İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

depe*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
471
isabet
391 cümle/beyitte
174,6
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi378154,4
Dede Korkut Kitabı932.866,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 471

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“depe*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 67a … zü önünde ibtidâ Husrev Paşa'nın bir ağası, Husrev'in kanın almak içün Hâfız'ın depesinden bir hançer-i {tîz} urup tîz çenesi altından güzer edüp ol ân Hâfız'ı hezâr-pâre …
EÇS I 72b Ve bundan mâ‘adâ ilm-i hendese üzre hisâb olunsa ol cirid minâre depesindeki gurâba isâbet etmeyüp ubûr etse ol minârenin zirve-i a‘lâsından öte tarafda zem …
EÇS I 83b … ffâr karada kalup kâfir-i şeytân ile Melek Paşa ceng edüp cümle küffârı dere ve depelerden cem‘ edüp kimin depeleyüp kiminin gerdenlerine tavk-ı la‘net geçirüp yedi yüzde …
EÇS I 83b … eytân ile Melek Paşa ceng edüp cümle küffârı dere ve depelerden cem‘ edüp kimin depeleyüp kiminin gerdenlerine tavk-ı la‘net geçirüp yedi yüzden mütecâviz esîr, binden z …
EÇS I 89a … 'dan tâ Medîne ve Mekke-i Mükerreme'ye varınca cemî‘i menâzillerde olan dere ve depeleri ve mahûf u muhâtara akabe menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmi …
EÇS I 115a "Sakın atım deper " deyü altında deyenek atın aşağı ucunu yârânımızın ayağına eyle urdu kim yârânı …
EÇS I 125a Bu tertîb üzre Kâsım Paşa şehri eyle ma‘mûr oldu kim yedi tağın dere ve depesi üzre hâlâ Murâd Hân-ı Râbi‘ tahrîri şehr-i Kâsımpaşa on bir bin altmış hânedir. …
EÇS I 127a … re ve mahalle-i Küçükdere ve mahalle-i Uşşâkî ve mahalle-i Tatavla ve mahalle-i Depebaşı ve mahalle-i Badille ve Sarı Kethudâ mahallesi ve Dere mahallesi.
EÇS I 139a–139b … ayup deryâya dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem nigehbânlık edüp direk depesindeki kadehinde durur. Karadeniz telattumundan rehâ bulan kılıçbalığı bu limana girüp …
EÇS I 139a–139b … ttumundan rehâ bulan kılıçbalığı bu limana girüp şinâverlik ederken gemi direği depesindeki âdem elindeki taşı kılıçbalıklarının ardındaki taraf-ı deryâya atup a‘cebenî tu …
EÇS I 141b Ve Çamlıca dağı üzre bir karavul kullesi ve Toygar depesinde ve Yassıdepe'de ve Piyâlepaşa depesinde el-hâsıl on iki yerde kulle-i azîm kara …
EÇS I 141b … dağı üzre bir karavul kullesi ve Toygar depesinde ve Yassıdepe'de ve Piyâlepaşa depesinde el-hâsıl on iki yerde kulle-i azîm karavul hâneler binâ edüp Üsküdar'ın cânib-i …
EÇS I 141b … da Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ tahrîri üzre şehr-i azîm Eskidâr yedi dağın dere ve depesi üzre tokuz bin kat-ender-kat bâğlı ve bâğçeli ve yalılı ve sarây-ı âlîler ve ga …
EÇS I 146a … n havzı: Aşren fe‘aşr bir havz-ı azîmdir. Anda cümle dağ u râğ u bâğ ve dere ve depelerden âb-ı hayâtlar cem‘ olup bu havzdan kemerlere tevzî‘ olur.
EÇS I 194a … erler. Ziyâretgâh-ı Mu‘tezilî ve Şî‘î'dir. Bu keçeciler tahtırevânlar üzre keçe deperek ve yapağı hallâclıyarak gûnâ-gûn keçe külâh keçe esbâblar ile ubûr ederler.
