Mîr-i bahr a‘nî Kılıç Paşa kapudan-ı zamân / Yapdı bu câmi‘i çün ola
derim
ber-hordâr / Ehl-i diller dediler göriceğiz târîhin / Es-selâm oldu alâ câmi‘ik …
Mîr-i bahr a‘nî Kılıç Paşa kapudan-ı zamânYapdı bu câmi‘i çün ola derim ber-hordârEhl-i diller dediler göriceğiz târîhinEs-selâm oldu alâ câmi‘ike Beytü'l-harâm.Sene (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı aded-i hânedân, der-imâret-i Malatıyye-i âbâdân: Cümle 5265 aded tahtanî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i a‘yân u eşrâf ve gayrı büyût-ı imâristândır ve cümle bâğlı u bâğçeli ve serâpâ hâk-i pâk ile mestûr gûnâ-gûn ma‘mûr büyût-ı kadîmlerdir kim bu varoş-ı azîmi müzeyyen etmişdir. Lâkin bu rıbâtın etrâfında kal‘a dîvârı yokdur, ammâ köşe başlarında tedrîbe kapuları vardır. Her gice bâbları mesdûd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 194a ·
metinde göster ·
… öğerek anı gördük, bir çemenzâr dere içre tarz-ı Acemâne ve Türkmane ve Kürdâne
derim
obaları ve Acem tengtirleri ve Osmânlı sâyebânları ile ol çemenzâr hayme vü har …
Bu mahalde ol sarp teng mahallerde Bitlîs hânı Abdâl Hân askeri nümâyân olup anı gördük, Abdâl Hân atından nüzûl edüp pertâb ederek paşaya gelüp rikâbın bûs idecek mahalde paşa dahi esb-i sabâ-sür‘atinden nüzûl edüp birbirlerin der-âğûş ederek öpüşerek görüşerek hayli musâhabetden sonra hân eydür: "Sultânım! Sehel ata süvâr olup ileride bir fütûr tenâvül idesiz." dedikde paşa atına süvâr olup yine alây-ı azîm ile sekizer kat mehterhânesin döğerek anı gördük, bir çemenzâr dere içre tarz-ı Acemâne ve Türkmane ve Kürdâne derim obaları ve Acem tengtirleri ve Osmânlı sâyebânları ile ol çemenzâr hayme vü hargâh serâperdeler ile lâle-zâr olmuş. Paşa ol cây-ı müferriha varup serâperde-i hânda karâr edüp ân-ı vâhidde cümle altun ve gümüş lengerîler ile ve fağfûrî ve balğamî ve mertebânî kâseler ile bir sımât-ı Muhammedî çekilmişdir. Cemşîd ü İskender ü Keykâvûs'dan berü eyle ta‘âm-ı firâvân-ı mümesseki bir selâtîn-i selef çekmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221a ·
metinde göster ·
… ib-isyânları ordu-yı İslâm içinde ve Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârın hayme ve
derim
ve koşları içinde ol bânû-yı muğpîçe-i muğânlar ve ol nâzenîn ve bintân-ı nisvâ …
Ve bu nevâhîlerde nüfûs-ı insândan ve devâbbât hayvânından cümlesi dest-i asker-i İslâma girüp kimin giriftâr-i bend-i selâsil ve kimin sümûm-ı helâhil içirüp kiminin kellelerin galtân edüp memâlik-i mahrûseleri hâlî ve mu‘attal kalup cümle tâze cüvân ve nisvân-ı sâhib-isyânları ordu-yı İslâm içinde ve Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârın hayme ve derim ve koşları içinde ol bânû-yı muğpîçe-i muğânlar ve ol nâzenîn ve bintân-ı nisvânlar her guzâta hidmet-i ma‘kûl [u] nâ-ma‘kûl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
Bu hakîr-i pür-taksîr-i acûl atıma süvâr olup gidem derim, ammâ altımda atım 101b bir kadem götürmez derim. Meğer atımı gulâmlar pây-bend ve kösdek ile getirmişler. Hemân atın pây-bendlerin alup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp at boynuna düşüp Paşa efendimiz yanına varup durdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a–101b ·
metinde göster ·
… acûl atıma süvâr olup gidem derim, ammâ altımda atım 101b bir kadem götürmez
