… kardılar. Aslâ bir kılına hatâ gelmemiş. Bir ibret-nümâ handak-ı a‘lâdır. Ve bu
derin handak
tarafında olan kal‘a dîvârı kırkar ayak enli kalın rıhtım fîl cüssesi kadar küf …
Hâlâ Hudâ âlimdir, iki kerre vâki‘ olup gördük. Bir kerre bir kefere düşüp hurd oldu ve bir kerre bir büdelâ müslim âdem düşüp sabâhın handak kapusun açup taşra çıkardılar. Aslâ bir kılına hatâ gelmemiş. Bir ibret-nümâ handak-ı a‘lâdır. Ve bu derin handak tarafında olan kal‘a dîvârı kırkar ayak enli kalın rıhtım fîl cüssesi kadar küfeke taşlı kalın şeddadî dîvâr-ı hemvârdır. Ve büyük kapu önünde bir haşeb cisr-i mu‘allâkı vardır. Her gece nigehbânlar makaralar ile cisri kaldurup kal‘anın demir kapusuna dayayup kal‘aya aslâ geçilmez olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… enhûs hâneler ve cümle sekiz aded manastırlardır ve bu varoşun cânib-i erba‘ası
derin handak
etrâfı serâpâ şarampavlı meterisdir. Ve her hânenin kapularının kemerleri üzre …
Ve cümle üç bin kadar tahta ve kiremit örtülü menhûs hâneler ve cümle sekiz aded manastırlardır ve bu varoşun cânib-i erba‘ası derin handak etrâfı serâpâ şarampavlı meterisdir. Ve her hânenin kapularının kemerleri üzre ol hâne sâhibi ne san‘ata mâlik ise sûreti ile ve san‘atının bisâtları tasvîrleri ile kapuları üzre yazılmışdır. Andan bilinir kim bu hânede sarrâc ve sâ‘atçi ve bıçakçı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
… aru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir
derin handak
içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır ola …
Ve kal‘a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula bina ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır olan tabyanın temelinden yukaru kal‘a dîvârının nısfında kal‘ayı ihâta etmiş bir musanna‘ taş kuşakdan kal‘a dîvârı dâ’iren-mâdâr tula ve yonma mutarraş ve musaykal taş ile mebnî kal‘a-i kavîdir, zîrâ sene 1007 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında bu kal‘a-i Varat'ı Saturcu (---) Paşa beş ay döğe döğe yere berâber etdi, ammâ cemî‘i asker Varat'ın yedi aded bâğ-ı İrem-misâl varoşlarında zevk u safâ etmede, beşinci ayda berf [ü] bârânın vefretinden ve bârân-ı rahmetin kesretinden ve şiddet-i şitânın tekaddümünden el ayak dutmayup derûn-ı askerde kaht [u] galâ olup Tatar Hân dahi Saturcu Paşa'ya dilgîr olup Kırım'a gitdiğinden hemân asker-i İslâm serdâr üzre gulû edüp cümle asker-i İslâm kal‘a-i Varat altından bî-feth hâ’ib ü hâsir avdet edüp ol şiddet-i şitâda bârgâh [u] büngâh [ve] cebehâne ve hazâ’in-i Âl-i Osmân ile selâmet kal‘a-i Tımışvar'a çıkup meştâ verdiler. Hemân küffâr yüz bin hamd edüp Varat kal‘asının münhedim olan yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ nev arûs kirmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… birbirine mahlût edüp "Alâ’iyye kal‘ası bir cezîre-misâl ola" deyü varup hayli
derin handak
kazmış, hâlâ âsârları zâhirdir. Ömrü vefâ etmeyüp hâli üzre kalmış, eğer ol mül …
Bu varoş tarafını selef krallarından biri bir denizden bir denize bin adım kumsal kara yerdir, anı kesüp iki liman denizin birbirine mahlût edüp "Alâ’iyye kal‘ası bir cezîre-misâl ola" deyü varup hayli derin handak kazmış, hâlâ âsârları zâhirdir. Ömrü vefâ etmeyüp hâli üzre kalmış, eğer ol mülâhaza üzre itmâm bulsa rûy-ı arzda berde ve bâhrde bu Alâ’iyye kal‘asının misli olmaya idi. Yine bu hâli üzre böyle bir seddi kûh-ı Bîsütûn kal‘a-i kebîr yokdur. Ammâ iç el olmak ile âdemi azdır ve bütün ehl (---)(---) sevâhil olduğundan hevâsı sakîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140a ·
metinde göster ·