sopalar ile bellerinde kılıçlar ve teber-kemânlar ile ve palâs palâs esbâblar g …
Bu esnâf subaşıya tâbi‘ olmağile ordu alayında rûz-ı rûşende ellerinde gûnâ-gûn musanna‘ fânûsları yakup şem‘-i asel kâfûr-ı ihşidîler ve şem‘-i rîhleri yakup ellerinde ucu demirli sopalar ile bellerinde kılıçlar ve teber-kemânlar ile ve palâs palâs esbâblar geyüp başlarında mahûf ucbe-likâ kurd derilerinden tâclar ve sivri gûnâ-gûn külâhlar geyüp birbirlerine sopa urarak gûyâ hırsız kaçarmış şeklinde "Bire koma, kaşdı ha vardı ha, bire koma, gitdi gidi, vardı gidi, işte gidi" deyü ba‘zı temâşâcıları gösterirler ve seyirciler mâbeynine ol ucbe-likâ ile girüp halkı korkudurlar ve hem halkı iki tarafa açarlar ve gûnâ-gûn şaka ederler. Bunların pîri Dîvâne Hurûm'dur, Selmân, Alî huzûrunda belin bağladı. Bahr-i Ummân'ın Lahsa tarafında medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… arak ellerinde acîb ü garîb harbalar ve şeştüperler ve salma ve salıklar ve ucu
demirli
toyakalar ile niçe bini ubûr eder.
Esnâf-ı çoban-ı bahâdırânın cümlesi gûnâ-gûn alât-ı silâha müstağrak olup ellerinde dalyan tüfengler atarak ve çobanlar boruların çalarak ve türküler haykırarak ve sapan-ı Dâvûdîleri şırak şırak atarak makâm-ı ırâk haykırarak ubûr ederler. Ve ba‘zılarının ellerinde kavalların çalarak gülerek oynayarak ellerinde acîb ü garîb harbalar ve şeştüperler ve salma ve salıklar ve ucu demirli toyakalar ile niçe bini ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
… üzîde şehbâz yiğitler ellerinde on yedişer boğum kantar sırığı kargı ve yalmanı
demirli
ve çiğinni Haleb kalkanlı tüvânâ ve şecî‘ ve nâmdâr beğlerin her birisinin altl …
Bu a‘yân [u] kibâr cümle kat-ender-kat selâma durup andan Şâm'ın bin beş yüz yeniçeriyânı zırh-ı zirih külâh ve cebe ve cevşene müstağrak cümle yeşil ve al ve güvezi kırmızî muhattemli benâm ve güzîde şehbâz yiğitler ellerinde on yedişer boğum kantar sırığı kargı ve yalmanı demirli ve çiğinni Haleb kalkanlı tüvânâ ve şecî‘ ve nâmdâr beğlerin her birisinin altlarında her ayağı biner guruşa fülân ibn fülân sâfinâtü'l-ciyâd misilli mühre kısraklar üzre sâde Şâm başlığı raht ve Şâm-vârî eğerler ve Şâm rikâbları ve Şâm diğdikleri ve tutmir-i şukka-bend cerîd bûrîdeli ve zelpûşlu ve at sineklikli harîr urma sırmalı şebekeleri ile altı pâre yancıklı ve Şâm süvâr hotoslu ve küheylân at ve kısraklar üzre selâma durup yedi akçe ulûfeye mutasarrıf yeniçerilerin ensesinde ekalli mâ yekûn beşer onar ve kırkar ve ellişler kâkül perîşân iki karış enli gümüş kuşaklı eli sırıklı Gürcî ve Abaza ve Çerkes gulâmlı yeniçeriler kat-ender-kat selâma durup andan Kapukulu yeniçeri serdârı ve kapukulu sipâh kethüdâyeri başka selâma durup başka alay-ı azîm etdiler. Paşa-yı zî-şân dahi azamet ü kerr u ferr u dârât ile Rüstem ve Efrâsiyâb-vâr atına süvâr olup ibtidâ dört yüz sadaklı ve savatlı pâk u müsellah ve mükemmel koşkol ve ağırmak ve kızakdaş alaşaları ile at başı beraber ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28b ·
metinde göster ·
… oppa çelebilerdir. Yoldan geçen askerî tâ’ifesine "A adamcığım, bu elindeki ucu
demirli
ağaç sırık nedir" der. Kimisi "Bak a âdem, sen âdem öldürmeğe mi gidersin. Var …
Niçesi "Çelebi, gine gelir misin?" der. Birisi eydür "Gine geleceğim değil" diyene "Geleceğine şüphem vardır" Kimisi ba‘zı hoppa çelebilerdir. Yoldan geçen askerî tâ’ifesine "A adamcığım, bu elindeki ucu demirli ağaç sırık nedir" der. Kimisi "Bak a âdem, sen âdem öldürmeğe mi gidersin. Var Celâlîyi öldür, Üsküdar'a gelmesin" der. Niçe umûr-dîde şekilli olanları bir yere cem‘ olup eydirler: "Hemân Celâlîler Bulgurlu dağlarından göründüğü gibi bu cümle Üsküdar askeri Haydarpaşa bâğçesinden fi'l-hâl denizi kesüp bâğlar içinden akıdup Celâlîler denizin öte tarafında kalup ne cenk ü ne cidâl olup Celâlîlere acâ’ib renk olup hâ’ib [ü] hâsır dönüp giderlerdi" deyü bu gûne şütür-gürbe müşâvere-i laklaka ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32a ·
metinde göster ·
… nde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi Çorum ile Bozok sancağı mâbeyninde
Demirli
Karahisâr kazâsıdır.
