… meşveret edüp "İnşâallah hücûm günü sen şu mahalden ve sen şu dereden ve sen şu
depeden
ve sen şu püşteden atlı ve yayan yürüyüş edersüz." deyü on sekiz aded ümerâlara …
Âhir "Himmetü'r-ricâl takli‘u'l-cibâl" deyüp yanında olan Ekrâd ümerâlarıyla ol kûh-ı bülendin zirvesinde meşveret edüp "İnşâallah hücûm günü sen şu mahalden ve sen şu dereden ve sen şu depeden ve sen şu püşteden atlı ve yayan yürüyüş edersüz." deyü on sekiz aded ümerâlara hücûm idecek yerlerin gösterüp "Şehr-i Bitlîs'in etrâfında sizler hâzır olup biz aşağı Rahova sahrâsında Van askeriyle ve Hakkarî askeriyle ve benim on iki bin askerimle büyük meterislere hücûm edüp "Allah Allah" deyüp balyemez toplara âteşler etdikde sizler dahi bu me’mûr etdiğim on sekiz yerden şehr-i Bitlîs'e hücûm edin, ammâ askerinize tenbîh ü te’kîd edin, evvel hân arısın söndürelim, sonra hânın balın yiyelim. Gayri re‘âyâ vü berâyâya ve ehl [ü] ıyâle vaz‘-ı yed edüp hâneleri nehb ü gâret etmesinler. Ancak hemân hânı ele getirsinler ve hânın bâğını kabz edüp kal‘ayı muhâsara etsinler" tenbîh etdikde cümle be-ser [ü] çeşm deyüp bu müşâvere-i hayr üzre yemîn billah ile Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet olunup paşa ile ordu-yı İslâm cânibine giderken Rahova sahrâsının bir köşesinde bir çemenzâr yerde tahte'l-kahve tenâvül etmeğe nüzûl edüp cânib-i erba‘aya karavullar koduk. Hikmet-i Hudâ asker-i bî-pâyânın kesretinden ve yağmacı ve kavm-i talancının vefretinden ordu-yı İslâm'dan bir alây şikârcı âdemler dağ taş ve kemîngâh dereler ve râh bilmezler birer mağaracı kimesneler ale'l-ittifâk şehr-i Bitlîs'in etrâfın nehb ü gâret etmeğe giderken meğer hân tarafından kemîngâh içre altı yüz aded güzîde asker-i Rujikiyân var imiş. Bizim asker yağmacısı bu hân askeri üstüne uğrayup bir azîm ceng edüp biz paşa ile otururken bir tüfeng sadâsı istimâ‘ etdik, ammâ ne idüğü ma‘lûmumuz olmayup paşa-yı müdebbirden ol mahalle âdem varınca bizim yağmacılardan iki yüz âdemi hân askeri amân vermeyüp kılıçdan geçirüp cümlesi câm-ı şehâdeti nûş ve gam-ı dünyâyı ferâmûş edüp kellelerin hâna götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264b ·
metinde göster ·
… ve ankâ tüccâr kefereleri gâyet vâfirdir. Ve cümle altı aded mahalledir kim bir
depeden
bir depeye varınca cümle üç bin aded kırmızı kiremitli tahtânî ve fevkânî musan …
Kırkkilise sancağında yüz elli akçe pâyesiyle ednâ kazâdır ve mefrûzu'l-kadem ve maktû‘u'l-kalem Edirne dârü'l-hadîsinin evkâfıdır kim başka voyvadası hâkimdir. Müselmân ve Bulgar ve Urûm keferesi re‘âyâları gâyet çokdur. Fireng ve Ermeni ve Yahûdî yokdur ve ankâ tüccâr kefereleri gâyet vâfirdir. Ve cümle altı aded mahalledir kim bir depeden bir depeye varınca cümle üç bin aded kırmızı kiremitli tahtânî ve fevkânî musanna‘ ve münakkaş ve müzeyyen sarâylar ve kâ‘a-i zîbâlar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41a ·
metinde göster ·
nâm mevzi‘de üç aded tabya-i azîm ve Muhanad bayırında def‘â üç aded sedd-i met …
