… i olmağile ana Dehdîvân-ı bâlâ derler. Anın mukâbelesinde mezkûr Kassâb Çeşmesi
deresinin
cenûbuna da Dîvân-ı pes derler bir kûh-ı bülenddir. Anın akîbinde kûh-ı Âvîh de …
Bu Meteris nâm mahal Bitlîs şehrinin şarkîsi tarafında Rahova'ya çıkup Van'a gidecek mahalde Kassâb Çeşmesi nâm derenin ağzında cânib-i şimâlinde Dehdîvân dağı ya‘nî on aded kûh-ı bâlâlardır kim biri gâyet âlîli olmağile ana Dehdîvân-ı bâlâ derler. Anın mukâbelesinde mezkûr Kassâb Çeşmesi deresinin cenûbuna da Dîvân-ı pes derler bir kûh-ı bülenddir. Anın akîbinde kûh-ı Âvîh derler bir kûh-ı bâlâdır ve dahi yedi aded kûh-ı elvend-misâl cibâl-i âlîlerdir ammâ mezkûr Dehdîvân-ı âlînin zirvesinden Dehdîvân-ı pestün tepesine varınca bir top-ı tavîl menzili mesâfe-i ba‘îdedir. Bu iki kûhun mâbeyni bir gayyâ deresi gibi teng ü Kepân boğazdır. Bu Dehdîvânların tâ depelerinden aşağı dere içine varınca bir dağdan bir dağa yedişer kat sedd-i Nemrûdlar gibi meteris dîvârları edüp cümle meterisler kat-ender-kat âdem deryâsı olup cümle âlât-ı silâhlarıyla âmâde olup meterisler içre kavm-i Ekrâd-ı Rujikiyân karınca gibi kaynarlar ve yedi kat meterislerde niçe bin elvân filandıra ve bayrağ u tuğ ve sancağ u alemlerle zeyn olmuş kim kûh-ı Dehdîvân lâlezâr-ı gülistân-misâl olmuş ve cümle meterislerin yüzleri bizim ordu tarafında Rahova sahrâsına nâzırlardır kim ol tarafdan bir âdem gelmeğe kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264a ·
metinde göster ·
… le intikâl eden mülküdür kim bin kadar askere mâlikdir. Kal‘ası Kolçvar yaylası
deresinin
içinde nehr-i Kolçvar kenârında bir yalçın kaya üzre evce berâber Şeddâdî ve şe …
Evvel ve âhir Erdel kralları hükmünde olup dest-i Âl-i Osmân'a aslâ girmemişdir ve Seydî Paşa'dan gayri bu diyâra bir vezîr gelmemişdir. Lâkin bu kal‘a Zolomioğlu'nun irs ile intikâl eden mülküdür kim bin kadar askere mâlikdir. Kal‘ası Kolçvar yaylası deresinin içinde nehr-i Kolçvar kenârında bir yalçın kaya üzre evce berâber Şeddâdî ve şekl-i muhammes kal‘a-i metîndir. Haçek sahrâsına nâzır bir kapusu ve on bir kulleli şirîn kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur, lâkin her cânibi uçurum olmağile yanına varılmaz. Ve havâlesi olan dağların ardları kıble cânibi cümle Eflak vilâyetidir. Ve bu kal‘anın aşağı dere içinde bâğlı ve bâğçeli bir varoş-ı meresî(?) içre musanna‘ kenîseleri ve deresinde gûnâ-gûn mâhîleri var. Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a ·
metinde göster ·
… âmımız bir bir tahrîr eylesek Hudâ âlimdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---)
deresinin
kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve k …
Lisân-ı Bulgar'da (---)38b(---) demekdir. Kıratova nâhiyesidir ve Köstendil beğinin hâssıdır kim subaşısı hâkimdir, ammâ ol dahi haydud kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihetdir ve niyâbetdir. Cümle re‘âyâsı âşikâre haydudlardır kim kârbâ[n] bozarlar. Cenâb-ı Kibriyâ bizi hıfz edüp bunda Kâsım Ağa'nın hânesine dahil düşüp cânımız halâs etdik. Eğer bu serencâmımız bir bir tahrîr eylesek Hudâ âlimdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâr halkında merhamet yokdur. Dağlarına sayd [u] şikâra giden haydudlara kendi şikâr olup şehre uryân gelüp yâhûd başdan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a–38b ·
metinde göster ·
iki tarafında olan evce ser çekmiş kayalarda kat-ender-kat şâhnişîn ve mefreşli …
Ve bu harâb olan varoş deresinin iki tarafında olan evce ser çekmiş kayalarda kat-ender-kat şâhnişîn ve mefreşli ve fürûşlu ve yüklük sergili ve bacalı ve musanna‘ ocaklı kayadan oyma soffa soffa mağâralar var kim gûyâ henüz Ferhâd-ı Kûhken tîşesinden çıkmış gâr-ı yetîmânlardır kim gören benî âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân kalır. Ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ ol zamân âdemlerine seng-i hârâlar musahhar etmiş kim bu kayaları peynir oyar gibi oyup sarâylar ve dûdehâne ve dîvânhâneler etmişler. Andan ma‘lûmdur kim zamân-ı kadîmde bu İnkirmân şehr-i azîm imiş. Hâlâ yine bu mağâraların hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu şehre İnkirmân derler. Lisân-ı Tatar'da in mağâraya derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… zîmdir kim Çârsû câmi‘i kurbundadır. Ve cümle 80 aded dükkânların nısfı ilimboz
deresinin
öte tarafındadır, nısfı beri tarafdadır.
