr etdiler. Bunların ardlarınca,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
Andan on binlerinin müsellah ve müzeyyen gök demire gark olmuş kralın kendüye mahsûs asker-i cünübleri geçüp {(...) Apopi Mihal Kıral} kendüsi şâtırları ve tüfengcileri ve mataracılarıyla ve kendisi küheylân at üzre semmûr kürk ve semmûr yeşil terpûş Macar kalpağıyla ve ardı sıra beş yüz aded semmûr kalpaklı kâküllerin perîşân etmiş mülebbes pâk ve müzeyyen mahbûb ve matlûb ve mergûb marâlî ve gazâlî gözlü güzîde millet-i Mesîhiyye cüvânları ubûr edüp akîblerince Âl-i Osmân'ın ihsân etdiği mîr-i mîrân pâyesiyle iki aded tuğ ve sancağ [u] bayraklardan sonra mehterhâne-i Âl-i Osmân ardı sıra mehterhâne-i kâfirân tabıl ve torompete ve luturyan boruların çalarak ubûr etdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113a ·
metinde göster ·
… pkalı ve kara başlı ve cümle domuz dişli küffâr dişlerin bileyüp cümlesi âlât-ı
demire
müstağrak olup pür-silâh geyimli küffâr alay topların keşân ber-keşân çekerek m …
"Aya Türk'den nice intikâm alsak?" deyü ölüsü dirisine binüp domuz sürüsü gibi kara şapkalı ve kara başlı ve cümle domuz dişli küffâr dişlerin bileyüp cümlesi âlât-ı demire müstağrak olup pür-silâh geyimli küffâr alay topların keşân ber-keşân çekerek mukaddemâ ceng edüp küffârı kırdığımız meydân-ı ma‘rekeye gelüp nâ-pâk kademlerin basup gördüler kim cemî‘i küffâr leşi meydânı dutmuş. Bir hayli zamân leşler içre somurdanup gezdiler ve atlanup âheste âheste Raba kenârındaki yeniçerilerin meterislerine doğru kazâ-yı mübrem gibi kara canavar-misâl ceneralleri ve gorofları ve banları ve hersekleri ve irşekleri ve bî-dîn ruhbânları ile yürüdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
… ı Abdî Ağa, bunlar başlarına cığaların takınup ve serpenâhların geyüp cümle gök
demire
müstağrak olup sipâh askerin cenge terğîb ederlerdi.
Hemân İsmâ‘îl Paşa ve İsmâ‘îl Alaybeği ve Silihdâr Ağası Zülfikâr Ağa ve Samsoncubaşı Abdî Ağa, bunlar başlarına cığaların takınup ve serpenâhların geyüp cümle gök demire müstağrak olup sipâh askerin cenge terğîb ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20a ·
metinde göster ·
… avt-ı a‘lâ ile sûre-i Feth'den Arapça âyetin tilâvet edüp hemân küffârdan gök
demire
müstağrak olmuş bir kâfir küheylân atın meydâna depüp bir piyâde sürâhiyle meyd …
Hemân hakîr dahi bizim asâkir-i İslâm içinde savt-ı a‘lâ ile sûre-i Feth'den Arapça âyetin tilâvet edüp hemân küffârdan gök demire müstağrak olmuş bir kâfir küheylân atın meydâna depüp bir piyâde sürâhiyle meydân-ı ma‘rekede at başı çeküp eydir: 84b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a–84b ·
metinde göster ·
… n kulağızlardan istimâ‘ edüp hâtıra hutûr etdi, zîrâ Alî Paşa senesinde bu suyu
demire
sürüp bakır olmuşdu. Hemân yine heybeden bir geyim na‘l çıkarup bu kuyu suyunda …
Orta Macar ve Kurs banı Macarı hükmünde olduğu bâlâda Alî Paşa asrında murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ etdiğimiz mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi yine temâşâ etdiğimizde bu kal‘a-i Kaşa iremi kurbunda bir vâdîde bir amîk su kuyusu vardır. Ol sudan frengî demir üzre dökseler der-ân ol frengî demir kırmızı bakır olur. Hakîrin gulâmları heybelerinde birer geyim na‘l var idi. Bu suyun evsâfın kulağızlardan istimâ‘ edüp hâtıra hutûr etdi, zîrâ Alî Paşa senesinde bu suyu demire sürüp bakır olmuşdu. Hemân yine heybeden bir geyim na‘l çıkarup bu kuyu suyundan sürünce ân-ı vâhidde na‘ller kırmızı nuhâs-ı hâs olup serdârımız Hısım Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya getirüp gösterdikde anlar âlem-i hayretde kalup fi'l-hâl kendü âdemlerin şîşeler ile mezkûr kuyuya gönderüp suyun getirüp na‘llere sürdüler. Ol ân kırmızı bakır oldular. Meselâ nice kırmızı bakırı sarp sirkeye kosalar fi'l-hâl bakır mahv olup cengârî boya olduğu gibi mezkûr kuyunun suyun demire sürseler ol ân demir kırmızı bakır olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyudur. Arapça Ammâ bu hâk-i pâk-i anber-hâkde çok ibret-nümâlar vardır. Lâkin tahrîr etsek seyâhatimize mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
