Ve bu tâ’ifenin bir iftihârları dahi oldur kim bir yeşil sarık üzre bir eski
deriden
bayrakları vardır, tâ Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Kâve-i âhenger'in önündeki sah …
Ve bu tâ’ifenin bir iftihârları dahi oldur kim bir yeşil sarık üzre bir eski deriden bayrakları vardır, tâ Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Kâve-i âhenger'in önündeki sahtiyân şeddir kim "Anı bayrak edüp Dahhâk üzre gulû edüp Dahhâk'ı katl etdi, ol meşin bayrak budur" deyü iftihâr edinirler. Ammâ gâyet hıfz edüp alay-ı azîm ile güzeşt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
Ve cümle on yedi aded mihrâbdır, ammâ cümleden kârgîr kubbe-i azîmi kurşumlu Ece Ya‘kûb câmi‘i, ma‘mûr u müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kâr-ı kadîmdir. Bu câmi‘ sâhibi bu hakîrin cedd-i izâmları birâderlerindendir kim silsile-i nihâyetleri Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerine andan Muhammed-i Hanefî'ye andan İmâm Bâkır ve on birinci imâm Hüseyin'e müntehîlerdir. Ulu gürbüz er dilâver ve server-i hünerver kimesnelerden idi kim Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî ile bu Ece Ya‘kûb ve Kara Mürsel ve Kara Koca yetmiş kişiyle bunlar Kapudağı burnundan deriden tulum sallar ile Rûm'a ibtidâ geçüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ salât kıldıklarından, "İbtidâ salâ"dan galat İpsala derler. Andan tâ Tekirdağı'na ve tâ Silivri'ye ve İslâmbol kapularına varınca kılıç urup gazâ mâlıyla bu Çârdâk'daki câmi‘i binâ edüp hâlâ nezâreti bu hakîr üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
… cak Kanijeli idikleri başlarında tâç kalpaklarından ve kâfir esbâbı gibi güderi
deriden
dolamalarından ve kutmen nâm esbâblarından ve meşin ve sahtiyanlı çakşırlarında …
Bir vecih ile ta‘bîr olunmaz cellâd-ı felek misilli kağan arslan fetâları vardır. Hattâ sâ’ir serhadli gibi başlarına turna telleri ve şâhin çelengleri takmağı nâmûs etmişlerdir, zîrâ her biri hadden ziyâde kelleler kesüp küffâr akdarup dil almış gâzîlerdir. Kankı bir kâfirleri katl etdikleriyçün başlarına çeleng sokalar. Anıniçün ayb add edüp çelengsiz gezerler. Ancak Kanijeli idikleri başlarında tâç kalpaklarından ve kâfir esbâbı gibi güderi deriden dolamalarından ve kutmen nâm esbâblarından ve meşin ve sahtiyanlı çakşırlarından ve mahmîzli kubâdî pâbuçlarından ve sünnetden kısacık esbâblarından bellidir kim bunlar Kanijelidir, derler, zîrâ gayri serhad halkı böyle esbâb geyemezler ve bu kıyâfetle anlar gezemezler ve gayri serhadli bunları görse kefere kıyâs edüp cenge âheng ederler yâhûd firâr edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
Der-kâr-ı musanna‘: Yine demirden çâr pâye üzre çarhları var ve gûnâ-gûn kuş yeleklerinden gûyâ yelpâzeye benzer ba‘zı kanat değildir tirşe deriden yâhûd güderiden yelpâzelerdir, hemân mezkûr bisâtun çarhların kurup şiddet-i hârda yanına kosan ol mirvaha döndükçe oda içinde rûzgârdan oturulmayup belki kürk geymek iktizâ eder bir çarhlı musanna‘ yelpâzedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58a ·
metinde göster ·
… şı ve gözleri ve burnu ve kanatları ile büzülmüş durur, ammâ üzerinde bir kalın
deriden
zarfı, ya‘nî bir beyâz zarı var. Cerrâhbaşı hakîrin ağzına makrameyi koyup kafâ …
