… 'dan tâ Medîne ve Mekke-i Mükerreme'ye varınca cemî‘i menâzillerde olan dere ve
depeleri
ve mahûf u muhâtara akabe menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmi …
Balatkapusu'nun iç yüzünde Balat câmi‘i: Süleymân Hân'da Ferruh Kethudâ'nındır {ve Mi‘mâr Sinân} binâsıdır. Taşra soffasının kıble dîvârında serâpâ Kudüs-i Şerîf'den Mısır'a ve Mısır'dan tâ Medîne ve Mekke-i Mükerreme'ye varınca cemî‘i menâzillerde olan dere ve depeleri ve mahûf u muhâtara akabe menâzilleri eşkâl [u] hey’etleri ile bir üstâd-ı kâmil nakkâş-ı âmil tasvîr etmişdir kim Erjeng ü Mânî kalemin çekmede âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89a ·
metinde göster ·
… yağlı poğaça ve şa‘îr ve gayrı metâ‘ satarlar. Andan yine cânib-i garba dere ve
depeleri
güzer edüp,
Bu rabta-i zîbâ henüz yevmen fe-yevmen imâr olmadadır. Mahbûbe Bulgar kızları müsâfirîne arz-ı cemâl edüp yağlı poğaça ve şa‘îr ve gayrı metâ‘ satarlar. Andan yine cânib-i garba dere ve depeleri güzer edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
… dörd aded şâhî darbzenlere de âteşler olup Rahovası Bitlîs kayaları ve dere ve
depeleri
ra‘d-vâr gürleyüp sâ‘ikasından zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Bitlîs Hân bu sa …
Ertesi gün ordu-yı İslâm'a dellâllar nidâ edüp on gün tekâüd fermân olunup mezbûr yigirmi iki aded cebehâne gemileri Tahtıvân limanına sâlimîn gelüp ve tüfeng şâdımânları olup cümle âlât-ı silâhlarıyla gemilerden çıkarup paşanın otağı önüne ale't-tertîb dizüp levâzımâtlarıyla âmâde oldukdan sonra ba‘de'l-asr serâperde-i vezîrde somât-ı Muhammedî tenâvül olunup gülbâng-ı Muhammedî sadâsı üç nevbet gelüp sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olup yetmiş bin guzâtın tüfenglerinden bir yaylım atup ve bir yaylım altı aded balyemez ve dörd aded şâhî darbzenlere de âteşler olup Rahovası Bitlîs kayaları ve dere ve depeleri ra‘d-vâr gürleyüp sâ‘ikasından zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Bitlîs Hân bu sadâ-yı mûhişi istimâ‘ edüp "Hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ oldu." deyü haber geldi ve yevm-i mezbûrda top câmûslarına me’mûr olan ağaya haber gitdi. Ve ertesi gün bin iki yüz aded fil-i Mahmûdî-misâl câmûslar geldi ammâ dahi sağ kol Kürdistânı beğleri gelmedi ve paşa "Olmaya, illâ hayr!" deyü ığmâz-ı ayn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b ·
metinde göster ·
… su girir. Ve her kulleleri ejder-i heft-ser-misâl metîn ve müstahkem kullelerin
depeleri
cümle tahta örtülü kubbelerdir. El-hâsıl "Kilidü'l-bahreyn" nâm denilse sezâ bi …
Bu kal‘a içre ancak beş hâne ve Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve buğday anbârı ve cebehânesi var. Gayrı imâretden bir nişân yokdur. Dizdârı ve yüz aded âmâde ve hâzır-bâş neferâtları vardır. Kal‘ası leb-i Özü'de sekiz köşe bir küçük kal‘acıkdır kim cirmi üç yüz germe adımdır, ammâ dîvârı elli arşın bâlâdır ve aslâ handakı yokdur, zîrâ kumsal bir alçak yerde binâ olunmuşdur. Ve karşu Kılburun'a ve nehr-i Özü boğazına ve kara câniblerine on iki köşeye bakar on iki pâre balyemez top-ı serâmedleri var kim nazîrleri meğer Rodos kal‘asında ola. Ve her topların delikleri Özü nehrine berâber demir kapaklı kapulardır. Özü ve Karadeniz temevvüc etdiği yer olmak ile iki bahrin fırtınası bu top deliklerinden içeri su girir. Ve her kulleleri ejder-i heft-ser-misâl metîn ve müstahkem kullelerin depeleri cümle tahta örtülü kubbelerdir. El-hâsıl "Kilidü'l-bahreyn" nâm denilse sezâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… sâ‘atde ubûr ederek niçe yüz aded demir ma‘denleri çıkar yerleri ve dereleri ve
depeleri
geçüp Rila yaylağı ve Samakov yaylağı kûh-ı bâlâların seyr [ü] temâşâ ederek 4 …
Hamd-i Hudâ bu mahalde bir hatâ görmeyüp selâmetle ubûr edüp Samakov yaylası ve sahrâsı içre elli pâre ma‘mûr kurâları geçdik. Cümle re‘âyâları Bulgar'dır ve avred ve oğlanları demir cevheri çıkarmada sâhib-i kârdır. Cümle cevheri çuval çuval şehr-i Samakov'a getirüp Samakov emînine fürûht ederler. Bu kurâları 5 sâ‘atde ubûr ederek niçe yüz aded demir ma‘denleri çıkar yerleri ve dereleri ve depeleri geçüp Rila yaylağı ve Samakov yaylağı kûh-ı bâlâların seyr [ü] temâşâ ederek 4 sâ‘atde, 39b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a–39b ·
metinde göster ·
