Bildiğimiz câmi‘ler bunlardır. Ma‘adâ kâr-ı kadîm mesâcidlerdir. Ve bu şehir
dereli ve
depeli ve taşlı yerlerde kat-ender-kat cümle iki bin yedi yüz kiremitli ve topr …
Bildiğimiz câmi‘ler bunlardır. Ma‘adâ kâr-ı kadîm mesâcidlerdir. Ve bu şehir dereli ve depeli ve taşlı yerlerde kat-ender-kat cümle iki bin yedi yüz kiremitli ve toprak örtülü me‘mûr u müzeyyen kâr-ı kadîm hânelerdir. Ve cümle üç hammâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘
dereli ve
depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağad …
Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağadır. Anda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285a ·
metinde göster ·
… rzurûm'a giderken mufassalan evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine cânib-i garba
dereli ve
depeli yollar ile (---) sâ‘atde,
Ziyâretgâh-ı Mama Hâtûn: Akçakoyunlu pâdişâhlarının hâtûnlarından bir sâhibü'l-hayrâte imiş. Kendüleri bir kubbe-i serâmed içre evlâd [u] ensâblarıyla medfûndur. Bir minâreli bir câmi‘i ve imâret ve medresesi vardır. Lâkin evkâfı mîrîye muzâf olmağıla imâretleri harâba yüz dutmuşdur. Bâlâda, Erzurûm'a giderken mufassalan evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine cânib-i garba dereli ve depeli yollar ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339a ·
metinde göster ·
… var ma‘mûr ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp
dereli ve
depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[lı] …
Menzil-i karye-i Ya‘kûb Ağa: Müselmânı ve Ermenisi var ma‘mûr ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp dereli ve depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[lı] yerde Amasiyye içinden cereyân eden (---) nehriyle nehr-i Kerkük bu mahalde birbirlerine mahlût olup iner. Kasaba-i Çârşenbe içre cereyân edüp iner (---) nâm mahalde Karadeniz'e munsab olur, nehr-i azîmdir. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde dağlar ve dere ve depeler aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
… eyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir
dereli ve
depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… yokdur. Bu şehrin iki tarafı kayalı ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder
dereli ve
dağlardan nüzûl eder çam oluklardan mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu şehr …
Lisân-ı Etrâk'da Torbalı Göynük ve Torbalı Gülyük derler ammâ sahîhi Türbeli Köylük'dür. Akşemseddîn hazretleri bu şehirde medfûn olmağıla Türbeli Köylük derler. Ammâ kal‘asına Yunan târîhlerinde Aleksandran derler. Bursa tekürleri binâ etmişdir. Sene 712 târîhinde Osmân Gâzî fethidir. Hâlâ (---) sancağı hâkinde (---)(---) lıkdır ve yüz elli akçe nâhiye kazâsıdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin kal‘ası evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre hâlî ve harâb ve mu‘attal olmağıla dizdârı ve neferâtları yokdur. Bu şehrin iki tarafı kayalı ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder dereli ve dağlardan nüzûl eder çam oluklardan mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu şehr-i kadîmdir. Gerçi ahâlîsi Etrâk'dır ammâ şîrîn şehirdir. Cümle iki bin çam tahtası örtülü hâne-i zîbâlardır. Ve cümle on sekiz mihrâbdır. Evvelâ (---)(---) cami‘î
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368a ·
metinde göster ·
… ı hayât şeker pınarları vardır kim câna hayât verir. Andan yine cânib-i kıbleye
dereli ve
depeli ermiş ve yokuş derdi yerleri aşup,
Menzil-i Sultân Hânı: Bu dahi müfîd [u] muhtasar bir ârâmgâh hân-ı menzilgâhdır. Ammâ bî-emân yerdedir. Ekseriyyâ Adana halkı bu mahalle yaylağa çıkup âb-ı hayât şeker pınarları vardır kim câna hayât verir. Andan yine cânib-i kıbleye dereli ve depeli ermiş ve yokuş derdi yerleri aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19a ·
metinde göster ·
… -) (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Ammâ aşağı şehri bir
dereli ve
bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hâneli …
