… âpâ Karadeniz imiş kim bir fırkası dahi Bahr-i Harez'e ya‘nî Gîlân ve Demirkapu
denizine
munsab olurmuş.
Cezîre-i Kırım ve Sahrâ-yı Heyhât ve Deşt-i Kıpçağ ve bi'l-cümle Diyâr-ı Sakâlibe serâpâ Karadeniz imiş kim bir fırkası dahi Bahr-i Harez'e ya‘nî Gîlân ve Demirkapu denizine munsab olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… de meks etdük. Bu mahalde dahi Azak kal‘asının cânib-i garbîsi mukâbilinde Azak
denizine
munsab olan nehr-i Ulu Tün'ün bir fırkası dahi cereyân edüp yine bahr-i Azağ'a …
Menzil-i Burabay nâm mahalde meks etdük. Bu mahalde dahi Azak kal‘asının cânib-i garbîsi mukâbilinde Azak denizine munsab olan nehr-i Ulu Tün'ün bir fırkası dahi cereyân edüp yine bahr-i Azağ'a munsab olur. Bu nehr-i azîm Moskov vilâyetinin (---) nâm şehrinin dağlarından gelüp üç yerden Azak denizine katılır. Sazlık ve kamışlık içinden gelmek ile ol kadar lezîz değildir. Ve bu nehrin sâhilinde olan kavmin ekseriyyâ reng-i rûları zerdî-rûdır. Ve boğazlarında kuşka ta‘bîr etdükleri bir lahm-ı zâ’id yumru şiş hâsıl olur ve bu nehr kenarında cümle Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle meks edüp bir çemenzâr ve şükûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı kurup sekiz kerre yüz bin alaşa atlarımız çemenzâra cıvarup bir gice anda mihmân olup safâ edüp bu menzilde üç yüz at boğazlayup tenâvül olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b ·
metinde göster ·
… r-i azîm Moskov vilâyetinin (---) nâm şehrinin dağlarından gelüp üç yerden Azak
denizine
katılır. Sazlık ve kamışlık içinden gelmek ile ol kadar lezîz değildir. Ve bu n …
Menzil-i Burabay nâm mahalde meks etdük. Bu mahalde dahi Azak kal‘asının cânib-i garbîsi mukâbilinde Azak denizine munsab olan nehr-i Ulu Tün'ün bir fırkası dahi cereyân edüp yine bahr-i Azağ'a munsab olur. Bu nehr-i azîm Moskov vilâyetinin (---) nâm şehrinin dağlarından gelüp üç yerden Azak denizine katılır. Sazlık ve kamışlık içinden gelmek ile ol kadar lezîz değildir. Ve bu nehrin sâhilinde olan kavmin ekseriyyâ reng-i rûları zerdî-rûdır. Ve boğazlarında kuşka ta‘bîr etdükleri bir lahm-ı zâ’id yumru şiş hâsıl olur ve bu nehr kenarında cümle Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle meks edüp bir çemenzâr ve şükûfezâr yer olmağıla bî-bâk u bî-pervâ alacıklarımızı kurup sekiz kerre yüz bin alaşa atlarımız çemenzâra cıvarup bir gice anda mihmân olup safâ edüp bu menzilde üç yüz at boğazlayup tenâvül olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b ·
metinde göster ·
… -i Harez'e mahlût olur kim Bahr-i Gîlân ve Bahr-i Bâbü'l-ebvâb, ya‘nî Demirkapu
denizine
munsabb olur. Bu mezkûr cisr-i Halkalı'yı ubûr edüp karlı sarp dağlar çıkup ve …
Zengi dahi nehr-i Kür'e, Kür dahi Bahr-i Harez'e mahlût olur kim Bahr-i Gîlân ve Bahr-i Bâbü'l-ebvâb, ya‘nî Demirkapu denizine munsabb olur. Bu mezkûr cisr-i Halkalı'yı ubûr edüp karlı sarp dağlar çıkup ve inüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
Mihâlic boğazı ağzında mahlût olur. Vakt-i şitâda aslâ donmaz, zîrâ suyu ılı ol …
Sitâyiş-i buhayre-i Ilıbat: İbtidâ menba‘ı Hudâvendigâr sancağında cebel-i Ruhbân eteğinde Delice köyünde kaynayup Kirmastı gölünden beri cereyân ederek gelüp kal‘a-i Ilıbat altında tûlu yedi fersah bir buhayre-i âb-ı hayâtdır. Andan ayağı cânib-i garba Mihâlic boğazına üç fersahdan ba‘îd akup Rûm denizine Mihâlic boğazı ağzında mahlût olur. Vakt-i şitâda aslâ donmaz, zîrâ suyu ılı olduğundan kavm-i Yörükân-i Gürgân-ı kavm-i Türkân Ilıbat derler. İçinde şitâ eyyâmında kaz ve ördek ve karabatak ve martı ve sürhâb kuşları şinâverlik eder. Ve gölünün ka‘rında turna balık ve sazan balığı ve ba‘zı simâk-i nefîseler şikâr olunur. Mîrî mâl verir sayyâdları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
… una'ya mahlût olur, ammâ bu dağların beri taraflarında akan sular cümle Venedik
denizine
mahlût olur.
