İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dereli

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
76
isabet
75 cümle/beyitte
28,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7631,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 76

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dereli” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 283a Bildiğimiz câmi‘ler bunlardır. Ma‘adâ kâr-ı kadîm mesâcidlerdir. Ve bu şehir dereli ve depeli ve taşlı yerlerde kat-ender-kat cümle iki bin yedi yüz kiremitli ve t …
EÇS II 284a … -i erba‘asındaki dağlardan cem‘ olup nehr-i Kerkük'e mahlût olur. Bir sengistân dereli yerde yüz evli bir köyü vardır. Re‘âyâları cümle Yarmeni'dir. Bu kayada zamân-ı …
EÇS II 285a Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî A …
EÇS II 323a–323b … Kars eyâleti hükmünde hâlâ imâristândır, ammâ bender şehr değildir. Kal‘ası bir dereli yerde şekl-i murabba bir küçük kal‘adır. Hâkimi başka sancak beğidir. Hâss-ı hü …
EÇS II 328b … eniz'e munsab olur. Ve bu şehr-i Tortum'da mîrî güherçile hâsıl olur. Şehri bir dereli yire vâkı‘dır. (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 339a Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Bir dereli ve kayalar dibinde iki yüz hâneli müselmân köyüdür. Ve beyâz yalçın kaya dibind …
EÇS II 339a … rzurûm'a giderken mufassalan evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine cânib-i garba dereli ve depeli yollar ile (---) sâ‘atde,
EÇS II 344a … var ma‘mûr ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp dereli ve depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[l …
EÇS II 348a … eyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabb …
EÇS II 367b–368a Menzil-i karye-i Köstebek Hânı: Bu dahi (---) hâkinde yüz hâneli bir dereli zemînde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kurâdır. Cümle âhâlîleri cemî‘î tekâlîf-i örfiy …
EÇS II 368a … yokdur. Bu şehrin iki tarafı kayalı ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder dereli ve dağlardan nüzûl eder çam oluklardan mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu ş …
EÇS III 19a … ı hayât şeker pınarları vardır kim câna hayât verir. Andan yine cânib-i kıbleye dereli ve depeli ermiş ve yokuş derdi yerleri aşup,
EÇS III 34b Menzil-i hân-ı Garrâd: Banyas nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli yerde Âl-i Berâmekiyân'ın binâsı, bir küçük hândır. Bunda dahi cümle asker âmâd …
EÇS III 91b … -) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) . Ammâ aşağı şehri bir dereli ve bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hân …
EÇS III 127a … ‘yân-ı eşrâfı ve muhtesibi ve şehir kethüdâsı vardır. Ve bu şehir bir düz vâsi‘ dereli bâğ-ı İremezâtü'l-imâdlı öz içinde vâki‘ olup cümle (---) aded mahalledir.
EÇS III 170b … hir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş …
EÇS III 171a–171b … ehrin imâristânı Çatal dağının zeyline vâki‘ olmağıla Çatalca derler. Kayalı ve dereli ve depeli iki çatal kûh-ı bâlânın cânib-i şarkîsi dâmeninde kıbleden cânib-i şi …
EÇS IV 225b Der-vasf-ı hevâ-yı hûb-ı câvidân: Gerçi bu şehr-i Bitlîs dereli ve depeli sâfî sengistân yere vâki‘ olmağile bed-hevâ olmak görünür ammâ ol kad …
EÇS IV 269b … beğlerinden Mahmûd beği ve Manur beği ve Güvaz ve Kesvatil ve Tanahlı ve Kendir dereli kefenleri der-gerden edüp Güzeldereli Muslı Ağa güzel hempâ olup Hayderîler ile …
EÇS IV 370b … i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri bir dereli ve âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kif …
EÇS IV 374b … inde beş yüz hâneli ve câmi‘ ü medrese ü hammâm ü bâğlı u bâğçeli ve âb-ı hayât dereli kend-i latîfdir. Andan yine şimâle 3 sâ‘atde dağlar aşup,
EÇS IV 390b–391a … kal‘a şehr-i Nasîbîn hâkinde Karadere nâm bir dere ağzında bir boğazkesen kara dereli boğazda bir püşte-i âlî üzre bir kal‘adır. İçinde şitâ eyyâmlarında Aşdı ve Key …
EÇS V 22b Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğunda …
EÇS V 28b Leb-i Karadeniz'de kıbleye nâzır bir dereli ve ensesi kayalı yere vâki‘ olmuş bir küçük şeddadî kal‘a-i harâbdır.