Evvelâ Erzurûm seyâhatı avdetinde Sivas eyâletinin Çorum sancağı tahrîr olunmuşdur. Anın ile müşâ‘ olan sancağ-ı Bozok Sivas sancağıdır. Ma‘mûr şehr-i mu‘azzamı yokdur. Cümle nevâhîleri deverân eder mîr-i livâdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâssı 300.275 akçedir. Ze‘âmeti 19 ve timarı 731 var. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve sipâh kethüdâyerisi ve yeniçeri serdârı ve yüz elli akçe kazâsı ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Kadıya üç bin gurûş hâsıl olur ve beğine on bir bin gurûş hâsıl olup livâsı erbâb-ı timarı ve kendi askeriyle cümle bin yüz aded müsellah asker olup sefer eşerler. Bozok Kırşehri'nin Dinek Keskin'i subaşılığı ile müşâ‘dır. Kankırı'nın Türkmân Keskini ile müşâ‘dır kim Kal‘acık subaşılığıdır ve Keskin-içi başka kazâdır kim tahrîr olunmuşdur ve şehr-i Çorum sancağından Bozok sancağına ve Keskin'e gider karîb müşâ‘dır. Keskin'den Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsüne gider nehrin kıbleye beri tarafı Karakeçili Kırşehri sancağı hâkidir ve Konya hudûdudur kim Sivas hâkiyle müşâ‘dır. Kızıl nehrin öte tarafı Engürü hâkinde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi Çorum ile Bozok sancağı mâbeyninde Demirli Karahisâr kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90b ·
metinde göster ·
… 'l-gâye murassa‘ ve mücevher eğerli küheylân at idi ve Hân'ın beline bir sunkur
demirli
ve murassa‘ ve mücevher gılâflı seyf-i müczemi Hân'ın kemerine bend edüp andan …
"Pâdişâhım, hayr mukaddem gazân kutlu olsun. Hemîşe böyle gazâlar edesin. Hoş geldin ve safâ gelüp yüzüm basa geldin, zîrâ bir mücâhid pâdişâh-ı kâmkârsın. Âl-i Osmân'ın fermânın edâ edüp dîn düşmanından intikâm alup gazân mübârek ola" deyü Paşa, Hân'ın başına bir zî-kıymet sorguc-ı pâdişâhî sokdu ve üç küheylân at biri gâyetü'l-gâye murassa‘ ve mücevher eğerli küheylân at idi ve Hân'ın beline bir sunkur demirli ve murassa‘ ve mücevher gılâflı seyf-i müczemi Hân'ın kemerine bend edüp andan bir cevâhir çârkab tîrkeş ve bir cevâhirli Sultân Murâd Hân kuşağı ve bir mücevher ve murassa‘ hançer ve bir semmûr kürkü Paşa kendü eliyle Hân'a geydirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
… l‘adır kim bir vech ile yanına varılmaz. Ancak cânib-i şimâle nâzır bir küçücük
demirli
iki kat kavî kapusu var. Ana dahi zemberekli asma cisr ile varılup her gece dîd …
Kal‘ası bir fecc-i amîk göl içinde olduğıyçün kavm-i Ervâm Gölhisâr derler, ammâ lisân-ı Latince ismi (---)(---) mezkûr göl içinde bir alçacık dîvârlı şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Bir cânibinden zafer mümkün değil bir sa‘b ve metîn kal‘adır kim bir vech ile yanına varılmaz. Ancak cânib-i şimâle nâzır bir küçücük demirli iki kat kavî kapusu var. Ana dahi zemberekli asma cisr ile varılup her gece dîdebânlar cisri makaralar ile çeküp kaldırup kapuya dayarlar. Kal‘a bir cezîre içre kalır. Bu göl yine nehr-i Pileve'den cem‘ olup amelî göldür. Eğer murâd olunsa gölün suyun kesüp kal‘a karada kalmak emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
esîrlikden halâs olmuş gâzîleri çokdur ve yine ayağı neybeli kâfir esîrleri gây …
Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Beyâz kirazı ve eriği ve elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle berrâkdır. Ve kal‘alarının hâfızı Allâhu Rezzâk'dır. Ve cümle halkı Boşnak'dır, ammâ Macarca ve lisân-ı Hırvatca fasîh bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz Zirinoğlu vilâyetlerine çeteye ve poturaya gidüp gazâ ederler, lâkin ayağı neybe demirli esîrlikden halâs olmuş gâzîleri çokdur ve yine ayağı neybeli kâfir esîrleri gâyet bî-nihâyedir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
küffâr esîrleri vardır. Her gece cümle küffârı iç kal‘adaki zindâna korlar, gûy …
Ve bu şehirde üç binden ziyâde ayağı demirli küffâr esîrleri vardır. Her gece cümle küffârı iç kal‘adaki zindâna korlar, gûyâ Vilagoş kal‘amızın zindânı gibi çâh-ı cahîm zindânı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a ·
metinde göster ·
… çe yüz bin gûne mûhiş şeylerden zemîn-i çemenzâr görünmez olmuş. Ve ba‘zı ayağı
demirli
esîr-i âdem leşleri ve gûnâ-gûn şişmiş hayvânât leşleri çok idi.
Ba‘de[hu]152a ale's-sabâh bir hayli yârân pür-silâh eyleyüp hevâda oburların ceng etdiği mahalli zemînine vardık. Yeryüzünde at ve eşek ve hınzîrlar ve küp ve davullar ve tekne ve uçları sırıklı furûn paçavraları ve birkaç dâne fîl-i Mengerûsî leşleri ve mezârdan çıkmış âdem leşleri ve bardak ve çanak [ve] hasîr ve yılan ve çıyan ve keçiler ve koyunlar ve ayuların ölüleridir ve niçe yüz bin gûne mûhiş şeylerden zemîn-i çemenzâr görünmez olmuş. Ve ba‘zı ayağı demirli esîr-i âdem leşleri ve gûnâ-gûn şişmiş hayvânât leşleri çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b–152a ·
metinde göster ·
… yüz adımda orta kal‘a kapusuna varılır. Bu dahi yıldız rûzgârı cânibine mekşûf
demirli
küçük kapudur. Ve bu kapu üzre taş gürzler asılıdır. Bu kapudan batı tarafına k …
Ve bu arslan kullesinden batı tarafa gidüp kâmil yüz adımda orta kal‘a kapusuna varılır. Bu dahi yıldız rûzgârı cânibine mekşûf demirli küçük kapudur. Ve bu kapu üzre taş gürzler asılıdır. Bu kapudan batı tarafına kâmil yüz adım gidüp toprak kal‘a kapusudur. Bu dahi bir dirsek köşede bir küçük demir kapudur. Lâkin maşrık tarafına nâzır kapudur. Ve bu kapudan batı cânibine üç yüz adım gidüp bu toprak kal‘anın bir kapusu dahi Karatayak varoşuna açılır, küçük demir kapudur. Ve bu Karatayak tarafındaki kal‘a köşesinde olan Kanlı kulleden tâ maşrık tarafında Suluk kullesine varınca Ten nehri kenârınca mezkûrûn dörd aded kapuların mâbeyni cümle bin arşın yer Ten suyu kenârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… lar şehîd oldular. Ammâ bizim Kaplan Paşa tarafından iki at ve dörd nefer ayağı
demirli
pâyzenler mürd olup iki yiğit şehîd oldu. Hanya'da bu cümle şühedâları gasl edü …