Ve bu dağların mâverâsından tulû‘ eden nehr-i Sava cânib-i şarka, andan şimâle akup Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya karışır ve yine bu Hırvat ve Islovin dağlarından tulû‘ eden nehr-i Drava Hırvadistân'da kal‘a-i Çakatorna ve kal‘a-i Ligrad ve kal‘a-i Keçkivâr kim Kanija kal‘ası kurbunda Yeni kal‘a nâmıyla iştihâr bulan kal‘alar dibinden ubûr edüp nehr-i Drava kal‘a-i Ösek dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur ve yine bu Mesloven dağları ardından nehr-i Râba çıkup Nemse'nin Ni‘met-Uyvar kurbundan geçüp Nemse hükmünde kal‘a-i Yanık dibinde nehr-i Râba nehr-i Tuna'ya mahlût olur, ammâ bu dağların beri taraflarında akan sular cümle Venedik denizine mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… lup sapa yerde vâkı‘ olmağile memerr-i keştîbân değildir ve anda düşen gemi Ölü
denizine
düşerlerse çamura gark olup ölürler. Ve eğer Karadeniz'de cezîre-i Kırım ve cez …
Cezîre-i Eyne: (---) mîl ihâta eder her cânibi yatak limandır. Zamân-ı keferede gâyet ma‘mûr cezîre olup fâhir yatak limanları var imiş. Sene 856 târîhinde Ebü'l-feth gâzîlerinden Eyne Koca nâm bir gâzî-i benâm feth etmek ile ol isimile müsemmâ Eyneada derler. Bir harâb küçük kal‘ası var. İçinde oduncu Rûmları sâkin olur. Karadeniz içre bundan gayri cezîre aslâ yokdur. Gerçi kal‘a-i Özü kurbunda Tentere cezîrecikleri vardır, ammâ Ölü denizi kurbunda olup sapa yerde vâkı‘ olmağile memerr-i keştîbân değildir ve anda düşen gemi Ölü denizine düşerlerse çamura gark olup ölürler. Ve eğer Karadeniz'de cezîre-i Kırım ve cezîre-i Taman ve cezîre-i Balısıra, bunlar cezîre değil midir? denirse belî cezîrelerdir, ammâ kara câniblerine şehr zemîn ittisâlleri vardır, niçe yüz kerre manzûrumuz olmuşlardır, ammâ bu Eyneada bir cânibe muttasıl değil, cezîre halk olmuşdur, ammâ İskender-i Zülkarneyn Karadeniz boğazın kesdikden sonra ayân olmuşdur. Andan yine taraf-ı garba Karadeniz kenârınca sun‘-ı Hudâları temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50b ·
metinde göster ·
… ndan ubûr edüp şimâl tarafında Şeyheli karyesinde nehr-i azîm olup Azak kal‘ası
denizine
mahlût olur âb-ı nâb sudur.
Der-binâ-yı cüsûr-ı memerr-i nâs [u] hayvânât: Cümlesi sekiz yerde ahşâbâtdan cisirler vardır, zîrâ Karasu tuğyân ile geldikde kârgîr binâlı kantaraları temelinden münhedim eder dîvâne-vâr cûş [u] hurûş eder bir nehr-i azîmdir, ammâ Temmûz'da azacık cereyân eder. Bu nehrin menba‘ı yine Çadır dağının maşrık cânibinden çıkup bu şehrin tâ ortasından ubûr edüp şimâl tarafında Şeyheli karyesinde nehr-i azîm olup Azak kal‘ası denizine mahlût olur âb-ı nâb sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134a ·
metinde göster ·
… fırkası dahi Kefe kurbunda Sudak kal‘ası dağlarından gelüp ikisi bir olup Azak
denizine
mahlût olur. Bu Küçük Karasu'yu dahi atlar ile ubûr edüp hemân ol mahalde,
Küçük Karasu: Bu dahi Çadır dağından tulû‘ eder. Bir fırkası dahi Kefe kurbunda Sudak kal‘ası dağlarından gelüp ikisi bir olup Azak denizine mahlût olur. Bu Küçük Karasu'yu dahi atlar ile ubûr edüp hemân ol mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… ı Maskov memleketinden gelüp Bahr-i Harez'e, ya‘nî Şirvân ve Gîlân ve Demirkapu
denizine
kırk yerden deryâ gibi olup girir. Her fırkasından niçe bin pâre gemiler diyâr- …
