… alb etdiğimiz yerden halâs olmuş deyü yine kayd-bend ile huzûr-ı hâkime getirüp
der ân
yine arasta başına götürüp görseler kim evvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. …
âyetin tilâvet ederken Abdî Dede'yi kayd-bend ile huzûr-ı hâkime götürüp ol ân emân vermeyüp arasta başında salb edüp muhallefât [u] terîkesini zabt içün savma‘asına vardıklarında görseler kim sûre-i (---) Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn tilâvet ederken şehîd etdikleri Arapça âyetin kırâ’at eder. Hemân bre salb etdiğimiz yerden halâs olmuş deyü yine kayd-bend ile huzûr-ı hâkime getirüp der ân yine arasta başına götürüp görseler kim evvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. Hemân Abdî Dede maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-ittifak Abdî-i sânîyi dahi Abd-i evvelin yanına salb edüp yine hânesinde esvâbın zabt etmeğe vardıklarında yine savt-ı a‘lâ ile sûre-i (---) ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 67b ·
metinde göster ·
… p küt-a-küt ceng ederler" deyince leşleri paşanın huzûruna bırağup yer öpdüler.
Der ân
hemân paşa ukkâb-misâl yerinden pertâb edüp,
"Amân Sultânım. Senin iç ağaların Türkmân mahallesinde bir hânede fısk [u] fücûr ederken bilmeyüp basdık. Bu kadar âdemlerimiz katl edüp ve bu kadar kimesneyi dahi mecrûh etdiler. Hâlâ ol hânede kapanup küt-a-küt ceng ederler" deyince leşleri paşanın huzûruna bırağup yer öpdüler. Der ân hemân paşa ukkâb-misâl yerinden pertâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250a ·
metinde göster ·
Soffa-i Halâs: Bir taş binâ soffacıkdır. İki kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir alçak mihrâblı soffadır. Kaçan kim Hazret-i Risâlet Mekke-i mükerreme müşrikleri derdinden gâh Yemen'e ve gâh Tâ’if ve Abbâs-ı Aden'e giderdi. Bir gün yine refîkleri ile şâm-ı şerîfe gitmeğe azîmet edüp râha müteveccih olduklarında Ebû Leheb ve Ebû Cehil la‘în Sürâka bin Melik nâm la‘îne birez mâl ve bir hayli menâl verüp Hazret-i Risâlet'in akabınca yetişüp Hazret'[i] şehîd etmeğe ta‘ahhüd edüp zırhın geyüp seyf-i miczemin kuşanup küheylân atına süvâr olup mızrağın silkerek azm-i râh edüp Hazret-i Risâlet'i bu Vâdî-i Fâtıma kurbunda görse kim Hazret-i Risâlet refîkleri ile piyâdece zikrullâh ederek gitmede. Hemân bu kez Sürâka at bırağup mızrağın silküp Hazret'e yakın geldikde cıdasıyla Hazret'e darb edem derken der ân Hazret,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309a ·
metinde göster ·
… ye" deyü feryâd eder. Ya‘nî "at yılanı, at yılanı" deyü Y 122b feryâd etdükde
der ân
yılanın başıyla gevdesin sâ’ir yılanların bağırsakları ve yumurtaları içine atm …
Ammâ bu yılanları kassâblar katl ederken sâtûru bir dürüst urmayup gevdede yâ baş yâhûd kuyruk bir zerre denli ilişse hemân hekîmbaşı yerinden sıçrayup "irmi, irmi el-hayye" deyü feryâd eder. Ya‘nî "at yılanı, at yılanı" deyü Y 122b feryâd etdükde der ân yılanın başıyla gevdesin sâ’ir yılanların bağırsakları ve yumurtaları içine atmayup başka bir yere bırakdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y122a–Y122b ·
metinde göster ·
"Buyurun, sizi sâhib-i devlet ister" deyü haber verüp
der ân
hakîr İbrâhîm Paşa huzûruna varup âyîn-i Seyyid Ahmed el-Bedevî müzâkeresi oldu …
"Buyurun, sizi sâhib-i devlet ister" deyü haber verüp der ân hakîr İbrâhîm Paşa huzûruna varup âyîn-i Seyyid Ahmed el-Bedevî müzâkeresi oldu. Hemân hakîr fırsat ganîmet bilüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y278b ·
metinde göster ·
Ve ekseriyyâ Mısır'da ba‘zı ni‘met pişerken tuz ile bunu dahi ilkâ ederler,
der ân
eti ve sâyir ni‘meti muharrâ edüp pişirir. Ammâ bu ni‘meti tenâvül edenin gözle …
Ve ekseriyyâ Mısır'da ba‘zı ni‘met pişerken tuz ile bunu dahi ilkâ ederler, der ân eti ve sâyir ni‘meti muharrâ edüp pişirir. Ammâ bu ni‘meti tenâvül edenin gözleri cimroz olur ve âvâzı bed ve yüzü miskîn-çehre ve hayâsı debe ve karnı gebe gibi olur. Gâyet muzır ma‘dendir. Elbette Mısır ta‘âmında bunun zerre kadar suyu olsun korlar. Zîrâ odun öd gibi zî-kıymetdir, anıniçün sığır tezeği yakarlar. Ni‘meti lezîz değildir, dahi çiğ iken natrûn ile muharrâ pişirmişdir kim ni‘met gûyâ herîse olmuşdur. Anıniçün Q 291aP 288a Mısır'ın ta‘âmı tîz pişüp meydâna gelür. Ammâ sâhib-i tab‘ olan hânedân sâhibleri odun ile ta‘âm pişirirler, anların ni‘metleri lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y339b ·
metinde göster ·