… ğildir ve Kücür mahallesi cisri ve Değirmân mahallesi cisri. Bu ma‘lûmumuz olan
derelerin
yemîn ü yesârında bâğlı u bâğçeli kat-ender-kat sarây-ı âlîlerdir kim cümle kâr …
Der-fasl-ı cüsûr-ı âyende vü revendegân: Şehr-i Bitlîs içre cümle on yedi dereler üzre on bir aded kârgîr binâ cüsûr-ı ra‘nâlardır. Cümleden kal‘a dibinde Hâtûniyye cisridir kim altından ubûr eden nehr-i zülâleyn Ayn-ı İskender ve Ayn-ı Âvîh dereleridir. Ve Husul nehri cisri ve Aynu'l-berut cisri ve Hân bâğı cisri ve Miskinler kurbünde Arab köprüsü, musanna‘ cisr-i ma‘mûrdur. Ve Karadere Mahallesi cisri ve Âvîh derede dahi cisirler var, ma‘lûmum değildir ve Kücür mahallesi cisri ve Değirmân mahallesi cisri. Bu ma‘lûmumuz olan derelerin yemîn ü yesârında bâğlı u bâğçeli kat-ender-kat sarây-ı âlîlerdir kim cümle kârgîr binâlardır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
derbend-i çalındır etmişler ve her kat meterislere kat-ender-kat benî Âdem dold …
Hakkâ ki Bitlîs derelerin derbend-i çalındır etmişler ve her kat meterislere kat-ender-kat benî Âdem doldurmuşlar. Hakkâ mukaddemâ Tahte'l-Van altında giriftâr olan dillerin sözleri sahîh imiş ve bu gûne muhîl Ekrâd'[da]n mâ‘adâ Bitlîs'in dere ve depelerde ve cemî‘i ser-i püşte ve püştelerde der-beste olmuş dere ağızlarında niçe bin tüfeng-endâz âdemler birbirlerine tirkeşüp gûnâ-gûn külbe vü haymeler ile cümle dağlar zeyn olmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
… bâğlı u bâğçeli derelerdir kim bir tarafından kal‘aya zafer mümkin değildir. Bu
derelerin
mâbeyninde vâki‘ olmuş seng-i hârâlar üzre bir kal‘a-i yed-i kudretdir kim her …
Bu gûne ta‘rîf u tavsîfden murâd oldur kim bu kal‘a-i İmâdiyye cemî‘i Kürdistân'ın ve Arab u Acem'in tâ ortasında vâki‘ olmuş kal‘adır kim cânib-i etrâfında olan seng-i hârâlarında niçe kerre yüz bin gûne murg-ı vahşî âşiyân dutmuş İmâdeddîn kal‘asıdır. Cânib-i (---) urûc olunur. Ancak bir yolu vardır ve cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan ve derk-i esfelden nişân verir mahsûldâr âb-ı revânlı bâğlı u bâğçeli derelerdir kim bir tarafından kal‘aya zafer mümkin değildir. Bu derelerin mâbeyninde vâki‘ olmuş seng-i hârâlar üzre bir kal‘a-i yed-i kudretdir kim her tarafından aşağı nazar edenin zehresi çâk olur. Gerçi böyle seng-i bâlâ üzre niçe sa‘b hisâr-ı metîneler var ammâ daracık kal‘a-i sağîrelerdir. Ammâ bu İmâdiyye şâhikası bir vâsi‘ sahrâlı ve çemenzâr yerli ve hân sarâylı ve bâğlı u bâğçeli ve servî dırahtlı ferah-fezâ yalçın kayalı zemîndir kim bu kûh-ı bülendi bir âdem (---) sâ‘atde devr eder. Niçe yeri 378a arz-ı hâlî olduğundan mâ‘adâ şehrin cümle mezâristânı kal‘a içindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 377b–378a ·
metinde göster ·
… rdan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu
derelerin
ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şek …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası çep çevre birer top menzili ba‘îd havâleli dağlardır, ammâ Gırıblan dağı pek yakın havâledir kim Melek Ahmed Paşa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir ok urup kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu dağlardan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu derelerin ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şekl-i müseddes bir şeddadî seng-i tırâş ahcârât-ı mücellâlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Gerçi havâleleri çokdur, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir vecih ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi yerleridir. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir kapusu var. İçinde küffâr mâl-â-mâl olup hamd-i Hudâ asker-i İslâma bir top atmayup etrâf [u] eknâfların guzât-ı müslimîn nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ kal‘a döğülmedi ve bu Kilis'in cânib-i garbındaki dağ başlarından leb-i deryâda kâfirin İspilet kal‘ası nümâyân idi. Andan kalkup bir azîm dereler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
… kadar mâl-ı ganâ’im kelepürler alup sâlimîn ü gânimîn bir gün bir gecede Desne
derelerin
ubûr edüp sahrâlara çıkup dördüncü gün Hasek sahrâsında ordu-yı İslâm'a vâsıl o …
