… yokuşu ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sa‘îr beli ve gayri gûnâ-gûn cehennem
derecelerin
üstâd nakkaş-ı Freng-pesend bir nakş-ı Freng-i Mânî etmiş kim bir kerre ol cehe …
Ve bu cennete karşılık bir muzlim küncde elli adım mikdârı tûlı bir dîvâr yüzüne bir cehennem tasvîri yazmış kim hakîr gördükde sûre-i Fâtiha'da Arapça okudum. Ve mîzân ve terâzûyi görüp sûre-i Rahmân'da 61aArapça âyetin okudum. Ve derk-i esfel deresin gördükde sûre-i (---)Arapça âyetin tilâvet etdim. Ve çâh-ı gayyâyı gördükde sûre-i veylün li-külli âyetin kırâ’at etdim. Veyl deresi ve Sakar yokuşu ve Tamu deresi ve Siccîn deresi ve Sa‘îr beli ve gayri gûnâ-gûn cehennem derecelerin üstâd nakkaş-ı Freng-pesend bir nakş-ı Freng-i Mânî etmiş kim bir kerre ol cehennem içinde ibâdullâhın neft ü katrân ve âteş içinde büryân olup zebânîler elinde giryân olup mâlikler kırbaçlar ile halkı urarak akreb ve yılan ve çıyan ve develer boynu kadar engerekler âdemleri sokarak bu âlâm-ı şedâi’dlerin tasvîrâtların görenler tabî‘at-i Nemrûdiyyetden ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâdiyyet tabî‘atinden ve hümeze ve lüzeme ve zemmâm ü nemmâm u fâsık u fâcir ü zânî ve lûtî ve ribâhor ve hamir-nûş olup cemî‘i ahlâk-ı zemîmelerden tâ’ib ve tâhir olur, ol azâb-ı elîm tasvîrlerin görüp yemeden içmeden berî olup bir künc-i mihnetde savma‘asında bakıyye-i ömr-i girân-mâyesin tâ‘atla geçirüp çirkef-i dünyâdan el çeküp "Emir Allâh'ın, cennet olmazsa bârî cennet ve cehennem ortasında a‘râf olsun" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b–61a ·
metinde göster ·
bir şehir olup benî âdemi büryân ve giryân olup gâyet cezîre yerdir. Câ-be-câ b …
Ammâ bu kal‘a-i harâb içi cümle bâğ u bâğçelerdir. Dağ etekleri kara kara kayalardır. Dahi mâ-fevkleri kal‘anın ebrâcları ve dîvârlarıdır. Lâkin bu şehrin hevâsı sakîldir, zîrâ leb-i deryâda sâfî kara taşlıkdır. Mâh-ı Temmûz'da cehennem derecelerinden bir şehir olup benî âdemi büryân ve giryân olup gâyet cezîre yerdir. Câ-be-câ bâğ u bâğçelerinde mevzûn ve serâmed servi ağaçları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·
Ve bu çârsû-yı bâzâr içleri ve cümle mahallât sokakları zamân-ı kadîmde bu şehir binâ olunurken cümle sadranç nakşı tarîk-i âmlar tarh olup her sokağı ikişer ve üçer bin adım doğru doğruya çırpı ile tarh olmuş tarîk-i âmmlar cümle pâk döşeli taş kaldırımlardır. Ammâ Çufud mahallâtlarının sokakları hem daracık dâr-ı menhûshânelerdir ve hem cümle zokakları pis ve mülevvesdir, zîrâ bu kavm-i cuhûdlar cümle himâyede olmak ile çöplük subaşısı Yahûdların sokakların pâk etdiremez. Ve derilerinin kapularından içeri değme âdemler geçemez. Allâhümme âfinâ gûyâ cehennem derecelerinden bir sakar dereceleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·