… ken yine nehr-i Şamos kenârında ma‘mûr köyler ve niçe sarplık dağlar ve dere ve
depeleri
ve belen yerleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Andan yine taraf-ı kıbleye giderken yine nehr-i Şamos kenârında ma‘mûr köyler ve niçe sarplık dağlar ve dere ve depeleri ve belen yerleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91a ·
metinde göster ·
sehel sivridir. Bir mudhik çehre-i acîb lûlî mashara şapka ve inbisatlı keferel …
Diğer temâşâ[-yı] ibret: Bu şehrin bir gûne dahi re‘âyâ kefereleri var. Freng şapkası gibi manlifke Eflâtûniyye şapkası geyerler, ammâ Frengin siyâh şapkadır, ammâ bu re‘âyânın beyâz keçeden şapka geyerler ammâ depeleri sehel sivridir. Bir mudhik çehre-i acîb lûlî mashara şapka ve inbisatlı keferelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237a ·
metinde göster ·
… i geçüp ve üç sâ‘atde sengistân ve sa‘b u çengelistân yerleri ve uçurum dere ve
depeleri
renc-i anâ çekerek ubûr edüp,
Andan semt-i cenûba birkaç limânlı yerleri geçüp ve üç sâ‘atde sengistân ve sa‘b u çengelistân yerleri ve uçurum dere ve depeleri renc-i anâ çekerek ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… bu cezîreyi servi ağacıyla müzeyyen etmişdir kim cemî‘i dağları ve dereleri ve
depeleri
servi râyihasıyla mu‘attardır. Cemî‘i dünyâda eyle servi dırahtlı bir diyâr yok …
Bu cezîre-i Girid'in cemî‘i direkleri ve tahtaları serâpâ servi ağacından olup Allâhu Rabbü'l-âlemîn bu cezîreyi servi ağacıyla müzeyyen etmişdir kim cemî‘i dağları ve dereleri ve depeleri servi râyihasıyla mu‘attardır. Cemî‘i dünyâda eyle servi dırahtlı bir diyâr yokdur. Hattâ cümle Âl-i Osmân askeri yigirmi yedi yıl servisini kıra kıra tükedemediler. Hattâ cümle isfakiye keferelerinin evleri ve dam u bâmları ve kapuları ve cümle sandûkaları servi levhası ve kerastelerinden olmağile hâneleri misk [ü] amber-i hâm gibi kokup âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b ·
metinde göster ·
… r-i Gedüs bir sengistân dar boğaz içinde bir dere kenârında vâki‘ olmuş dere ve
depeleri
zeyn etmiş kat-ender-kat ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Bu cânib hânelerinin yüzleri …
Ve şehr-i Gedüs bir sengistân dar boğaz içinde bir dere kenârında vâki‘ olmuş dere ve depeleri zeyn etmiş kat-ender-kat ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Bu cânib hânelerinin yüzleri cânib-i şarka nâzırdır ve derenin karşu tarafında çârsû-yı bâzâr olan evlerin dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf evlerinin karşu kıble tarafı evc-i âsumâna ser çekmiş kal‘a-i bâlânın kayasıdır kim aktâr-ı arzı geşt [ü] güzâr eden seyyâhân-ı berr ü bihâr cânbâz tâ’ifesi pehlivânları yigirmi otuz yılda bir kerre bir azîm cem‘iyyet-i kübrâ ile bu şehr-i Gedüs'e gelüp birbirlerin imtihânen bu kal‘a kayasına resen bağlayup gûnâ-gûn arz-ı mahâretler gösterüp Y 20b urûc eden post sâhibi ser-çeşme pehlivân olur. Niçesi pâre pâre olur. Hâlâ aşağı derk-i esfelde medfûndurlar. Ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Bu kal‘anın bu kullesi kayalar üzre tâ bu mertebe eflâke ser çekmişdir kim efvâh-ı nâsda Cânbâz kullesi derler, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a–Y20b ·
metinde göster ·
… armaris iskelesine götürüp füruht ederler. Ve cümle Marmaris dağları ve dere ve
depeleri
cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve mersin ağacı ile müzeyyen olup âyende vü r …
Ve bu beş kazâ yerin cümle halkı bunu tahsîl edüp öşr-i sultânîsin Milâs şehrinde (---) câmi‘i mütevellîsine öşür verirler. Kadîm eyyâmdan berü bu dağlar ol câmi‘in evkâfıdır. Öşürden mâ‘adâsın Rodos mukâbelesinde Marmaris iskelesine götürüp füruht ederler. Ve cümle Marmaris dağları ve dere ve depeleri cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve mersin ağacı ile müzeyyen olup âyende vü revendenin demâğın ıtr-ı şâhî-misâl mu‘attar eder. Hattâ Sultân Süleymân Hân Rodos fethine müteveccih olduklarında bu Gökâbâd hıyâbânı içinden ubûr ederken demâğı mu‘attar olup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128b ·
metinde göster ·
beyâz koyun zeyn edüp kırkar ellişer muhallaka paraya kurbân verirler. Ol kadar …
Ve bu Mîne bâzârında tağı ve taşı ve dere ve depeleri beyâz koyun zeyn edüp kırkar ellişer muhallaka paraya kurbân verirler. Ol kadar çok gelir kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·