"Şimden gerü suç bizden gitdi" deyü Depedelen nâm mevzi‘de üç aded tabya-i azîm ve Muhanad bayırında def‘â üç aded sedd-i metîn siperler edüp on yedi yerden kırk aded balyemez toplar ile kâmil on gün on gece kal‘anın sîne-i pür-kînesine gülleler ura ura hâit-i dîvârda yollar peydâ olup cümle guzâta yürüyüş tenbîh olunup vakt-i seher yine toplar atılup asâkir-i İslâm gülbâng-ı Muhammedî çeküp yürüdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… ukaru iç kal‘a hâkimidir ve aşağı büyük varoş dizdârı ve bölme hisâr dizdârı ve
Depedelen
kal‘ası dizdârı ve Bârûdhâne kal‘ası dizdârı ve Tuna nehri aşırı Ciğerdelen kal …
Ve cümle altı aded kal‘a dizdâr ağaları vardır. Evvelâ büyük dizdâr ağa, yukaru iç kal‘a hâkimidir ve aşağı büyük varoş dizdârı ve bölme hisâr dizdârı ve Depedelen kal‘ası dizdârı ve Bârûdhâne kal‘ası dizdârı ve Tuna nehri aşırı Ciğerdelen kal‘ası dizdârı. Bu cümle altı aded dizdârlar cümle yukaru kal‘a dizdârına tâbi‘ ankâ ağalardır, ammâ baş dizdâr Âsitâne tarafından yeniçeri ocağı çorbacılarından ve çavuşlarından dizdâr ağa olup gelir, muhteşem meydân sâhibi ağalıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
… tarafında bir gayyâ deresi aşırı el kayası yetişir bir havâle kaya vardır, ana
Depedelen
derler, ol kayanın havâlesin men‘ etmek içün üstâd mühendis-i bennâ-yı selef me …
Hattâ bu kal‘a-i Üstürgon-ı ser-bülendin yukaru hisâr dîvârı üzre dâ’iren-mâdâr kâmil bin yüz elli aded hatvedir. Ve bu kal‘anın maşrık tarafında bir gayyâ deresi aşırı el kayası yetişir bir havâle kaya vardır, ana Depedelen derler, ol kayanın havâlesin men‘ etmek içün üstâd mühendis-i bennâ-yı selef mezkûr depeye havâle olmak içün bu kal‘a dîvârının beş yüz adım dîvârını kal‘anın iç yüzüne kaplıbağa arkası gibi eğri binâ etmiş kim ol havâleden sademât-ı top gülleleri rûy-ı dîvâra te’sîr etmeye. Ve bu taraf hâ’itleri cümle ellişer ayak enli Şeddâdî rıhtım kalın dîvârdır kim her taşı fîl-i Mengerusî kadar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… vârından metîn çitlerdir kim her biri hammâm kubbesi kadardır. Bu çitler mezkûr
Depedelen
havâlesine karşu durup bu çit [ve] sepetler mâbeynlerinde kâmil elli pâre balye …
Ve bu dîvâr üzre iki yüz aded top çitleri var kim yaban asmalarından örülmüş her birinin kaddi üçer âdem kaddinden bâlâ çitlerdir ve her birinin içleri horasân ve kireç ve alçı ile rıhtım olmuş siper çitlerdir kim kal‘a dîvârından metîn çitlerdir kim her biri hammâm kubbesi kadardır. Bu çitler mezkûr Depedelen havâlesine karşu durup bu çit [ve] sepetler mâbeynlerinde kâmil elli pâre balyemez ve kâfire amân u zamân vermez top-ı serâmedleri dâ’imâ âmâde olup her topun yanlarında mühimmât [u] levâzımâtları ve huddâmâtları fitilleri ellerinde ve kılıçları bellerinde pür-silâh şehbâz u şehnâzlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… at topları cümle karşu mezârlık havâlesine nâzırdır, ammâ tâ yukaru kat topları
Depedelen
kal‘asının depesin delmeğe hâzır ve nâzırdır. El-hâsıl sedd-i İskender-vâr bir …
Ve bu bâb-ı kebîrden taşra çıkarken Fâtih-i kal‘a Koca Mehemmed Paşa kapunun sağ tarafında bir koca tabya-i azîm yapmış kim üç kat top çeker gûyâ bir kûh-ı Demâvend'dir. Aşağı kat topları cümle handakın yemîn ü yesârı içine nâzırdır. 94a Ve orta kat topları cümle karşu mezârlık havâlesine nâzırdır, ammâ tâ yukaru kat topları Depedelen kal‘asının depesin delmeğe hâzır ve nâzırdır. El-hâsıl sedd-i İskender-vâr bir tabya-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b–94a ·