Azamet-i Hudâ garîb insânın beynisi kafâ içinde gûyâ tavuk yumurtasından yavrusu henüz çıkmış gibi bir kuş yavrusu gibi büzülmüş başı ve gözleri ve burnu ve kanatları ile büzülmüş durur, ammâ üzerinde bir kalın deriden zarfı, ya‘nî bir beyâz zarı var. Cerrâhbaşı hakîrin ağzına makrameyi koyup kafâ içine bakdığımdan eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
… skûnda Konya'nın Merâm-ı İ[re]mi ve Malatiyye'nin Aspuzu'su ve Mar‘aş diyârının
Deride
bâğı ve Tebrîz-i dilâvîzin Cihânşâh hıyâbânı ve Şâm-ı cennet-meşâmın Mîze bâğla …
Memdûhâtından: Hevâsı latîf olup kırk bin aded bâğlarında niçe bin maksûreler ve niçe bin matbah ve hücreleri ve musanna‘ kâh-ı Havarnaklarında niçe bin fıskiyye-i havz u fevvâreli kasr(?) nüzhetgâhlar ile ârâste ve gûnâ-gûn nişîmenler ile pîrâste olmuş Sudaklar bâğlarıdır kim rub‘-ı meskûnda Konya'nın Merâm-ı İ[re]mi ve Malatiyye'nin Aspuzu'su ve Mar‘aş diyârının Deride bâğı ve Tebrîz-i dilâvîzin Cihânşâh hıyâbânı ve Şâm-ı cennet-meşâmın Mîze bâğları ve Rû[m] diyârında Peçoy-ı dilcûy Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhâne'si ve İslâmbol'un Göksu'yu ve Kâğızhâne'si ve bu Kırım diyârının Sudak bâğı Rûm u Arab u Acem'de meşhûr olup bu Sudak bâğlarında zevk edenlerde aslâ sudâ‘ olmazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… e ters geymiş idi. İçinde yine sığın yavrusu derisinden Özbek libâsı gibi peşli
deriden
haftanı var idi. Ve kuşağı at derisi kayışından idi. Ve çakşırı mâvî keçeden id …
Bizzât Taysı Şâh ol şiddet-i şitâda sığın derisi kürkünü üzerine ters geymiş idi. İçinde yine sığın yavrusu derisinden Özbek libâsı gibi peşli deriden haftanı var idi. Ve kuşağı at derisi kayışından idi. Ve çakşırı mâvî keçeden idi. Mest yerine yine çakşırla yapılmış keçe idi. Başında kalpağı kırmızı tilki kürkünden olup üzeri bir beyâz deri idi. Lâkin kalpağının depesinde gûnâ-gûn harîr pâreciklerinden püskülleri olup aralarında yumurta kadar bir delikli elmâsı var idi. Oğlu Moyinçak Şâh dahi eyle libâs geymişdi, ammâ tâcı üzre püsküller ve elmâs taş yok idi. Bunlar pâdişâhlarına kendi ıstılâh lugâtları üzre Taysı Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. Obaları ve derimleri cümle deve yünü keçedendir. Ve cümle sığın ve kaplan ve at ve koyun postlarıyla döşeli bârgâhları var. Yanlarında tuzdan ve katrândan azîz ve lezîz bir şey yokdur. Kendüleri ve cümle hayvânâtları tuzsuz olmaz. Ve katrânı karıları zebat ve kala-misk yerine kulaklarının ardlarına sürerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… nlar dahi cümle kesdikleri hayvânın derilerin geyüp gezerler. Ve başlarına yine
deriden
kalpak geyüp at binüp mızrak kullanup kılıç kuşanup kocalarından ziyâde ceng ed …
Bunlar dahi cümle kesdikleri hayvânın derilerin geyüp gezerler. Ve başlarına yine deriden kalpak geyüp at binüp mızrak kullanup kılıç kuşanup kocalarından ziyâde ceng ederler. Lâkin ba‘zı avretlerin kalpakları üzre harîr pârelerinden şekilleri çokdur. Ve niçe avretlerde Çîn ve Hıtâyî elvân bezden haftan sûzenkârlar gördüm. Yine ayaklarına keçe çakşır ve domuz derisinden pâbûç ve çizme geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… yla koparup çekince başdan başa soyulup gûyâ evvelden dahi derisi âriyetî imiş,
deriden
zırpadak bir beyâz et çıkar, ammâ yılan yine pertâb eder.