Eşkâl-i kal‘a-i İskilib: Evce peyveste olmuş bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cemî‘i ebrâcları ve dendân-ı bedenleri seng-tırâş ile mebnî şekl-i müseddes bir kapulu kal‘a-i âlîdir. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Ammâ aşağı şehri bir dereli ve bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hâneli ma‘mûr şehirdir, ammâ ol kadar müzeyyen ve kebîr değildir. Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91b ·
metinde göster ·
… hir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir
dereli ve
depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş yüz …
Der-vasf-ı kasaba-i sağîr Kösdemir: Kösdem nâmında bir nehir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş yüz hâneli bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ kiremitli ma‘mûr hâneli, enhâr-ı revânı âb-ı hayât büleydecikdir. Bu uyûn-ı câriye-i sağîre Istıranca'dan ve Vize sarâyı ve Seregen kasabası dağlarından cem‘ olup bahârda tuğyân üzre revân olup nehr-i Ergene'ye mahlût olur. Bu büleydenin cümle bâğ u bâğçeleri bu âb-ı hayât sâhilindedir. Bir minâreli müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve beş aded hurde hânları ve yigirmi aded dükkânları ve bir tekyesi ve bir küçük hammâm-ı rûşenâsı var, gayri imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i imâret-i büleyde-i Çatalca: 171b Bu şehrin imâristânı Çatal dağının zeyline vâki‘ olmağıla Çatalca derler. Kayalı ve dereli ve depeli iki çatal kûh-ı bâlânın cânib-i şarkîsi dâmeninde kıbleden cânib-i şimâle tûlânî vâki‘ olmuş iki bin adım dırâz bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayâtlı bâğ-ı İrem-misâl bir büleyde-i bî-misâldir. Eyyûb Sultân Mevleviyyeti nevâhîlerinden yüz elli akçe pâyesiyle mükellef kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Hâkim-i örfi Çatalca bâğçesi üstâdıdır. Üç yüz bâğbân Aznavur bostâncılar ile zabt u rabt eder a‘lâ hükûmetdir. Tarafından subaşısı ve kethüdâyerisi ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve ayak nâ’ibi vardır. Ammâ İslâmbol karîb olmağıla müftî ve nakîbi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171a–171b ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı hevâ-yı hûb-ı câvidân: Gerçi bu şehr-i Bitlîs
dereli ve
depeli sâfî sengistân yere vâki‘ olmağile bed-hevâ olmak görünür ammâ ol kadar …
Der-vasf-ı hevâ-yı hûb-ı câvidân: Gerçi bu şehr-i Bitlîs dereli ve depeli sâfî sengistân yere vâki‘ olmağile bed-hevâ olmak görünür ammâ ol kadar hevâsı latîfdir kim seher vaktinde sabâsı mukarrerdir. Şitâsında i‘tidâl üzre olduğundan halkı ten-dürüstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri bir
dereli ve
âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kifâye …
Der-vasf-ı kal‘a-i Nerîmân ya‘nî sedd-i Hemedân: Bu kal‘a kâh Acem'in ve kâh Luristân'ın hükmünde olğandır ammâ hâlâ hükm-i Luristân'da mezkûr Derbend-i Mâşâ'nın şarkîsi cânibinde sedd-i İrân kal‘a-i Nerîmân'dır kim Melik Nerîmân binâ etmişdir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri bir dereli ve âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kifâyet mikdârı dükkânlı rabta-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir
dereli ve
depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğundan ç …
Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğundan çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen ve ma‘mûrdur kim gûyâ bu şehrin cümle esvâk-ı sultânîsi Haleb şehri ve Bursa şehri çârsûları gibi gâyet tertîb üzre tekellüflü binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22b ·
metinde göster ·
depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp â …
Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp âsiyâblardır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir değirmen birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne değirmenleri vardır. Sayf [u] şitâda âb-ı hayât suyu cârîdir. Hattâ Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân Ruscuk mukâbelesinde Yergöğü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fezâsında Melek Paşa efendimizle meks edüp ale's-sabâh huzûr-ı paşada edâ-yı salât-ı fecri tamâm edüp hakîr Yâsin-i şerîfi tilâvet etdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… d boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir
dereli ve
ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
Menzil-i Böremoyin: Lisân-ı Tatarca, ya‘nî Kurd boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mûr r …
şehri bir dereli ve bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mûr rabta-i zîbâdır. Cânib-i şer‘den nâ’ibi ve taraf-ı evkâfdan mütevellîsi vardır, ammâ kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve nakîbi cümle Gelibolu'da sâkinlerdir. Binâ-yı imârâtları cümle yedi mahalledir, ammâ ol kadar tertîb üzre binâ olunmamış bir dağınık cây-ı me’mendir ve bin aded kiremit ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97a ·
metinde göster ·
… Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir
dereli ve
depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve d …
Lisân-ı Sırf üzre rajina (---)(---)(---) derler. Kadîm a‘sârda Despot binâsı olup ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir dereli ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve dolma palanka kal‘adır. Subaşı ve dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları var. Ve derûn-ı hisârda bir câmi‘ ve anbâr ve cebehâne ve neferât hâneleri var ve kal‘a hâricinde mükellef hânları ve birkaç dükkânları ve bağları var, ammâ bu kal‘a yolları gâyet muhâtara haydûd yollarıdır kim ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne …
Sitâyiş-i varoş-ı Sirebne: şehri bir dereli ve depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i zîbâların üstleri serâpâ tahta şindire örtülüdür ve cümle altı aded cemâ‘at add olunur ve cümle altı mihrâbdır. Evvelâ Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tarz-ı kadîm sâdece ma‘bedgâhdır kim kiremitli ve bir minârelicedir. Andan (---)(---)(---)(---)(---) Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
Mezkûr kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre birbirinden âlî kat-ender-kat bâğlı ve bâğçeli ve her hânedânı âb-ı revânlı tahtânî ve fevkânî ekseriyyâ kiremit örtülü ve ba‘zısı şindire tahta örtülü bacaları mevzûn hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir
dereli ve
depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i İre …
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir dereli ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i İrem-misâl şîrîn kasabadır. Bu nehir Uburça dağlarından gelüp bu şehirden aşağı nehr-i azîm Virbaza lisân-ı Boşnakca ya‘nî Söğüd suyuna karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
… sırtında bir Şeddâdî sengîn-bünyâd bir kal‘a-i Şeddâd'dır. Ve cânib-i erba‘ası
dereli ve
depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde cisir başında bir va …
Bu kal‘a-i Vinçaz ise nehr-i Moriş'in karşu tarafında evc-i semâya berâber bir topraklı kûh-ı bâlâ sırtında bir Şeddâdî sengîn-bünyâd bir kal‘a-i Şeddâd'dır. Ve cânib-i erba‘ası dereli ve depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde cisir başında bir varoş-ı azîmi var. Ve mu‘azzam kiliseler ile evleri ve hân ve çârsû-yı bâzâr ile müzeyyen şehr-i ma‘mûr iken bir gece Tatar-ı sabâ-reftâr askeri bu şehrin cümle âdemlerin esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ve ol mikdâr zahâ’ir-i bî-pâyân alup şehri âteşe urup harâb u yebâb ve hayvânâtları kebâb ve hâneleri türâb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4b ·
metinde göster ·
… ı Çatal kal‘a derler. Ve batı tarafına nâzır birer kapusu var. Cânib [ü] etrâfı
dereli ve
depeli yerlerdir. Andan kalkup 3 sâ‘atde,
Gerçi nehr-i Şamos aşırı bir kûh-ı bülend havâlesi vardır, ammâ kal‘aya ol dağdan bir zarar yokdur. Ve bu kal‘aya serhad halkı Çatal kal‘a derler. Ve batı tarafına nâzır birer kapusu var. Cânib [ü] etrâfı dereli ve depeli yerlerdir. Andan kalkup 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve sed …
Bu kal‘a bir dereli ve depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn Şeddâdî seng-tırâş bir kal‘a-i savaş-ı latîfdir. Lâkin havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzârı yokdur, ammâ kenîse ve ma‘mûr şindire tahta örtülü hâneleri çokdur. Ve kıble cânibine nâzır ancak bir demir kapusu var, pâsbânlar ile âmâde iki kat metîn kapudur, ammâ handakı yokdur, zîrâ bir püşte-i âlî üzre olduğundan handak yeri yokdur. Cümle bin aded soltat-ı neferâtlara mâlikdir. Kapudanı krala hedâyâlarıyla gelüp on kîse imdâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b ·