metinde göster ·
… ir tabya-i azîm dahi var, cemî‘i tabyalardan âlîdir. Ve bunda olan toplar cümle
Depedelen'i
ve Süleymân Hân Depesin döğüp kuş kondurmaz kırkar karış serâmed topları var. N …
Bu burunda bir tabya-i azîm dahi var, cemî‘i tabyalardan âlîdir. Ve bunda olan toplar cümle Depedelen'i ve Süleymân Hân Depesin döğüp kuş kondurmaz kırkar karış serâmed topları var. Nehr-i Tuna aşrı Ciğerdelen sahrâsında ve Lak dağlarında ve Lara bayırlarında benî Âdem değil hayvânât gezdirmez top-ı kûplar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… llesi ve Budin kapusu mahallesi ve Taşra Varoş mahallesi ve İskele mahallesi ve
Depedelen
mahallesi, ma‘lûmumuz olan mahallâtlar bunlardır.
Ve cümle altı mahalledir. Hacı İbrâhîm mahallesi ve Alaybeği mahallesi ve Mahkeme mahallesi ve Çârsû mahallesi ve Budin kapusu mahallesi ve Taşra Varoş mahallesi ve İskele mahallesi ve Depedelen mahallesi, ma‘lûmumuz olan mahallâtlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde
Depedelen
palankasına havâle dörd aded azîm Şeddâdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi ba …
Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde Depedelen palankasına havâle dörd aded azîm Şeddâdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi başka neferâtlarıyla bir dizdârı vardır. Bu dörd aded tabyalar önünden tâ kal‘a-i Tuna kenârına varınca andan yine tâ cânib-i şimâle yine Tuna kenârına varınca yukaru kal‘ayı ihâta etmiş kara cânibidir kim bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat palanka dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dîvârı var, ardı ve önü yoldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
Bu palanka-i zîbâ kal‘a-i Üstürgon'un cânib-i kıblesinde bir dere aşırı ve bir ok menzili ba‘îd bir havâle depe var, küffâr-ı hâksâr bu depeden kal‘a-i Üstürgon'u döğe döğe aldığiyçün Lala Koca Mehemmed Paşa kal‘ayı kâfire verüp yine kâfirden aldığı zamân bu depeden kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u cebren ve kahren mukaddemâ verdi ve yine kâfirden alup ba‘de'l-feth sene 1014 Koca Mehemmed Paşa asr-ı Sultân Ahmed'de bu palankayı müceddeden binâ edüp ismine Depedelen kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… yçün Lala Koca Mehemmed Paşa kal‘ayı kâfire verüp yine kâfirden aldığı zamân bu
depeden
kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u cebren ve kahren mukaddemâ verdi ve yi …
Bu palanka-i zîbâ kal‘a-i Üstürgon'un cânib-i kıblesinde bir dere aşırı ve bir ok menzili ba‘îd bir havâle depe var, küffâr-ı hâksâr bu depeden kal‘a-i Üstürgon'u döğe döğe aldığiyçün Lala Koca Mehemmed Paşa kal‘ayı kâfire verüp yine kâfirden aldığı zamân bu depeden kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u cebren ve kahren mukaddemâ verdi ve yine kâfirden alup ba‘de'l-feth sene 1014 Koca Mehemmed Paşa asr-ı Sultân Ahmed'de bu palankayı müceddeden binâ edüp ismine Depedelen kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… ca Mehemmed Paşa asr-ı Sultân Ahmed'de bu palankayı müceddeden binâ edüp ismine
Depedelen
kal‘ası derler.