EÇS I 217a … eküp kırkıncı günün gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi tâ depesinden ve burnu ucundan ve sadrından ve göbeğinden tâ zekeri ucundan ve hayâsı aşağısı …
EÇS I 217a … n bed-râyihalı yerinden gerü arkasından ve iki küreği arasından ve enseden yine depesine gelince cümle vücûdu derisi gûyâ mikrâs-ı lâ ile kesilmiş gibi kesilüp ve iki k …
EÇS II 278b yığma depe / pilav
EÇS II 282a Der-beyân-ı letâfet-i âb u hevâ: Bu şehr-i azîm dere ve depeli nehr-i azîm kenarına vâki‘ olmağıla hevâsı ol kadar mu‘tedildir kim iki cânibde …
EÇS II 283a … miz câmi‘ler bunlardır. Ma‘adâ kâr-ı kadîm mesâcidlerdir. Ve bu şehir dereli ve depeli ve taşlı yerlerde kat-ender-kat cümle iki bin yedi yüz kiremitli ve toprak örtü …
EÇS II 284a … kup teper aşağı bir uçurumdan uçarak nüzûl edüp nehr-i Kerkük kenarında dere ve depeler aşarak 7 sâ‘at,
EÇS II 284b … ş âteş-i Nemrûd içine girüp "Yâ Hayy, yâ Kayyûm" ismiyle semâ-ı safâ edüp âteşi depe depe nîm sâ‘at tevhîd edüp taşra çıkup ancak başlarında cümle saçları ve sakall …
EÇS II 284b … ş-i Nemrûd içine girüp "Yâ Hayy, yâ Kayyûm" ismiyle semâ-ı safâ edüp âteşi depe depe nîm sâ‘at tevhîd edüp taşra çıkup ancak başlarında cümle saçları ve sakalları y …
EÇS II 285a Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağadır. And …
EÇS II 293a–293b … tdi, ammâ hûrde topları var. Sadâ-yı top-ı kûpden cânib-i erba‘asındaki dere ve depeler ra‘d-vâr gür gür gürleyüp velvele verdi. Kal‘anın zîrinde haymelerimizle meks e …
EÇS II 308b–309b … râb [u] yebâb ederdi. Ve Kapudan Deli Hüseyin Paşa Revân kal‘asına hâ’il Muhnâd depesinden derûn-ı kal‘a-i bîrûnu leylen ve nehâr döğüp harâb ederdi. Kal‘anın bedenleri v …
EÇS II 326b … azîzin merkad-i pür-envârı evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine şimâle dere ve depeler ubûr edüp (---) sâ‘atde,
EÇS II 336a … kenarında Çöl Urbânın kırup hâlâ üstühânları püşte püşte yığılup "Ketağaç Paşa Depesi " nâmıyla ma‘rûf bir kemikden depedir. Ve bu Ketağaç Paşa'nın hânesi Antakiyye ş …
EÇS II 336a … tühânları püşte püşte yığılup "Ketağaç Paşa Depesi" nâmıyla ma‘rûf bir kemikden depedir . Ve bu Ketağaç Paşa'nın hânesi Antakiyye şehri içre bir sarây-ı azîmdir. Kapusu …
EÇS II 339a … iderken mufassalan evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine cânib-i garba dereli ve depeli yollar ile (---) sâ‘atde,
EÇS II 344a … r ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp dereli ve depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[lı] yerde A …
EÇS II 344a … iz'e munsab olur, nehr-i azîmdir. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde dağlar ve dere ve depeler aşup,
EÇS II 346b … ümle yetmiş kurnalı hammâm-ı azîmdir. Erler hammâmının sülüsünde keçeciler keçe deperler . Bir sülüsünde tabbâğlar âsumânî ve sarı ve kırmızı sahtiyân debâğat edüp boyar …