Ol sademât-ı topdan Seydîzâde kolundan yigir[mi] nefer gâziyân-ı mücâhidân şehd-i şehâdet câmından nûş edüp çarkacımız askeri yan vermişdi. Hemân ale'l-akîb Kaplan Paşa-yı dilîr Todori kal‘ası tarafından imdâd-ı asker yetişdirdi. Ve Konakçı Alî Paşa dümdâr iken küçük kal‘anın Kapospata burnunda tabya kurup du‘â vü senâ ile toplara âteş edüp küffârı kırarken küffâr-ı dûzah-karârdan bir yaylım toplar dahi atılup Alî Paşa kolundan yigirmi nefer serbâzân-ı dilâverânlar şehîd oldular. Ammâ bizim Kaplan Paşa tarafından iki at ve dörd nefer ayağı demirli pâyzenler mürd olup iki yiğit şehîd oldu. Hanya'da bu cümle şühedâları gasl edüp cümlenin namâzların bir kerreden kılup eski şühedâlar cebbânesinde defn etdik. Rûhlarıyçün el-fâtiha.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283b ·
metinde göster ·
… dir. Ve bir küçücük uğrın kapucuk dahi limana açılır ammâ ağaç kanatlı kapudur,
demirli
değildir ve hâss u âmm kapusu değildir. Ammâ büyük kapular demirli olup cümle m …
Leb-i deryâda şekl-i muhammes beş tabyalı bir kal‘a-i bâlâdır kim cümle iki aded kapusu var. Biri kara tarafında cânib-i cenûba nâzır büyük kapudur. Ve biri dahi taraf-ı şimâle mekşûf büyük liman kapusudur, ammâ ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir. Ve bir küçücük uğrın kapucuk dahi limana açılır ammâ ağaç kanatlı kapudur, demirli değildir ve hâss u âmm kapusu değildir. Ammâ büyük kapular demirli olup cümle memerr-i nâs kapuları olup cemî‘i halk bu kapulara muhtâc olup mâbeynleri mâl-â-mâl âlât-ı silâh ile müzeyyen olup şeb [ü] rûz dîdebânlar pür-silâh olup nigâhbânlık edüp âyende vü revendelere nazar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… tlı kapudur, demirli değildir ve hâss u âmm kapusu değildir. Ammâ büyük kapular
demirli
olup cümle memerr-i nâs kapuları olup cemî‘i halk bu kapulara muhtâc olup mâbey …
Leb-i deryâda şekl-i muhammes beş tabyalı bir kal‘a-i bâlâdır kim cümle iki aded kapusu var. Biri kara tarafında cânib-i cenûba nâzır büyük kapudur. Ve biri dahi taraf-ı şimâle mekşûf büyük liman kapusudur, ammâ ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir. Ve bir küçücük uğrın kapucuk dahi limana açılır ammâ ağaç kanatlı kapudur, demirli değildir ve hâss u âmm kapusu değildir. Ammâ büyük kapular demirli olup cümle memerr-i nâs kapuları olup cemî‘i halk bu kapulara muhtâc olup mâbeynleri mâl-â-mâl âlât-ı silâh ile müzeyyen olup şeb [ü] rûz dîdebânlar pür-silâh olup nigâhbânlık edüp âyende vü revendelere nazar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… i tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd
demirli
pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. …
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ası şehrin ensesinde cebel-i Duman üzre vâki‘ olmuşdur. Ve aşağı şehirden kâmil dörd bin adımda çıkılır bir kal‘a-i bâlâdır. Ve şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng-âbâd Q 18aP 18a kal‘adır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin iki yüz adımdır. Ve cânib-i erba‘asında aslâ handakı yokdur. Zîrâ kızıl kara kaya taşlık üzre vâki‘ olup etrâfı çâh-ı gayyâdan nişân verir. Ve yıldız cânibine nâzır aşağı şehre açılır bir demirli metîn kapusunun iç yüzündeki kemer üzre kemândâr pehlivân Şücâ‘ın kemânı maslûpdur. Dizdârı ve neferât dâ’imâ bu mahalde sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33b ·
metinde göster ·
… Ve bu hânın iki kapusunun mâbeyni kâmil kırk adımdır. Ve bir muzlim bucakda bir
demirli
kal‘a kapusu vardır, cenûba nâzırdır.