derim
. Meğer atımı gulâmlar pây-bend ve kösdek ile getirmişler. Hemân atın pây-bendle …
Bu hakîr-i pür-taksîr-i acûl atıma süvâr olup gidem derim, ammâ altımda atım 101b bir kadem götürmez derim. Meğer atımı gulâmlar pây-bend ve kösdek ile getirmişler. Hemân atın pây-bendlerin alup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp at boynuna düşüp Paşa efendimiz yanına varup durdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a–101b ·
metinde göster ·
Der-imâret-i dârü'l-it‘âm-ı fakîrân-ı garîbân: Cümle iki aded dârü'z-ziyâfe-i pîr [u] cüvândır. Evvelâ yukaru Şeyh Hasan Efendi tekyesinin subh u mesâ bay u gedâya ni‘meti mebzûldur. Ve aşağıda Koca Mûsâ Paşa hânı yanında imâretinin ni‘meti mâh u sâl bi'l-guduvvi [ve]'l-âsâl ni‘meti dâ'imdir. 141b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a–141b ·
metinde göster ·
, ammâ tahammülün kalmayup kralın vâlidesiyle paşanın yanına vardım. Anda dahi s …
Temâşâ-yı benâm: Hemân pehlivân-ı kâmil bir kerre zekerin eline alup havuz içre işeyince hemân bir kerre havuzun suyu deryâ gibi cûş u hurûşa gelüp talattum ederek bâğ içine deryâ yürümeğe başlayup hemân cümle temâşâcılar ağaçlara çıkmağa başlayup kimisi atına binüp firâr etmeğe başlayup hakîr gördüm ki gark oluyoruz, ilm-i sîmyâdır deyü vücûd vermeyim derim, ammâ tahammülün kalmayup kralın vâlidesiyle paşanın yanına vardım. Anda dahi su gelmeğe başlayup firâr etdikde bu zâhir olan deryâdan ol kadar deryâ mahlûkları peydâ olup gûnâ-gûn şinâverlikler edüp birbirlerin kovarak ve birbirlerin yudup yeyerek azîm temâşâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68b ·
metinde göster ·
Beri tarafa geçenler selâmetle alacıkların ve derim obaların kurup esbâbların kurutmağa başladılar, zîrâ nehb olunan Noğay kavminin ehl [ü] ıyâlleri çok idi. Ve niçe at ve koyun ve sığır ve niçe benî âdem gark oldu. Bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106b ·
metinde göster ·
dâru'z-ziyâfe-i fakîrân-ı garîbân: Cümle üç yerde dâru'l-ıt‘âm-ı mesâkînler var …
Der-imâret-i dâru'z-ziyâfe-i fakîrân-ı garîbân: Cümle üç yerde dâru'l-ıt‘âm-ı mesâkînler vardır kim mâh u sâl bi’l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve pîr [u] cüvâna ni‘metleri mebzûldür. Evvelâ Hân Sarâyı imâretine varan elbette def‘-i cû‘ edüp selef pâdişâhlarına hayr du‘âlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… pâdişâhlarına buluşduk. Oğlu Moyinçak Şâh'dır. Bunların yüzer bin aded keçeden
derim
oba evleri vardır. Ve babasının ve oğlunun ikişer kerre yüz bin leşkerleri vard …
Hemân bizim elçi ban Heyhât'a kadem basınca alay-ı azîm ile hedâyâsın alup Kalmık şâhına gitdikde hakîr bile gidüp üç sâ‘at kâmil obaları içlerinden geçüp Taysı nâm pâdişâhlarına buluşduk. Oğlu Moyinçak Şâh'dır. Bunların yüzer bin aded keçeden derim oba evleri vardır. Ve babasının ve oğlunun ikişer kerre yüz bin leşkerleri vardır kim sahrâ-yı Heyhât'da oba evcikler ile konup göçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. Obaları ve
derimleri
cümle deve yünü keçedendir. Ve cümle sığın ve kaplan ve at ve koyun postlarıyla …