metinde göster ·
depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız rû …
Bir dereli ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız rûzgârı cânibinde muhâlif yere vâkı‘ olmağile ihtiyâten ol mahalle iki aded kal‘a-misâl metîn tabya-i hasînler inşâ edüp kal‘ayı havâleden halâs olmuş zann ederler, ammâ henüz kal‘aya ciğerdelen yapmışlar, zîrâ bir düşman gelse bu kullelere der-ceng-i evvel sarılup ba‘de'l-feth kal‘ada kaz ve tavuk girmez olur. Ve havâleleri dahi çok kayalı püşteler vardır. Gûyâ hemân Venedik'in Hersek vilâyetinde kal‘a-i Nova'mız kurbunda Kotur kal‘ası gibi bu Praşo da eyle havâleli kal‘a-i sefîldir, ammâ şin kal‘ası kadar vâsi‘ değildir, ammâ şeddâdî binâ rıhtım-ı husûn-ı metînedir ve mu‘azzam tabyaları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a ·
metinde göster ·
… ded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a bir
dereli ve
depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğlar …
Ve hisâr hâricinde bir müfîd ü muhtasar hânı ve elli aded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a bir dereli ve depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğlar içre bir şiddet-i şitâda geçmek müyesser olup huddâmlarımız üzüm ve her at terki altından ceviz ve kızılcık meyveleri değşirmeden tamâm oldular. Tâ bu mertebe bâğlarında gûnâ-gûn şîreli âbdâr üzümü firâvân olur. Bu Seçoy'un Peçoy-ı dilcûy gibi havâsı latîfdir, zîrâ mâbeynehümâsı bir merhale yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı havâ-yı hûb-ı câvidân: Bu şehir gerçi bir kayalı ve
dereli ve
depeli zemîn-i sengistâna vâkı‘ olmuşdur, ammâ cânib-i şimâlîsi ve şarkîsi küşâ …
Der-vasf-ı havâ-yı hûb-ı câvidân: Bu şehir gerçi bir kayalı ve dereli ve depeli zemîn-i sengistâna vâkı‘ olmuşdur, ammâ cânib-i şimâlîsi ve şarkîsi küşâde olmağile havâsı latîf olup vakt-i seheri gûyâ Haleb diyârında Ma‘arratü'n-Nu‘mân şehrine benzer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
… niçe: Bu rabtanın zemîni gibi bir turfa mudhik ve maskara ve mahûf u muhâtaralı
dereli ve
depeli bir garîb ü acîb zemînli şehir görmedim. Hattâ bu kasaba-i âbâdânın üç t …
Der-sıfat-ı eşkâl-i zemîn-i Çayniçe: Bu rabtanın zemîni gibi bir turfa mudhik ve maskara ve mahûf u muhâtaralı dereli ve depeli bir garîb ü acîb zemînli şehir görmedim. Hattâ bu kasaba-i âbâdânın üç tarafı evc-i semâya urûc etmiş mehîb dağlar üzre âsumâne kad-keşân olmuş dıraht-ı müntehâları ve kiraz şecereleri ile zeyn olmuş dağlar ve niçe yerleri sâfî hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b ·
metinde göster ·
… ı yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni bir sarp
dereli ve
depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle iki mahallel …
Kal‘asını sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında Hersekoğlu Ahmed Paşa fethi olup yine Hersek sancağında voyvadalıkdır. Ve Foça kazâsı niyâbeti hükmünde olup kethudâyeri ve serdârı ve gayri hükkâmları yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni bir sarp dereli ve depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle iki mahalleli ve cümle iki yüz aded kayağan örtülü fukarâ hâneli bâğlı ve sâfî bâğçeli ve cümle âb-ı hayât sulu evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘
dereli ve
depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr ş …
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ Neretva nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i Neretva üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… . Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir
dereli ve
vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasa …
Menzil-i Yeni kasaba-i ibret-nümâ: Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Koca Mûsâ Paşa bu kasabayı inşâ edüp cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem edüp Bosna eyâletinde hâs-ı hümâyûndur ve yüz elli akçe pâyesiyle olduğu kadar kazâcıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasaba-i ra‘nâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ et …
