tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---) . Hâlâ imâr olan şehrin şimâl câni …
Tâ kâfiristân zamânından berü belde-i atîkdir. Lisân-ı Yunan'da ismine (---)(---) derler. Hâlâ Mankaliyye denmesinin vech-i tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---) . Hâlâ imâr olan şehrin şimâl cânibinde şehrin ağzında kal‘a esâsları âşikâredir. Sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân asrında Ece Ya‘kûb oğlu Gâzî Omurça feth etmede usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hâlâ şehri leb-i Karadeniz'de bir düz kumsal yerde ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i İsmihân Sultân'dır. Zîrâ anın evkâfıdır. Hâkimi örfî mütevellîsidir. Ammâ Silisre eyâletinde Dobruca hâkinde üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Senevî yedi kîse hâsıl olur. Şeyhülislâm ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve birinci odadan Gedikzâde nâm yeniçeri serdârı ve şehir muhtesibi ve subaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124b ·
metinde göster ·
… le iskemle üzre taht-nişîn olduğiyçün bu kal‘aya Ustolni, ya‘nî iskemle kal‘ası
denmesinin vech-i
tesmiyesi oldur, ammâ lisân-ı Macar'da ismi Şakişna‘irvar'dır ve Nemse'de nâmı …
Hâlâ cemî‘i kâfiristânda altı Kızılelma var, bir Kızılelma budur ve Hazret-i Yahyâ'nın nazargâhı olmağile bu kal‘a dest-i küffârda iken cümle krallar cülûs etdükde Peç'den ve Prak'dan ve İstirinye şehirleri tahtgâhlarından alay-ı cemapur ile bu Ustolni-Belgrad'a {krallar} gelüp iskemle üzre âyîn-i bâtılları üzre du‘â vü senâ ile iskemle üzre taht-nişîn olduğiyçün bu kal‘aya Ustolni, ya‘nî iskemle kal‘ası denmesinin vech-i tesmiyesi oldur, ammâ lisân-ı Macar'da ismi Şakişna‘irvar'dır ve Nemse'de nâmı (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12b ·
metinde göster ·
tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezî …
Bu mahalle Türk Or'u, ya‘nî Osmânlı handakı denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezîr-i a‘zamın re’y [ü] tedbîriyle Acem şâhından intikâm alup Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Bakü kal‘alarında muhâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye ve Koca Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz'den gemiler cebehâne götürüp Azağ'a gide, andan nehr-i Ten ile şayka gemiler nehr-i Ten'in nehr-i Edil'e yakın yerine gemiler varup nehr-i Ten ile nehr-i Edil'in mâbeynleri bir günlük, iki nehri birbirlerine mahlût etmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı ve Eflak ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kadar kerre yüz bin aded kazma ve tahta ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî toplar ve gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u nâm mahalde nehr-i Edil kenârında asker-i İslâm meks edüp ibtidâ düşmandan emîn olmalarıyçün bir tabur-ı azîm kazup cümle asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay Edil ile nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların yığmışlar ve nehr-i Ten'i kâmil iki konak yere deryâ gibi getirmişler. Hemân iki nehrin arası birbirlerine kavuşmağa iki sâ‘atden eksik yer kalmışken hemân Tatar kavmi bizim askere fıs verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b–175a ·
metinde göster ·
Fi'l-hakîka bir kûh-ı bâlâ-yı serbülend üzre vâki‘ olmağile nigîn
denilse vechi
vardır. Şekl-i bâdemî vâki‘ olup kıbleden şimâle tûlânîce inşâ olunmuşdur kim b …
Fi'l-hakîka bir kûh-ı bâlâ-yı serbülend üzre vâki‘ olmağile nigîn denilse vechi vardır. Şekl-i bâdemî vâki‘ olup kıbleden şimâle tûlânîce inşâ olunmuşdur kim bir Şeddâdî dîvâr-ı üstüvâr olup temeli dörd mi‘mâr arşını vâsi‘dir. Ve kadd-i hîtı on iki mi‘mâr arşını âlî olup dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin yetmiş adımdır, ammâ handakı yokdur, zîrâ cânib-i erba‘ası yalçın uçurum kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
… üp îmân getirdiğiyçün cebel-i Arefe derler. Bir vech-i âhar dahi cebel-i Arafât
denmesinin vech-i
tesmiyesi oldur kim kaçan kim Hazret-i Âdem-i Safî ile Hazret-i Havvâ Huld-i Be …
Ve bu cebel kendüyi bilüp Rabbisini bilüp îmân getirdiğiyçün cebel-i Arefe derler. Bir vech-i âhar dahi cebel-i Arafât denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan kim Hazret-i Âdem-i Safî ile Hazret-i Havvâ Huld-i Berîn'den (---)(---)(---)(---) Serendîb'e Hazret-i Havvâ Cidde'ye nüzûl edüp mâbeynlerinde niçe sene mufârakat vâkı‘ olup (---)(---)(---) birbirine bu cebel-i Arafât'da görüşüp bilişdikleriyçün cebel-i Arefe derler. Bir vecih dahi (---)(---)(---) cebel-i Arefe Y 318a demişler. Niçe gûne tevcîh etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y317b–Y318a ·
metinde göster ·
… mu‘azzam ve böyle bir mahsûllü Ümm-i Dünyâ şehr-i kadîm yokdur. Ve Ümm-i Dünyâ
denmesinin vech-i
tesmiyesi oldur kim cemî‘i dünyâ kaht [u] galâ olsa, Mısır ol dünyâyı besler. A …
Hâsıl-ı kelâm kubbe-i mînânın altında âl-i Osmân hükmünde değil, sâyir selâtîn kralların zîr-i hükmünde böyle bir âdem deryâsı sevâd-ı mu‘azzam ve böyle bir mahsûllü Ümm-i Dünyâ şehr-i kadîm yokdur. Ve Ümm-i Dünyâ denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim cemî‘i dünyâ kaht [u] galâ olsa, Mısır ol dünyâyı besler. Allâh eyle ganîmet vermişdir. Ammâ Allâhümme âfinâ, Mısır bir gün kaht olsa, bin şehir değil, cemî‘i dünyâ mahsûlü Mısır'a gelse, bir gün Mısır'ı ganîmet edemez. Zîrâ Mısır Y 64a âdem deryâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63b–Y64a ·
metinde göster ·