Ve ol gün Haleb kefereleri ve Ya‘kûbîleri ve Yahûdîleri; celâlîleri, hınzîr
depeler gibi
depeleyüp emvâl [u] erzâkların nehb u gâret ederek bir sâ‘at-i nücûmîde kal‘a-i …
Ve ol gün Haleb kefereleri ve Ya‘kûbîleri ve Yahûdîleri; celâlîleri, hınzîr depeler gibi depeleyüp emvâl [u] erzâkların nehb u gâret ederek bir sâ‘at-i nücûmîde kal‘a-i Haleb'in enderûn [u] bîrûnunda üç binden mütecâviz kelleler Haleb sarâyı meydânına galtân olup şehr-i Haleb lâşe-i murdârlarıyla telvîs olup bu hâl üzre cünd-i celâlîye bir tîğ-i âteş-tâb urulmuşdur kim vücûdları sahîfe-i rûzgârdan seyf-i müczem ile hak olup cümle Anadolu ve Karaman ve Mar‘ayş ve şâm ve Haleb ve Trablus ve Diyârbekir ve Erzurûm eyâletleri sekbân ve sarıca celâlîleri şerrinden emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74b ·
metinde göster ·
… kenârında evc-i âsumâna kehkeşân-vâr ser çekmiş bir tell-i refî‘ üzre bir pilav
depesi gibi
halk olmuş bir mavî kaya üzre çâr-kûşe bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Sudak: İbtidâ bânîsi Âl-i Emeviyyûn havfinden bir Ciniviz kralzâdesi cezîre-i Girid'de kal‘a-i Suda'yı bırağup gelüp bu kal‘ayı binâ edüp ismine Suda deyü tesmiye eder, ammâ kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr Sudak kirmân derler. 135b Hâlâ kal‘ası Karadeniz kenârında evc-i âsumâna kehkeşân-vâr ser çekmiş bir tell-i refî‘ üzre bir pilav depesi gibi halk olmuş bir mavî kaya üzre çâr-kûşe bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı refî‘u'ş-şân ve halkı azîmü'ş-şân hâl sâhibi kimesneler vardır kim bir serâmed Kahkahâ-âsâ iç kal‘aya mâliklerdir, ammâ içinde aslâ evler ve imâretler yokdur. Ancak bir karavulhânesinde birkaç âdem nevbet ile beklerler, zîrâ Kazak-ı âk keferesinden havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a–135b ·
metinde göster ·
söyleme yirüŋden örü ṭurġıl ala çadıruŋ yir yüzine dikdürgil atdan ayġır deveden buġra ḳoyundan ḳoç öldürgil iç oġuzuŋ ṭaş oġuzuŋ biglerin üstüŋe yıġnaḳ itgil aç görseŋ ṭoyurġıl yalınçaḳ görseŋ ṭonatġıl borçluyı borçından ḳurtarġıl depe gibi et yıġ göl gibi ḳımız ṣaġdur
… ne yıġnaḳ itdi aç görse ṭoyurdı yalıŋ görse ṭonatdı borçluyı borçından ḳurtardı
depe gibi
et yıġdı göl gibi ḳımız ṣaġdurdı
deveden buġra ḳoyundan ḳoç ḳırdurdı iç oġuz ṭaş oġuz biglerin üstine yıġnaḳ itdi aç görse ṭoyurdı yalıŋ görse ṭonatdı borçluyı borçından ḳurtardı depe gibi et yıġdı göl gibi ḳımız ṣaġdurdı
ṭaş yıġdı ala ḳollu ṣapanın eline aldı nagāhandan ḳaraçuḳ çobanuŋ üzerine altı …
üç yirde depe gibi ṭaş yıġdı ala ḳollu ṣapanın eline aldı nagāhandan ḳaraçuḳ çobanuŋ üzerine altı yüz kāfir ḳoyıldı kāfir aydur ḳaranḳu aḫşam olanda ḳayġulu çoban ḳar-ıla yaġmur