ve Kurd derelerinden cem‘ olur âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba …
Andan nehr-i (---) ubûr edüp nehr-i Kerkük'e mahlût olur çay-ı azîmdir. Mandoval derelerinden ve Kurd derelerinden cem‘ olur âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
… r edüp nehr-i Kerkük'e mahlût olur çay-ı azîmdir. Mandoval derelerinden ve Kurd
derelerinden
cem‘ olur âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Andan nehr-i (---) ubûr edüp nehr-i Kerkük'e mahlût olur çay-ı azîmdir. Mandoval derelerinden ve Kurd derelerinden cem‘ olur âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
su değirmânları çokdur, ammâ nehr-i Tuna üzre olan âsiyâb-ı dakîk bir diyârda y …
Bu şehr-i Silistre dağlarında ve derelerinde su değirmânları çokdur, ammâ nehr-i Tuna üzre olan âsiyâb-ı dakîk bir diyârda yokdur. İllâ yine Tuna nehri üzre olan şehirler önünde vardır. Ammâ bu Silistre önündeki değirmânlar kâr-ı acîb u garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121b ·
metinde göster ·
… ağaççıklarda bir vişnesi ve çilek meyvesi olur kim ve mine'l-acâ’ibdir.Ve aşağı
derelerinde
kestâne ve ahlad ve güğüm ve muşmula ve üvezi olur kim, garâ’ibdir. Ve billûrda …
Ve bir gûne alçacık ağaççıklarda bir vişnesi ve çilek meyvesi olur kim ve mine'l-acâ’ibdir.Ve aşağı derelerinde kestâne ve ahlad ve güğüm ve muşmula ve üvezi olur kim, garâ’ibdir. Ve billûrdan nişân verir buz pârelerin vişne hoş-âbına koyup şeb [u] rûz ve şinâb halâl-i nâb nûş ederdik. Ahâlî-i vilâyet takrîri üzre bu kûh-ı bülende üç bin eğrek, ya‘nî saya ve ya‘nî koyun ağılı vardır, derler. Ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefere ve fecere çobanları var kim her biri başdarda karavanasına benzer, dırâz kad çobanlarının kulübelerinde mahbûbe yayla güzeli Bulgar kızları var kim her biri birer pençe-i âfitâb-ı âlem-tâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… eri ve Rila yaylaları ve Destpot yaylaları ve Köstence dereleri ve Kız Derbendi
derelerinden
cereyân eden uyûn-ı câriyeler demir ma‘âdinlerine uğrayarak bu Saruhânbeğli alt …
Bu Saruhânbeğli dereleri ve Rila yaylaları ve Destpot yaylaları ve Köstence dereleri ve Kız Derbendi derelerinden cereyân eden uyûn-ı câriyeler demir ma‘âdinlerine uğrayarak bu Saruhânbeğli altına ve Tatarbâzârcığı sahrâsına, andan Filibe şehri içinden güzer edüp Edirne kurbunda Koca Mustafâ Paşa cisrinden geçüp Edirne şehri içinde Mihal cisri dırâzı altında nehr-i Tunca ve nehr-i Arda'ya mahlût olup üç nehr-i azîm bir olup kal‘a-i Enez altında deryâ-misâl bahr-i Rûm'a mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147a ·
metinde göster ·
… devlengeç ve karakuş ve atmaca ve karagöz nâm tuyûrları kendüye râm edüp Bitlîs
derelerinde
senede bir kerre keklik göçgünü mahallinde bir günde yetmiş bin keklik alduğu s …
Ve eyle sayyâddır kim tülekhânesinde sayf [u] şitâda niçe yüz doğan ve çakır ve balaban ve zağanos ve şahin ve sayağı ve sunkur ve toygun ve kırgıl ve karcığa ve kücügez ve devlengeç ve karakuş ve atmaca ve karagöz nâm tuyûrları kendüye râm edüp Bitlîs derelerinde senede bir kerre keklik göçgünü mahallinde bir günde yetmiş bin keklik alduğu sicillâtda müsbetdir, ammâ bu şikâr hânın fermânıyla yılda bir kerre cümle aşîreti Kürdleri üç gün dağları süzerek 228a Bitlîs deresi hûş u tuyûr ve gûnâ-gûn vahşî canavarlar ile dere ve depeler ile mâl-â-mâl hayvânâtlar olup lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ niçe yüz bin keklik şikâr olunup üç ay bu mahallerde şehr-i Bitlîs içre keklik fürûht olunup ol mahalde cümle ahâlî-i Bitlîs koyun ve kuzu etlerinden müstağnî olurlar. Bu şikâra beyne'l-Ekrâd helû derler. Niçe yüz bin Ekrâdın hâyuhûları ile dağlar içre velvele-nâk olur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227b–228a ·