Ve cümle bir aded hân-ı azîmdir kim Çârsû câmi‘i kurbundadır. Ve cümle 80 aded dükkânların nısfı ilimboz deresinin öte tarafındadır, nısfı beri tarafdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… âre olup cemî‘i erbâb-ı dîvân hâcelerine ve sâ’ir a‘yân-ı kibâr du‘âgûyâna ordu
deresinin
öte tarafında meks etmek fermân olunup cümle erbâb-ı dîvân âsûde-hâl ve fâriğu' …
Ve hevâda biri biri ardı sıra çifte çifte kumbaralar ve karakuş-misâl taşlar havân kumbaralarından çıkup ender-hevâ mu‘allakast uçup rûz-merre niçe bin âdemler helâk olup yine vezîria‘zam otağı pâre pâre olup cemî‘i erbâb-ı dîvân hâcelerine ve sâ’ir a‘yân-ı kibâr du‘âgûyâna ordu deresinin öte tarafında meks etmek fermân olunup cümle erbâb-ı dîvân âsûde-hâl ve fâriğu'l-bâl oldular. Ammâ beri tarafda cümle meterisler bayır başlarına çıkup sıçan yolları taraf taraf yürümeğe başlayup gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
… ayup bu âbâdânları seyr [ü] temâşâlar edüp ubûr ederek 6 sâ‘atde Saranda Potamo
deresini
geçüp,
Niçe gün bu şehrin a‘yân [u] eşrâflarıyla zevk u safâlar edüp ba‘dehu Serdâr Alî Paşa'nın hakîr ile gönderdiği emr-i pâdişâhîleri Yanya paşası Diyârbekirli Samancızâde (---) Paşa'nın dîvânında kırâ’et etdirüp cümle a‘yân-ı kibâr "Fermân pâdişâhındır" deyüp Manya vilâyeti muhâfazasına cümle âmâde olup hakîre bir kîse ücret-i kadem ve üç at ve on donluk çuka ve atlâs ve niçe tuhef eşyâlar cümle mîr-i mîrânlardan peydâ edüp ba‘dehu sene 1081 rûz-ı Kâsım'ın bu şehirde sicil edüp ol gün Yanya'dan garb 350a tarafına Yanya gölü kenârınca 2 sâ‘at gidüp andan keşişleme cânibine kecistân yolu üzre azamet-i Hudâ eyle ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâları ve çiftlikler var kim her biri birer gûne bâğ u bâğçeli ve çayır u çemenli buk‘aları hûb ve hâk-i pâkleri beyne'n-nâs merğûb mezre‘âtları vâfir ve çerâgâhları mütekâsir birbirlerine muttasıl aslâ arz-ı hâliye olmayup bu âbâdânları seyr [ü] temâşâlar edüp ubûr ederek 6 sâ‘atde Saranda Potamo deresini geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b–350a ·
metinde göster ·
… lerinde ancak yüz hânede âdem kışlar yerlidir, mâ‘adâsı göçerler. Ve bu Istanaz
deresinin
içi bir vâsi‘ özdür. Nehrin iki cânibinde kat-ender-kat on bin altı yüz içli ve …
Ve bu yayla evlerinde ancak yüz hânede âdem kışlar yerlidir, mâ‘adâsı göçerler. Ve bu Istanaz deresinin içi bir vâsi‘ özdür. Nehrin iki cânibinde kat-ender-kat on bin altı yüz içli ve taşralı ve müte‘addid hammâmlı ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîlerdir. Gâyet ma‘mûr u müzeyyen ankâ evleri nehrin iki cânibinde tabaka tabaka şâhnişînli gül [ü] gülistânlı ve bâğ [u] bostânlı havernaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133a ·
metinde göster ·