Menzil-i karye-i Azîzler: Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ etmişdir kim bir pâdişâha müyesser olmamışdır. Cümle yigirmi ocakdır, ammâ gâyet vâsi‘ hân-ı azîm olmağile derûn-ı hâna yüz tavla at sığar, serâpâ kiremit ile mestûr kârgîr binâlı bir hân-ı ma‘mûrdur kim kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134a ·
metinde göster ·
depeli ve kayalı zemîn üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i atîkdir, ammâ leb-i deryâda iç …
Bir bayırlı ve dereli ve depeli ve kayalı zemîn üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i atîkdir, ammâ leb-i deryâda iç hisârı metânet üzre mebnîdir. Hâlâ Rûmeli eyâletinde yüz elli akçe pâyesiyle Ferecik kazâsından ifrâz bir küçük kazâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Yenice: Mezkûr olan iki kal‘anın mâbeyninde bir vâsi‘
dereli ve
depeli ve bayırlı yerde cümle 17 aded mahallât-ı ma‘mûreli şehirdir. Evvelâ (-- …
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Yenice: Mezkûr olan iki kal‘anın mâbeyninde bir vâsi‘ dereli ve depeli ve bayırlı yerde cümle 17 aded mahallât-ı ma‘mûreli şehirdir. Evvelâ (---) mahallesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve
dereli ve
depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 a …
Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hânede birer âb-ı hayât cârî olmuş tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Bekir Efendi sarâyı ve Mustafâ Ağa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) meşhûr büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
… â ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir
dereli ve
depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hâned …
Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hânede birer âb-ı hayât cârî olmuş tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Bekir Efendi sarâyı ve Mustafâ Ağa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) meşhûr büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
Ammâ bu varoş-ı ma‘mûr gâyet müzeyyendir. Bir vâsi‘
dereli ve
iki tarafları kayalı bir öz içine vâki‘ olup cümle 13 aded mahalle-i müslimî[n] …
Ammâ bu varoş-ı ma‘mûr gâyet müzeyyendir. Bir vâsi‘ dereli ve iki tarafları kayalı bir öz içine vâki‘ olup cümle 13 aded mahalle-i müslimî[n]dir. Evvelâ (---) mahallesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
… yine refîklerimizle Mudunuç'dan kıble tarafına el-ıyâzen billâh sa‘b kayalı ve
dereli ve
depeli dağlar ve beller aşup 4 sâ‘atde,
Bu sergüzeşt [ü] serencâmlara niçe yüz şâhid-i âdiller vardır. Bizler dahi hemân ol ân atlara süvâr olup yine refîklerimizle Mudunuç'dan kıble tarafına el-ıyâzen billâh sa‘b kayalı ve dereli ve depeli dağlar ve beller aşup 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 245b ·
metinde göster ·
depeli yerde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li ve seksen aded kayağan örtülü ve nısf …
Ba‘zılar Ardiça derler. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li ve seksen aded kayağan örtülü ve nısfı kiremit ile mestûr ze‘âmet ma‘mûr köyüdür. Andan cânib-i cenûba el-ıyâzen billâh dağlar ve beller aşup sarp yerleri 6 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·
depeli ve mukassî kayalar içre enişli ve yokuşlu cehennem dereceleri-misâl uçur …
Der-beyân-ı eşkâl-i varoş-ı Lonkanik: Bir dereli ve depeli ve mukassî kayalar içre enişli ve yokuşlu cehennem dereceleri-misâl uçurum yerlerde cümle beş yüz aded mikdârı biri biri üzre kat-ender-kat kârgîr binâlı ve serâpâ kiremit örtülü havlısız daracık dârlardır, ammâ ağaçları çok olup ormanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
depeli yerlerde bâğ u bâğçeli beşer altışar yüz kârgîr binâ kiremit örtülü evli …
Bu mezkûr merkûm beş aded kurâlar ki dereli ve depeli yerlerde bâğ u bâğçeli beşer altışar yüz kârgîr binâ kiremit örtülü evli köylerdir. Cümle keferelerinin kârları bâğlardır ve ipekçilikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332b ·