metinde göster ·
… e süvâr olup hân ile at başı berâber alây-ı azîm ile Van'a revâne olarak Bitlîs
derelerinden
Rahova nâm bir sahrâya çıkup bir çemenzâr köşede kırk elli aded haymeler kurulu …
Hulâsa-i kelâm şehr-i Bitlîs'de on gün on gice tekâ‘üd etdiğimizde ahâlî-i beled ile ol kadar hüsn-i ülfet olundu kim ta‘bîri mümkin değildir. Ve paşa ile hân birbirlerine ol kadar muhabbet edüp birbirlerine eyle ikrâm etdiler kim meğer bu ikrâmı Hâtem-i Tayy veyahûd Ca‘fer-i Bermekî etmemiş ola. Netîce-i merâm iki bin askerle paşanın tuğları Rahova nâm mahalle gitdikde ertesi gün paşa hân ile vedâ‘ mahallinde öpüşüp görüşüp paşa esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup hân ile at başı berâber alây-ı azîm ile Van'a revâne olarak Bitlîs derelerinden Rahova nâm bir sahrâya çıkup bir çemenzâr köşede kırk elli aded haymeler kurulup hân hazretleri paşayı ol hayemâtlara indirüp bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim bu dahi ve mine'l-acâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235b ·
metinde göster ·
… e ordu-yı İslâm'a mansûr [u] muzaffer dâhil olup andan yine yigirmi günde Kutur
derelerinden
ve Pinyaniş Ekrâdı içinden Van'a dâhil olup kal‘a-i Van'ı dahi imâr etdiler.
Ba‘dehû Kızılbaş-ı bed-ma‘âşın kânı olan Kızılcayayla'yı nehb ü gâret etmeğe Ulama Paşa'yı on sekiz bin askere serdâr edüp gönderdi. Âhir Ulama Paşa Kızılca dağda bi-emrillah münhezim olup az asker ile Tebrîz altına serdâr-ı mûmâ-ileyhe gelüp dahi ziyâde asker koşulup Tebrîz kurbünde Ucân yaylası ve Hoy ve Merende ve Tesûy ve Salmas diyârların nehb ü gâret edüp dârların Kızılbaşların başına dar edüp cümle guzât-ı müslimîn Kızılcayayla'da münhezim olduklarının intikâmın alup bî-hisâb mâl ile zîr-i Tebrîz-i dilâvîzde ordu-yı İslâm'a mansûr [u] muzaffer dâhil olup andan yine yigirmi günde Kutur derelerinden ve Pinyaniş Ekrâdı içinden Van'a dâhil olup kal‘a-i Van'ı dahi imâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a ·
metinde göster ·
cereyân eden Şarâben tahûr misilli âb-ı nâblar cümle bu nehr-i Neretva'ya mahlû …
Bâ-husûs Yezero yaylasından ve İlok derelerinden cereyân eden Şarâben tahûr misilli âb-ı nâblar cümle bu nehr-i Neretva'ya mahlût olur. Bu Neretva'yı atlar ile geçüp 5 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… afâ Paşa'nın bir göz cisrini geçdik ve nehr-i Pragova cânib-i şarkda mezkûr Dol
derelerinden
ve Ustolça dağlarından gelüp bu mahalde Hersek Kralı İskemlesi nâm bir kaya-i b …
Ba‘dehu bu köyden yine cânib-i cenûba 162a nehr-i Neretva kenârıyla giderken nehr-i Pragova üzre Üsküplü Koca Mustafâ Paşa'nın bir göz cisrini geçdik ve nehr-i Pragova cânib-i şarkda mezkûr Dol derelerinden ve Ustolça dağlarından gelüp bu mahalde Hersek Kralı İskemlesi nâm bir kaya-i benâm dibindeki boğazdan geçüp hemân ol mahalde nehr-i Neretva'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b–162a ·
metinde göster ·
… Kara Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Kolojvar kal‘ası dağlarından ve Şiçevar kal‘ası
derelerinden
cereyân ederek gelüp bu Fekte Batur kal‘asına uğrayup andan mezkûr Göle kal‘ası …