Bu palanka-i zîbâ kal‘a-i Üstürgon'un cânib-i kıblesinde bir dere aşırı ve bir ok menzili ba‘îd bir havâle depe var, küffâr-ı hâksâr bu depeden kal‘a-i Üstürgon'u döğe döğe aldığiyçün Lala Koca Mehemmed Paşa kal‘ayı kâfire verüp yine kâfirden aldığı zamân bu depeden kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u cebren ve kahren mukaddemâ verdi ve yine kâfirden alup ba‘de'l-feth sene 1014 Koca Mehemmed Paşa asr-ı Sultân Ahmed'de bu palankayı müceddeden binâ edüp ismine Depedelen kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… i Üstürgon'u top ile döğe döğe harâb u yebâb eder. Hemân buna çâre oldur kim bu
Depedelen
kayasın beş on aded dörder ve beşer hazîneli lağımlarla ender-havâ mu‘allakest …
El-hâsıl sarp palankadır, ammâ Allâhümme âfinâ ibtidâ düşman geldikde der-ceng-i evvel bu hisâra sarılup aldıkda andan kal‘a-i Üstürgon'u top ile döğe döğe harâb u yebâb eder. Hemân buna çâre oldur kim bu Depedelen kayasın beş on aded dörder ve beşer hazîneli lağımlarla ender-havâ mu‘allakest dediği gibi lağımlarla bu depeyi sehel hâke berâber etseler henüz kal‘a-i Üstürgon sedd-i Kahkahâ olurdu, Allâhümme yessir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… ile kal‘a-i Üstürgon altına gelüp meks-i hıyâm etdikde kal‘a-i Üstürgon'dan ve
Depedelen
ve Bârûdhâne ve Ciğerdelen kal‘alarından ol kadar top şâdumânları etdiler kim a …
Bu ziyâretgâhları ve kal‘a-i Üstürgon'u alâ kadri'l-imkân niçe ahbâb ile şeb [ü] rûz seyr [ü] temâşâ etdiğimizin beşinci günü Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Ahmed Paşa-yı mükerrem deryâ-misâl asker ile kal‘a-i Üstürgon altına gelüp meks-i hıyâm etdikde kal‘a-i Üstürgon'dan ve Depedelen ve Bârûdhâne ve Ciğerdelen kal‘alarından ol kadar top şâdumânları etdiler kim arz [u] semâvât ve kubbe-i eflâk-i kâ’inât güm güm gürleyüp bir sâ‘at kadar bârûd-ı siyâhın dûdı ebr-i kebûddan zâil olmayup bir sâ‘atden sonra kal‘a-i Üstürgon dûd-ı muzlimden nûr-ı beyz-âsâ zâhir ü bâhir olup cümle ebrâcları ve dendân-ı bedenleri şukka alemler ve sancağ u bayrağ u fılandıralar ile zeyn olmuş göründü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98a ·
metinde göster ·
… ve Şoşkon depesinde ve Muhanad depesinde ve İrşek depesinde ve Ban depesinde ve
Depedelen
depesinde ve Bağdala depesinde ve'l-hâsıl on iki aded püşte-i bâlâlar üzre Üstü …
Ve dahi Üstürgon kal‘ası tarafındaki Süleymân Hân depesinde ve Şoşkon depesinde ve Muhanad depesinde ve İrşek depesinde ve Ban depesinde ve Depedelen depesinde ve Bağdala depesinde ve'l-hâsıl on iki aded püşte-i bâlâlar üzre Üstürgon kavmi dağlar gibi odunlar yığup on iki yerden âteşler evc-i âsumâna peyveste olup tâ sabâha dek ale'l-ittisâl nâr-ı Nemrûd-misâl âteşler on iki burcdan haml ü sevr ve cevzâ ve seretân ve esed ve sünbüle ve mîzân ve akreb ve kavs ve cedy ve delv ve hût misilli ebrâclardan Üstürgon'un on iki aded yerde âteşleri cihânı rûşen edüp dendân-ı bedenleri üzre bî-hisâb fânûs ve neft ve katrân ve zift ve dühn-i gûsfendleri yakup kal‘a-i Üstürgon'u 107b dahi çerâğân etdiklerin Sadrıa‘zam görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a–107b ·