Bizzât Taysı Şâh ol şiddet-i şitâda sığın derisi kürkünü üzerine ters geymiş idi. İçinde yine sığın yavrusu derisinden Özbek libâsı gibi peşli deriden haftanı var idi. Ve kuşağı at derisi kayışından idi. Ve çakşırı mâvî keçeden idi. Mest yerine yine çakşırla yapılmış keçe idi. Başında kalpağı kırmızı tilki kürkünden olup üzeri bir beyâz deri idi. Lâkin kalpağının depesinde gûnâ-gûn harîr pâreciklerinden püskülleri olup aralarında yumurta kadar bir delikli elmâsı var idi. Oğlu Moyinçak Şâh dahi eyle libâs geymişdi, ammâ tâcı üzre püsküller ve elmâs taş yok idi. Bunlar pâdişâhlarına kendi ıstılâh lugâtları üzre Taysı Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. Obaları ve derimleri cümle deve yünü keçedendir. Ve cümle sığın ve kaplan ve at ve koyun postlarıyla döşeli bârgâhları var. Yanlarında tuzdan ve katrândan azîz ve lezîz bir şey yokdur. Kendüleri ve cümle hayvânâtları tuzsuz olmaz. Ve katrânı karıları zebat ve kala-misk yerine kulaklarının ardlarına sürerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
Der-imâret-i dâru'l-ıt‘âm-ı garîbân: Cümle iki aded me’kel-i imâret-i fukarâdır. Cümleden Gâzi Evrenos imâretinin subh [u] mesâ gûnâ-gûn ni‘met-i nefîsesi hâss u âmma mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl üç âdeme ve beş âdeme birer sini ta‘âm dâ’imdir. Ve her müsâfirînin atlarının başlarına birer alîf cânib-i vakfdan mütevellî verir, gâyet ma‘mûr evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne-i fakîrân [u] garîbân: Cem‘ası on altı aded yerde k …
Der-imârât-i dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne-i fakîrân [u] garîbân: Cem‘ası on altı aded yerde kurşum örtülü imâretleri var kim yedi adedinin subh [u] mesâ matbah-ı Keykâvus'unda ni‘met-i uzmâsı tabh olup cemî‘i bay u gedâ-yı pîr [ü] muğâna ve Kıptî vü fakîrâna birer tâs çobra ve birer nân ile bezl-i ıt‘âm ederler. Cümleden (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)228b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a–228b ·
metinde göster ·
Der-imâret-i dâru'l-ıt‘âm-ı âyende vü revendegân: Barısı üç adeç me’kelhâne-i imâretdir. Evvelâ Deli Hüseyin Paşa câmi‘i imâreti ve Tekye kapusunda Vâlide câmi‘i imâreti ve Velî Paşa câmi‘i imâretlerinin ni‘metleri bay u gedâ-yı pîr [ü] cüvânlara subh [u] mesâ birer tâs çobraları mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
cevâmi‘-i ehl-i îmân-ı âbidân: Bu Yanya şehri varoşu içre kamusu on sekiz aded …
Der-imârethâ-yı cevâmi‘-i ehl-i îmân-ı âbidân: Bu Yanya şehri varoşu içre kamusu on sekiz aded mihrâbdır. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye [mâlik] çârsû ortasında Hunkâr câmi‘i, kârgîr minâreli ve serâpâ kiremitli ve haremi küçük kâr-ı kadîm câmi‘dir. Hareminde Bebr Paşa'nın ceddi Gâzî Zülfikâr Beğ bir kubbe içre medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
… üç sâ‘at gidüp bir âdem deryâsı ve deve gavgâsı içine düşüp kara çadır ve ihrâm
derim
ile mezkûr sahrâ pür olmuş. Ve bilâ-had ve lâ-nihâye harbe ve oklu ve yaylı zem …
Hemân hakîr de mektûbları alup anlar ile ılgar edüp bu hâmûn içre üç sâ‘at gidüp bir âdem deryâsı ve deve gavgâsı içine düşüp kara çadır ve ihrâm derim ile mezkûr sahrâ pür olmuş. Ve bilâ-had ve lâ-nihâye harbe ve oklu ve yaylı zemberekli ve kemân küreli(?) ve sapan ve mızraklı kavmin hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
… Âdemler ve hayme ve hargâhlar ve bâr [u] büngâhlar ve göçer evli Urbâna benzer
derim
çadırların görüp safâ etdik.