Hâlâ Varat hâkinde nehr-i Kara Kiriş kenârında cânib-i erba‘ası ormanlık içinde şekl-i murabba‘ bir metîn ve rıhtım dolma dîvârlı dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli palanka-i müstahkemdir. İçinde dizdârı ve elli aded merdüm-hisârı ve cebehânesi ve şâhî şâhâne topları ve beş dükkâncığı ve bir mükellef hâncuğazı var. Ve mezkûr Fekte Batur manastırı hâlâ Hüseyin Paşa {Sultân Mehemmed} câmi‘i etdi. Ve kal‘a kapusu cânib-i garba mekşûf ağaç kapudur. Ve bir sık orman-ı mişeyistânlı zemîne vâki‘ olmağile gâyet mahûf u muhâtara yer olduğundan her bâr Macar katanası keferesi eksik değildir, zîrâ Yanova ile Varat arasında gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu kal‘a handakından akan nehr-i Kara Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Kolojvar kal‘ası dağlarından ve Şiçevar kal‘ası derelerinden cereyân ederek gelüp bu Fekte Batur kal‘asına uğrayup andan mezkûr Göle kal‘asını reyy edüp andan Eğre eyâletinde Sonlok kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tise'ye mahlût olur. Ol kadar latîf su değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a ·
metinde göster ·
Karadeniz'i tâ Silivri kal‘ası dibinde Akdeniz'e karışdırup bu kazdığım on kona …
"Belî ben de Rac‘îm Kral'dan ve babası Süleymân Kral'dan eyle işitdim, ammâ ben de mukaddem târîh ile Karadeniz'i Terkoz kal‘ası yapacağım boğa[z]dan kesüp Azâdlı derelerinden Karadeniz'i tâ Silivri kal‘ası dibinde Akdeniz'e karışdırup bu kazdığım on konak ihâta eder kal‘a etsem gerek" dedikde Yanvan Kral eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… ...) ve balaban ve devlingeç ve miski kartallar âşiyânlar etmişler. Hattâ aşağı
derelerinde
bir âdem bir na‘ra haykırsa kayaları nîm sâ‘at sâ‘ika gibi gürül gürül gürleyüp …
Ve cânib-i erba‘ası kayalarında şâhîn ve zağanos ve (...) ve balaban ve devlingeç ve miski kartallar âşiyânlar etmişler. Hattâ aşağı derelerinde bir âdem bir na‘ra haykırsa kayaları nîm sâ‘at sâ‘ika gibi gürül gürül gürleyüp âdeme dehşet hâsıl olur. Hattâ Kırım vilâyeti feth olup yedi yıl bu kal‘a dest-i küffârda kalup Gedik Ahmed Paşa bu kadar asker kırdır[dı]ğiyçün kendüsü dahi gazab-ı şehriyârî ile şehîd olduğundan bu kal‘aya Menkûb dediler, ammâ lisân-ı Kırı[m]'da ismi (---) dir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri ve suları yokdur. Cümle suları aşağı Hacı
derelerinden
eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr sarnıçları var imiş, hâlâ …
Hattâ bu kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri ve suları yokdur. Cümle suları aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr sarnıçları var imiş, hâlâ mu‘attaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… içinde niçe âsiyâb-ı mâları deverân etdirüp andan aşağı Eski Bâğçesarây’ı şehri
derelerinden
cereyân ederken bu ayna Çürüksu derler, gâyet müsta‘mel sudur içilmez.
Ve bu kapulardan gayri yerden bu dere içre kuş uçmaz. Ve bu kayaların arasında âb-ı hayât Aşlama suyu cereyân eder. İbtidâ bu uyûn-ı câriyenin matla‘ı yine bu mahalde kayalardan hurûc edüp hânların Aşlama bâğ-ı İremi içinde niçe hav[z] u şâzrevânlardan geçüp bâğ-ı Merâmı saky edüp dahi aşağı Salâcık mahalleleri içinde niçe âsiyâb-ı mâları deverân etdirüp andan aşağı Eski Bâğçesarây’ı şehri derelerinden cereyân ederken bu ayna Çürüksu derler, gâyet müsta‘mel sudur içilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b ·
metinde göster ·
… resinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı
derelerinde
ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ- …
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefelilerindir kim altı ay kâmil yay günlerin Kefe kavmi bu bâğlarda ederler kim Kırım cezîresinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı derelerinde ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ-ı Merâmlar içre gidü[p],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… esfel idi. Âhır-ı kâr bu hafrin yedi konak çevresin deverân edüp gûyâ cehennem
derelerinden
bir hafr-i azîm idi.