metinde göster ·
kal‘ası mukâbilinde hemân ol mahalde sehel gidüp nehr-i Viyo'ya mahlût olup üç …
Bu Ergiri sahrâsından cereyân eden nehr-i Dirağopol kıble tarafındaki sahrânın öte ucundan karye-i Zavaraho'dan çıkup Ergiri sahrâsından yıldıza gidüp andan nehr-i Yenice'ye mahlût olup Depedelen kal‘ası mukâbilinde hemân ol mahalde sehel gidüp nehr-i Viyo'ya mahlût olup üç nehir bir olup şimâl cânibine cereyân ederek Avlonya körfezine karîb nehr-i Kuruçay'a munsab olup yine ol mahalde Avlonya körfezi deryâsına karışırlar ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354b ·
metinde göster ·
… âd edüp Dervîş Râhî'yi şâhrâh üzre defn eyleyüp iki kelle ile mansûr u muzaffer
Depedelen
şehrine revâne olduk.
Bu cisri geçüp el-ıyâzen billâh âsî Porgonat içidir. Bu menzilde giderken bir günde yolumuza iki kerre Porgonat harâmîleri enüp yarar refîklerimiz olmağile azîm savaşlar eyleyüp âhır refîkimiz Dervîş Râhî râh-ı Hakka şehd-i şehâdetle gidüp ve benim altımda Hamîs nâm bir atım ve bir gulâmım mecrûh olup anlardan iki mel‘ûn mürd olup silâhların alup hamd-i Hudâ Hudâ murğ-ı cânımız âzâd edüp Dervîş Râhî'yi şâhrâh üzre defn eyleyüp iki kelle ile mansûr u muzaffer Depedelen şehrine revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
… stân ve çengelistân yerlerdir kim ibtidâ-i hudûd-ı Avlonya 356b sancağıdır ve
Depedelen
kazâsı nâhiyesidir. Bu âsîler içinden selâmetle iki sâ‘atde geçüp,
Ve bu Porgonat Arnavudu âsîleri içinden yüz bin renc-i anâ ile ubûr ederken elli pâre kurâlardır ve yerleri gâyet sarp ve dağıstân ve çengelistân yerlerdir kim ibtidâ-i hudûd-ı Avlonya 356b sancağıdır ve Depedelen kazâsı nâhiyesidir. Bu âsîler içinden selâmetle iki sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a–356b ·
metinde göster ·
hudûdudur. Bu karyeye mukâbil nehr-i Viyo Ergiri nehrine mahlût olur. Bu nehr-i …
Karye-i Közat: Bu dahi Depedelen hudûdudur. Bu karyeye mukâbil nehr-i Viyo Ergiri nehrine mahlût olur. Bu nehr-i Viyo tâ Görice ve Tırhala dağlarından ve Semerine yaylasından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… haddinde nehr-i Tuna kenârında kal‘a-i Üstürgon-ı meshûn mukâbelesinde bir dahi
Depedelen
kal‘ası var. Lâkin ol Depedelen palanka çit kal‘adır, ammâ bu seng binâ bir kal …
Budin serhaddinde nehr-i Tuna kenârında kal‘a-i Üstürgon-ı meshûn mukâbelesinde bir dahi Depedelen kal‘ası var. Lâkin ol Depedelen palanka çit kal‘adır, ammâ bu seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 897 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî asrında Gedik Ahmed Paşa fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… al‘a-i Üstürgon-ı meshûn mukâbelesinde bir dahi Depedelen kal‘ası var. Lâkin ol
Depedelen
palanka çit kal‘adır, ammâ bu seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 897 târîhind …