… kosalar fi'l-hâl bakır mahv olup cengârî boya olduğu gibi mezkûr kuyunun suyun
demire
sürseler ol ân demir kırmızı bakır olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyu …
Orta Macar ve Kurs banı Macarı hükmünde olduğu bâlâda Alî Paşa asrında murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ etdiğimiz mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi yine temâşâ etdiğimizde bu kal‘a-i Kaşa iremi kurbunda bir vâdîde bir amîk su kuyusu vardır. Ol sudan frengî demir üzre dökseler der-ân ol frengî demir kırmızı bakır olur. Hakîrin gulâmları heybelerinde birer geyim na‘l var idi. Bu suyun evsâfın kulağızlardan istimâ‘ edüp hâtıra hutûr etdi, zîrâ Alî Paşa senesinde bu suyu demire sürüp bakır olmuşdu. Hemân yine heybeden bir geyim na‘l çıkarup bu kuyu suyundan sürünce ân-ı vâhidde na‘ller kırmızı nuhâs-ı hâs olup serdârımız Hısım Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya getirüp gösterdikde anlar âlem-i hayretde kalup fi'l-hâl kendü âdemlerin şîşeler ile mezkûr kuyuya gönderüp suyun getirüp na‘llere sürdüler. Ol ân kırmızı bakır oldular. Meselâ nice kırmızı bakırı sarp sirkeye kosalar fi'l-hâl bakır mahv olup cengârî boya olduğu gibi mezkûr kuyunun suyun demire sürseler ol ân demir kırmızı bakır olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyudur. Arapça Ammâ bu hâk-i pâk-i anber-hâkde çok ibret-nümâlar vardır. Lâkin tahrîr etsek seyâhatimize mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
… rı cümle esbâb-ı ihtişâmlarıyla güzer edüp andan Serdâr Kapudan Kaplan Paşa gök
demire
gark olup Rüstem-i Sâm-akrânvâr küheylân at üzre süvâr olup cümle yigirmi bin a …
Andan cümle pür-silâh kırmızı fesli Cezâyir askeri ve tershâne-i âmire leşkeri ve cümle deryâ beğlerinin cüyûşları ve cümle Kapudan Paşa ağalarıyla Kazdağı levendâtları top u tüfenglerin atup gülbâng-ı Muhammedî çekerek kırk aded deryâ paşaları cümle esbâb-ı ihtişâmlarıyla güzer edüp andan Serdâr Kapudan Kaplan Paşa gök demire gark olup Rüstem-i Sâm-akrânvâr küheylân at üzre süvâr olup cümle yigirmi bin aded askeriyle tâ kal‘a-i Kandiye altından gülbâng çekerek ubûr ederlerken niçe bin küffâr kal‘a tabyaları üzre tirkeşüp bu imdâd gelen asâkir-i İslâmı ve on bin aded ayakları zencîrli pâyzenleri görüp âlem-i hayretde kalup kal‘adan bir top ve tüfeng atmadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
… de edüp kendüleri iç ağaları ile kalb-i askerde rikâb rikâba bu minvâl üzre gök
demire
müstağrak asker mevc ü mevc ve fevc ü fevc cümle huccâc huzûr-ı kalb ile gidüp …
"Vallâhi sizi Benî Zühd ve Benî Âl-i Umûr ursa gerekdir, gâfil olman" deyü evvelki dillerin diline bu dil dahi muvâfık gelüp derhâl paşa cebehâneyi meydân-ı mahabbete döküp cümle asker-i İslâm pür-silâh olup on iki katâr yan yana huccâcı koyup taht-ı revânlar iki tarafda üç kat Türkmân huccâcın ve Acem huccâcın ortaya, şâm askeri sol cânibe, paşa askeri sağ cânibe zü'l-cenâheyn-vâr, sekbân ileri çarka ile sarıca gerüde dündâr ile huccâc içinde salt atlı olan pür-silâh askeri dahi yemîn ü yesâra ale't-tertîb âmâde edüp kendüleri iç ağaları ile kalb-i askerde rikâb rikâba bu minvâl üzre gök demire müstağrak asker mevc ü mevc ve fevc ü fevc cümle huccâc huzûr-ı kalb ile gidüp sekiz sâ‘at mehterhâne-i Osmâniyân güm güm ötüp tağ u taşlar ra‘d-vâr gürleyerek Aneze nâm mahalle karîb oldukda dağı ve taşı Urbânın sırık ormanı dutmuş. Bir hayli bulandılar ve çalkandılar. Ammâ gördüler kim bu geliş sâ’ir huccâc gelişi gibi değil. Bilâhire karârları firâra mübeddel olup târumâr misâl-i mûr-ı mâr olup 19 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y265b ·
