… ] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na karîb Levend Çiftliği nâm
derelerden
gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr …
Mesîregâh-ı Tekye-i hâss [u] âmm Kâğızhâne-i cihân-ârâ: Arab u Acem'de Hind ve Yemen ve Habeş seyyâhânları içre meşhûr-ı âfâk bir teferrücgâhdır. Rûm şu‘arâları âb [u] hevâsına şehrengîz etmişlerdir. Karadeniz Boğazı'na karîb Levend Çiftliği nâm derelerden gelüp cereyân eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl edüp beyâz gülberk-i ter-misâl olur gâyet lezîz sudur. Ba‘zı Hind tüccârları metâ‘ın bu Kâğızhâne'ye getirüp birer kerre suya batırdıkları kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
mel‘ûndur, zîrâ tâ şehrin ma‘mûr ve izdihâm yerinde vâkı‘ olmuşdur. Hattâ Hacı …
Bu dere evvelki tahrîr 145a olunan derelerden mel‘ûndur, zîrâ tâ şehrin ma‘mûr ve izdihâm yerinde vâkı‘ olmuşdur. Hattâ Hacı Balı nâm bir sâhibü'l-hayrât bu gayyâ deresi üzre bir sırât cisr-i azîmin bir kayadan bir kayaya binâ etdirmiş kim hakkâ ki anı yapmak makdûr-ı beşer değildir. Bundan dahi aşağı bakanın zehresi sıyup vücûdu berk-i hazân gibi ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b–145a ·
metinde göster ·
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır. Ol
derelerden
akan sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup d …
Ve dahi leb-i deryâ tarafında bir azîm vâsi‘ kemer vardır. Ol derelerden akan sular bu kemerlerden geçüp niçe değirmenlere ve bâğ u bostânlara uğrayup deryâya mahlût olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… irine dek kifâyet eder, tedrîc ile istimâl ederler. Ve dâ’imâ tâze suları aşağı
derelerden
eşekler ile taşırlar. Ve her âdemde beşer onar eşek mukarrerdir, zîrâ kal‘anın …
Ve bu kal‘ada taşra aslâ bir hâne varoş yokdur, cümle kal‘a içindedir. Ve bu kal‘a aşağı İstanköy kal‘asından büyükdür ve metîndir. Ve cânib-i erba‘ası bin altmış bedendir ve yigirmi dirsek kulledir. Ve her kullede beşer altışar top mukarrerdir. Ve yılda on gün bu İstanköy cezîresinin cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı at ve katır ve eşekleri ile gelüp bu kal‘a içinde olan yetmiş aded su sarnıcların mâl-â-mâl ederler. Tâ sene âhirine dek kifâyet eder, tedrîc ile istimâl ederler. Ve dâ’imâ tâze suları aşağı derelerden eşekler ile taşırlar. Ve her âdemde beşer onar eşek mukarrerdir, zîrâ kal‘anın garbında mezârlıkdan alarka cihânı bâğ u bâğçe dutmuşdur. Andan eşekleri ile cümle mahsûlâtların taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ası evc-i âsımâna ser çekmiş bir kal‘a-i âlîdir. Aşağı
derelerden
ve şehirden bir sâ‘atde çıkılır. Ol cebel-i müntehânın zirve-i a‘lâsında şekl-i …
Ve kal‘ası evc-i âsımâna ser çekmiş bir kal‘a-i âlîdir. Aşağı derelerden ve şehirden bir sâ‘atde çıkılır. Ol cebel-i müntehânın zirve-i a‘lâsında şekl-i müdevver bir sengîn-bünyâd bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Ammâ hîn-i fetihde Melikü't-Tâhir Efrenc elinden feth etmede üsret çeküp ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ Y 199a içinde keçi ve koyun kışlar. Benî âdemden ve imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198b–Y199a ·
metinde göster ·