Budin serhaddinde nehr-i Tuna kenârında kal‘a-i Üstürgon-ı meshûn mukâbelesinde bir dahi Depedelen kal‘ası var. Lâkin ol Depedelen palanka çit kal‘adır, ammâ bu seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 897 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî asrında Gedik Ahmed Paşa fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… up kal‘a içindeki küffârların depelerin deldikleriyçün bu kal‘aya ba‘de'l-feth "
Depedelen
" deyü tesmiye etdiler. Hâlâ Avlonya sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli a …
Âsî Arnavud Venedik Frengiyle bir olup bu kal‘a içine kapanup guzât-ı müslimîn dahi kal‘aya havâle tabyalar yapup kal‘a içindeki küffârların depelerin deldikleriyçün bu kal‘aya ba‘de'l-feth "Depedelen" deyü tesmiye etdiler. Hâlâ Avlonya sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… ayı Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile feth edüp hâlâ niçe bin şühedâlarımız Eski
Depedelen
kurbunda medfûnlardır.
Ve ancak Bâyezîd-i Velî'nin bir küçük câmi‘i var ve bir alçak minâreciği var. Su sarnıçları ve cebehânesi ve darı ile memlû anbârı var. Kal‘a neferâtları şeb [ü] rûz âsî Porgonatlı Arnavudıyla ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler, zîrâ bu kal‘ayı Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile feth edüp hâlâ niçe bin şühedâlarımız Eski Depedelen kurbunda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
Ve bu Depedelen'den gayri yarar refîkler alup ale's-sabâh kalkup gidecek mahalde konağımızın kapusu önünde kal‘a kulundan iki yüz aded bahâdır çatal fitilli gâzîler bizim ile yola revâne olmağa mübâşeret etdiler. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı
Depedelen'dir
. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet …
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı sarây-ı a‘yân-ı ağavât: Cümleden Hüseyin Paşa sarâyı bâğ-ı Merâmdır. Ve paşalara mahsûs sarâyda vâlî-i vilâyet Çatalbaş Paşa karındaşı Osmân Paşa sarâyında sâkin olup getirdiğimiz emr-i pâdişâhîleri ve Serdâr Alî Paşa mektûbların verüp dîvân-ı pâdişâhîde Depedelen'den getirdiğimiz Porgonatlı harâmîlerinin kellelerin dîvân-ı pâdişâhîde galtân edüp fermân-ı pâdişâhîler kırâ’at olundukda mefhûm-ı kelâmları Osmân Paşa'nın ma‘lûmu olup "Fermân pâdişâhın" deyüp Manya muhâfazasına cemî‘i Avlonya sancağı askeriyle âmâde olmak içün nâdîler nidâ edüp getirdiğimiz kelleler içün hakîrin başına bir çeleng-i şâhî takup ve bir hil‘at-i fâhire geydirüp fermân-ı serdâr getirdiğimiz içün bir kîse guruş ve bir at ve bir köle ve hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka kumâş ihsân edüp konağımızda bir hafta safâlar edüp niçe sarâylarda dahi zevkler etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358b ·
metinde göster ·
… yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi
depede
olmağile herbiri birer cânibe nâzırdır.
Ve tarîk-ı âmları eniş ve yokuş olduğundan ve daracık zıyk yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile herbiri birer cânibe nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·