EÇS II 347b–348a … mukaddem gidüp Nusaybin nâm şehr-i harâbe vardıkda bir gice at üzre sar‘a dutup depesi üzre menzil-i hânda ser-nigûn olup mebhût olup meyyit-i müteharrik-misâl yatar. …
EÇS II 348a … mâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş bin …
EÇS II 367a … hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Câbecâ bâğ u bâğçesi vardır. Lâkin dere ve depeli yirde olmağıla hevâsı sakîlcedir. Ammâ şehri ma‘mûrdur ve cânib-i erba‘ası bayı …
EÇS III 18b … koyun ve yedi at hedâyâlar gelüp anda yine cânib-i kıbleye yokuş aşağı dere ve depeli sengistân ve sa‘b çengelistân yerleri aşup Çifte Hân nâm bir müfîd [u] muhtasar …
EÇS III 19a … ker pınarları vardır kim câna hayât verir. Andan yine cânib-i kıbleye dereli ve depeli ermiş ve yokuş derdi yerleri aşup,
EÇS III 19a … met yokdur. Ancak Ebü'l-feth'in bir câmi‘i var. Bu mahalden kalkup yine dere ve depeler ve yedi kerre çayları yüz bir renc-i anâ ile güzer edüp cânib-i kıbleye 9 sâ‘at …
EÇS III 25a … l‘a-i Şenbetdâr : Bir çöl ve çölistân içre nehr-i Âsî kenarında amelî yığma bir depe üstünde seng-traş bir kal‘a-i savaşdır. Zamân-ı kadîmde gâyet imâr imiş. Hâlâ i …
EÇS III 27a … ânları etdiler. Hayli yüksek kal‘a-i bâlâdır. Bu Arabistân'da böyle amelî yığma depe üzre bu Hımıs ve Hamâ ve Haleb kal‘asıdır (---) (---). Ammâ aşağı varoşda cümle …
EÇS III 51b–52a … yol açdılar. Ol gice yine azîm vezni üzre berf-i rahmet hazînesi yağup dere ve depe beyâz şepe ile leb-ber-leb olmuş. Ale's-sabâh yine cemî‘i yolları re‘âyâ vü ber …
EÇS III 66b Ve şehrin (---) cânibinde ziyâret-i Yuvarlak Dede kurbunda Kuşçu Paşa depesinde mesîregâh-ı Cirît meydânı. Şehrin cümle fârisü'l-hayl şahbâz fetâları bu vâdîde …
EÇS III 68a Ve ziyâret-i Yuvarlak Dede: Kuşçu Paşa'nın Cirît Meydânı Depesi kurbunda medfûndur.
EÇS III 74b … e-i Kal‘a Ardı ve mahalle-i Hacı Zâhid ve mahalle-i Ulucâmi‘ ve mahalle-i Pulur Depe ve (---) (---) (---) (---) cümle mahallâtlardan bunlar ma‘mûr ve meşhûrdur.
EÇS III 87b–88a … -i arz üzre tekâpû edüp niçe bin kerre bu kevn-i fesâdı berren u bahren dere ve depesi ile ve niçe bin enhâr-ı câriyyesiyle ve büldân [u] kılâ‘larıyla ve âb [u] 88a …
EÇS III 95a Sitâyiş-i Aşağı şehr: (---) Hânı kenarında bir dere ve depeli ve iki tarafı kayalı ve kal‘a şehre hâyil kaya üzre bâğlı ve bâğçeli, ma‘mûr u …
EÇS III 103a–104a … y kapusuna gelüp "Bre yıldırım kapucu, açın kapuyu. Ben Evliyâ Çelebi'yim" deyü depe olanca feryâd etdim. Hele bin mihnet ile kapuyu açup hakîri alup paşa huzûruna …
EÇS III 108a … hlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları b …
EÇS III 113a … hânedir. Cümle şındıra tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli hânelerdir. Ensesi dere ve depeli bağlardır. Bir câmi‘i ve bir hânı var. Hammâmı yokdur. Ve yigirmi aded dükkân-ı …