Anları dahi ubûr edüp bir gûne asker içine girdik, câ-be-câ Osmânlı çadırına ve Mısır askerine müşâbeheti var. Âdemler ve hayme ve hargâhlar ve bâr [u] büngâhlar ve göçer evli Urbâna benzer derim çadırların görüp safâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
… lir, bir zirâ‘ bez ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve
derim
haymesinde deve südü ve darı ekmeği yerdi. Dâ’imâ kıllet ü hisset [ü] denâ’et ü …
Andan bildim ki bu Berberî meliki hasîsdir. Zîrâ lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ koyundan gelen a‘yân-ı eşrâf ulemâya beşer onar koyun verirdi. Ol diyârda ise on koyun bir zirâ‘ asdar bezine verilir, bir zirâ‘ bez ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve derim haymesinde deve südü ve darı ekmeği yerdi. Dâ’imâ kıllet ü hisset [ü] denâ’et üzre ayş [u] nûş ederdi, dâ’imâ boza içüp giderdi. Yine bu hakîr ana nazar etmeyüp hüsn-i ülfet ederdim. Zîrâ beyit:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
… t-i Celâl gazabın kullarına izhâr etmek içün Hâkim-i Mutlak bunları taş eyledi,
derim
. Zîrâ âciz insân bin yıl ömrü olsa bu eşkâlleri inşâ edüp bu hüsn-i sûrete koma …
İmdi ihvân-ı bâ-safâ, Cenâb-ı Bârî rûy-ı arzda ne kadar ecnâs-ı mahlûkât halk etdi ise tâ karınca ve kurbağa ve sümüklü böcek ve çekirge ve sovulcan ve akreb ve çıyan ve'l-hâsıl cümle haşerât-ı arzın eşkâlleri bu Rümeyle şehri kurbunda hâlâ durur. Ammâ bu hakîr eydir: hâşâ kim bu eşkâlleri benî âdem etmiş ola, makdûr-ı beşer değildir. Ve mu‘cize ile dahi mümkin olmaya. Eyle timsâl-i acîbelerdir kim ilâ hâze'l-ân bu kadar bin yıldan berü fenâ bulmamışlar. Gûyâ zî-rûhlardır. Hemân kudret ve azamet-i Celâl gazabın kullarına izhâr etmek içün Hâkim-i Mutlak bunları taş eyledi, derim. Zîrâ âciz insân bin yıl ömrü olsa bu eşkâlleri inşâ edüp bu hüsn-i sûrete komağa kâdir değildir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427a ·
metinde göster ·
… m-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara
derim
çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir garar kaplan ve bebr postu …
Ertesi gün sultânın karındaşı hakîre üç at on deve zahîre ve beş hecîn üzre beş kız ve beş gulâm-ı siyâh-çerde ve altı çift fîl dişi ve beş çift gergerdân boynuzu ve bir kara derim çadır ve bir harar misk Y 432b kedisi postu ve bir garar kaplan ve bebr postu verdi. Ertesi âmâde olup melik karındaşı Kan Cercîs ile vedâlaşup Habeş askeriyle mülâkat olup azm-i Habeş etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a–Y432b ·
metinde göster ·