EÇS V 29a Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edü …
EÇS V 54a … d boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
EÇS V 97a şehri bir dereli ve bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mû …
EÇS V 100b Menzil-i Derbend-i Kebîr: Bir dereli yerde ma‘mûr Bulgar keferesi köyüdür kim mu‘âf [u] müsellem olup (---) evkâfıdı …
EÇS V 110b … Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir dereli ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn v …
EÇS V 127b Sitâyiş-i varoş-ı Sirebne: şehri bir dereli ve depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ h …
EÇS V 128b … kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre b …
EÇS V 133a Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir dereli ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i …
EÇS V 148b Menzil-i kal‘a-i Sin: Mukaddemâ memdûhdur. Andan cânib-i kıbleye sarp dereli ve kayalı muhâtara yerleri 6 sâ‘atde aşup,
EÇS V 165b … rsekoğlu Ahmed Paşa'nın fethidir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre ensesi kayalı ve dereli bir sarp kal‘acıkdır, ammâ havâlelerinde birer azîm kulleleri var, ammâ kal‘a h …
EÇS V 175b Karye-i Çeltikçi: Bir dereli zemînde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li müselmân köyü ve ze‘âmetdir. A‘yânı Osm …
EÇS VI 4b … sırtında bir Şeddâdî sengîn-bünyâd bir kal‘a-i Şeddâd'dır. Ve cânib-i erba‘ası dereli ve depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde cisir başında bir …
EÇS VI 8b … ı Çatal kal‘a derler. Ve batı tarafına nâzır birer kapusu var. Cânib [ü] etrâfı dereli ve depeli yerlerdir. Andan kalkup 3 sâ‘atde,
EÇS VI 8b Nehr-i Banya Ejder ya‘nî Ejder Ilıcası suyu kenârında bir dereli yerde cânib-i erba‘ası havâleli dağları ve rağları ve yakın ve ırağları cümle b …
EÇS VI 18b Bu kal‘a bir dereli ve depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve …
EÇS VI 28a Bir dereli ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız …
EÇS VI 61a … dâsitân-i varoş-ı Vulkovar: Tuna kenârıyla nehr-i Vu[l]kovar sâhilinde bir pest dereli yerde cümle beş yüz aded serâpâ şindire tahta örtülü ol kadar mükellef değil hâ …
EÇS VI 70a … ded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a bir dereli ve depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğ …
EÇS VI 141a Der-vasf-ı havâ-yı hûb-ı câvidân: Bu şehir gerçi bir kayalı ve dereli ve depeli zemîn-i sengistâna vâkı‘ olmuşdur, ammâ cânib-i şimâlîsi ve şarkîsi k …
EÇS VI 144b … niçe: Bu rabtanın zemîni gibi bir turfa mudhik ve maskara ve mahûf u muhâtaralı dereli ve depeli bir garîb ü acîb zemînli şehir görmedim. Hattâ bu kasaba-i âbâdânın ü …
EÇS VI 148a … ı yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni bir sarp dereli ve depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle iki mahal …
EÇS VI 167b Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mû …
EÇS VI 168a … . Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ k …
EÇS VII 122b … mlı ve yüz aded kiremit örtülü müselmân evli bâğlı ve bâğçeli ve bir âb-ı hayât dereli iki yalçın kayalı dere mâbeyninde bir ma‘mûr köydür.
EÇS VII 134a Menzil-i karye-i Azîzler: Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ …
EÇS VII 158a … ir, zîrâ cânib-i erba‘ası kûh-ı Bî-sütûn-misâl çâh-ı gayyâlar ve derk-i esfelli dereli ibret-nümâ kal‘a-i bî-hemtâdır.