İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

dereli ve

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
56
isabet
55 cümle/beyitte
20,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
41 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5622,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 56

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“dereli ve” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 283a Bildiğimiz câmi‘ler bunlardır. Ma‘adâ kâr-ı kadîm mesâcidlerdir. Ve bu şehir dereli ve depeli ve taşlı yerlerde kat-ender-kat cümle iki bin yedi yüz kiremitli ve topr …
EÇS II 285a Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Erzurûm nâhiyesinde bir vâsi‘ dereli ve depeli öz içinde yüz evli ma‘mûr müselmân köydür. Ve serbest ze‘âmet-i Alî Ağad …
EÇS II 339a Menzil-i karye-i Mama Hâtûn: Bir dereli ve kayalar dibinde iki yüz hâneli müselmân köyüdür. Ve beyâz yalçın kaya dibinde,
EÇS II 339a … rzurûm'a giderken mufassalan evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan yine cânib-i garba dereli ve depeli yollar ile (---) sâ‘atde,
EÇS II 344a … var ma‘mûr ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp dereli ve depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[lı] …
EÇS II 348a … eyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ …
EÇS II 368a … yokdur. Bu şehrin iki tarafı kayalı ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder dereli ve dağlardan nüzûl eder çam oluklardan mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu şehr …
EÇS III 19a … ı hayât şeker pınarları vardır kim câna hayât verir. Andan yine cânib-i kıbleye dereli ve depeli ermiş ve yokuş derdi yerleri aşup,
EÇS III 91b … -) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) . Ammâ aşağı şehri bir dereli ve bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hâneli …
EÇS III 170b … hir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş yüz …
EÇS III 171a–171b … ehrin imâristânı Çatal dağının zeyline vâki‘ olmağıla Çatalca derler. Kayalı ve dereli ve depeli iki çatal kûh-ı bâlânın cânib-i şarkîsi dâmeninde kıbleden cânib-i şimâl …
EÇS IV 225b Der-vasf-ı hevâ-yı hûb-ı câvidân: Gerçi bu şehr-i Bitlîs dereli ve depeli sâfî sengistân yere vâki‘ olmağile bed-hevâ olmak görünür ammâ ol kadar …
EÇS IV 370b … i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri bir dereli ve âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kifâye …
EÇS V 22b Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğundan ç …
EÇS V 28b Leb-i Karadeniz'de kıbleye nâzır bir dereli ve ensesi kayalı yere vâki‘ olmuş bir küçük şeddadî kal‘a-i harâbdır.
EÇS V 29a Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp â …
EÇS V 54a … d boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
EÇS V 97a şehri bir dereli ve bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mûr r …
EÇS V 110b … Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir dereli ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve d …
EÇS V 127b Sitâyiş-i varoş-ı Sirebne: şehri bir dereli ve depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne …
EÇS V 128b … kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre birb …
EÇS V 133a Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir dereli ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i İre …
EÇS V 148b Menzil-i kal‘a-i Sin: Mukaddemâ memdûhdur. Andan cânib-i kıbleye sarp dereli ve kayalı muhâtara yerleri 6 sâ‘atde aşup,
EÇS VI 4b … sırtında bir Şeddâdî sengîn-bünyâd bir kal‘a-i Şeddâd'dır. Ve cânib-i erba‘ası dereli ve depeli ufacık dağlardır. Ve nehr-i Moriş'in beri cânibinde cisir başında bir va …
EÇS VI 8b … ı Çatal kal‘a derler. Ve batı tarafına nâzır birer kapusu var. Cânib [ü] etrâfı dereli ve depeli yerlerdir. Andan kalkup 3 sâ‘atde,
EÇS VI 18b Bu kal‘a bir dereli ve depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve sed …
EÇS VI 28a Bir dereli ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız rû …
EÇS VI 70a … ded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a bir dereli ve depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğlar …
EÇS VI 141a Der-vasf-ı havâ-yı hûb-ı câvidân: Bu şehir gerçi bir kayalı ve dereli ve depeli zemîn-i sengistâna vâkı‘ olmuşdur, ammâ cânib-i şimâlîsi ve şarkîsi küşâ …
EÇS VI 144b … niçe: Bu rabtanın zemîni gibi bir turfa mudhik ve maskara ve mahûf u muhâtaralı dereli ve depeli bir garîb ü acîb zemînli şehir görmedim. Hattâ bu kasaba-i âbâdânın üç t …
EÇS VI 148a … ı yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni bir sarp dereli ve depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle iki mahallel …
EÇS VI 167b Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr ş …
EÇS VI 168a … . Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasa …
EÇS VII 134a Menzil-i karye-i Azîzler: Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ et …
EÇS VIII 207b Bir bayırlı ve dereli ve depeli ve kayalı zemîn üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i atîkdir, ammâ leb-i deryâda iç …
EÇS VIII 230a Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Yenice: Mezkûr olan iki kal‘anın mâbeyninde bir vâsi‘ dereli ve depeli ve bayırlı yerde cümle 17 aded mahallât-ı ma‘mûreli şehirdir. Evvelâ (-- …
EÇS VIII 233a Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 a …
EÇS VIII 233a … â ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hâned …
EÇS VIII 243a Ammâ bu varoş-ı ma‘mûr gâyet müzeyyendir. Bir vâsi‘ dereli ve iki tarafları kayalı bir öz içine vâki‘ olup cümle 13 aded mahalle-i müslimî[n] …
EÇS VIII 245b … yine refîklerimizle Mudunuç'dan kıble tarafına el-ıyâzen billâh sa‘b kayalı ve dereli ve depeli dağlar ve beller aşup 4 sâ‘atde,
EÇS VIII 265b Ba‘zılar Ardiça derler. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li ve seksen aded kayağan örtülü ve nısf …
EÇS VIII 274a Der-beyân-ı eşkâl-i varoş-ı Lonkanik: Bir dereli ve depeli ve mukassî kayalar içre enişli ve yokuşlu cehennem dereceleri-misâl uçur …
EÇS VIII 332b Bu mezkûr merkûm beş aded kurâlar ki dereli ve depeli yerlerde bâğ u bâğçeli beşer altışar yüz kârgîr binâ kiremit örtülü evli …
EÇS VIII 335b Andan garb tarafına sengistân dereli ve depeli yerleri 3 sâ‘atde aşup,
EÇS VIII 338a … ak ile bu taraflarının handakları gayyâ-misâl derbenddir. Ve kara tarafları bir dereli ve depeli yerlerdir. Ammâ cümle yalın kat dîvârdır lâkin iç kal‘a tarafları onar a …
EÇS VIII 341b Kal‘ası bir dereli ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî ü …
EÇS VIII 374b Gâyet ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i amâristân olup bir bayırlı dereli ve depeli yere vâki‘ olmuşdur. Cümle bâğ u bâğçe ve hadîka-i rızvân misilli rabât- …
EÇS VIII 376b … e mennîk demek kabaca ve kabîhce ism-i ma‘yûbdur. Lâkin şehrinin amâristânı bir dereli ve depeli yerde sâfî bâğ u bâğçeli bir şîrîn ve ma‘mûr ve müzeyyen şehr-i azîm-mis …
EÇS IX Y49a Ve bu şehr-i Urla bir kayalı sengistân ve sa‘b eniş yokuş, dereli ve depeli kanara taşlıklı yerlerde, yine bâğ u bâğçeli ve serâpâ toprak örtülü üç …
EÇS IX Y89a Karye-i Tasahorya: Balyambolu nâhiyesidir. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı latîf kas …