İbtidâ menba‘ı Maskov memleketinden gelüp Bahr-i Harez'e, ya‘nî Şirvân ve Gîlân ve Demirkapu denizine kırk yerden deryâ gibi olup girir. Her fırkasından niçe bin pâre gemiler diyâr-ı Maskov'a gidüp gelirler. Rûy-i arzda Nîl ve Etil'den lezîz ve amîk su yokdur. Lâkin nehr-i Tuna İshakçı ve Silisre ve İbrâ’îl vilâyetleri önlerinde nehr-i Tuna dahi derindir, ammâ bu nehr-i Edil yigirmi ve yigirmi beş ve otuz mîl enli yerleri vardır. Ammâ kavm-i Heşdeklerin rivâyetleri üzre altmış yetmiş mîl enli yerleri vardır deyü nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168b ·
metinde göster ·
Bu nehr-i Ten tâ vilâyet-i Maskov'un (---) vilâyeti dağlarından berü gelüp mukaddemâ bâlâda tahrîr olunan Türk Or'u nâm konduğumuz mahalde nehr-i Edil ile mâbeynleri bir konak kalup Osmânlı nehr-i Ten ile nehr-i Edil'i birbirlerine mahlût edüp handak-ı azîm kazdıkları mahalle karîb nehr-i Ten uğrayup bu mahalde Jivakirmân altından cereyân edüp ba‘de'l-yevm cânib-i garba akup Azak kal‘ası dibinde Azak denizine {tokuz boğazdan} mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
karışdığı mahallin burununda çâr-kûşe bir varoş-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr bun …
Azak kal‘asının cânib-i garbında nehr-i Ten Azak denizine karışdığı mahallin burununda çâr-kûşe bir varoş-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr bunun dahi cirmi kâmil üç bin adımdır. Ve cânib-i erba‘ası fecc-i amîk derin handakdır. Ba‘zı yerine nehr-i Ten girir. Bu varoş etrâfında aslâ kal‘a dîvârı yokdur. Hemân tabur-ı azîm gibi sa‘b handaklıdır. Her sene handakı tathîr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… bu sahrânın cânib-i şarkındadır. Cânib-i garbında Karadeniz'den müteferrik Azak
denizine
gelince bu Heyhât sahrâsının şarkdan garba tûlu beş aylık yoldur. Ve cenûbda şe …
Gerçi bu hakîr çok emânsız yer gördüm, ammâ böyle bî-emân yer görmedim. Hattâ Maskov diyârında Balu Hân ve Kazan ve Heşdek ve Alatır ve Sarây ve Irâk-ı Dâdyân Y 384a ve kal‘a-i Azak ve kal‘a-i Borgosan ve Maskov'un kal‘a-i Terek'i ve gayri kal‘a ve şehirler mâbeyninde Heyhât sahrâsın görmek müyesser oldu kim Bahr-i Harez kenârı ki ana Gîlân denizi derler, ol bahr bu sahrânın cânib-i şarkındadır. Cânib-i garbında Karadeniz'den müteferrik Azak denizine gelince bu Heyhât sahrâsının şarkdan garba tûlu beş aylık yoldur. Ve cenûbda şehr-i Kuban suyu ki Çerkezistân'dır. Andan şimâl cânibinde nehr-i Ten ki Maskov'dan gelir. Cenûbdan şimâle bu Heyhât'ın arzı iki aylık ba‘zı yeri bir aylık yoldur. Ammâ nebâtât [u] giyâhâtı ve niçe kerre yüz bin hayvânât-ı beyâbânîsi ve niçe kerre yüz bin konar göçer Nogay Tatarlarının envâ‘ı ve on kerre yüz bin Kalmık kâfirleri konup göçüp yeyüp içüp gezerler. Böyle bir sahrâ-yı bî-pâyândır. Ammâ Tîh sahrâsı gibi bî-emân değildir. Ammâ böyle bî-emân halk olunmasının hikmeti vardır. Arapça 'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y383b–Y384a ·
metinde göster ·
… bir cezîredir. şimâle ve yıldıza nâzır tarafı Akdeniz Sebte boğazından tâ Arîş
denizine
varınca iki bin mîl Akdeniz sâhilinde Sebte ve Tanca ve Cezâyir ve Tûnus ve Tar …
Ve şekl-i murabba‘ bir cezîredir. şimâle ve yıldıza nâzır tarafı Akdeniz Sebte boğazından tâ Arîş denizine varınca iki bin mîl Akdeniz sâhilinde Sebte ve Tanca ve Cezâyir ve Tûnus ve Tarabulus ve Cerbe ve Kibrît ve Benî Hilâl ve üç ay çöl ubûr edüp İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât ve kal‘a-i Tîne ve buhayre-i Arîş'de tamâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30a ·
metinde göster ·