Ve hânın damları üstü serâpâ kayagan döşelidir. Hîn-i muhâsarada dam [u] bâm üzre olan mazgal deliklerinden ceng olunur bir iç kal‘a hânıdır. Ve bu hânın iki kapusunun mâbeyni kâmil kırk adımdır. Ve bir muzlim bucakda bir demirli kal‘a kapusu vardır, cenûba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
câmi‘i ve Mendirek câmi‘i. Bunlar kal‘a içinde olan câmi‘lerdir. Her birinin ev …
Ve Memi Paşa câmi‘i ve Bekir Paşa câmi‘i ve Demirli câmi‘i ve Mendirek câmi‘i. Bunlar kal‘a içinde olan câmi‘lerdir. Her birinin evsâfın kemâ hüve hakkuhu P 59a tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Ammâ kal‘adan bir sâ‘at cenûb tarafına bâğ u bâğçeler içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120a ·
metinde göster ·
değildir. Evvelâ kıbleye nâzır Y 166a büyük tedribe ve küçük tedribe ve ayn t …
Ve cânib-i erba‘asında cümle sekiz kapudur. Ammâ demirli değildir. Evvelâ kıbleye nâzır Y 166a büyük tedribe ve küçük tedribe ve ayn tedribesi ve Yûsuf Çelebi tedribesi ve şarka nâzır Neverrid Hüseyinzâde tedribesi ve Akcurun tedribesi ve alçak tedribe ve Çulha tedribesi. Ve bu tedribeler mâbeyninde ba‘zı evler dirsek dirsek kal‘a kulleleri gibi ileri binâ olunmuşdur. Ve lâkin etrâfında handakları yokdur. Eğer handakı olsa bir metîn kal‘a olurdu. Ve bu cirmde olan varoş-ı azîm içre cümle beş mahalle dörd bin altı yüz altmış topraklı ve kireç örtülü mükellef ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165b–Y166a ·
metinde göster ·
kanadı vardır. Paşa sarâyı dibinden bu mahalle gelince altı kapudur ve garba nâ …
Andan Bâb-ı Meğâribe bir küçük kapudur ve demirli kanadı vardır. Paşa sarâyı dibinden bu mahalle gelince altı kapudur ve garba nâzırlardır. Ve mescid-i Aksâ sırasında ve şark tarafınca kal‘a dîvârları olup uçurum yer olmak ile bu iki yerde kapular yokdur. Ancak bu tahrîr olunan on kapu ulu harem kapusudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
… altı yüz germe adımdır. Ve sekiz kulle-i sedîddir. Ve cânib-i şimâle nâzır bir
demirli
metîn bâbı vardır. Tâk-i âlîsi üzre celî hatt ile Süleymân Hân târîhi vardır. A …
Kal‘a-i Kuveylân ya‘nî Müveylah: Sene (---) târîhinde Sultân Süleymân asrında binâ olunmuşdur, be-dest-i Tavâşî Süleymân Paşa. Leb-i deryâdan ba‘îd bir düz Y 375a kumsal yerde şekl-i murabba‘ şeddâdî binâ-yı sengîn bir kal‘a-i metîndir. Ve Mısır'dan Mekke'ye varınca böyle büyük bir kal‘a yokdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz germe adımdır. Ve sekiz kulle-i sedîddir. Ve cânib-i şimâle nâzır bir demirli metîn bâbı vardır. Tâk-i âlîsi üzre celî hatt ile Süleymân Hân târîhi vardır. Ammâ bu kal‘anın dahi handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374b–Y375a ·
metinde göster ·
… ırdır. Bu kapudan yigirmi adım bir kapu dahi Karâfe kapusudur, şarka mekşûf bir
demirli
kapudur.
Ve bir demir kapu dahi deliler konağı dibinde Zâviye kapusudur, kıbleye nâzırdır. Bu kapudan yigirmi adım bir kapu dahi Karâfe kapusudur, şarka mekşûf bir demirli kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84b ·
metinde göster ·
… tân Bedevî'nin hırka-i şerîfi ve yeşil imâme-i şerîfi bir servi levha şeyden(?)
demirli
sandûka içre gayrı cihâz-ı fakrlar ile mahfûzdur. Yılda bir kerre mevlûd-ı şerî …
Ve bu âsitânenin sağ tarafı hâricinde bir hücre vardır, içinde Sultân Bedevî'nin hırka-i şerîfi ve yeşil imâme-i şerîfi bir servi levha şeyden(?) demirli sandûka içre gayrı cihâz-ı fakrlar ile mahfûzdur. Yılda bir kerre mevlûd-ı şerîf tamâm olup infidâd olacak âhir cum‘a günüdür, ol gün hırka-i şerîfi ve destâr-ı atîkı evlâd-ı Bedevî Ebü'l-âl hazretlerinin ırk-ı tâhirinden bir meşâyih geyüp ve nice tarîk meşâyihleri ve niçe bin fukarâ-yı Bedevî deff ü kudümlerin ve tabl u nefîr u nakârelerin çalarak ve niçe yüz bin alemlerin açarak tevhîd-i erre ile bir alay-ı azîm edüp Garbiyye ve Menûfiyye kâşifleri cümle askeriyle pür-silâh olup bu alay ile şeyhi Tanta şehri içre at üzre gezdürüp yine şehir içinde câmi‘-i eş-şeyh İbrâhîm-i Metbûlî'de âhir cum‘ayı kılup yine alay ile şeyhi hırka-i şerîf ile âsitâne-i sa‘âdete getürüp yine hırkayı ve destârı ve kemeri hücrede hıfz edüp cümle ibâdullâh andan perîşân olup herkes vatanına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286b ·
metinde göster ·