metinde göster ·
… Serdâr Sarı Hüseyin Paşa: Ve bu mahâlden Hüseyin Paşa asker-i deryâ-misâlin gök
demire
müstağrak eyleyüp yine emîrü'l-hac ileride çarhacı ba‘dehu şâm ceyşi ba‘dehu Pa …
Sitâyiş-i asâkir-i Serdâr Sarı Hüseyin Paşa: Ve bu mahâlden Hüseyin Paşa asker-i deryâ-misâlin gök demire müstağrak eyleyüp yine emîrü'l-hac ileride çarhacı ba‘dehu şâm ceyşi ba‘dehu Paşa askeri zer-ender-zere müstağrak olup bir alay-ı Muhammedî olup şehr-i Medîne-i münevvereye Koca Sarı Arslan Hüseyin Paşa eyle girmişdir kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Zîrâ Medîne-i münevvereye fâtih-i Yemen Sinân Paşa ve Rıdvân Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa'dan beri böyle bir müzeyyen ü müretteb ve müsellah güzîde asker girmemişdir. Bu askerin istikbâline cemî‘i ehl-i Medîne'nin a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ vü sulehâsı ve e’imme vü hutebâsı ve meşâyih-i sâdâtları ve pîr [ü] cüvân ve ganî ü fakîri istikbâle çıkup tarîk-ı âmmın iki cânibine pâyendâzlar edüp her esnâf metâ‘ın paşanın yoluna hâzır edüp niçe yüz ganem semîn kepişler kurbân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a ·
metinde göster ·
… lar altışar pâre müzehheb yancık ile ve bahrî hotaz ile her bir ağalar dahi gök
demire
müstağrak olup Bağdâdî sırıklar ile silâhdâr ve çukadâr çârkâb tîrkeş ve şalvar …
Ve yüz nefer iç ağaları küheylân arabî atlarla her biri biner guruş değer küheylân atlar altışar pâre müzehheb yancık ile ve bahrî hotaz ile her bir ağalar dahi gök demire müstağrak olup Bağdâdî sırıklar ile silâhdâr ve çukadâr çârkâb tîrkeş ve şalvar ve serlerinde zerdûz keçe-i sürhgûn ile paşaya kafâdârlık ederek ubûr ederek dahi ardı sıra sancak ve bayrağ ardında sekizer kat mehterhâneyi güm güm tabl-ı Muhammedî döğerek ravza-i Muhammedî cenbinde otağ-ı Y 277b âsaf-ı şehriyârîde karâr[dâ]de olup ehl-i Medîne âlem-i hayretde kaldılar. Zîrâ ehl-i Medîne ömr-i azîzlerinde böyle bir vezîr-i garrâ görmemişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a–Y277b ·
metinde göster ·
müstağrak olup küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd neslinden Mu‘nek ve Cilfe ve Tureyf …
İbtidâ şâm'ın erbâb-ı tîmârı zü'l-cenâheyn gök demire müstağrak olup küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd neslinden Mu‘nek ve Cilfe ve Tureyfî ve Seylâvî ve Musâfaha ve Cilfidân ve Mahmûdî hussânları üzre zer-ender-zere müstağrak altı pâre yancık ve bahrî hotaz ve zerdûz dikdik ve abâyîli küheylân hayller üzre ellerinde on yedişer boğum kantâr kargı sırıklar ile gürûh gürûh ubûr edüp ardları sıra bin beş yüz tüfeng-endâz yeniçeriyân-ı şâm-ı cennet-cihân askeri dahi her pâyi biner guruş bahâ eder Arabî feresler üzre süvâr olup ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
… tîrkeş ve seyf-i zülyezen ile serinde selîmîsin kec kılup ensesinde iki yüz gök
demire
müstağrak olmuş küheylân atlı iç ağaları kim her birinin atları altışar pâre ya …
Bu remmâdan sonra kapucubaşılar herkes isti‘dâdına göre çifte çifte cebe ve cevşene müstağrak olmuş, kimisi semmûr postin kaplu libâs-ı P 130a fâhire ile pîşlerinde küheylân yedekler ve enselerinde onar ve on beşer köçekler ile ubûr olundukda paşa-yı esed-heybet serâperdesinden tulû‘ edüp Rüstem-i şîr-vâr seyrâna esb-i sabâ-peymâsına süvâr olup semmûr kabaniçse üzre kemerinde çarhâb tîrkeş ve seyf-i zülyezen ile serinde selîmîsin kec kılup ensesinde iki yüz gök demire müstağrak olmuş küheylân atlı iç ağaları kim her birinin atları altışar pâre yancığa müstağrak ciyâdâtlar üzre ellerinde kargı sırıklar iler güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·