metinde göster ·
… ak ile bu taraflarının handakları gayyâ-misâl derbenddir. Ve kara tarafları bir
dereli ve
depeli yerlerdir. Ammâ cümle yalın kat dîvârdır lâkin iç kal‘a tarafları onar a …
Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil üç bin adımdır bin adım dahi deryâ tarafıdır. Ve iki tarafı karası kâmil üç bin beş yüz adımdır. Bu hisâb üzre cümle girdâ-girdi dörd bin beş yüz hatvedir. Bu adımlar kal‘a dîvârları üzredir, yohsa handak kenârınca adımlansa dahi vâsi‘dir. Ammâ taşlık yerde vâki‘ olmak ile handakı ol kadar amîk değildir ammâ ârizdir. Ve iç kal‘asının semtinde sehel havâlesi olmak ile bu taraflarının handakları gayyâ-misâl derbenddir. Ve kara tarafları bir dereli ve depeli yerlerdir. Ammâ cümle yalın kat dîvârdır lâkin iç kal‘a tarafları onar arşın enli dîvârlardır. Ve gâyet metîn ve müstahkem dirsekleri ebrâcları var kim cümle yetmiş yedi aded kullelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338a ·
metinde göster ·
depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî ü …
Kal‘ası bir dereli ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘dan şarkdan garba tûlânîce vâki‘ seng-i mutarraş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim yukaru kal‘ası dâ’iren-mâdâr şarkdan garba tûlu iki yüz adımdır. Ve arzı yüz adım enli bir kal‘adır. Ve taşra kal‘asının girdâ-girdi bedenler üzre kâmil bin adım bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle üç kat kal‘a-i bâlâdır. Gerçi havâlesi vardır ammâ iç kal‘ası havâlesine havâle olup havâlesi olan dağda top u tüfeng ile kuş kondurmaz. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ancak cânib-i cenûba nâzır bir kapusu var, iki kat demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341b ·
metinde göster ·
Gâyet ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i amâristân olup bir bayırlı
dereli ve
depeli yere vâki‘ olmuşdur. Cümle bâğ u bâğçe ve hadîka-i rızvân misilli rabât- …
Gâyet ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i amâristân olup bir bayırlı dereli ve depeli yere vâki‘ olmuşdur. Cümle bâğ u bâğçe ve hadîka-i rızvân misilli rabât-ı azîmdir, ammâ etrâfında kal‘ası yokdur. Cümlesi iki bin kırk aded tahtânî ve fevkânî serâpâ kârgîr binâlı kat-ender-kat cümle la‘l-gûn kiremit örtülü ma‘mûr u âbâdân hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374b ·
metinde göster ·
… e mennîk demek kabaca ve kabîhce ism-i ma‘yûbdur. Lâkin şehrinin amâristânı bir
dereli ve
depeli yerde sâfî bâğ u bâğçeli bir şîrîn ve ma‘mûr ve müzeyyen şehr-i azîm-mis …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) dir. Bu dahi Köstendil toprağı hükmünde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdâr[ı] ve muhtesibi ve bâcdâr ve şehir kethudâsı vardır. Ammâ lisân-ı Arab üzre mennîk demek kabaca ve kabîhce ism-i ma‘yûbdur. Lâkin şehrinin amâristânı bir dereli ve depeli yerde sâfî bâğ u bâğçeli bir şîrîn ve ma‘mûr ve müzeyyen şehr-i azîm-misâl kasaba-i âbâdândır. Cümle (---) aded kiremitli ve tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı vâsi‘ hânedânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b ·
metinde göster ·
Ve bu şehr-i Urla bir kayalı sengistân ve sa‘b eniş yokuş,
dereli ve
depeli kanara taşlıklı yerlerde, yine bâğ u bâğçeli ve serâpâ toprak örtülü üç …
Ve bu şehr-i Urla bir kayalı sengistân ve sa‘b eniş yokuş, dereli ve depeli kanara taşlıklı yerlerde, yine bâğ u bâğçeli ve serâpâ toprak örtülü üç bin kârgîr taş binâ, kal‘a-misâl ve kulle-misâl mükellef ve ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a ·
metinde göster ·
Karye-i Tasahorya: Balyambolu nâhiyesidir. Bir sarp
dereli ve
depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı latîf kas …
Karye-i Tasahorya: Balyambolu nâhiyesidir. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı latîf kasaba-misâl beş yüz kiremit örtülü ma‘mûr ve kârgîr binâ hânelerdir. Bir câmi‘i ve üç mescidi ve bir mu‘attal hammâmı ve bir ma‘mûr hânı ve yedi dükkânı var, İrem-misâl bir şîrîn beldedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89a ·
metinde göster ·