Ol dahi alup yılanın derisin tırnağıyla koparup çekince başdan başa soyulup gûyâ evvelden dahi derisi âriyetî imiş, deriden zırpadak bir beyâz et çıkar, ammâ yılan yine pertâb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y122a ·
metinde göster ·
… ra kuru kadîd-i mahz âdem zâhir olup pâ-bürehne ve ser-bürehne, ammâ yine siyâh
deriden
avret yerine bir kisbet geymiş, eyle daracık kim kelpedân ile yapışılmaz, yâdes …
Anlar fasılların tamâm edince karşudan bir arık kara kuru kadîd-i mahz âdem zâhir olup pâ-bürehne ve ser-bürehne, ammâ yine siyâh deriden avret yerine bir kisbet geymiş, eyle daracık kim kelpedân ile yapışılmaz, yâdest kemiğine benzer bir kadîd cüst ü çâlâk ve zinde, ammâ ayyârlık alâmeti yüzünde, pehlivânlık kelâmları sözünden sâdır olup bir gûne reftâr ederek meydân-ı ma‘rekeye geldi kim gûyâ ayağı altında karınca vardır. Hemân ki huzûr-ı melike geldikde "Yâ Hayy" deyüp havâya pertâb urup beş âdem kaddi gûyâ tayerân edüp zemîne endikde âdâb-ı pehlivân-vâr melike varup zemîn-bûs edüp melike ve hakîre hayli du‘â etdi. Ve geri geri gidüp karâr edüp eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419b ·
metinde göster ·
bir kedi sûreti yapdılar, hâkimlerinin imâmı kalem ile kedinin karnına altı eli …
Ve ilm-i tılısm ile sahrâlarının tâ vasatında bir âb-ı hayât buhayre etmişler, içinde niçe bin künûz gark olmuşdur, derler. Fünûn-ı garîbe-i acîbe[ye] kâdir kavimdir. Hattâ hakîre deriden bir kedi sûreti yapdılar, hâkimlerinin imâmı kalem ile kedinin karnına altı elif ve bir mîm ve başına bir harf-i sîn yazdı, der-akab deriden kedi gezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… e kedinin karnına altı elif ve bir mîm ve başına bir harf-i sîn yazdı, der-akab
deriden
kedi gezdi.
Ve ilm-i tılısm ile sahrâlarının tâ vasatında bir âb-ı hayât buhayre etmişler, içinde niçe bin künûz gark olmuşdur, derler. Fünûn-ı garîbe-i acîbe[ye] kâdir kavimdir. Hattâ hakîre deriden bir kedi sûreti yapdılar, hâkimlerinin imâmı kalem ile kedinin karnına altı elif ve bir mîm ve başına bir harf-i sîn yazdı, der-akab deriden kedi gezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
ayırmadı içine girdi basaṭ depegözüŋ öŋine geldi depegöz de bildi kim basaṭ der …
derisini yüzdi kuyruġı-y-ıla başını deriden ayırmadı içine girdi basaṭ depegözüŋ öŋine geldi depegöz de bildi kim basaṭ deri içindedür aydur ay ṣaḳar ḳoç menüm nireden helāk olaçaġum bildüŋ şöyle çalayım seni maġara dıvarına kim ḳuyruġun maġarayı yaġlasun