Hattâ bir gün bir gece bu Santoron cezîresinde eyle toplar atıldı kim Leh vilâyetinde bir şehir yere geçdi ve Maskov diyârında Heyhât sahrâsının bir mahalli yere geçmiş. Bu abd-i hakîr Dağıstân pâdişâhı Sultân Mahmûd Hân-ı Şemhâl'den izin alup Maskov vilâyetine giderken yere geçen zemîni görmek müyesser olup azamet-i Hudâ eyle bir hafr-i azîm idi kim tâ çâh-ı gayyâ-misâl ka‘r-ı zemîni görünmez bir derk-i esfel idi. Âhır-ı kâr bu hafrin yedi konak çevresin deverân edüp gûyâ cehennem derelerinden bir hafr-i azîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
… : Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd
derelerinden
cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb Akdeniz'e ma …
Nehr-i Aksu: Azîm sudur. Tâ şimâl tarafında Hamîd vilâyetinde Eğirdir dağlarından ve Hamîd derelerinden cem‘ olup bu Kondi sahrâsı içinden ubûr edüp yine bu mahalle karîb Akdeniz'e mahlût olur, ammâ kanlı ve hayırsız sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… . Ve nehr-i Firişke Karaman câniblerinden Firişke yaylalarından gelüp ve Başköy
derelerinden
cem‘ olup yine Silifke sancağında Kıbrıs iskelesi olan Köserelik nâm liman kurb …
İki yüz evli ve toprak örtülü müselmân köyüdür. Vilâyet-i Silifke ile Karaman mâbeyninde bu Firişke hudûddur. Nısfı Silifke paşasının hâssı voyadalığıdır. Nısf re‘âyâsı Karaman paşasının hükmünde güherçile re‘âyâsıdır. Ve nehr-i Firişke Karaman câniblerinden Firişke yaylalarından gelüp ve Başköy derelerinden cem‘ olup yine Silifke sancağında Kıbrıs iskelesi olan Köserelik nâm liman kurbunda Akdeniz'e deryâ-misâl mahlût olur, azîm âb-ı hayât nehir olur. Mezkûr Firişke karyesinin bâğçeleri içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
… nzârda binâ-yı azîmler içre Takyanus'un mezârı zamân-ı kadîmde bu dere içi İrem
derelerinden
imiş. (---)(---) oğlu gûyâ ki (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) …
Bu şehirden şarka 4 sâ‘at (---)(---) dere gidüp bir (---)(---)(---)(---) dere çemenzârda binâ-yı azîmler içre Takyanus'un mezârı zamân-ı kadîmde bu dere içi İrem derelerinden imiş. (---)(---) oğlu gûyâ ki (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Cümle kırk evdir. Göçer evli Türkmânlardır. Bahârda göçüp evleri bırağırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
… bir kerre û‘ deyüp kalan devenin binde biri halâs olup Akabe'yi aşmaz. Bu Akabe
derelerinde
Ka‘be-i şerîf farz olaldan berü at ve katır ve deve ve hımâr sünükleri ol Akabe …
"Bire, benim devem sağdır, bu dağı aşar" deyü feryâd ederken gerüden "Bire yolu kapama" deyü feryâd edüp fakîr deve çıkmak ümîdinde iken anı dahi boğazlarlar, dahi cânı çıkmadan aşağı atarlar, kuş gibi uçarak fakîr deve pâre pâre olarak derk-i esfele ener. Ba‘zısı yüküyle izdihâmdan aşağı uçup sâhibi âlem-i hayretde kalır. Ba‘zı deve halâs olurken yükün yıkup anı dahi yâ boğazlarlar yâhûd dip diri aşağı atarlar. Ammâ bu yokuşda bir kerre û‘ deyüp kalan devenin binde biri halâs olup Akabe'yi aşmaz. Bu Akabe derelerinde Ka‘be-i şerîf farz olaldan berü at ve katır ve deve ve hımâr sünükleri ol Akabe'nin dere ve depelerinde Y 379b mâl-â-mâl üstühânlar olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379a–Y379b ·
metinde göster ·