… çi kurudur, çayır ve çemenzârlı zemîn-i mahsûldârdır. Ve bu tarafı seksen kulaç
derin handakdır
kim nehr-i Tuna gelmemişdir. Ve her taraf handakı kâmil yüzer adım enli ve amîk …
Ve bu kal‘anın mağrib ve maşrık cânibinde iki başları tâ Freng kapusuna karîb handak içi mâl-â-mâl nehr-i Tuna'dır. Ancak Freng kapusu semti iki bin adım handak içi kurudur, çayır ve çemenzârlı zemîn-i mahsûldârdır. Ve bu tarafı seksen kulaç derin handakdır kim nehr-i Tuna gelmemişdir. Ve her taraf handakı kâmil yüzer adım enli ve amîkdir, ammâ handakların iki başları alçakdır ve garb cânibi başında handak içine nehr-i Tuna'dan büyük gemiler girüp yatır handak içi bir liman-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… şu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı
derin handakdır
kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya …
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı varoşu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin handakdır kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dükkândır ve cümle (---) aded medresedir ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır ve cümle (---) aded câmi‘-i mü’minândır. Evvelâ (---) câmi‘i (---)(---) ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dil-sitân. Ve cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Lâkin çeşmeleri yokdur. Cümle nehr-i Tise'den ve nehr-i Zakova'dan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… mmâ kal‘ası Or sahrâsında aslâ hav[â]lesiz ve handakı on beş kulaç kesme toprak
derin handakdır
. Kıbleye nâzır üç kat metîn ve kavî demir kapuları var, iki tarafında handaka n …
Ammâ kal‘ası Or sahrâsında aslâ hav[â]lesiz ve handakı on beş kulaç kesme toprak derin handakdır. Kıbleye nâzır üç kat metîn ve kavî demir kapuları var, iki tarafında handaka nâzır acâ’ib topları var. İç kal‘asında Sâhib Geray Hân mescidi ve buğday anbârları ve cebehâne hücreleri ve su kuyuları var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
Meşhûrâtından keskin ve aru, ya‘nî pâk, Tatar bozası olur. Hattâ ibret içün bu bozayı abdest makramasına koyup evlerine götürürler, bir katre akmaz. Tâ şol mertebe koyu ilik gibi tatlı bozası olur. Hattâ kavm-i Tatar beş konak yerden atlanup "Or bızkası içelim" deyü gelirler. Bir tostağan bozasın içen, sermest olup kılalay ve bolalay türkisi ırlar. Tâ bu mertebe sekir verir bozası vardır. Bu diyârda şarâb içmek ayıbdır. Ve bâğ u bâğçe olmadığından şarâbı dahi yokdur, zîrâ şiddet-i şitâsı katıdır, bir ağaç yemiş değildir, odunu dahi yokdur. Cümle sığır tezeği yakarlar ve at ve deve tezeği dahi satarlar. Ve ekseriyyâ halkı sığır boku kokarlar, zîrâ fukarâları çokdur. Bu varoş bir kumsal zemîn başına vâki‘ olmağile şehir içre aslâ kaldırım yokdur. Cânib-i erba‘asında kal‘a dîvârı dahi olmayup dâ’iren-mâdâr etrâfı derin handakdır. Üç yerde vâsi‘ ağaç kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
Ve kapusu tarafında handakı kâmil yigirmi adım germe kayadan kesme
derin handakdır
kim bu kayayı böyle kesüp handak-ı amîk yapmak makdûr-ı beşer değildir kim zamâ …
Ve kapusu tarafında handakı kâmil yigirmi adım germe kayadan kesme derin handakdır kim bu kayayı böyle kesüp handak-ı amîk yapmak makdûr-ı beşer değildir kim zamân-ı kadîmde küffâr, Tatar havfinden bu handaka aceb himmet sarf etmişdir. Mâ-tekaddem Ciniviz elinde iken lağımsız Sencüvân Paşa feth etmişdir. Bu dahi makdûr-ı beşer değildir, zîrâ bu kal‘aya bir tarafdan siba ve meteris ve lağım mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
… en-mâdâr bunun dahi cirmi kâmil üç bin adımdır. Ve cânib-i erba‘ası fecc-i amîk
derin handakdır
. Ba‘zı yerine nehr-i Ten girir. Bu varoş etrâfında aslâ kal‘a dîvârı yokdur. He …
Azak kal‘asının cânib-i garbında nehr-i Ten Azak denizine karışdığı mahallin burununda çâr-kûşe bir varoş-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr bunun dahi cirmi kâmil üç bin adımdır. Ve cânib-i erba‘ası fecc-i amîk derin handakdır. Ba‘zı yerine nehr-i Ten girir. Bu varoş etrâfında aslâ kal‘a dîvârı yokdur. Hemân tabur-ı azîm gibi sa‘b handaklıdır. Her sene handakı tathîr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… âpâ dolma ve sarnıç ve zindân ve mahzenlerdir. Ve cânib-i erba‘ası on beş arşın
derin handakdır
. Ve yigirrni beş arşın enlidir.
Ve bu kal‘anın der-i dîvârı deryâdan yigirmi beş arşın sedd-i Kahkahâ-vâr yüksekdir. Ve bi-emrillâh cümle taşları nef'tî eşkâldir. Ve içi serâpâ dolma ve sarnıç ve zindân ve mahzenlerdir. Ve cânib-i erba‘ası on beş arşın derin handakdır. Ve yigirrni beş arşın enlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… erba‘ası deryâdır. Ammâ karada varoş tarafı elli adım enli karadır ve elli adım
derin handakdır
. Küffâr zamânı ol handakdan deryâ dolaşır imiş. Ammâ şimdi karadır. Tathîr olun …
Ve bu İstanköy kal‘ası yüz yigirmi mîl şarkdan garba tûlânî bir cezîreye vâki‘ olmuşdur. Anın şark cânibinde bir kumsal burunda Menteşe cânibine Isbat kal‘ası burnuna altı mîl karîb horos sadâsı istimâ‘ olunur yakın bir burunda şekl-i murabba‘ Ciniviz binâsıdır. Ammâ niçe elden geçmiş bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i kâr-ı insân bir kerb-i metîn kal‘adır. Ve cânib-i erba‘ası deryâdır. Ammâ karada varoş tarafı elli adım enli karadır ve elli adım derin handakdır. Küffâr zamânı ol handakdan deryâ dolaşır imiş. Ammâ şimdi karadır. Tathîr olunsa deryâ dolaşup kal‘a ada gibi olur. Ve bu handak içre ba‘zı kayık ve firkateler bağlanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·