Evvelâ bu sahrâ-yı Haçek'den Budin gâzîleriyle cânib-i garba dağlar içre girüp Desne dereleri içre ve Desne dağları üzre bir gün bir gece seğirdüp dere ve depe ve dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî bir sarp kırıntılık içinde cem‘ olmuş kâfirlere râst gelüp üç yerden üç bin yiğit ile "Allâh!" deyüp koyulduk, ammâ yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ beceneyi feth edüp yüz yigirmi bir esîr ve bu kadar kelle ve bu kadar mâl-ı ganâ’im kelepürler alup sâlimîn ü gânimîn bir gün bir gecede Desne derelerin ubûr edüp sahrâlara çıkup dördüncü gün Hasek sahrâsında ordu-yı İslâm'a vâsıl olup esîrleri ve mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken hikmet-i Hudâ Serasker Ali Paşa bu ganîmet ile geldiğimizi istimâ‘ edüp herkes çeteye gidüp 3a ordu-yı İslâm boş kalır mülâhazasıyla "Çete memnû‘dur!" deyü dellâllar nidâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b–3a ·
metinde göster ·
… ‘dehu bu kulleden kalkup cânib-i kıbleye sarp cehennem dereleri ve taşlık sakar
derelerin
yüz bin meşakkat-i râh-ı su‘ûbet çekerek 4 sâ‘atde giderek,
Ba‘dehu bu kulleden kalkup cânib-i kıbleye sarp cehennem dereleri ve taşlık sakar derelerin yüz bin meşakkat-i râh-ı su‘ûbet çekerek 4 sâ‘atde giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası
derelerin
geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içr …
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefelilerindir kim altı ay kâmil yay günlerin Kefe kavmi bu bâğlarda ederler kim Kırım cezîresinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı derelerinde ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ-ı Merâmlar içre gidü[p],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
içleri bir vâsi‘ çemenzâr ve nebâtât ve âb-ı hayâtlı sevâd yerlerdir kim bu der …
Ve bu mezkûr de[re]lerin içleri bir vâsi‘ çemenzâr ve nebâtât ve âb-ı hayâtlı sevâd yerlerdir kim bu dereçelerin tûlu sekiz sâ‘at hıyâbân-ı İrem derelerdir. Bu derelerin iki cânibleri evc-i semâya ser çekmiş yalçın kızıl kızıl mehîb ü mahûf kayalarda şâhîn ve sunkur ve toykun ve karçığa ve karakuş ve devlingeç yuvalı korkunç kayalardır kim altlarında kûh-ı Demâvend-misâl niçe bin mağâralar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
… vâd yerlerdir kim bu dereçelerin tûlu sekiz sâ‘at hıyâbân-ı İrem derelerdir. Bu
derelerin
iki cânibleri evc-i semâya ser çekmiş yalçın kızıl kızıl mehîb ü mahûf kayalard …
Ve bu mezkûr de[re]lerin içleri bir vâsi‘ çemenzâr ve nebâtât ve âb-ı hayâtlı sevâd yerlerdir kim bu dereçelerin tûlu sekiz sâ‘at hıyâbân-ı İrem derelerdir. Bu derelerin iki cânibleri evc-i semâya ser çekmiş yalçın kızıl kızıl mehîb ü mahûf kayalarda şâhîn ve sunkur ve toykun ve karçığa ve karakuş ve devlingeç yuvalı korkunç kayalardır kim altlarında kûh-ı Demâvend-misâl niçe bin mağâralar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
… ı geçüp 6 sâ‘atde dahi sarp taşlı yolları geçüp (---) dağın aşup muhâtara gayyâ
derelerin
ve harâmî pusu yerlerin geçüp,
Karye-i (---) : Rûm köyüdür. Anı geçüp 6 sâ‘atde dahi sarp taşlı yolları geçüp (---) dağın aşup muhâtara gayyâ derelerin ve harâmî pusu yerlerin geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b ·
metinde göster ·
… karîbdir. Ve Göllük cânibinde (---)(---) nâm deresi cereyân eder. Bu iki aded
derelerin
mâbeyninde bir kayalı ve topraklı burunda leb-i deryâ-yı Sefîd'in şimâle nâzır …
Ve (---)(---) nâm deresine karîbdir. Ve Göllük cânibinde (---)(---) nâm deresi cereyân eder. Bu iki aded derelerin mâbeyninde bir kayalı ve topraklı burunda leb-i deryâ-yı Sefîd'in şimâle nâzır tarafında şekl-i müsellesdir, ammâ on iki aded tabyasıyla on iki köşe görünür, ammâ aslı üç köşedir. Bir köşesi şark tarafına nâzır Su kullesidir. Ve bir köşesi garb tarafına Kızıl tabyadır. Ve bir tarafı köşesi cenûba nâzır yüksek tabya görünüp ammâ üçüncü köşesi Göllük burnu tarafıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309b ·
metinde göster ·
… im zehremiz çâk olup Allâh Allâh sadâsından ve tüfeng ve balta ra‘d-vârından ol
derelerin
içi sıyt ü sadâdan doldu. Bu hakîr mebhût oldu.
Ba‘de't-ta‘âm bir boğça don ve gömlek ve bir keçe seccâde ve iki ağır Türkmân kilimleri hedâyâ getirüp anda mihmân olup zevk u safâ etdik, der iken hikmet-i Hudâ ol gece bu hâne sâhibimizin iki ihtiyâr karındaşları var imiş. Anların evleri tarafında bir fezâ‘ ve bir çezâ‘ vâveylâ ve vâveledâ kopdu kim zehremiz çâk olup Allâh Allâh sadâsından ve tüfeng ve balta ra‘d-vârından ol derelerin içi sıyt ü sadâdan doldu. Bu hakîr mebhût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y149b ·
metinde göster ·